Kardiyoloji

Aort Yetersizliği

Aort kapak yetmezliği zamanla kalp fonksiyonlarını zayıflatabilir. Koru Hastanesi olarak bu hastalığın gelişim nedenlerini ve dikkat edilmesi gereken klinik belirtileri sunuyoruz.

Aort yetersizliği, kalpten vücuda kan pompalayan ana damar olan aortun başlangıcındaki kapağın tam olarak kapanamaması sonucu ortaya çıkan bir kalp kapak hastalığıdır. Sol karıncık kasıldığında temiz kan aort damarına gönderilir; ancak kapakta yetersizlik olduğunda bu kanın bir kısmı geri kalbe kaçar. Geri kaçan kan miktarı arttıkça kalp daha fazla çalışmak zorunda kalır ve zamanla yorulmaya başlar.

Bu tablo bazı kişilerde yıllar boyunca sessiz seyredebilir, bazı kişilerde ise ani gelişen ciddi bir durum şeklinde ortaya çıkabilir. Yavaş ilerleyen kronik formda kişi uzun süre rahatsızlık hissetmeyebilir, akut formda ise ciddi nefes darlığı ve halsizlik birkaç saat içinde gelişebilir. Bu nedenle aort yetersizliği genel sağlık kontrolünde fark edilen, bazen tesadüfen tanı konan, bazen de aniden acil servise başvuru gerektiren geniş yelpazeli bir hastalık grubudur.

Kimlerde Görülür?

Aort yetersizliği her yaş grubunda görülebilen bir durumdur; ancak görülme sıklığı yaşa, altta yatan nedenlere ve eşlik eden hastalıklara göre belirgin biçimde değişir. Orta yaş ve üzeri erkek nüfusta kadınlara göre biraz daha sık karşılaşıldığı bilinmektedir. Özellikle 50 yaşından sonra kapak yapısındaki yıpranmaya bağlı vakalar artış gösterir. Genç hastalarda ise doğumsal kapak yapısı farklılıkları ön plandadır.

Doğuştan iki yaprakçıklı aort kapağı (biküspit aort kapağı) bulunan kişiler, normal şartlarda üç yaprakçıklı olması gereken kapakta yapısal bir özellik taşıdığı için ilerleyen yıllarda aort yetersizliği gelişimine yatkındır. Bu kişilerde belirtiler 30-40'lı yaşlarda fark edilmeye başlayabilir. Aile öyküsünde kalp kapak hastalığı veya aort genişlemesi olan bireylerde de risk artar.

Romatizmal ateş öyküsü bulunan kişiler, uzun yıllar yüksek tansiyonla yaşamış bireyler ve bağ dokusu hastalığı (Marfan sendromu gibi) tanısı almış kişiler önemli risk gruplarını oluşturur. Ayrıca uzun süreli ve kontrolsüz hipertansiyon (yüksek tansiyon) hikayesi olanlarda aort kökünde genişlemeye bağlı yetersizlik sık karşılaşılan bir tablodur. Endokardit (kalp iç zarı iltihabı) geçirenler, göğüs travması yaşamış kişiler ve bazı romatolojik hastalığı bulunanlar da bu listeye eklenmelidir.

  • 50 yaş üstü bireyler
  • Doğuştan biküspit aort kapağı taşıyanlar
  • Uzun süredir yüksek tansiyon hastası olanlar
  • Romatizmal ateş geçirmiş kişiler
  • Marfan sendromu gibi bağ dokusu hastalığı olanlar
  • Aile öyküsünde kalp kapak hastalığı bulunanlar

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Aort yetersizliğinin belirtileri büyük ölçüde hastalığın kronik mi yoksa akut mu olduğuna ve ne kadar ileri evrede bulunduğuna bağlıdır. Hafif ve orta düzeydeki kronik yetersizlikte yıllar boyunca herhangi bir şikayet yaşanmayabilir. Kişi günlük hayatını sürdürürken kontrol amaçlı yapılan muayene sırasında üfürüm duyulması ile durumdan haberdar olabilir. Bu sessiz dönem bazı hastalarda on yıldan uzun sürebilir.

Hastalık ilerledikçe vücudun aldığı kan miktarı azaldığı ve kalp daha fazla çalışmak zorunda kaldığı için ilk belirtiler genellikle eforla ortaya çıkar. Merdiven çıkarken ya da hızlı yürürken nefes darlığı hissedilebilir. Çarpıntı şikayeti özellikle uzanır pozisyondayken belirginleşebilir. Boyunda nabzın güçlü atışını hissetme, baş sallanır gibi atışı algılama ve yatakta yatarken kalbin göğüs duvarına vurduğunu fark etme tarif edilen yakınmalar arasındadır.

İlerlemiş vakalarda kalp yetersizliği bulguları tabloya eklenir. Gece yatağa uzanır uzanmaz başlayan nefes darlığı, yüksek yastıkla uyuma ihtiyacı, ayak bileklerinde şişlik ve halsizlik bu dönemde sık görülür. Göğüs ağrısı bazı hastalarda özellikle gece saatlerinde dikkat çeker. Akut aort yetersizliğinde ise birkaç saat içinde gelişen ciddi nefes darlığı, tansiyon düşüklüğü ve solgunluk acil müdahale gerektiren tablonun habercisidir.

Nedenleri Nelerdir?

Aort yetersizliğine yol açan nedenler oldukça çeşitlidir ve iki ana grupta incelenir. Birinci grup kapak yaprakçıklarının kendi yapısındaki bozukluklardan kaynaklanır. İkinci grup ise kapağın oturduğu aort kökündeki genişleme ve şekil değişikliklerine bağlı gelişir. Bazı hastalarda her iki mekanizma bir arada bulunabilir; bu durum tanı ve takip sürecini biraz daha ayrıntılı bir hale getirir.

Kapak yaprakçıklarına ait nedenler arasında doğumsal biküspit kapak yapısı ilk sıralarda yer alır. Romatizmal ateş geçmişine bağlı kapak hasarı ülkemizde h├ól├ó önemli bir nedendir. Enfektif endokardit yani kalp iç zarının mikrobik iltihabı, kısa sürede yaprakçık yırtılmasına ve akut yetersizliğe yol açabilir. Yaşa bağlı dejeneratif değişiklikler, kapak yaprakçıklarının kalınlaşması ve kireçlenmesi de özellikle ileri yaşta sık görülen nedenlerdir.

Aort kökündeki genişleme yani anüloaortik ektazi tablosu ise yüksek tansiyon, Marfan sendromu gibi bağ dokusu hastalıkları, aort diseksiyonu (damar duvarında yırtılma) ve aterosklerotik damar sertliği zemininde gelişebilir. Göğüs travması sonrası kapak yaprakçıklarında kopma veya yırtılma gelişebilir. Bazı romatolojik hastalıklar, özellikle ankilozan spondilit ve sistemik lupus eritematozus, aort yetersizliğine yol açabilen daha az bilinen nedenlerdendir.

  • Doğuştan biküspit aort kapağı
  • Romatizmal ateş sonrası kapak hasarı
  • Enfektif endokardit
  • Kontrolsüz yüksek tansiyon ve aort kökü genişlemesi
  • Marfan sendromu gibi bağ dokusu hastalıkları
  • Aort diseksiyonu ve göğüs travmaları

Tanı Nasıl Konulur?

Aort yetersizliğinin tanısında hekimin ayrıntılı sorgulaması ve dikkatli muayenesi süreci başlatan en önemli adımdır. Kişinin nefes darlığı, çarpıntı, eforla yorulma gibi yakınmaları detaylı biçimde değerlendirilir. Stetoskop ile yapılan muayenede kalbin sol kenarında, hasta öne eğilmiş şekilde nefesi verirken duyulan tipik bir diastolik üfürüm tanıdaki ilk önemli ipucudur. Nabzın hızlı yükselip hızlı düşmesi, tansiyon değerleri arasındaki büyük fark ve boyunda görülen belirgin nabız atışları da muayene bulguları arasında dikkat çeker.

Elektrokardiyografi (EKG) sol karıncık büyümesi ile ilgili erken işaretleri ortaya koyabilir. Akciğer grafisi kalp gölgesinin genişlediğini ve aort kökünün belirgin olduğunu göstererek tabloyu destekleyebilir. Ancak tanının doğrulanmasında ve hastalığın ciddiyetinin belirlenmesinde en değerli yöntem ekokardiyografidir (kalp ultrasonu). Bu inceleme kapaktan geri kaçan kanın miktarını, kalbin boyutlarını ve pompalama gücünü ayrıntılı biçimde değerlendirir.

Bazı hastalarda yemek borusu yoluyla yapılan transözofageal ekokardiyografi daha net görüntü elde etmek için tercih edilir. Aort kökünün ve göğüs içi aort damarının ayrıntılı incelenmesi gerektiğinde kardiyak manyetik rezonans görüntüleme (kalp MR) ve bilgisayarlı tomografi anjiyografi tercih edilen yöntemlerdir. İleri evre hastalarda veya cerrahi planlanan kişilerde koroner damarların durumunu değerlendirmek için koroner anjiyografi yapılabilir. Tüm bu yöntemler birlikte değerlendirildiğinde hastalığın evresi, ilerleme hızı ve tedavi yaklaşımı belirleyici unsurdur.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Aort yetersizliği takip edilmediğinde ya da ileri evrede fark edildiğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilen bir hastalıktır. Geri kaçan kan miktarı arttıkça sol karıncık önce büyümeye başlar, bu büyüme bir süre kalbin yükünü karşılamak için yararlı görünse de zamanla kasılma gücünde azalmaya dönüşür. Kalbin pompalama gücündeki azalma hastalarda eforla nefes darlığı, halsizlik ve günlük aktivitelerde belirgin kısıtlanma şeklinde kendini gösterir.

Hastalığın seyrinde kalp yetersizliği gelişimi en sık karşılaşılan komplikasyondur. Akciğerlerde sıvı birikmesine bağlı şiddetli nefes darlığı atakları, bacaklarda şişlik ve yatar pozisyonda artan solunum sıkıntısı yaşanır. Kalp ritim bozuklukları, özellikle atriyal fibrilasyon (kulakçık titremesi), büyüyen kalp boşluklarının bir sonucu olarak ortaya çıkabilir. Bu durum çarpıntı atakları ve pıhtı oluşumu riskiyle birlikte değerlendirilir.

Aort kökünde belirgin genişleme bulunan hastalarda aort diseksiyonu veya yırtılma gibi acil tablolar gelişebilir; bu komplikasyonlar yaşamı tehdit edici niteliktedir. Endokardit yani kapak üzerinde mikrobik iltihap, yetersizliği olan kapakların doğal kaderinde diğer kişilere göre daha sık görülür. Ani gelişen akut aort yetersizliğinde kalbin uyum sağlama süresi olmadığı için kardiyojenik şok ve akciğer ödemi tablosu hızla gelişebilir; bu nedenle düzenli kontrol büyük önem taşır.

  • Sol karıncık büyümesi ve kasılma gücünde azalma
  • Kalp yetersizliği ve akciğer ödemi
  • Atriyal fibrilasyon gibi ritim bozuklukları
  • Aort kökünde genişleme ve diseksiyon riski
  • Endokardit gelişimi

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Aort yetersizliğinin sinsi seyredebilen yapısı nedeniyle bazı belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden bir kardiyoloji uzmanına başvurmanız önerilir. Daha önce yapamadığınız kadar az eforla nefes darlığı yaşıyorsanız, merdiven çıkarken hızla yorulmaya başladıysanız ya da yatakta düz uzandığınızda nefes alma güçlüğü hissediyorsanız bu durumu önemsemeniz gerekir. Gece yastığınızı yükselterek uyuma ihtiyacı duymaya başlamanız da değerlendirilmesi gereken bir bulgudur.

Boynunuzda nabzın belirgin biçimde vurduğunu hissetmek, başınızın kalp atışıyla aynı ritimde hafifçe sallanması, yatakta uzanırken kalbinizin göğüs duvarına çarptığını fark etmek doktora başvurmanız için yeterli nedenlerdir. Çarpıntı atakları, baş dönmesi veya bayılma hissi tarif ediyorsanız ihmal etmemeniz önemlidir. Göğüste baskı tarzında ağrı, özellikle gece saatlerinde belirginleşiyorsa randevu için beklememelisiniz.

Daha önceden aort yetersizliği tanınız bulunuyorsa düzenli kontrollere gitmek hastalığın ilerleyişinin doğru biçimde takip edilmesi açısından gereklidir. Diş tedavisi, cerrahi girişim veya gebelik gibi süreçler öncesinde mutlaka kardiyoloji hekiminize danışmanız beklenir. Akut başlangıçlı şiddetli nefes darlığı, soğuk terleme, dudaklarda morarma veya bilinç bulanıklığı gibi belirtilerde ise vakit kaybetmeden en yakın acil servise başvurmanız hayati önem taşır.

Son Değerlendirme

Aort yetersizliği geniş bir hasta yelpazesine sahip, yıllarca sessiz seyredebildiği gibi aniden ciddi tablolarla da karşımıza çıkabilen bir kalp kapak hastalığıdır. Doğumsal kapak yapısı farklılıklarından enfeksiyonlara, yüksek tansiyonun uzun yıllar yarattığı yıpranmadan bağ dokusu hastalıklarına kadar pek çok zeminde gelişebilir. Erken dönemde yapılan muayene, ekokardiyografi ve düzenli kontroller hastalığın seyrini doğru biçimde yönetmenin temel taşlarıdır. Belirtilerin önemsenmesi, risk grubundaki kişilerin kontrolleri aksatmaması ve yaşam tarzı önerilerine uyulması hastalığın ileri evrelere ulaşmasının önüne geçmede belirleyici unsurdur.

Koru Hastanesi Kardiyoloji bölümünde uzman hekimlerimiz, aort yetersizliği gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment