Çocuk Endokrinolojisi

Çocuklarda D Vitamini Dirençli Rikets

Çocuklarda Vitamin D Dirençli Rikets, belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilen ve uzman değerlendirmesini gerektiren bir tablodur. Detaylı bilgi için sayfa içeriğini inceleyin.

Çocuklarda D vitamini dirençli rikets, klasik rikets tablosunun aksine yalnızca güneşten yararlanmak ya da standart D vitamini takviyesi almakla düzelmeyen, kalıtsal kökenli bir kemik gelişim bozukluğudur. Bu tabloda asıl sorun D vitamini eksikliği değil; vücudun fosfor veya kalsiyum dengesini, böbreklerden geri emilimini ya da D vitamininin aktif forma dönüşümünü etkileyen genetik bir aksaklıktır. Sonuç olarak çocuğun kemikleri yeterince mineralize olamaz, yumuşar ve büyüme süreci sekteye uğrar.

Aileler genellikle bebeklerinin bacaklarında eğrilme, yürümede gecikme veya boy kısalığı fark ettiklerinde durumun farkına varır. Pek çok ailede ilk başlarda klasik raşitizm düşünüldüğü için yüksek doz D vitamini başlanır; ancak beklenen iyileşme sağlanamaz. İşte bu noktada hekimler "dirençli rikets" olasılığını gündeme getirir. Erken yaşta tanınması, ilerleyici kemik deformitelerinin önüne geçmek ve çocuğun büyüme potansiyelini korumak açısından büyük önem taşır.

Kimlerde Görülür?

Çocuklarda D vitamini dirençli rikets, çoğunlukla genetik geçişli bir bozukluk olduğu için belirli ailelerde kümelenme gösterebilir. Tabloyu oluşturan alt tipler arasında en sık görüleni X'e bağlı hipofosfatemik rikets olup, bu form X kromozomu üzerindeki PHEX geninde meydana gelen mutasyonla ilişkilidir. Bunun yanı sıra otozomal dominant veya otozomal resesif kalıtım gösteren formlar da bulunur. Ailede benzer öykü bulunan, akraba evliliği yapılan veya açıklanamayan boy kısalığı olan çocuklarda risk daha belirgindir.

Yaş açısından değerlendirildiğinde belirtiler genellikle bebeklik döneminin sonlarında, çocuğun ayağa kalkıp adım atmaya başladığı 9-18 aylık dönemde dikkat çeker. Bu yaşa kadar kemiklere yük binmediği için deformiteler belirgin olmayabilir; ancak ayağa kalkma ile birlikte bacaklarda eğrilme hızla görünür hale gelir. Bazı çocuklarda ise tanı okul çağına kadar gecikebilir ve boy kısalığı ya da diş problemleri ile fark edilir.

Cinsiyet açısından bakıldığında X'e bağlı formun kız çocuklarında erkek çocuklara göre daha hafif seyredebildiği bilinir, çünkü kızlarda ikinci X kromozomu kısmi bir koruma sağlayabilir. Bununla birlikte her iki cinsiyette de hastalık ortaya çıkabilir ve tedavisiz bırakıldığında benzer komplikasyonlara yol açabilir. Beslenme yetersizliği ya da güneş ışığından yoksun büyüme bu hastalığın temel nedeni olmadığı için, iyi beslenen çocuklarda da görülebilir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Bu tabloda en belirgin bulgu, alt ekstremitelerdeki şekil bozukluklarıdır. Çocuk ayağa kalkıp yürümeye başladığında bacaklarda "O" şeklinde eğrilme (genu varum) ya da daha az sıklıkla "X" şeklinde eğrilme (genu valgum) ortaya çıkar. Yürüyüş paytak bir görünüm alır; çocuk yaşıtlarına göre daha çabuk yorulur, uzun süre ayakta durmaktan kaçınır. Aileler genellikle bu görünümün zamanla düzeleceğini düşünür; ancak dirençli rikets söz konusu olduğunda durum kendiliğinden gerilemek yerine ilerleme eğilimi gösterir.

Boy kısalığı bir diğer önemli bulgudur. Etkilenen çocuklar, akranlarına kıyasla daha yavaş uzar ve büyüme eğrisinde belirgin bir geri kalma gözlenir. Özellikle alt ekstremitelerin kısa kalması, üst beden ile orantısız bir görünüme yol açar. Bunun dışında bilek ve diz eklemlerinde genişleme, kaburga uçlarında boncuk benzeri çıkıntılar (rakitik tespih) ve kafatasında frontal kemiklerin belirginleşmesi gibi klasik rikets bulguları da eşlik edebilir.

Diş sağlığı açısından dirençli rikets sessiz fakat önemli izler bırakır. Süt dişlerinde ve daimi dişlerde mine ve dentin gelişimindeki bozukluğa bağlı olarak diş apseleri, kendiliğinden oluşan diş çürükleri ve dişlerde kırılma sıklıkla görülür. Bazı çocuklar herhangi bir travma olmadan diş kaybı yaşayabilir. Bu nedenle çocuk diş hekimi kontrolleri tabloda göz ardı edilmemesi gereken bir parçadır.

Bazı çocuklarda kemik ağrıları, kas güçsüzlüğü ve hareket etmekte isteksizlik de görülebilir. Aileler çocuklarının "tembel" davrandığını düşünebilir; oysa altta yatan neden mineralizasyon yetersizliğine bağlı kas-iskelet sistemi rahatsızlığıdır. Yürüme mesafesi kısalır, merdiven çıkmak zorlaşır ve oyun esnasında sık sık dinlenmek isteme görülür.

Nedenleri Nelerdir?

Hastalığın temelinde, klasik raşitizmden farklı olarak D vitamini ya da kalsiyum eksikliği yatmaz. Asıl mekanizma, fosforun böbreklerden geri emiliminde ya da D vitamininin aktif metabolitine dönüşümünde ortaya çıkan genetik kaynaklı bir bozukluktur. En sık görülen X'e bağlı hipofosfatemik rikets, PHEX geni mutasyonu sonucunda FGF23 adlı hormonun aşırı salgılanmasına yol açar. Bu hormon fosforun idrarla atılımını artırır ve kanda fosfor düzeyini düşürür. Düşük fosfor ise kemik mineralizasyonunu doğrudan bozar.

Otozomal dominant ve resesif geçişli formlarda da benzer şekilde fosfor kaybı ya da aktif D vitamini üretiminde aksaklık söz konusudur. Vitamin D bağımlı rikets tip 1 olarak bilinen tabloda böbrekte D vitamininin aktif forma dönüşümünü sağlayan enzim eksiktir; tip 2'de ise hücrelerdeki D vitamini reseptörlerinde işlevsel bir bozukluk vardır. Her iki durumda da vücut yeterince D vitamini alsa bile bunu kullanamaz ve kemik gelişimi olumsuz etkilenir.

Edinsel nedenler nadir olmakla birlikte göz ardı edilmemelidir. Bazı tümörler FGF23 benzeri maddeler salgılayarak fosfor kaybına yol açabilir ve tümöre bağlı osteomalazi tablosu oluşabilir. Ayrıca kronik böbrek hastalığı, böbrek tübüllerini etkileyen Fanconi sendromu gibi tablolar da çocuklarda dirençli rikets benzeri görünüme neden olabilir. Bu tür edinsel sebepler genellikle ileri çocukluk döneminde ortaya çıkar ve altta yatan hastalığın araştırılmasını gerektirir.

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı süreci ayrıntılı bir öykü ve fizik muayene ile başlar. Hekim, çocuğun büyüme eğrisini, ilk belirtilerin ortaya çıkış yaşını, ailedeki benzer hastalık öyküsünü ve önceden uygulanan D vitamini takviyesine alınan yanıtı sorgular. Bacaklardaki deformitenin tipi, bilek ve diz eklemlerindeki genişleme, kaburga muayenesi ve diş muayenesi tanıya önemli ipuçları sağlar. Klasik raşitizmden farklı olarak standart dozda D vitamini takviyesine yanıt alınamaması, hekimi dirençli formlara yönlendirir.

Laboratuvar incelemeleri tanının temel ayağıdır. Kanda kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz, parathormon, 25-hidroksi D vitamini ve 1,25-dihidroksi D vitamini düzeyleri ölçülür. Hipofosfatemik formlarda kalsiyum normal sınırlarda iken fosfor düşüktür ve alkalen fosfataz belirgin biçimde yüksektir. İdrarda fosfor atılımının değerlendirilmesi, böbreklerden fosfor kaybının gösterilmesinde belirleyici unsurdur. Gerektiğinde FGF23 düzeyi de ölçülerek tanı netleştirilir.

Görüntüleme yöntemleri arasında öncelikli olarak el bileği ve diz grafileri kullanılır. Bu grafilerde büyüme plakalarında genişleme, düzensizlik ve fincan benzeri çukurlaşma görülür. Uzun kemiklerin metafiz bölgesinde tipik rikets bulguları saptanır. Kemik yoğunluğu ölçümü, izlem sürecinde mineralizasyonun değerlendirilmesinde yardımcı olur. Genetik test, özellikle ailesinde benzer öykü bulunan çocuklarda hastalığın alt tipinin belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi için kesin tanı sağlar.

  • Kan kalsiyum, fosfor ve alkalen fosfataz düzeyleri
  • Parathormon ve D vitamini metabolitleri
  • İdrarda fosfor atılımı ve tübüler geri emilim oranı
  • El bileği ve diz röntgeni ile büyüme plakası değerlendirmesi
  • Genetik test ile alt tip belirleme

Komplikasyonlar Nelerdir?

Erken dönemde fark edilmeyen ya da düzenli izlem altına alınmayan çocuklarda kalıcı kemik şekil bozuklukları en sık karşılaşılan komplikasyondur. Bacaklarda ilerleyici eğrilme, yürüyüş bozukluklarına ve uzun vadede eklem ağrılarına zemin hazırlar. Erişkin yaşa ulaşan hastalarda erken başlangıçlı kalça ve diz osteoartriti gelişebilir. Boy kısalığı çocukluk döneminde sosyal ve psikolojik etkiler bırakabileceği gibi yetişkinlikte de devam edebilir.

Diş sağlığı sorunları, hastalığın yaşam boyu süren komplikasyonları arasında öne çıkar. Kendiliğinden gelişen diş apseleri tekrarlayan ağrılı tablolara yol açabilir ve diş kayıpları ileri yaşlarda ciddi protez gereksinimine neden olabilir. Ayrıca işitme kaybı, kafatası kemiklerindeki kalınlaşma ve kraniosinostoz (kafatası dikişlerinin erken kapanması) gibi nadir ancak ciddi komplikasyonlar da bildirilmiştir.

Tedavinin uzun süreli uygulanması sırasında yan etkilere bağlı komplikasyonlar da ortaya çıkabilir. Yüksek doz fosfor ve aktif D vitamini takviyesi alan çocuklarda böbrek dokusunda kalsiyum birikimi (nefrokalsinozis) ve parathormon yüksekliği gelişebilir. Bu nedenle tedavi sürecinde düzenli kan ve idrar tetkikleri, böbrek ultrasonu ile izlem önemli yer tutar. Tabloya eşlik eden iskelet kası güçsüzlüğü de çocuğun fiziksel aktivite kapasitesini sınırlayabilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Çocuğunuzun bacaklarında belirgin bir eğrilme fark ettiğinizde, özellikle ayağa kalktıktan sonra bu eğrilme zamanla artıyorsa vakit kaybetmeden bir çocuk endokrinoloji uzmanına başvurmanız önerilir. Yürümeye geç başlama, paytak yürüyüş ve sık düşme gibi belirtiler de dikkate alınmalıdır. Standart D vitamini takviyesi aldığı halde belirtileri düzelmeyen çocuklarda ileri inceleme gerekir.

Boy kısalığı, çocuğun aile içindeki diğer kardeşlerine veya akranlarına göre belirgin biçimde geride kalması da önemli bir uyarıdır. Bilek ve diz eklemlerinde şişlik, kaburgalarda boncuk benzeri çıkıntılar, sık tekrarlayan diş apseleri ve açıklanamayan diş kayıpları varsa hekim değerlendirmesi gecikmemelidir. Ailede benzer öykü bulunan bebekler ise henüz belirti vermeden, erken dönemde tarama amaçlı değerlendirilmelidir.

Tedavi alan çocuklarda izlem süreci de en az tanı kadar önemlidir. Düzenli kontroller atlandığında hem yetersiz tedavi hem de aşırı tedavi kaynaklı komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Karın ağrısı, idrar yapma sıklığında değişiklik, halsizlik ya da yeni gelişen kemik ağrıları gibi belirtileri olan çocuklar mutlaka kontrol için hekimine başvurmalıdır. Erken müdahale, hem büyüme potansiyelinin korunması hem de kalıcı şekil bozukluklarının önlenmesi açısından belirleyici unsurdur.

  • Bacaklarda ilerleyici eğrilme ya da paytak yürüyüş
  • Yaşıtlarına göre belirgin boy kısalığı
  • Sık tekrarlayan diş apseleri veya erken diş kayıpları
  • D vitamini takviyesine yanıt vermeyen rikets bulguları
  • Ailede benzer hastalık öyküsü bulunması

Son Değerlendirme

Çocuklarda D vitamini dirençli rikets, klasik raşitizmden farklı olarak genetik temelli ve uzun süreli izlem gerektiren bir kemik gelişim bozukluğudur. Bacaklarda eğrilme, boy kısalığı, diş sorunları ve kas güçsüzlüğü gibi belirtilerin altında fosfor metabolizmasındaki ya da D vitamininin hücresel etkisindeki bir aksaklık yatabilir. Erken tanı, düzenli laboratuvar takibi ve bireyselleştirilmiş yaklaşımla çocuğun büyüme potansiyeli korunabilir ve kalıcı komplikasyonların önüne geçilebilir.

Koru Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi bölümünde uzman hekimlerimiz, çocuklarda d vitamini dirençli rikets gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Çocuk Endokrinolojisi Doktorlarımız

Bu alanda deneyimli uzman hekimlerimizle yanınızdayız

Uzman Hekimlerimizle Tanışın

Sağlığınız için hemen randevu alın veya bizi arayın.

WhatsApp Online Randevu