Dahiliye

Paget Kemik Hastalığı

Paget Kemik Hastalığı, erken tanınması durumunda izlem süreci daha rahat yürütülebilen bir hastalıktır. Bulgular ve değerlendirme adımları hakkında bilgi sahibi olun.

Paget kemik hastalığı, kemiklerin yenilenme döngüsünde meydana gelen bir bozukluk sonucunda ortaya çıkan kronik bir iskelet rahatsızlığıdır. Sağlıklı bir kemik dokusunda yıkım ve yapım süreci dengeli biçimde ilerlerken, bu hastalıkta söz konusu denge bozulur. Kemik hücreleri olağandan çok daha hızlı çalışmaya başlar, eski kemik dokusu hızla yıkılır ve yerine düzensiz, zayıf yapıda yeni kemik dokusu üretilir. Bu durum etkilenen bölgenin zamanla büyümesine, şekil değiştirmesine ve kırılganlaşmasına yol açar.

Hastalık çoğunlukla leğen kemiği, kafatası, omurga ve uzun bacak kemikleri gibi bölgelerde görülür. Bazı kişilerde uzun yıllar herhangi bir belirti vermeden ilerleyebilirken, bazı kişilerde ağrı, şekil bozukluğu veya komplikasyonlarla kendini gösterebilir. Genellikle orta ileri yaşlarda fark edilen bu tablo, erken dönemde ele alındığında kontrol altında tutulabilen bir hastalıktır. Bu yazıda paget kemik hastalığının kimlerde görüldüğü, belirtileri, nedenleri, tanı süreci ve dikkat edilmesi gereken noktalar ele alınmaktadır.

Kimlerde Görülür?

Paget kemik hastalığı, çoğunlukla 50 yaş ve üzerindeki bireylerde ortaya çıkan bir tablodur. Çocukluk ya da genç erişkinlik döneminde görülmesi oldukça nadirdir. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar ve özellikle 65 yaş üzeri kişilerde tanı oranının belirgin biçimde yükseldiği bilinmektedir. Erkeklerde kadınlara kıyasla biraz daha sık rastlanmakla birlikte, kadınlarda da göz ardı edilmeyecek oranda görülmektedir. Toplumsal taramalarda elli yaş üzeri bireylerin yaklaşık yüzde bir ila üçünde tablonun saptandığı, bu oranın yetmiş yaş üzerinde belirgin biçimde arttığı bildirilmektedir.

Coğrafi dağılım açısından dikkat çekici farklılıklar bulunmaktadır. Avrupa ülkeleri, özellikle İngiltere, Fransa ve İspanya gibi bölgelerde hastalığın görülme oranı oldukça yüksektir. Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerde de sık karşılaşılan tablolar arasında yer almaktadır. Buna karşılık Asya ve Afrika kökenli toplumlarda görülme oranı çok daha düşüktür. Bu farklılığın hem genetik hem de çevresel etkenlere bağlı olduğu düşünülmektedir. Son yıllarda Avrupa kökenli toplumlarda bile tanı oranının azaldığı dikkat çekmektedir; bu durumun beslenme alışkanlıklarındaki ve çevresel maruziyetlerdeki değişimle bağlantılı olabileceği öne sürülmektedir.

Aile öyküsü olan bireyler bu hastalık açısından daha yüksek risk taşır. Birinci derece akrabalarında paget kemik hastalığı bulunan kişilerde, hastalığın görülme oranı genel topluma kıyasla yedi ila on kat daha fazladır. Bu nedenle ailesinde benzer bir tanı bulunan kişilerin orta yaşlardan itibaren kemik sağlığı açısından düzenli takip altında olmaları önerilir. Erken fark edilen tablolar, ilerleyici komplikasyonların önüne geçme açısından önemli bir fırsat sunar.

Belirli meslek gruplarında ya da yaşam biçimlerinde doğrudan bir risk artışından söz etmek mümkün olmasa da, hareketsiz yaşam, dengesiz beslenme ve eşlik eden başka kemik sorunlarının varlığı tablonun seyrini etkileyebilir. Özellikle D vitamini ve kalsiyum eksikliği bulunan bireylerde kemik sağlığı daha kırılgan olduğundan, paget kemik hastalığının ortaya çıkışı veya seyri açısından bu eksikliklerin giderilmesi gerekli bir adımdır. Menopoz sonrası kadınlarda kemik döngüsünün değişmesi nedeniyle ek bir dikkat gerekmektedir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Paget kemik hastalığının en dikkat çekici özelliklerinden biri, hastaların önemli bir bölümünde uzun süre herhangi bir belirti vermemesidir. Hastalık çoğunlukla başka bir nedenle çekilen röntgen ya da kan tahlilinde rastlantısal olarak fark edilir. Belirti veren olgularda ise tabloyu en sık ele veren şikayet, etkilenen bölgede hissedilen derin ve sürekli kemik ağrısıdır. Bu ağrı, kas ya da eklem ağrısından farklı olarak istirahat sırasında da devam edebilir ve gece saatlerinde belirgin hale gelebilir.

Hastalığın yerleşim yerine bağlı olarak farklı belirtiler ortaya çıkabilir. Kafatası tutulumunda baş ağrıları, baş çevresinde genişleme hissi, işitme kaybı ve baş dönmesi gibi şikayetler görülebilir. Omurga tutulumunda ise sırt ya da bel ağrısı, duruş bozuklukları ve bazı durumlarda sinir basısına bağlı uyuşma, karıncalanma ya da güç kaybı tablosu eşlik edebilir. Leğen kemiği ve kalça çevresindeki tutulumlar yürüyüş sırasında ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açabilir.

Uzun kemiklerde, özellikle uyluk ve baldır kemiklerinde, zamanla görünür şekil bozuklukları gelişebilir. Kemikte eğilme, kavislenme ve kalınlaşma gibi değişiklikler dikkat çeker. Bu şekil bozuklukları yürüyüş biçimini etkileyebilir, bacak boylarında farklılığa neden olabilir ve eklem yüklenmelerinde dengesizliğe yol açabilir. Bu durum komşu eklemlerde, özellikle kalça ve diz ekleminde, ikincil kireçlenme tablosunun gelişmesine zemin hazırlayabilir.

Etkilenen bölgede ısı artışı hissedilmesi de tipik bulgulardan biridir. Kemik içindeki hücresel etkinliğin yüksek olması, çevredeki damarsal yapıların genişlemesine ve bölgenin daha sıcak hissedilmesine neden olur. Bunun yanında bazı hastalarda yorgunluk, hareket sınırlılığı ve günlük aktivitelerde belirgin azalma görülebilir. Bu bulguların hepsi bir arada bulunmayabilir; her hastanın tablosu kendine özgü bir seyir izleyebilir.

Belirtiler açısından dikkat çekici olabilecek başlıca durumlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Etkilenen bölgede dinlenmekle geçmeyen, gece de süren derin kemik ağrısı
  • Bacaklarda görünür eğrilik, kavislenme ya da bacak boylarında farklılık
  • Kafatasında genişleme hissi, başlık ya da şapkanın eskisine göre dar gelmesi
  • Yeni başlayan işitme kaybı, kulak çınlaması veya denge sorunları
  • Etkilenen bölgede el ile fark edilebilen ısı artışı

Nedenleri Nelerdir?

Paget kemik hastalığının kesin nedeni henüz tam olarak aydınlatılabilmiş değildir. Bilim insanları bu tablonun ortaya çıkışında birden fazla etkenin rol oynadığını düşünmektedir. Kemik yenilenme döngüsündeki dengesizlik, hem genetik yatkınlıkla hem de çevresel etmenlerle ilişkilendirilmektedir. Kemik yıkımından sorumlu olan osteoklast hücrelerinin aşırı etkin hale gelmesi tablonun temelinde yer alır. Bu hücrelerin sayı ve büyüklüklerinde belirgin artış olduğu, mikroskobik incelemelerde gösterilmiştir.

Genetik yatkınlık, hastalığın gelişiminde önemli bir paya sahiptir. Yapılan çalışmalarda bazı gen değişikliklerinin paget kemik hastalığıyla ilişkili olduğu ortaya konmuştur. Özellikle SQSTM1 adı verilen gendeki mutasyonlar, aile içi geçiş gösteren olgularda sıklıkla saptanmaktadır. Bu bulgu, hastalığın bazı ailelerde nesiller boyu görülmesini açıklamaya katkı sağlamaktadır. Yine de bu gen değişikliğine sahip her bireyde hastalık ortaya çıkmamakta, başka tetikleyici etmenlerin de devreye girmesi beklenmektedir.

Çevresel etmenler arasında geçirilmiş virüs enfeksiyonları üzerinde durulmaktadır. Özellikle kızamık virüsü başta olmak üzere bazı yavaş seyirli virüslerin kemik hücreleri içinde uzun süreli kalarak hücresel etkinliği bozduğu öne sürülmektedir. Bu görüş h├ól├ó tartışmalı olsa da, hastalığın coğrafi dağılımdaki farklılıklarını açıklayan kuramlardan biri olarak yerini korumaktadır. Beslenme alışkanlıkları, çocukluk dönemi sağlık koşulları ve çevresel maruziyetlerin de etkili olabileceği düşünülmektedir.

Hormonal denge ve mineral metabolizması da bu sürece katkıda bulunabilir. D vitamini eksikliği, uzun süreli kalsiyum yetersizliği ve paratiroid hormonundaki değişiklikler kemik döngüsünü doğrudan etkileyen başlıca etkenler arasında yer almaktadır. Bu nedenle paget kemik hastalığı düşünülen bireylerde eşlik eden mineral eksikliklerinin de incelenmesi süreç açısından yol göstericidir. Risk artışına katkıda bulunan bazı durumlar şu şekilde sıralanabilir:

  • İleri yaş, özellikle elli yaş üzerinde olmak
  • Birinci derece akrabalarında paget kemik hastalığı bulunması
  • Avrupa kökenli toplumlara ait olmak
  • SQSTM1 gibi belirli genlerde mutasyon taşımak
  • Geçmişte ciddi viral enfeksiyon öyküsünün bulunması

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı süreci, ayrıntılı bir öykü alımı ve fizik muayeneyle başlar. Hekim öncelikle hastanın yakınmalarını, ağrının özelliklerini, başlangıç zamanını ve günlük yaşamı nasıl etkilediğini değerlendirir. Aile öyküsü, geçmiş sağlık durumu ve eşlik eden başka rahatsızlıklar da bu görüşme sırasında ele alınır. Fizik muayenede etkilenen bölgede şekil bozukluğu, ısı artışı ve hareket kısıtlılığı olup olmadığı incelenir. Kafatası tutulumu şüphesi varsa baş çevresi ölçümü ve işitme değerlendirmesi de eklenebilir.

Görüntüleme yöntemleri tanıda belirleyici bir yere sahiptir. Düz röntgen çekimleri, etkilenen kemiklerde tipik bulguların gösterilmesini sağlar. Kemikte kalınlaşma, kaba trabeküler yapı, kavislenme ve karakteristik lezyonlar röntgen üzerinde fark edilebilir. Tüm iskeleti taramak için kemik sintigrafisi (vücuttaki tüm kemiklerin radyoaktif madde ile görüntülenmesi) sık başvurulan bir yöntemdir. Bu inceleme, hastalığın hangi bölgelerde etkin olduğunu ortaya koyar ve hastalığın yayılımını haritalandırmaya katkı sağlar. Gerekli durumlarda bilgisayarlı tomografi ya da manyetik rezonans görüntüleme de tabloya eklenebilir.

Laboratuvar incelemeleri tanıyı destekleyici bilgi sunar. Kanda bakılan alkalen fosfataz (kemik yapım etkinliğini gösteren bir enzim) düzeyi, paget kemik hastalığında çoğunlukla belirgin biçimde yüksek bulunur. Bu değer, kemik yapım etkinliğinin arttığını gösterir ve hastalığın seyrinin izlenmesinde de yararlıdır. Kalsiyum, fosfor ve D vitamini düzeyleri eşlik eden başka tabloların değerlendirilmesi açısından önemlidir. Ayrıca idrar tetkikleriyle kemik yıkım belirteçleri de incelenebilir.

Tanı sürecinde kullanılan başlıca değerlendirme adımları şunlardır:

  • Ayrıntılı tıbbi öykü ve fizik muayene
  • Düz röntgen ile etkilenen kemiklerin görüntülenmesi
  • Kemik sintigrafisi ile yayılımın haritalandırılması
  • Kan testlerinde alkalen fosfataz başta olmak üzere kemik belirteçlerinin ölçümü
  • Gerekli durumlarda manyetik rezonans ya da bilgisayarlı tomografi gibi ileri görüntüleme yöntemleri

Komplikasyonlar Nelerdir?

Paget kemik hastalığı, uzun süre takip edilmediğinde ya da ilerleyici bir seyir gösterdiğinde çeşitli komplikasyonlara yol açabilir. En sık karşılaşılan sorunlardan biri, etkilenen kemiklerde meydana gelen şekil bozuklukları ve buna bağlı eklem sorunlarıdır. Özellikle kalça, diz ve omurga gibi yük taşıyan eklemlerde ikincil kireçlenme gelişebilir. Bu durum eklem ağrısı, hareket kısıtlılığı ve yürüyüş sırasında zorlanmaya neden olabilir. Günlük yaşamda merdiven çıkmak, uzun mesafe yürümek ya da uzun süre ayakta kalmak gibi etkinlikler hastalar için güçleşebilir.

Kemik kırıkları da dikkat edilmesi gereken komplikasyonlar arasındadır. Hastalıklı kemik dokusu olağan kemiğe göre daha düzensiz ve dayanıksız olduğundan, hafif darbeler ya da düşmeler sonrasında kırık gelişme olasılığı artar. Bazı durumlarda günlük aktiviteler sırasında belirgin bir travma olmaksızın da kırık meydana gelebilir. Bu tür yetersizlik kırıkları, hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ciddi tablolardır.

Kafatası tutulumunda işitme sinirine baskı oluşması işitme kaybına yol açabilir. Omurga bölgesindeki tutulumlar ise omurilik ve sinir köklerine baskı yaparak uyuşma, güç kaybı ya da bazı durumlarda denge sorunlarına neden olabilir. Çok geniş alanları etkileyen ileri olgularda kalp yükü artabilir; çünkü etkilenen kemiklerdeki damarsal etkinliğin artması, kalbin daha fazla çalışmasını gerektiren bir tablo oluşturabilir. Bu durum özellikle önceden var olan kalp hastalığı bulunan kişilerde daha dikkatli izlem gerektirir.

Çok nadir de olsa, paget kemik hastalığı zemininde kemik kanseri gelişme olasılığı bulunmaktadır. Bu durum binde bir ya da daha az oranda görülse de, etkilenen bölgede yeni başlayan ve giderek artan ağrı, ani kötüleşme ya da belirgin şişlik gibi bulgular ortaya çıktığında mutlaka değerlendirilmesi gereken bir tablodur. Düzenli takip ve görüntüleme, bu tür değişikliklerin erken fark edilmesine olanak tanır.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Kemik kaynaklı olduğunu düşündüğünüz, uzun süredir devam eden ve dinlenmekle geçmeyen ağrılarınız varsa bir hekime başvurmanız önemlidir. Özellikle leğen kemiği, kalça, bel, bacak ya da kafatası bölgesinde hissedilen, gece saatlerinde de süren ve giderek artan ağrılar göz ardı edilmemelidir. Bu tür şikayetler birçok farklı nedene bağlı olabilir; ancak ileri yaşta ortaya çıkan ve klasik ağrı kesicilerle azalmayan tablolar, ayrıntılı değerlendirme gerektirir.

Bacaklarınızda zamanla fark ettiğiniz şekil değişiklikleri, eğrilik ya da bacak boylarınız arasında oluşmaya başlayan farklılıklar da dikkat edilmesi gereken bulgulardır. Yürüyüş biçiminizde değişiklik, dengesizlik, sık takılmalar ya da daha kısa mesafelerde yorulma gibi durumlar bir hekim değerlendirmesi için yeterli neden oluşturur. Kafatasında genişleme hissi, başlığınızın eskisine göre dar gelmesi gibi değişiklikler de göz ardı edilmemesi gereken işaretler arasındadır.

Yeni başlayan ve giderek belirginleşen işitme kaybı, kulak çınlaması, baş dönmesi ya da denge sorunları, özellikle ileri yaşta başka açıklayıcı nedeni bulunmayan baş ağrıları da hekime başvurmanız gereken durumlardır. Omurganızla ilgili sürekli sırt ya da bel ağrısı, kollarınız veya bacaklarınızda uyuşma, karıncalanma veya güç kaybı yaşıyorsanız, bu bulguların değerlendirilmesi gecikmemelidir. Aile öykünüzde paget kemik hastalığı bulunuyorsa ve elli yaşın üzerindeyseniz, belirti olmasa bile kemik sağlığınız açısından düzenli kontrollere başlamanız yararlı olur.

Son Değerlendirme

Paget kemik hastalığı, kemiklerin yenilenme döngüsündeki dengesizlikten kaynaklanan, çoğunlukla ileri yaşlarda fark edilen ve uzun süreli takip gerektiren bir tablodur. Erken dönemde tanınması, gelişebilecek şekil bozukluklarının, kırıkların ve eklem sorunlarının önüne geçilmesi açısından önemli bir adımdır. Ağrı, şekil değişikliği, işitme kaybı ya da yürüyüş bozukluğu gibi bulguların geç dönemde değerlendirilmek yerine ilk fark edildiği anda ele alınması, hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyebilir. Düzenli görüntüleme ve kan tahlilleriyle yapılan izlem, hastalığın etkinliğini ve yayılımını doğru biçimde takip etmeye olanak tanır.

Koru Hastanesi Dahiliye bölümünde uzman hekimlerimiz, paget kemik hastalığı gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Rencontrez Nos Médecins Spécialistes

Prenez rendez-vous dès maintenant ou appelez-nous pour votre santé.

WhatsApp Rendez-vous en Ligne