Çocuk Endokrinolojisi

Çocuklarda Over (Yumurtalık) Tümörleri

Çocuklarda over tümörleri; klinik bulgular, endokrin değerlendirme, hormonal panel ve uzun dönem izlem açısından klinik bilgilendirme rehberi okuyabilirsiniz.

Çocuklarda over (yumurtalık) tümörleri, kız çocuklarının üreme organlarından biri olan yumurtalıklarda gelişen kitlelerin tümünü kapsayan geniş bir başlıktır. Bu tablo erişkin kadınlardaki yumurtalık kanserlerine kıyasla oldukça farklı bir tablo çizer; çünkü çocukluk çağında görülen tümörlerin büyük çoğunluğu iyi huyludur ve tedaviye olumlu yanıt verir. Yine de bazı durumlarda kötü huylu (malign) gelişim söz konusu olabildiği için erken fark edilmesi ve doğru merkezde değerlendirilmesi süreç açısından belirleyici bir unsurdur.

Pek çok aile, küçük yaşta bir çocuğun yumurtalığında kitle bulunabileceğini ilk duyduğunda şaşırır. Oysa over tümörleri, yenidoğan döneminden ergenliğe kadar her yaşta görülebilir. Bazı çocuklarda hiçbir belirti vermeden büyürken bazılarında karın ağrısı, şişlik veya erken ergenlik bulguları gibi farklı işaretlerle kendini gösterir. Bu yazıda çocuklarda yumurtalık tümörlerinin kimlerde daha sık görüldüğünü, hangi belirtilerle dikkat çektiğini, nedenlerini, tanı sürecini ve takip aşamalarını sade bir dille ele alacağız.

Kimlerde Görülür?

Çocukluk çağında yumurtalık tümörleri, kız çocuklarının her yaş grubunda karşımıza çıkabilir. Ancak görülme sıklığı yaşa göre belirgin biçimde değişir. Yenidoğan döneminde daha çok basit kistler ve germ hücreli tümörler ön plandayken, okul çağı ve ergenlik dönemine yaklaştıkça farklı tümör tipleri gündeme gelir. Özellikle 8 ile 16 yaş arasındaki kız çocuklarında over kaynaklı kitlelerin sıklığında belirgin bir artış gözlenir. Bu nedenle ergenlik öncesi ve ergenlik dönemindeki kız çocuklarının karın şikayetlerinde yumurtalık kitleleri akla gelmesi gereken tablolar arasındadır.

Ailesinde over, meme veya bağırsak kanseri öyküsü bulunan çocuklarda risk bir miktar daha yüksek olabilir. Bazı genetik sendromlar, çocukluk çağında yumurtalık tümörlerinin görülme olasılığını artırır. Örneğin Peutz-Jeghers sendromu, Ollier hastalığı veya bazı germ hücre tümörlerine yatkınlık yaratan kalıtsal tablolar bu grupta sayılabilir. Aile içinde benzer öyküler varsa hekimle bu durumun paylaşılması, takip planının daha titiz yapılmasına olanak verir.

Erken ergenlik bulguları gösteren kız çocukları, beklenmedik şekilde adet düzensizliği yaşayan ergenler ve karnında ele gelen kitle fark edilen küçük çocuklar bu açıdan dikkatli değerlendirilmesi gereken gruplardır. Ayrıca daha önce başka bir nedenle yapılan ultrason taramalarında yumurtalıkta kist veya kitle saptanan çocukların belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerekir. Erişkinlikten farklı olarak çocuklarda görülen kistlerin önemli bir kısmı kendiliğinden geriler; ancak belirli boyutu aşan veya kanlanma özelliği farklı olan kitleler ileri inceleme gerektirir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Çocuklarda yumurtalık tümörlerinin en sık karşılaşılan belirtisi karın ağrısıdır. Bu ağrı bazen aniden ortaya çıkar, bazen aylar içinde yavaşça gelişir. Aileler genellikle çocuğun karnını tuttuğunu, kıvrandığını veya yemek sonrası rahatsızlık yaşadığını fark eder. Ağrının yerleşimi çoğunlukla göbek altı bölgededir; ancak büyük kitlelerde karın bütünüyle gergin ve şişkin görünebilir. Bazı çocuklarda ağrı dönemsel olarak gelir geçer, bu da tanıyı geciktiren etkenlerden biri olabilir.

Karın şişliği de aileleri hekime yönlendiren önemli bulgulardandır. Çocuğun pantolonunun belinde sıkma hissi, karın çevresinde belirgin büyüme veya ele gelen sert kitle dikkat çekebilir. Bazı durumlarda kitle o kadar büyük olur ki çocuk doymadan tokluk hisseder, iştahı azalır ve kilo kaybı yaşanır. Bulantı, kusma ve idrar yapma sıklığında değişiklikler de eşlik edebilir. Bu belirtiler başka pek çok hastalıkta da görülebildiği için tek başına yumurtalık tümörünü düşündürmez; ancak süreklilik kazandıklarında mutlaka araştırılmalıdır.

Bazı yumurtalık tümörleri hormon salgılayarak farklı bulgular ortaya çıkarır. Östrojen üreten tümörler küçük yaştaki bir kız çocuğunda erken meme gelişimi, kasık kıllanması veya beklenmedik vajinal kanama gibi erken ergenlik belirtilerine yol açabilir. Erkek hormonu salgılayan nadir tipler ise yüzde tüylenme, sesin kalınlaşması, sivilcelenme gibi belirtilerle dikkat çeker. Ergenlik çağındaki kız çocuklarında ise adet düzensizlikleri, beklenmedik kanamalar veya adet ağrılarının olağandan farklı bir karakter kazanması yumurtalık kaynaklı bir sorunu düşündürebilir.

Bir diğer önemli tablo, tümörün üzerinde geliştiği yumurtalığın kendi etrafında dönmesi anlamına gelen over torsiyonudur. Bu durumda çocuk aniden çok şiddetli karın ağrısı yaşar, kusma eşlik eder ve genel durum hızla bozulabilir. Acil değerlendirme gerektiren bu tablo, yumurtalığın kan dolaşımının bozulması nedeniyle hızlı müdahaleyle yönetilmelidir. Aileler bu tip ani ve şiddetli ağrılarda zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Nedenleri Nelerdir?

Çocuklarda over tümörlerinin neden geliştiği sorusunun tek bir yanıtı yoktur. Vakaların büyük bölümünde belirgin bir neden bulunamaz; tümör adeta tesadüfen ortaya çıkar. Bunun temel sebebi, yumurtalıkta yer alan farklı hücre tiplerinin bölünme ve farklılaşma sürecinin oldukça karmaşık olmasıdır. Germ hücreleri, stromal hücreler ve yüzey epitelinden köken alan hücrelerin gelişimi sırasında oluşan küçük hatalar, zamanla kitle oluşumuna zemin hazırlayabilir.

Genetik yatkınlık önemli bir faktördür. Bazı ailelerde kalıtsal olarak aktarılan gen değişiklikleri, yumurtalık tümörlerine yatkınlığı artırır. Peutz-Jeghers sendromu, DICER1 sendromu ve Li-Fraumeni sendromu gibi tablolar bu grupta yer alır. Bu sendromlar yalnızca yumurtalık değil, vücudun başka bölgelerinde de tümör gelişimine yol açabildiği için bütüncül bir takip gerektirir. Ailesinde benzer öyküler bulunan çocukların genetik danışmanlık alması, gerekli durumlarda erken tarama planı çıkarılması açısından değerlidir.

Hormonal süreçler de tabloya katkı sağlayabilir. Özellikle yenidoğan döneminde annenin hormonlarının etkisiyle bebeğin yumurtalıklarında geçici kistler oluşabilir. Ergenliğe yaklaşan dönemde ise kendi hormonal değişimlerinin etkisiyle fonksiyonel kistler sık görülür. Bunların büyük kısmı zararsızdır ve birkaç ay içinde kendiliğinden kaybolur. Ancak bazı durumlarda kist yapısı değişerek tümöre dönüşebilir ya da farklı hücre tiplerinden köken alan gerçek tümörler bu döneme denk gelebilir.

Çevresel faktörlerin çocukluk çağı yumurtalık tümörleri üzerindeki etkisi erişkinlere göre daha az belirgindir. Yine de bazı kimyasal maruziyetler, ışınlama öyküsü veya başka kanser nedeniyle alınan tedaviler ileride yumurtalık tümörlerine yatkınlığı artırabilir. Bu nedenle daha önce başka bir hastalık nedeniyle yoğun tedavi almış çocuklarda yumurtalıkların takibi ihmal edilmemelidir.

Tanı Nasıl Konulur?

Yumurtalık tümörlerinin tanısında ilk basamak ayrıntılı bir öykü ve fizik muayenedir. Hekim, çocuğun yaşına, gelişimine, varsa erken ergenlik bulgularına ve aile öyküsüne dikkat eder. Karın muayenesinde ele gelen kitle, hassasiyet veya şişkinlik gibi bulgular yönlendirici olur. Ergenlik dönemindeki kız çocuklarında adet düzeni, ağrı karakteri ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilir. Bu değerlendirmenin ardından görüntüleme yöntemleri devreye girer.

Karın ve pelvik ultrason, çocuklarda yumurtalık tümörlerinin değerlendirilmesinde temel yöntemdir. Işın içermediği ve çocuk için konforlu olduğu için tercih edilir. Ultrasonda kitlenin boyutu, sınırları, kistik veya solid yapıda olması, içerisindeki kanlanma özellikleri gibi pek çok bilgi elde edilir. Gerekli durumlarda manyetik rezonans görüntüleme ile daha ayrıntılı bilgi toplanır. Manyetik rezonans, kitlenin komşu organlarla ilişkisini ve iç yapısını daha net göstererek yönetim planının şekillenmesine katkı sağlar.

Kan tetkikleri tanı sürecinin bir diğer önemli ayağıdır. Bazı tümör tipleri kanda belirli belirteçlerin yükselmesine yol açar. AFP (alfa-fetoprotein), beta-hCG, LDH, CA-125 ve inhibin gibi belirteçler tümörün tipini düşünmemize yardımcı olur. Hormon salgılayan tümörlerden şüphelenildiğinde östrojen, testosteron ve diğer hormon düzeyleri de incelenir. Bu tetkikler hem tanı aşamasında hem de tedavi sonrasında takip için kesin tanı sağlayan referans değerler oluşturur.

Görüntüleme ve kan tetkikleri kuvvetli bir ön tanı sağlasa da kesin tanı genellikle cerrahi sırasında alınan örneğin patolojik incelemesiyle konur. Patolog, kitlenin hangi hücre tipinden köken aldığını, iyi ya da kötü huylu olup olmadığını ve yayılım özelliklerini ayrıntılı şekilde belirler. Bu bilgiler ışığında çocuğun ileri tedavi planı, izlem aralıkları ve gerekirse ek incelemeleri belirlenir.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Çocuklarda yumurtalık tümörleri zamanında değerlendirilmediğinde çeşitli sorunlara yol açabilir. En önemli komplikasyonlardan biri over torsiyonudur. Yumurtalıkta gelişen büyük bir kitle, organın kendi etrafında dönmesine ve kan akımının bozulmasına neden olabilir. Bu durumda yumurtalık dokusu kısa sürede zarar görür ve cerrahi olarak çıkarılmak zorunda kalınabilir. Erken müdahale, yumurtalığın korunma şansını belirgin biçimde artırır.

Bazı tümörler büyüdükçe çevre organlara baskı yapar. Mesaneye baskı sık idrara çıkma, idrar yaparken zorlanma gibi şikayetlere yol açabilir. Bağırsaklara baskı ise kabızlık, karın gerginliği ve hazımsızlık şikayetlerinin ortaya çıkmasına neden olur. Çok büyük kitlelerde nefes darlığı ve günlük hareketleri kısıtlayan rahatsızlık hissi gelişebilir. Bu sorunlar tablo yönetildikten sonra büyük ölçüde geriler; ancak yaşam kalitesini düşürdüğü için ihmal edilmemelidir.

Kötü huylu tümörlerde komplikasyonlar daha geniş bir yelpazede ortaya çıkabilir. Karın içine yayılım, lenf bezlerine veya uzak organlara metastaz ihtimali bu tablolarda gündeme gelir. Yine de çocukluk çağı over tümörlerinin önemli bir bölümünde tablo erken evrede yakalandığında olumlu seyirle sonuçlanır. Hormon salgılayan tümörlerde ise erken ergenlik bulgularının kalıcı boy kısalığına yol açabilmesi, dikkat edilmesi gereken uzun vadeli sorunlar arasındadır.

Tedavi süreciyle ilişkili komplikasyonlar da göz önünde bulundurulur. Cerrahi sonrası nadiren yara yeri sorunları, kanama veya enfeksiyon gelişebilir. Kemoterapi gereken durumlarda saç dökülmesi, bulantı, bağışıklık baskılanması gibi geçici sorunlar yaşanabilir. Uzun vadede üreme sağlığı üzerindeki olası etkiler aileler için önemli bir konudur ve bu nedenle deneyimli merkezlerde planlanan tedaviler tercih edilir. İşaretler aşağıda toplanabilir:

  • Over torsiyonuna bağlı ani ve şiddetli karın ağrısı
  • Çevre organlara baskıya bağlı idrar ve bağırsak şikayetleri
  • Hormonal etkilerle ilişkili erken ergenlik bulguları
  • Kötü huylu tümörlerde yayılım riski
  • Tedavi süreciyle ilişkili olası uzun vadeli sorunlar

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Çocuğunuzda iki haftadan uzun süren karın ağrısı, karında giderek belirginleşen şişlik veya elinizle hissedilebilen bir kitle fark ediyorsanız zaman kaybetmeden çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurmanız gerekir. Erken değerlendirme, sürecin doğru yönlendirilmesine olanak verir ve gereksiz endişelerin önüne geçer. Şikayetler hafif görünse bile uzun süre devam ediyorsa mutlaka değerlendirilmelidir.

Küçük yaşta bir kız çocuğunda meme gelişimi, kasık kıllanması veya beklenmedik kanama gibi erken ergenlik bulguları görüyorsanız bir an önce çocuk endokrinolojisi değerlendirmesi istemeniz uygun olur. Bu belirtilerin bir kısmı tek başına over tümörü anlamına gelmese de altta yatan hormonal nedenlerin araştırılması açısından önemlidir. Ergenlik dönemindeki kızlarda adet düzensizlikleri, olağan dışı ağrılı adet ya da uzun süren ara kanamalar da hekim değerlendirmesi gerektirir.

Aniden başlayan, çok şiddetli karın ağrısı, kusma ve halsizlik tablosu varsa zaman kaybetmeden acil servise başvurmanız gerekir. Bu tablo over torsiyonunu düşündürebilir ve hızlı müdahale yumurtalığın korunması açısından belirleyici unsurdur. Ayrıca daha önce tanı almış bir yumurtalık kisti veya tümörü takibinde olan çocuğunuzda yeni bir şikayet ortaya çıktığında kontrol randevunuzu beklemeden hekiminizle iletişime geçmeniz uygun olur.

Son Değerlendirme

Çocuklarda over tümörleri, doğru zamanda fark edildiğinde büyük ölçüde olumlu seyir gösteren bir grup hastalıktır. Karın ağrısı, şişlik, erken ergenlik bulguları ve adet düzensizlikleri gibi farklı belirtilerle dikkat çekebilen bu tablonun yönetiminde ayrıntılı muayene, görüntüleme ve laboratuvar incelemelerinin bir arada değerlendirilmesi önemlidir. Ailelerin belirtileri ihmal etmemesi ve düzenli kontrolleri aksatmaması, sürecin daha kolay yönetilmesine katkı sağlar.

Koru Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi bölümünde uzman hekimlerimiz, çocuklarda over (yumurtalık) tümörleri gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Çocuk Endokrinolojisi Our Doctors

We are by your side with our experienced specialist physicians in this field

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment