Çocuk Nörolojisi

Çocuklarda EEG (Elektroensefalografi)

Çocuklarda görülen Endikasyonları ve Uygulama ve Normal Bulgular — Çocuklarda EEG, yaşa göre farklı bulgularla seyredebilen önemli bir tablodur. Tanı süreci ve dikkat edilmesi gerekenlere göz atın.

Çocukluk çağı, beynin yapısal ve işlevsel açıdan en hızlı geliştiği dönem olarak kabul edilmektedir. Bu süreçte ortaya çıkan nörolojik belirtilerin ayırıcı tanısı, yetişkin hastalardan farklı bir yaklaşım gerektirmektedir. Elektroensefalografi, kısa adıyla EEG, beyin korteksindeki nöronların oluşturduğu elektriksel aktivitenin saçlı deri üzerine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla kaydedilmesi esasına dayanan, ağrısız ve girişimsel olmayan bir nörofizyolojik değerlendirme yöntemidir. Çocuk yaş grubunda EEG; epilepsi şüphesi, bilinç değişiklikleri, gelişimsel gerilik, uyku bozuklukları ve baş ağrısı gibi pek çok farklı klinik durumun değerlendirilmesinde önemli bir tanısal araç olarak konumlanmaktadır. Pediatrik nöroloji pratiğinde, çocuğun yaşına, gelişimsel düzeyine ve klinik şüpheye göre özelleştirilmiş protokollerle uygulanan bu inceleme, beynin elektriksel imzasına ait değerli bilgilerin elde edilmesini sağlamaktadır.

EEG'nin temelinde, beyin kabuğundaki piramidal hücrelerin senkronize biçimde ürettiği postsinaptik potansiyellerin toplamsal etkisi yer almaktadır. Bu mikroskobik elektriksel etkinlik, saçlı deri üzerinden mikrovolt düzeyinde sinyaller olarak algılanmakta ve dijital sistemler aracılığıyla yükseltilerek kayıt altına alınmaktadır. Uluslararası 10-20 sistemine göre yerleştirilen elektrotlar, beynin frontal, temporal, parietal, oksipital ve santral bölgelerinden eş zamanlı veri elde edilmesine olanak tanımaktadır. Çocuklarda kafa çevresinin yetişkinlere kıyasla daha küçük olması nedeniyle elektrot yerleşim mesafeleri orantısal biçimde ölçülerek belirlenmektedir. Bu özen, çocuğun anatomisine uygun, güvenilir ve karşılaştırılabilir kayıtların alınabilmesi açısından önemli görülmektedir.

Pediatrik EEG endikasyonları arasında en sık karşılaşılan durum, nöbet şüphesidir. Tekrarlayan bilinç kayıpları, anlık dalıp gitmeler, vücudun bir kısmında ya da tamamında ortaya çıkan istemsiz kasılmalar, geceleri uykudan ani uyanmalarla seyreden olağandışı motor hareketler, otomatizmalar ve davranış değişiklikleri pediatrik nörologların EEG incelemesine başvurmasına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra febril konvülziyon geçiren çocuklarda atipik özelliklerin varlığında, açıklanamayan bilişsel gerileme tablolarında, konuşma gelişiminde belirgin yavaşlama gözlenen olgularda ve dirençli baş ağrısı olan hastalarda da EEG değerlendirilmesi gündeme gelmektedir. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde hipoksik-iskemik ensefalopati, metabolik bozukluklar ve klinik olarak gözden kaçabilen subklinik nöbetlerin saptanmasında sürekli EEG izlemi önemli bir yer tutmaktadır.

İşlemin uygulanışı, çocuğun yaşına göre farklılık göstermektedir. Süt çocukları ve okul öncesi yaş grubunda kayıt süresi genellikle yirmi ile kırk dakika arasında değişmektedir. Okul çağı çocuklarında ise standart rutin EEG protokolü ortalama otuz dakika sürmektedir. Kayıt öncesinde çocuğun saçlı derisinin temiz, kuru ve yağsız olmasına dikkat edilmesi önerilmektedir. Jel, krem, sprey gibi ürünlerin işlem öncesinde uygulanmaması, elektrot-deri arasındaki empedansı düşürmek ve daha kaliteli sinyal elde etmek açısından önem taşımaktadır. Elektrotlar, iletken jel yardımıyla saçlı deriye sabitlenmekte; bazı merkezlerde elektrot başlığı tercih edilirken, bazı uygulamalarda tek tek elektrot yapıştırma yöntemi kullanılmaktadır. Çocuğun uyumunu artırmak için sessiz, loş ışıklı ve oyuncaklarla desteklenmiş özel odalar tercih edilmektedir.

Uyanıklık döneminde alınan kayıtların yanı sıra uyku EEG kayıtları, pek çok pediatrik epilepsi sendromunun tanısında belirleyici bilgiler sunmaktadır. Özellikle çocukluk çağının selim fokal epilepsileri, Landau-Kleffner sendromu ve uykuda elektriksel status epileptikus gibi tablolarda anormallikler sıklıkla uyku evrelerinde belirginleşmektedir. Bu nedenle ailelerden, çocuğun gece uykusunun bir süreliğine kısıtlanması ya da işleme uykusuz gelmesi istenebilmektedir. Uyku indüksiyonu için ilaç kullanımı oldukça sınırlı tutulmakta, mümkün olduğunca doğal uyku tercih edilmektedir. Uyku EEG'sinde N1, N2 ve mümkünse N3 evrelerine ulaşılması, tanısal verim açısından değerli görülmektedir.

Aktivasyon yöntemleri, EEG'nin tanısal duyarlılığını artırmak amacıyla protokole eklenen uyarı prosedürlerini ifade etmektedir. Hiperventilasyon, çocuğun üç ile beş dakika boyunca derin ve hızlı nefes alıp vermesini içermekte; özellikle absans nöbetlerinin karakteristik 3 Hz diken-dalga deşarjlarının ortaya çıkmasında yardımcı olmaktadır. Aralıklı fotik stimülasyon ise farklı frekanslarda yanıp sönen ışık uyarılarıyla fotosensitif epilepsi yanıtlarının değerlendirilmesini sağlamaktadır. Bu yöntemler, kalp veya solunum sistemi sorunu olan, son dönemde nöbet geçirmiş ya da iş birliği yapamayacak durumdaki çocuklarda bireysel olarak değerlendirilerek uygulanmaktadır. Aktivasyon prosedürleri sırasında çocuğun klinik durumunun yakından izlenmesi, güvenli bir kayıt süreci için gereklidir.

Çocuklarda elde edilen EEG bulgularının yorumlanması, yaşa özgü normal varyantların iyi tanınmasını gerektirmektedir. Bebeklik döneminde dominant zemin aktivitesi yavaş frekanslarda izlenirken, yaş ilerledikçe oksipital bölgede beklenen alfa ritmi belirginleşmekte ve frekansı kademeli olarak artmaktadır. Hipnagojik hipersenkroni, lambda dalgaları, pozitif oksipital keskin transientler, mü ritmi ve uyku iğcikleri gibi pek çok normal varyant, deneyimsiz değerlendiricilerce patolojik bulgu olarak yorumlanma riski taşımaktadır. Bu nedenle pediatrik EEG raporlaması, çocuk nörolojisi ve klinik nörofizyoloji alanında deneyimli hekimler tarafından yapıldığında tanısal doğruluk belirgin biçimde artmaktadır. Çocuğun klinik öyküsü, kullandığı ilaçlar, son nöbet zamanı ve uyku-uyanıklık durumu yorum sürecinde dikkate alınması gereken parametreler arasında yer almaktadır.

Epileptiform anormallikler arasında diken, keskin dalga, diken-dalga kompleksleri, çoklu diken deşarjları ve hipsaritmi gibi paternler bulunmaktadır. Hipsaritmi, infantil spazmlarla karakterize West sendromunun tipik EEG bulgusu olarak kabul edilmekte ve erken tanı süreçlerinde belirleyici rol üstlenmektedir. Lennox-Gastaut sendromunda yavaş diken-dalga deşarjları ve uykuda paroksismal hızlı aktivite öne çıkmaktadır. Çocukluk çağı absans epilepsisinde simetrik, senkron ve düzenli 3 Hz diken-dalga deşarjları görülmektedir. Sentrotemporal dikenli selim çocukluk çağı epilepsisinde ise tipik lokalizasyonlu epileptiform aktivite, çoğunlukla uyku sırasında daha belirgin hale gelmektedir. Bu özgül paternlerin tanınması, epilepsi sınıflandırılmasında ve izlenecek nörolojik yaklaşımın belirlenmesinde önemli katkı sunmaktadır.

Rutin EEG'nin yetersiz kaldığı durumlarda uzun süreli video-EEG monitorizasyonu devreye alınmaktadır. Bu yöntemde çocuk, özel olarak donatılmış bir odada eş zamanlı görüntü ve EEG kaydı altında saatler ya da günler boyunca izlenmektedir. Epileptik nöbetlerin epileptik olmayan paroksismal olaylardan ayırt edilmesi, nöbet tiplerinin doğru sınıflandırılması, ilaca dirençli olgularda epileptojenik odağın lokalize edilmesi ve cerrahi öncesi değerlendirme süreçlerinde video-EEG izlemi önemli bilgiler sağlamaktadır. Çocuğun günlük rutinine yakın bir ortam oluşturulması, ailenin sürece dahil edilmesi ve oyun, beslenme, uyku gibi etkinliklerin sürdürülebilmesi pediatrik video-EEG ünitelerinin temel ilkeleri arasında yer almaktadır.

Yenidoğan EEG'si, ayrı bir uzmanlık alanı niteliği taşımaktadır. Konsepsiyonel yaşa göre değişen aktivite örüntüleri, kontinüite-diskontinüite dengeleri, trace alternant paterni ve özgün geçici dalgalar, prematüre ve term bebeklerin değerlendirilmesinde dikkatle incelenmektedir. Hipoksik-iskemik ensefalopatide zemin aktivitesinin baskılanması, burst-supresyon paterni ve elektriksel sessizlik gibi bulgular prognoz açısından bilgi verici olabilmektedir. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde uygulanan amplitüd entegre EEG monitorizasyonu ise yatak başında sürekli izlem imk├ónı sunarak subklinik nöbetlerin erken fark edilmesine katkı sağlamaktadır. Bu uygulamalar, yenidoğanın nörolojik durumunun ayrıntılı biçimde değerlendirilmesine olanak tanımaktadır.

EEG, epilepsi dışında pek çok klinik durumda da bilgi verici olabilmektedir. Ensefalit ve diğer santral sinir sistemi enfeksiyonlarında fokal yavaşlama ya da periyodik epileptiform deşarjlar görülebilmektedir. Metabolik ensefalopatilerde trifazik dalgalar ve genel zemin aktivitesinde yaygın yavaşlama tipiktir. Otoimmün ensefalitlerde özgün EEG paternleri, klinik şüphenin desteklenmesinde değerlendirilmektedir. Kafa travması sonrası bilinç değişiklikleri, açıklanamayan senkop atakları ve şüpheli psikojenik non-epileptik olaylar da EEG ile değerlendirilen klinik tablolar arasında yer almaktadır. Nörogelişimsel gerilik, otizm spektrum bozukluğu ve dikkat eksikliği gibi durumlarda EEG genellikle ek bulgu varlığında, rutin bir tarama amacıyla değil seçilmiş endikasyonlara göre planlanmaktadır.

İşlem güvenliği açısından EEG, çocuklarda son derece düşük risk taşıyan bir incelemedir. Radyasyon içermemekte, ağrı oluşturmamakta ve invaziv bir girişim gerektirmemektedir. Elektrot yerleştirme sırasında saçlı deride hafif basınç hissi dışında belirgin rahatsızlık genellikle bildirilmemektedir. Aktivasyon yöntemleri sırasında nadiren nöbet tetiklenmesi söz konusu olabilmekte; ancak bu durum, kontrollü laboratuvar ortamında deneyimli teknisyen ve hekim gözetiminde yönetilmektedir. Hiperventilasyona bağlı geçici baş dönmesi ya da el ve ayaklarda karıncalanma hissi, işlemin sonlanmasının ardından kendiliğinden gerilemektedir. İşlem sonrasında çocuğun günlük etkinliklerine dönmesinin önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Ailelerin işleme hazırlık sürecindeki rolü oldukça belirleyicidir. Çocuğa yaşına uygun bir dille EEG'nin ağrısız bir kayıt yöntemi olduğunun anlatılması, kaygıyı azaltmaya katkı sağlamaktadır. Sevdiği oyuncak, kitap ya da battaniye gibi rahatlatıcı eşyaların işleme getirilmesi önerilmektedir. Kafein içeren içeceklerin işlem öncesinde sınırlandırılması, kullanılan ilaçların hekimle paylaşılması ve uyku düzeninin doktor önerisine göre ayarlanması işlem kalitesini olumlu yönde etkilemektedir. Uyku EEG'si planlanan olgularda uyku kısıtlamasının çocuğun yaşına uygun biçimde yapılması, beslenme ve güvenlik açısından önem taşımaktadır. Tüm bu hazırlıklar, kayıt kalitesinin artmasına ve tanısal bilgilerin daha verimli elde edilmesine zemin hazırlamaktadır.

EEG raporu, klinik bulgularla birlikte değerlendirildiğinde tam anlamını kazanmaktadır. Normal sınırlarda bir EEG, nöbet ya da nörolojik hastalık varlığını dışlamamakta; benzer şekilde anormal EEG bulguları çoğu durumda aktif bir hastalığa işaret etmemektedir. İnterictal dönemde epileptiform deşarjların görülmemesi, klinik olarak epilepsi tanısının dışlanması için yeterli kabul edilmemekte; bu nedenle gerektiğinde uyku EEG'si, uzun süreli izlem veya tekrarlayan kayıtlarla değerlendirme genişletilmektedir. Çocuk nörolojisi pratiğinde EEG bulguları; manyetik rezonans görüntüleme, metabolik tetkikler, genetik analizler ve nöropsikolojik değerlendirme sonuçlarıyla bir bütün h├ólinde ele alınmaktadır.

Koru Hastanesi Çocuk Nörolojisi bölümünde EEG incelemeleri, pediatrik nöroloji ve klinik nörofizyoloji alanında deneyimli ekip tarafından, çocuk dostu bir ortamda gerçekleştirilmektedir. Yaşa uygun protokoller, modern dijital kayıt sistemleri, uyku ve video-EEG olanakları ile çocukların klinik durumu bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmektedir. Bulguların aile ile anlaşılır biçimde paylaşılması, izlem ve sonraki süreçlerin planlanmasında önemli bir adım olarak görülmektedir. Bilinç değişiklikleri, şüpheli nöbet öyküsü, açıklanamayan gelişimsel gerileme ya da olağandışı paroksismal olaylarla başvuran çocukların nörolojik değerlendirmesinde EEG, güvenilir ve değerli bir tanı aracı olarak konumunu korumaktadır.

Çocuk Nörolojisi Nos Médecins

Nous sommes à vos côtés avec nos médecins spécialistes expérimentés dans ce domaine

Rencontrez Nos Médecins Spécialistes

Prenez rendez-vous dès maintenant ou appelez-nous pour votre santé.

WhatsApp Rendez-vous en Ligne