Üroloji

Open Prostate Surgery (Open Prostatectomy)

Open Prostate Surgery requires removal of the excessively enlarged gland through an incision in the lower abdomen. Explore Koru Ankara Urology doctors.

Açık prostat ameliyatı, prostat bezinin cilt üzerinden yapılan bir kesi aracılığıyla doğrudan görülerek gerçekleştirilen köklü cerrahi yaklaşımın genel adıdır. Bu başlık altında birbirinden çok farklı iki temel operasyon toplanır; birincisi iyi huylu prostat büyümesinde adenom dokusunun çıkarılmasını sağlayan açık basit prostatektomi, ikincisi ise prostat kanserinin lokalize evrelerinde tüm prostat bezinin ve seminal veziküllerin çıkarıldığı açık radikal prostatektomidir. Her iki teknik de onlarca yıllık deneyim üzerine kuruludur ve modern endoskopik ile robotik yöntemlerin kıyaslama standardını oluşturmayı sürdürür.

Günümüzde HoLEP, ThuLEP, TUR-P, Rez┼½m, Aquablation, laparoskopik ve robotik radikal prostatektomi gibi minimal invaziv yöntemler yaygınlaşmış olsa da açık cerrahi, belirli klinik senaryolarda h├ól├ó en güvenilir ve en kalıcı sonuçları veren seçenek olarak öne çıkmaktadır. 80-100 gramın üzerindeki dev prostatlar, eşlik eden mesane taşları, komplike divertiküller ya da endoskopik yöntemlere uygun olmayan hastalar açık cerrahinin en net endikasyonlarıdır. Koru Hastanesi Üroloji Kliniği, bu köklü tekniklerin çağdaş standartlarda uygulanmasını sağlayarak deneyim gerektiren bu operasyonlarda yüksek başarı oranlarına ulaşmaktadır.

Prostat Ameliyatı Ne Anlama Gelir?

Prostat ameliyatı en geniş tanımıyla erkek üreme sisteminin bir parçası olan prostat bezine yönelik uygulanan tüm cerrahi girişimleri kapsar. Prostat, mesanenin hemen altında yer alan, üretrayı çepeçevre saran ve normal erişkin bir erkekte yaklaşık 20-25 gram ağırlığında olan bir salgı bezidir. Bezin santral zon, transisyonel zon ve periferik zon olmak üzere üç ana anatomik bölgesi bulunur. İyi huylu prostat büyümesi (BPH) özellikle transisyonel zondan kaynaklanırken, prostat kanserlerinin yaklaşık yüzde yetmişi periferik zondan gelişir. Bu anatomik ayrım hangi ameliyat tekniğinin seçileceğini doğrudan belirler. Ayrıca prostatın önünde uzanan Santorini venöz pleksusu, arkasında Denonvilliers fasyası, yanlarında ise ereksiyon ve kontinans için hayati önem taşıyan nörovasküler demetler bulunur. Bu komşuluk ilişkileri açık cerrahide milimetrik hassasiyet gerektirir çünkü tek bir yanlış diseksiyon planı hem onkolojik hem de fonksiyonel sonuçları belirleyici biçimde etkileyebilir.

Prostat ameliyatı kavramı içerisinde birbiriyle karıştırılmaması gereken iki büyük grup vardır. Birincisi iyi huylu büyümüş prostat dokusunun idrar akımını engelleyen bölümünün çıkarılmasını hedefleyen prostatektomilerdir; buna basit prostatektomi ya da adenomektomi denir. Kapsül korunur, yalnızca büyüyen iç doku çekirdek çıkarma yöntemiyle uzaklaştırılır. İkinci grup ise prostat kanseri saptanan hastalarda tüm prostat bezinin, seminal veziküllerin ve gerekirse çevre lenf bezlerinin çıkarıldığı radikal prostatektomilerdir. Radikal terimi burada kanseri tümüyle vücuttan uzaklaştırmayı ve iyileşme sağlamayı amaçlayan onkolojik cerrahiyi ifade eder.

Açık kavramı ise cerrahın karın alt bölgesine ya da perineye yaptığı bir kesi aracılığıyla prostat bezine doğrudan ulaştığı yaklaşımı tanımlar. Bu yaklaşım, endoskopik olarak üretra yoluyla uygulanan kapalı yöntemlerden veya laparoskopik ile robotik minimal invaziv tekniklerden temel olarak ayrılır. Açık cerrahi, cerrahın dokulara elle temas edebilmesi, üç boyutlu doğrudan görüş sağlaması ve komplike anatomik durumlarda hızlı manevra yapabilmesi bakımından h├ól├ó önemli avantajlar sunar. Bu nedenle çağdaş üroloji pratiğinde açık prostat ameliyatı arkaik bir yöntem değil, belirli endikasyonlarda tercih edilen çağdaş bir seçenektir.

Prostat Ameliyatının Türleri Hangileridir?

Prostat ameliyatları temel olarak endikasyona göre iyi huylu prostat büyümesine yönelik operasyonlar ve prostat kanserine yönelik radikal cerrahiler olmak üzere iki büyük başlıkta toplanır. İyi huylu grup içinde açık basit prostatektomi, transüretral prostat rezeksiyonu (TUR-P), plazmakinetik rezeksiyon, holmium lazer enükleasyonu (HoLEP), thulium lazer enükleasyonu (ThuLEP), fotoseçici vaporizasyon (GreenLight), buhar tedavisi (Rez┼½m), su jeti (Aquablation) ve robotik simple prostatektomi yer alır. Kanser grubunda ise açık radikal prostatektomi, laparoskopik radikal prostatektomi ve robot yardımlı radikal prostatektomi (RARP) üç ana yöntemi oluşturur. Radyoterapi, brakiterapi, kriyoterapi ve HIFU cerrahi olmayan alternatiflerdir.

Açık basit prostatektomi kendi içinde farklı tekniklere ayrılır. Suprapubik yaklaşım olarak da bilinen Freyer tekniğinde mesane açılır ve adenom mesane içinden çıkarılır. Retropubik ekstravezikal yaklaşım olarak tanımlanan Millin tekniğinde ise prostat kapsülü doğrudan açılarak adenoma ulaşılır ve mesaneye girilmez. Perineal yaklaşım günümüzde çok nadir uygulanır. Freyer tekniği eşlik eden mesane taşı veya mesane divertikülü olan hastalarda özellikle avantajlıdır çünkü aynı seansta bu patolojiler de tedavi edilebilir. Millin tekniği ise mesaneye girmediği için daha kısa iyileşme süresi ve daha az hematüri sağlayabilir.

Açık radikal prostatektomide de retropubik ve perineal olmak üzere iki tarihsel yaklaşım vardır. Perineal radikal prostatektomi 1904 yılında Hugh Hampton Young tarafından tanımlanmıştır ve günümüzde çok az merkezde uygulanır. Retropubik radikal prostatektomi ise Terence Millin tarafından geliştirilmiş, ardından 1982 yılında Patrick Walsh ve Pieter Donker tarafından sinir koruyucu teknik olarak modernize edilmiştir. Walsh’ın tanımladığı anatomik sinir koruyucu yaklaşım prostat cerrahisinde çığır açmış, erektil disfonksiyon ve inkontinans oranlarını dramatik biçimde azaltmıştır. Bugün açık radikal prostatektominin altın standart tekniği bu modifiye retropubik yaklaşımdır.

Prostat Ameliyatı Hangi Tekniklerle Uygulanır?

Açık basit prostatektomide en sık kullanılan iki teknik olan Millin ve Freyer yöntemleri farklı anatomik yaklaşımlar sunar. Millin tekniğinde hasta sırtüstü ve hafif Trendelenburg pozisyonuna alınır, göbek altından pubise uzanan orta hat veya Pfannenstiel kesi yapılır. Rektus kaslarının orta hattan ayrılmasının ardından retropubik boşluk olarak bilinen Retzius boşluğuna girilir. Prostat kapsülü transvers olarak açılır, adenom dokusu keskin ve künt disseksiyonla enükleasyon yöntemiyle çıkarılır. Kapsül içi damarların bağlanması, hemostazın sağlanması ve suprapubik ile üretral kateter yerleştirilmesinin ardından kapsül su geçirmez şekilde kapatılır.

Freyer tekniğinde ise cerrahi yaklaşım kesi bakımından benzerdir fakat mesane ön duvarı açılır. Mesane içinden mesane boynu ve prostat adenomu görülür, cerrah parmağıyla adenomu enüklee eder ve kapsülden ayırır. Mesane çıkışı ve prostatik fossaya hemostatik dikişler konur, üretral ve suprapubik kateterler yerleştirilir, ardından mesane kapatılır. Freyer tekniğinin en önemli avantajı eşlik eden mesane patolojilerinin aynı seansta tedavi edilebilmesidir; büyük mesane taşları çıkarılabilir, divertiküller eksize edilebilir. Ancak mesane açıldığı için idrar sızıntısı riski ve iyileşme süresi Millin tekniğine göre biraz daha uzun olabilir.

Açık radikal prostatektomide teknik çok daha karmaşıktır. Cerrah pelvik lenfadenektomi ile başlar; obturator fossadaki, eksternal iliak arter ve ven boyunca uzanan lenf bezleri çıkarılır. Ardından endopelvik fasya açılır, puboprostatik ligamanlar ayrılır. Santorini pleksusu olarak bilinen dorsal ven kompleksi dikkatle bağlanır çünkü bu bölge yoğun venöz kanamaya yol açabilir. Apikal disseksiyon sinir koruyucu tekniğin en kritik aşamasıdır. Ardından üretra apeksten kesilir, prostat retrograd olarak baza doğru diseke edilir, nörovasküler demetler intrafasiyal, interfasiyal veya ekstrafasiyal planlarda korunmaya çalışılır. Denonvilliers fasyası açılır, seminal veziküller mobilize edilir, mesane boynu prostattan ayrılır. Son aşamada Van Velthoven tarzı sürekli sütür veya klasik ayrı sütürlerle vesikoüretral anastomoz oluşturulur ve gerekirse Rocco stiche gibi arka rekonstrüksiyon eklenir.

HoLEP Ameliyatının Uygulama Tekniği Nasıldır?

HoLEP yani holmium lazer enükleasyonu, açık basit prostatektominin sonuçlarını minimal invaziv yolla elde etmeyi hedefleyen çağdaş bir yöntemdir. Bu teknikte cilt kesisi yapılmaz; işlem tamamen üretra yoluyla endoskopik olarak gerçekleştirilir. Holmium YAG lazeri iki temel görev üstlenir: birincisi prostat adenomunu cerrahi kapsülden anatomik olarak enüklee eder, ikincisi ise gerektiğinde koagülasyon sağlayarak kanamayı kontrol altına alır. Enüklee edilen büyük adenom parçaları mesane içinde biriktirilir ve morselatör adı verilen bir cihazla ufaltılarak dışarı alınır. HoLEP, prostat büyüklüğünden bağımsız olarak uygulanabilmesi bakımından benzersizdir; 200 gramın üzerindeki devasa prostatlarda bile başarıyla kullanılabilir.

Uygulama sırasında cerrah önce mesane boynundan başlayarak her iki yan lobun ve orta lobun cerrahi kapsülden ayrılma planını belirler. Doğal bir potansiyel plan olan adenom-kapsül sınırı takip edilerek dokular künt ve keskin biçimde ayrılır. Bu anatomik yaklaşım tam olarak açık cerrahide cerrahın parmağıyla yaptığı manevranın minyatürize halidir. Enükleasyon tamamlandığında adenom parçaları mesaneye itilir ve ardından morselasyon aşamasına geçilir. Toplam işlem süresi prostat büyüklüğüne bağlı olarak 60 ile 180 dakika arasında değişir; deneyimli cerrahlarda büyük prostatlarda bile morbidite oldukça düşüktür.

HoLEP’in en büyük avantajlarından biri açık cerrahiye eşdeğer doku çıkarma miktarını sağlarken hastanede yatış süresini bir ile iki güne, kateter süresini ise 24 ile 48 saate indirmesidir. Kanama miktarı belirgin biçimde azdır, transfüzyon oranı yüzde ikinin altındadır. Antikoagülan tedavi alan hastalarda dahi güvenle uygulanabilir. Uzun dönem sonuçları açık basit prostatektomiye kıyasla eşdeğerdir; on yıllık takip verilerinde tekrar ameliyat oranları yüzde beşin altındadır. Bu özellikleriyle HoLEP büyük prostatlarda açık cerrahinin ilk tercih olarak yerini yavaş yavaş almakta, açık cerrahi ise özel klinik durumlar için ayrılmaktadır. Özellikle çok büyük mesane taşları, karmaşık mesane divertikülleri ya da endoskopik yola uygun olmayan anatomik varyasyonların bulunduğu hastalarda açık cerrahi belirleyici üstünlüğünü korur. HoLEP’in öğrenme eğrisi ise oldukça diktir; deneyimli bir cerrahın rutin sonuçlara ulaşması için ortalama 30 ile 50 vakalık bir tecrübe gerekir. Bu nedenle merkez seçimi hastanın alacağı sonucu doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkar.

TUR-P ve Plazmakinetik Yöntem Nasıl Uygulanır?

Transüretral prostat rezeksiyonu yani TUR-P, iyi huylu prostat büyümesinin altın standart cerrahisi olarak yıllarca kabul görmüş klasik bir yöntemdir. Bu ameliyatta üretra yoluyla mesaneye ulaşan bir rezektoskop kullanılır. Rezektoskopun ucunda bulunan halka biçimindeki elektrot yüksek frekanslı elektrik akımıyla prostat dokusunu ince şeritler halinde keser. Kesilen doku parçaları rezeksiyon boyunca mesaneye biriktirilir, işlem sonunda Ellik evakuatör aracılığıyla dışarı alınır. Klasik monopolar TUR-P, prostat büyüklüğü 30-80 gram arasında olan hastalarda en uygun sonuçları verir. 80 gramın üzerindeki prostatlarda işlem süresi uzar, kanama ve TUR sendromu riski artar; bu nedenle çok büyük prostatlarda açık cerrahi ya da HoLEP tercih edilir.

Plazmakinetik yöntem bipolar TUR-P olarak da bilinir ve klasik monopolar tekniğe kıyasla önemli teknolojik avantajlar taşır. Bu sistemde elektrik akımı iki kutup arasında yalnızca elektrot ucunda dolaşır; hasta vücudundan geri dönüş plakası aracılığıyla akım geçmez. Bunun en büyük avantajı, irrigasyon sıvısı olarak dekstroz ya da glisin gibi non-iyonik solüsyonlar yerine izotonik salin kullanılabilmesidir. Bu sayede TUR sendromu olarak bilinen hiponatremi ve serebral ödem tablosu neredeyse tamamen ortadan kalkar. Ayrıca plazma enerjisi dokuda daha hassas kesim ve daha etkili koagülasyon sağladığından kanama oranı belirgin biçimde azalır.

TUR-P ve plazmakinetik ameliyatlar genellikle spinal veya genel anestezi altında uygulanır, süre 60 ile 120 dakika arasında değişir. Hastanede yatış süresi 1 ile 3 gün, üretral kateter süresi ise 2 ile 5 gün arasındadır. Fonksiyonel sonuçlar oldukça yüz güldürücüdür; hastaların büyük çoğunluğunda idrar akım hızı belirgin biçimde artar, rezidü idrar miktarı azalır, IPSS skorları yarı yarıya iner. Retrograd ejakülasyon her iki yöntemde de yaklaşık yüzde 70-80 oranında görülür ve hastalara bu konuda mutlaka önceden bilgi verilir. Erektil disfonksiyon riski düşüktür ve genellikle işlemden bağımsız yaşlanmayla ilişkilidir. Uzun dönem sonuçlar açık cerrahi kadar dayanıklıdır ve tekrar ameliyat gereksinimi yıllık yaklaşık yüzde bir civarındadır. Bipolar sistem sayesinde işlem süresini uzatarak daha büyük prostatlarda dahi TUR sendromu riski olmaksızın rezeksiyon yapılabilmektedir. Ayrıca kalp pili ya da defibrilatör taşıyan hastalarda bile plazmakinetik yöntem güvenle uygulanabilir çünkü akım vücudun geneline yayılmaz. Bu teknolojik güvenlik avantajları özellikle yaşlı ve komorbiditesi olan hastalarda plazmakinetik yöntemi ön plana çıkarır ve tedavi seçeneklerini genişletir.

Kapalı Prostat Ameliyatında Hangi Teknik Kullanılır?

Kapalı prostat ameliyatı terimi halk arasında cilt kesisi yapılmayan, üretra yoluyla uygulanan tüm endoskopik yöntemleri kapsamak için kullanılır. Bu grup içinde TUR-P, bipolar plazmakinetik rezeksiyon, HoLEP, ThuLEP, GreenLight lazer vaporizasyonu, Rez┼½m buhar tedavisi ve Aquablation su jeti sistemi bulunur. Ortak özellikleri karın ya da perinede cerrahi kesi olmaması, endoskopik görüşle çalışılması ve hastanın hızla günlük yaşama dönebilmesidir. Ancak farklı enerji kaynakları ve mekanizmalar kullandıkları için endikasyonları, avantajları ve dezavantajları birbirinden ayrılır. Doğru tekniğin seçimi prostat büyüklüğü, hastanın genel sağlık durumu, cinsel işlev beklentileri ve merkezin tecrübesine göre yapılır.

ThuLEP yani thulium lazer enükleasyonu prensip olarak HoLEP’e benzer fakat farklı dalga boyunda bir lazer kullanır. Thulium lazerin sürekli dalga özelliği hemostazı çok etkili hale getirir. GreenLight lazer vaporizasyonu ise doku çıkarma yerine buharlaştırma prensibine dayanır. 532 nm dalga boyundaki yeşil lazer hemoglobin tarafından yüksek oranda absorbe edildiği için özellikle antikoagülan kullanan hastalarda kanama olmadan işlem yapılabilir. Ancak vaporize edilen dokudan patoloji incelemesi yapılamaması bir dezavantajdır. Rez┼½m sistemi transüretral yolla prostat dokusuna kontrollü su buharı enjekte ederek adenom hücrelerini nekroza uğratır; bu teknik özellikle cinsel işlevin korunmasının çok önemli olduğu genç ve orta yaş hastalarda tercih edilir.

Aquablation yani su jeti sistemi çok yeni bir teknolojidir. Yüksek basınçlı steril su, robotik bir kolun rehberliğinde ve gerçek zamanlı ultrason görüntüleme eşliğinde prostat adenomunu kesip çıkarır. Enerji kullanılmadığı için termal hasar minimaldir ve nörovasküler yapılar korunur. Bu sayede ejakülatuar disfonksiyon oranı belirgin biçimde düşüktür. Kapalı yöntemlerin tümü büyüklüğü belli sınırların altında olan prostatlar için ideal seçeneklerdir; ancak 100-150 gramın üzerindeki dev prostatlarda enerji tabanlı bu yöntemlerin süresi uzar ve komplikasyon riski artar. İşte tam bu noktada açık basit prostatektomi ya da onun endoskopik alternatifi HoLEP tercih edilir. Kapalı ve açık teknikler birbirinin rakibi değil, farklı klinik senaryolar için tamamlayıcı seçeneklerdir.

Prostat Ameliyatının Süresi Ne Kadardır?

Prostat ameliyatının süresi kullanılan tekniğe, prostat büyüklüğüne, hastanın anatomik özelliklerine ve cerrahın deneyimine göre önemli farklılıklar gösterir. Açık basit prostatektomide ortalama operasyon süresi 90 ile 150 dakika arasındadır. 100 gramın üzerindeki prostatlarda bu süre 180 dakikayı bulabilir. Anestezi hazırlığı, hastanın pozisyonlanması, cilt temizliği ve kesi öncesi işlemler yaklaşık 30 dakika ek zaman gerektirir. Açık radikal prostatektomi çok daha karmaşık bir cerrahidir ve süresi 2 ile 4 saat arasında değişir. Pelvik lenfadenektomi eklendiğinde ve sinir koruyucu teknik uygulandığında süre uzar; deneyimli cerrahlarda ortalama 180-210 dakikadır.

Endoskopik yöntemlerde süre genellikle daha kısadır fakat prostat büyüklüğüne çok bağlıdır. TUR-P ortalama 45-90 dakika sürer, plazmakinetik yöntem benzer aralıktadır. HoLEP ve ThuLEP’te süre 60 ile 180 dakika arasında değişir; enükleasyon aşaması prostat büyüklüğüyle doğru orantılı uzarken morselasyon aşaması sabit bir süre alır. GreenLight vaporizasyonu 60-120 dakika, Rez┼½m işlemi ise sadece 5-15 dakika sürer; ancak Rez┼½m’un doku çıkarma etkisi haftalar içinde gelişir. Aquablation su jeti sistemi kendi içinde çok kısadır, sadece 5-10 dakikalık aktif rezeksiyon aşaması vardır fakat toplam anestezi süresi 60-90 dakikayı bulur.

Hastane yatışı ve iyileşme süreleri de tekniğe göre değişir. Açık basit prostatektomide hastanede yatış 3 ile 5 gün, üretral kateter süresi 5 ile 10 gündür. Açık radikal prostatektomide yatış 4 ile 7 gün, kateter süresi 7 ile 14 gündür. HoLEP ve TUR-P’de yatış 1 ile 2 gün, kateter süresi 1 ile 3 gündür. Rez┼½m ve Aquablation gibi çok yeni tekniklerde bazı merkezler günübirlik uygulama yapar. Bu süre farklılıkları hastanın günlük yaşama dönüş hızını doğrudan etkiler; ancak süre kısalığı her zaman uzun vadeli fonksiyonel başarıyla eş anlamlı değildir. Doğru teknik, doğru hasta için seçildiğinde her yöntem yıllarca sürecek etkin bir çözüm sunar.

Prostat Ameliyatının Ardından İyileşme Dönemi Nasıl Geçer?

Prostat ameliyatı sonrası iyileşme süreci hem cerrahi yaraların onarımı hem de idrar yolu fonksiyonlarının yeniden düzenlenmesi bakımından basamaklı bir süreçtir. Ameliyattan hemen sonra hasta genellikle bir ile iki saat uyanma odasında izlenir, ardından servise alınır. Üretral ve gerekiyorsa suprapubik kateter yerinde tutulur ve içinden pembemsi renkte idrar akışı görülür; bu ilk 48 saatte normaldir. Kateter irrigasyonu koruyucu amaçla uygulanabilir. İlk gün genellikle sıvı gıdalarla başlanır, ikinci gün normal diyete geçilir. Erken mobilizasyon derin ven trombozu ve pulmoner emboli riskini azaltmak için kritiktir; hasta ilk 24 saat içinde yataktan kaldırılır.

Kateterin çıkarılması iyileşme sürecinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Açık basit prostatektomide kateter genellikle 5-10 gün sonra, açık radikal prostatektomide 7-14 gün sonra çekilir. Kateter çekildikten sonra ilk günlerde geçici idrar kaçırma yaşanması normaldir; özellikle radikal prostatektomi sonrası stres tipi inkontinans sık görülür. Bu tabloyu yönetmek için pelvik taban egzersizleri yani Kegel egzersizleri düzenli olarak uygulanmalıdır. Hastaların büyük çoğunluğu ilk 3 ay içinde kontinent hale gelir, bir yıl sonunda ise yüzde 85-95 oranında tam kontinans sağlanır. Sıvı alımını dengeli tutmak, kafein ve alkol tüketimini azaltmak iyileşmeyi hızlandırır.

Cinsel işlev iyileşmesi radikal prostatektomi sonrası özel bir konudur. Sinir koruyucu teknik uygulandığında bile ereksiyon işlevinin geri dönüşü aylar sürebilir; bu süreçte fosfodiesteraz-5 inhibitörleri, vakum cihazları, intrakavernöz enjeksiyonlar gibi penil rehabilitasyon yöntemleri erken dönemde başlatılır. Bir yıl sonunda potens oranları sinir koruyucu tekniklerle yüzde 40-70 arasında değişir. Basit prostatektomi ya da endoskopik BPH cerrahilerinde ereksiyon işlevi genellikle korunur fakat retrograd ejakülasyon çoğu hastada kalıcıdır. Ağır fizik aktivite, kaldırma ve cinsel ilişki genellikle 4-6 haftadan önce önerilmez. Kontrol muayeneleri, PSA takibi ve üroflowmetri gibi tetkiklerle iyileşme objektif olarak izlenir. Bu bütünsel yaklaşım deneyimli ürolojik cerrahi ekiplerinin öncelikleri arasında yer alır ve hastanın iyileşme sürecini yalnızca fiziksel değil aynı zamanda psikolojik boyutuyla da destekler.

İleri Üroloji Alanında HoLEP Lazer ve Robotik Üro-Cerrahi Nasıl Uygulanır?

İleri üroloji, klasik yöntemlerin ötesine geçen ileri teknolojilerin klinik pratiğe entegre edildiği bir alandır ve HoLEP lazer enükleasyonu bu alanın en önemli temsilcilerinden biridir. HoLEP’in uygulama tekniği, holmium YAG lazerinin nabız halinde yayılan yüksek enerjili ışınlarını fiberoptik bir sondayla prostat kapsülü ile adenom arasındaki anatomik plana yönlendirmeye dayanır. Cerrah endoskopun ucundaki lazer fiberini sabit tutar ve prostatın kendi doğal ayrım hattını takip eder. Bu sayede adenom cerrahi kapsülden bir bütün olarak ayrılır ve mesaneye alınır. Ardından mesane içinde bekleyen bu büyük doku parçaları morselatör aracılığıyla küçültülür ve dışarı çıkarılır. HoLEP, prostat kanseri açısından tarama fırsatı sağladığı gibi hemostatik özellikleriyle antikoagülan alan yaşlı hastalarda dahi güvenle uygulanabilir.

Robotik üro-cerrahi ise özellikle radikal prostatektomi başta olmak üzere pyeloplasti, parsiyel nefrektomi, sistektomi ve nefroüreterektomi gibi ileri operasyonlarda standart hale gelmiştir. DaVinci robotik cerrahi sistemi cerraha üç boyutlu on kat büyütmeli görüntü, insan bileğinin ötesinde hareket açıklığına sahip enstrümanlar ve tremorsuz hassas manipülasyon imk├ónı sunar. Robotik radikal prostatektomide (RARP) cerrah konsolda otururken robot kolları küçük port kesileri aracılığıyla hastaya bağlanır. Endopelvik fasyanın açılması, dorsal ven kompleksinin bağlanması, nörovasküler demetlerin diseksiyonu ve vesikoüretral anastomozun oluşturulması gibi kritik aşamalar açık cerrahiyle aynıdır fakat çok daha hassas biçimde uygulanabilir. Kanama miktarı yaklaşık 200 ml civarında kalır, transfüzyon gereksinimi nadirdir, hastanede yatış 1-2 güne iner.

Açık radikal prostatektomi, robotik ve laparoskopik teknikler karşılaştırıldığında onkolojik sonuçlar bakımından üç yöntem eşdeğerdir. Pozitif cerrahi sınır oranları benzerdir, beş ve on yıllık biyokimyasal rekürrenssiz sağkalım oranları örtüşür. Farklar cerrahi morbidite ve erken fonksiyonel iyileşme alanlarında ortaya çıkar; robotik yöntem daha az kanama, daha kısa yatış ve daha erken kontinans avantajı sağlarken açık cerrahi daha kısa operasyon süresi ve tümör hakkında dokunma duyusu gibi avantajlar sunar. Doğru tekniğin seçimi hastanın tümör özelliklerine, komorbiditelerine, beden yapısına ve cerrahın deneyimine göre bireyselleştirilir. EAU, AUA ve NCCN kılavuzları her üç yaklaşımı da geçerli seçenekler olarak listeler ve merkez deneyimini en belirleyici faktör olarak vurgular.

Koru Hastanesi Üroloji Kliniği, açık prostat ameliyatı başta olmak üzere HoLEP, TUR-P, plazmakinetik rezeksiyon ve robot yardımlı radikal prostatektomi gibi iyi huylu prostat büyümesi ve prostat kanseri cerrahilerinin tüm çağdaş tekniklerini deneyimli ürolojik onkoloji ekibiyle uygular. Preoperatif değerlendirmede multiparametrik MR, MR-USG füzyon biyopsi, PSMA-PET ve tam metabolik evreleme kullanılır. Cerrahi kararlar multidisipliner tümör konseyinde değerlendirilir, radyoterapi ve medikal onkoloji ekipleriyle ortak alınır. Ameliyat sonrası dönemde pelvik taban rehabilitasyonu, penil rehabilitasyon ve psikososyal destek bütüncül biçimde sağlanır. Koru Hastanesi Üroloji ekibinin amacı yalnızca hastalığı tedavi etmek değil, hastanın yaşam kalitesini en üst düzeyde korumaktır.

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Kesin tanı ve tedavi için mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment