Kardiyoloji

AV Nodal Reentran Taşikardi (AVNRT)

AV Nodal Reentran Taşikardi (AVNRT), erken tanınması durumunda izlem süreci daha rahat yürütülebilen bir hastalıktır. Konunun ayrıntılarına göz atın.

AV nodal reentran taşikardi (AVNRT), kalbin üst odacıklarından kaynaklanan ve oldukça hızlı bir kalp atışıyla kendini gösteren ritim bozukluğudur. Kalbin elektriksel iletim sisteminde yer alan atriyoventriküler düğüm (AV düğüm) çevresinde küçük bir kısa devre oluşması sonucu ortaya çıkar. Bu kısa devre nedeniyle elektriksel uyarı normalde olması gerekenden çok daha hızlı şekilde tekrar tekrar dolaşır ve kalp dakikada 150 ile 250 arasında bir hızla atmaya başlar. Hasta için bu durum aniden başlayan çarpıntı, göğüste sıkışma ve baş dönmesi gibi rahatsız edici belirtilere yol açar.

AVNRT, paroksismal supraventriküler taşikardi (kısa süreli kalp üstü hız artışı) grubunun en sık görülen alt tipidir. Atak bazen birkaç saniye, bazen dakikalar hatta saatlerce sürebilir. Ataklar genellikle sağlıklı görünen kişilerde bile ortaya çıkabilir ve yaşamı doğrudan tehdit etmemekle birlikte günlük yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürebilir. Erken tanı ve doğru yönetim ile ataklar kontrol altına alınabilir; pek çok hasta uygun yaklaşımla normal yaşamına geri dönebilir.

Kimlerde Görülür?

AV nodal reentran taşikardi her yaş grubunda görülebilen bir ritim bozukluğudur. Ancak en sık 20 ile 40 yaş arası genç erişkinlerde tanı konulur. Kadınlarda erkeklere oranla yaklaşık iki kat daha fazla rastlanır. Çocukluk çağında da nadir olmamakla birlikte belirtiler genellikle ergenlik sonrası dönemde daha belirgin hale gelir. Aile öyküsünde benzer çarpıntı yakınmaları olan bireylerde görülme sıklığı bir miktar artabilir.

Kalp yapısı tamamen normal olan kişilerde bile bu ritim bozukluğu ortaya çıkabilir. AVNRT, doğuştan AV düğümde iki farklı iletim yolunun bulunmasıyla ilişkilidir. Bu yapısal özellik kişide baştan beri vardır; ancak ataklar genellikle belirli tetikleyiciler eşliğinde belirgin hale gelir. Bu nedenle uzun yıllar boyunca hiç belirti vermeyen bir kişide, otuzlu yaşlarda ilk atak yaşanabilir.

Yoğun stres altında çalışan, düzenli kafein tüketen, uyku düzeni bozuk bireylerde ataklar daha sık görülür. Gebelik döneminde hormonal değişiklikler ve artan kalp yükü nedeniyle ataklar belirgin hale gelebilir. Aşırı egzersiz, alkol tüketimi ve bazı reçetesiz soğuk algınlığı ilaçları da risk grubundaki kişilerde atak başlatabilir. Hipertiroidi gibi hormonal hastalıkları olan kişiler de atak yaşama açısından daha hassas bir gruptur.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

AVNRT'nin en belirgin bulgusu ani başlayan ve aynı şekilde ani sonlanan hızlı çarpıntıdır. Hasta genellikle göğüs içinde bir şeyin "şalter düşer gibi" devreye girdiğini ifade eder. Kalp atışları boyunda, kulaklarda hatta gözlerde hissedilebilecek kadar güçlü olabilir. Atak sırasında dakikada 180-220 düzeyinde nabız tespit edilmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bu hızlı atışlar birkaç saniyeden birkaç saate kadar sürebilir.

Çarpıntıya eşlik eden başka belirtiler de bulunur. Baş dönmesi, halsizlik, göğüste sıkışma hissi, nefes darlığı ve terleme yaygın görülen yakınmalardır. Bazı hastalar atak sırasında gözlerinin karardığını, ayakta durmakta zorlandıklarını anlatır. Nadiren bayılma (senkop) gelişebilir; bu durum özellikle dik pozisyonda atak başlayan kişilerde önemli bir bulgudur. Boyun damarlarında belirgin atımlar görülmesi de tipik bir bulgudur.

Atak sonlandıktan sonra hasta genellikle yorgunluk ve halsizlik hisseder. Bazı kişilerde sık idrara çıkma görülür; bunun nedeni atak sırasında salgılanan bazı hormonların böbrekleri uyarmasıdır. Yakınmaların aniden başlayıp aniden sonlanması, AVNRT'yi sinüs taşikardisi gibi diğer hızlı kalp atımı durumlarından ayıran önemli bir özelliktir. Bu süreç hasta için son derece korkutucu olabilir.

  • Aniden başlayan ve aniden biten hızlı çarpıntı
  • Boyun damarlarında belirgin atım hissi
  • Baş dönmesi, halsizlik ve göğüste sıkışma
  • Nefes darlığı ve terleme
  • Atak sonrası sık idrara çıkma ve yorgunluk

Nedenleri Nelerdir?

AVNRT'nin temel nedeni AV düğümde doğuştan bulunan çift iletim yoludur. Normalde elektriksel uyarı kalbin üst odacıklarından alt odacıklarına tek bir yoldan geçer. AVNRT olan kişilerde ise bu bölgede biri hızlı diğeri yavaş iletim sağlayan iki ayrı yol vardır. Belirli koşullar altında uyarı bir yoldan iner, diğer yoldan geri döner ve bir döngü oluşur. Bu döngü dakikada yüzlerce kez tekrarlayarak hızlı kalp atışına neden olur.

Atakların başlamasında tetikleyici faktörlerin rolü büyüktür. Aşırı kafein tüketimi, çay ve kahve alışkanlığı, enerji içecekleri ataklar için bilinen tetikleyicilerdir. Sigara kullanımı, alkol tüketimi özellikle yüksek miktarlarda alındığında ataklara zemin hazırlar. Uykusuzluk, fiziksel veya duygusal yorgunluk, yoğun stres dönemleri ataklarla ilişkilendirilen yaşam tarzı etkenleridir.

Bazı tıbbi durumlar da AVNRT ataklarını kolaylaştırır. Tiroid bezinin fazla çalışması (hipertiroidi), ateşli hastalıklar, kan elektrolit dengesizlikleri özellikle düşük potasyum ve magnezyum düzeyleri ataklara neden olabilir. Gebelik döneminde artan kan hacmi ve hormonal değişiklikler ataklara zemin hazırlar. Bazı ilaçlar özellikle astım tedavisinde kullanılan bronkodilatatörler ve burun açıcı ilaçlar atak sıklığını artırabilir.

Ani postür değişiklikleri, öne eğilme, ağır kaldırma gibi mekanik etkiler de bazı hastalarda atak başlatabilir. Soğuk havaya ani maruziyet, yüzme sırasında soğuk suya giriş gibi durumlar tetikleyici olabilir. Hastanın kendi tetikleyicilerini tanıması ve bunlardan kaçınması atak sıklığını azaltmada gerekli bir adımdır.

Tanı Nasıl Konulur?

AVNRT tanısı detaylı hasta öyküsü ve elektrokardiyografi (EKG) incelemesi ile başlar. Hastanın çarpıntı atakları sırasında çekilen EKG kayıtları kesin tanı sağlar. Bu kayıtlarda dar QRS kompleksleri ile birlikte hızlı ve düzenli bir ritim görülür. P dalgalarının QRS kompleksleri içinde gizlenmesi ya da hemen sonrasında belirmesi AVNRT için karakteristik bir bulgudur. Hastanın atak anında sağlık kuruluşuna ulaşması her zaman mümkün olmadığından farklı yöntemlerle de tanıya gidilebilir.

Holter monitorizasyonu, 24 saat veya daha uzun süreli EKG kaydı alan taşınabilir bir cihazla yapılır. Bu yöntemle hastanın günlük yaşamı sırasında oluşan ataklar yakalanabilir. Atakların seyrek olduğu durumlarda olay kaydedici (event recorder) cihazlar kullanılabilir; bu cihazlar haftalar hatta aylar boyunca taşınabilir ve atak sırasında hasta tarafından aktif hale getirilir. Akıllı saatler de günümüzde ön tanı sürecinde yararlı bilgiler sunabilmektedir.

Ekokardiyografi, kalbin yapısını değerlendirmek için yapılan bir görüntüleme yöntemidir. AVNRT genellikle yapısal olarak normal kalplerde görülse de altta yatan başka bir kalp hastalığını dışlamak için ekokardiyografi önerilir. Kan tahlilleri ile tiroid fonksiyonları, elektrolit düzeyleri ve genel sağlık durumu değerlendirilir. Bu testler atakları tetikleyen başka durumların belirlenmesine yardımcı olur.

Elektrofizyolojik çalışma (EPS), AVNRT tanısında en kesin yöntemdir. Kasık bölgesindeki damarlardan ince kateterler kalbe gönderilir ve kalbin elektriksel haritası çıkarılır. Bu işlem sırasında AV düğümdeki çift iletim yolu doğrudan gösterilebilir. Aynı seansta tedavi amaçlı kateter ablasyonu da uygulanabilmesi nedeniyle bu yöntem hem tanı hem yönetim açısından belirleyici bir basamaktır.

  • Ayrıntılı hasta öyküsü ve fizik muayene
  • Atak sırasında veya sonrasında EKG kaydı
  • Holter ve olay kaydedici cihazlarla uzun süreli izlem
  • Ekokardiyografi ile kalp yapısının değerlendirilmesi
  • Tiroid ve elektrolit içeren kan tahlilleri
  • Elektrofizyolojik çalışma ile kesin tanı

Komplikasyonlar Nelerdir?

AVNRT genellikle yaşamı doğrudan tehdit eden bir ritim bozukluğu olarak kabul edilmez. Ancak uzun süren ataklar ve sık tekrarlayan epizodlar bazı sorunlara yol açabilir. Uzun süreli hızlı kalp atışı kalp kasının yorulmasına ve nadiren taşikardi kaynaklı kalp yetmezliğine neden olabilir. Bu tablo özellikle ataklarını fark etmeyen ya da uzun süre tedavisiz kalan hastalarda görülür ve uygun yönetimle geri döndürülebilir bir tablodur.

Atak sırasında oluşan baş dönmesi ve bayılma günlük yaşamda önemli kazalara neden olabilir. Araç kullanırken, yüksekte çalışırken ya da yüzerken atak yaşanması ciddi yaralanmalara yol açabilir. Bu nedenle sık atak yaşayan hastaların belirli aktivitelerden uzak durması ve tetikleyicilerini iyi tanıması gerekir. İşine ve sosyal yaşamına devam edebilmek için atakların kontrol altına alınması büyük önem taşır.

Sık tekrarlayan ataklar hastanın yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürür. Sürekli atak korkusu, kaygı bozukluğu ve panik atak gelişimine zemin hazırlayabilir. Bazı hastalar evden çıkmaktan, spor yapmaktan ya da sosyal etkinliklere katılmaktan kaçınır hale gelir. Gebelik döneminde yaşanan sık ataklar hem anne hem bebek açısından izlem gerektiren bir durum oluşturur. Altta yatan kalp hastalığı bulunan kişilerde ise ataklar daha ciddi sonuçlara yol açabilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Daha önce hiç yaşamadığınız bir çarpıntı atağı geçirdiyseniz mutlaka bir kardiyoloji uzmanına başvurmalısınız. Aniden başlayan ve birkaç dakika içinde kendiliğinden geçmeyen, dakikada 150'nin üzerinde nabız ile seyreden çarpıntılar değerlendirilmelidir. Bu tür yakınmalar AVNRT olabileceği gibi başka ritim bozukluklarının da habercisi olabilir. Erken değerlendirme doğru tanı için gereklidir.

Çarpıntıya göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi ya da bayılma eşlik ediyorsa zaman kaybetmeden acil servise başvurmanız gerekir. Özellikle birden fazla kez bayılma yaşanması, atak sırasında bilinç kaybının uzaması veya morarma gelişmesi acil müdahale gerektiren bulgulardır. Bilinen kalp hastalığı olan kişilerde herhangi bir çarpıntı yakınması ciddiye alınmalıdır.

Ataklarınız sıklaşıyor, daha uzun sürüyor ya da daha şiddetli geçiyorsa kontrol muayenenizi öne almalısınız. Daha önce ataklarınızı durdurabildiğiniz manevralar artık işe yaramıyorsa, ilaçlarınız etkisini kaybediyorsa tedavi planınızın gözden geçirilmesi gerekir. Gebelik planlıyorsanız ya da gebe iseniz mevcut ilaçlarınızın değerlendirilmesi için kardiyoloji uzmanına başvurmanız önerilir. Yaşam kalitenizi etkileyen her durum hekiminizle paylaşılmalıdır.

Son Değerlendirme

AV nodal reentran taşikardi, doğru tanı konulduğunda ve uygun şekilde yönetildiğinde günlük yaşamı belirgin biçimde rahatlatan bir ritim bozukluğudur. Atakların aniden başlaması ve hızlı kalp atışlarının yarattığı kaygı hastalar için zorlayıcı olabilir; ancak ileri elektrofizyolojik yöntemler ve kateter ablasyonu gibi güncel yaklaşımlarla pek çok hasta atak sıklığında belirgin azalma yaşar. Tetikleyicilerin tanınması, yaşam tarzı düzenlemeleri ve düzenli kardiyoloji takibi sürecin sağlıklı yönetilmesine katkı sağlar.

Koru Hastanesi Kardiyoloji bölümünde uzman hekimlerimiz, av nodal reentran taşikardi (avnrt) gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment