Göğüs Cerrahisi

Lung Metastasectomy Surgery

What is lung metastasectomy and who is it suitable for? Learn about the surgical removal of tumors from another organ's cancer that have spread to the lung.

Akciğer metastazektomi, primer tümörü akciğer dışında yer alan bir malignitenin akciğer parankimine sıçramış nodüllerinin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Onkolojik cerrahinin en zorlu ve stratejik alanlarından biri olan bu girişim, metastatik hastalığın palyatif değil küratif potansiyeli bulunan bir alt grubunu ilgilendirir. Kolorektal karsinom, sarkom, osteosarkom, testis kanseri, meme kanseri, baş boyun tümörleri ve renal hücreli karsinom gibi geniş bir tümör yelpazesinden köken alan akciğer metastazları, dikkatli hasta seçimi yapıldığında beş yıllık sağkalım oranını yüzde 30 ile yüzde 60 arasında değişen düzeylere taşıyabilmektedir. Koru Hastanesi Göğüs Cerrahisi ekibi, akciğer metastazektomisi kararını multidisipliner tümör konseyi çerçevesinde değerlendirir, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji uzmanları ile ortak bir strateji oluşturarak parankim koruyucu tekniklerle onkolojik radikaliteyi bir arada gözetir.

Metastatik akciğer hastalığında cerrahinin yerini tartışırken günümüzde en çok atıf yapılan çalışma, Uluslararası Akciğer Metastazları Kayıt Sistemi yani International Registry of Lung Metastases olarak bilinen ve kısaca IRLM adıyla anılan geniş serilerdir. Bu kayıt sistemi, 5206 hastadan elde edilen verilerle metastazektomi sonrası prognozu belirleyen üç ana faktörü ortaya koymuştur: hastalıksız aralığın uzunluğu, metastaz sayısı ve tam rezeksiyonun sağlanmış olması. Öte yandan kolorektal kanser metastazlarında PulMiCC çalışması yani Pulmonary Metastasectomy in Colorectal Cancer randomize kontrollü çalışması, cerrahinin katkısını sorgulayan verilerle metastazektomi kararının bireyselleştirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu iki farklı perspektif, hastanın biyolojik davranış profilinin, tümör kinetiğinin ve komorbiditelerinin dikkatlice tartılması gerektiğini bir kez daha hatırlatmaktadır. Girişim; wedge rezeksiyon, anatomik segmentektomi, lobektomi ya da nadiren pnömonektomi biçiminde uygulanabilir ve video yardımlı torakoskopik cerrahi yani VATS ile açık torakotomi arasındaki tercih hastalığın yayılım paternine göre şekillenir.

Akciğer Metastazektomisi Hangi Kanser Türlerinde Uygulanır?

Akciğer metastazektomisinin uygulama alanı, tümörün akciğere yayılım eğilimi, sistemik kontrol edilebilirliği ve cerrahi sonrası nüks paterni ile doğrudan ilişkilidir. Klasik olarak metastazektomiden en yüksek fayda sağlayan grup, ekstremite yerleşimli yumuşak doku sarkomları ve osteosarkomlardır. Bu tümörlerde akciğer sıklıkla ilk ve tek metastatik odaktır ve sistemik kemoterapiye yanıt değişken olduğundan cerrahi rezeksiyon küratif yaklaşımın belkemiğini oluşturur. Kolorektal karsinom akciğer metastazları da metastazektomi endikasyonu açısından geniş bir literatüre sahip olup karaciğer metastazlarının kontrol altına alınmasından sonra göğüs cerrahisi ekibine devredilir.

Testis kanserinden köken alan germ hücreli tümörlerin akciğer metastazları, cisplatin bazlı kemoterapiye olağanüstü yanıt verdiğinden metastazektomi genellikle rezidüel kitle rezeksiyonu amacıyla planlanır. Bu rezeksiyonlarda amaç, teratom komponentini ya da nadiren viabl germ hücreli tümör kalıntılarını temizlemektir. Renal hücreli karsinomun akciğer metastazlarında da özellikle uzun hastalıksız aralık sonrası solitar veya sınırlı sayıda nodül geliştiğinde metastazektomi anlamlı bir sağkalım avantajı sunar. Meme kanseri, baş boyun tümörleri, tiroid karsinomu, melanom, endometrium kanseri ve mesane karsinomu gibi tümörlerde ise metastazektomi kararı çok daha bireysel ölçütlere dayanır.

Endikasyonun belirlenmesinde tümör biyolojisi kadar hastanın performans durumu, kardiyopulmoner rezervi ve daha önce aldığı sistemik tedaviye verdiği yanıt da belirleyicidir. Bleomisin gibi pulmoner toksisite riski taşıyan ajanlarla tedavi almış germ hücreli tümör hastalarında rezeksiyon planlaması özenli sıvı yönetimi ve düşük fraksiyone oksijen konsantrasyonu ile yürütülür. Sarkom hastalarında akciğerdeki her nodülün metastatik olduğu varsayılmaz; bilobe ya da santral yerleşimli kitleler için preoperatif iğne biyopsisi ile histolojik doğrulama tercih edilebilir. Multidisipliner konsey; primer tümörün cerrahi olarak çıkarılmış olması, akciğer dışı metastazın kontrol altında bulunması ve akciğerdeki tüm lezyonların rezekte edilebilir olması koşullarını değerlendirdikten sonra endikasyon kararını netleştirir.

Metastatik Nodüllerin Cerrahi ile Çıkarılabilmesi için Hangi Kriterler Aranır?

Akciğer metastazektomisinin klasik ölçütleri Thomford ve arkadaşları tarafından 1965 yılında formüle edilmiş, ardından IRLM verileri ile modernize edilmiştir. Bu ölçütlerin ilki, primer tümörün cerrahi ya da diğer küratif yöntemlerle kontrol altına alınmış olmasıdır. Aktif primer odak varlığında akciğere yönelik rezeksiyon, hastalığın sistemik biyolojisini değiştirmez ve morbidite yükünü artırır. İkinci ölçüt, akciğer dışı metastatik odağın bulunmaması ya da varsa bu odağın küratif olarak tedavi edilebilir olmasıdır. Karaciğer ve akciğerde eş zamanlı metastazlar özellikli kolorektal olgularda ardışık cerrahi ile ele alınabilirken beyin, kemik ve peritoneal yayılım metastazektomi kararını genellikle geçersiz kılar.

Üçüncü kriter, akciğerdeki tüm görüntülenebilir nodüllerin tam rezeksiyonunun mümkün olmasıdır. Bu koşul, hastanın postoperatif solunum fonksiyonlarını koruyabilecek düzeyde parankim rezeksiyonu ile birlikte değerlendirilir. Ölçülen zorlu ekspirasyon hacmi FEV1, karbonmonoksit difüzyon kapasitesi DLCO ve bölünmüş perfüzyon sintigrafisi bulguları, öngörülen postoperatif akciğer kapasitesini hesaplamaya yardımcı olur. Dördüncü kriter, hastanın genel medikal durumunun anesteziyi ve toraks cerrahisini kaldırabilecek düzeyde olmasıdır. Kardiyak stres testi, ekokardiyografi ve gerektiğinde koroner anjiyografi ile risk değerlendirmesi yapılır.

Modern göğüs cerrahisi pratiğinde bu klasik kriterlere biyolojik parametreler de eklenmiştir. Hastalıksız aralık, tümör ikilenme süresi, karsinoembriyonik antijen gibi tümör belirteçlerinin seyri, mutasyon profili ve neoadjuvan sistemik tedaviye verilen yanıt, rezeksiyon kararında giderek daha belirleyici hale gelmektedir. Tümör konseyi bu verileri bir araya getirerek metastazektominin küratif potansiyelini objektif biçimde değerlendirir ve gerektiğinde stereotaktik radyocerrahi, radyofrekans ablasyon veya mikrodalga ablasyon gibi alternatif lokal tedavi seçeneklerini gündeme getirir.

VATS (Video Yardımlı Torakoskopik Cerrahi) mi Açık Torakotomi mi Tercih Edilir?

Akciğer metastazektomisinde cerrahi yaklaşımın seçimi, uzun süredir tartışılan bir konudur. Video yardımlı torakoskopik cerrahi yani VATS, minimal invaziv doğası, daha az postoperatif ağrı, daha kısa hastanede kalış süresi ve solunum fonksiyonlarına etkisinin sınırlı olması açısından belirgin avantajlar sunar. Küçük boyutlu, subplevral yerleşimli ve preoperatif görüntüleme ile net biçimde lokalize edilmiş nodüller VATS ile başarıyla rezekte edilebilir. Yüksek çözünürlüklü toraks bilgisayarlı tomografisinin yaygınlaşması, submilimetrik nodüllerin dahi saptanmasını sağlamış ve minimal invaziv rezeksiyonun uygulanabilirliğini artırmıştır.

Ancak açık torakotominin klasik üstünlüğü, akciğer parankiminin iki elle bimanuel palpasyonuna olanak vermesidir. Preoperatif tomografide görülemeyen submilimetrik nodüllerin ancak elle muayeneyle saptanabileceği düşünüldüğünde, sarkom metastazları gibi çok sayıda nodül gelişmesi beklenen olgularda açık yaklaşım h├ól├ó savunulmaktadır. Bir seride, tomografide belirlenen nodül sayısına ek olarak intraoperatif palpasyonun yüzde 20-30 oranında ek nodül tespit ettiği bildirilmiştir. Bu bulgu, özellikle osteosarkom ve pediatrik sarkom hastalarında torakotomi tercihini destekleyen önemli bir gerekçedir.

Günümüz pratiğinde seçim, tümör histolojisi, nodül sayısı, yerleşimi ve hastanın cerrahi tolerabilitesi göz önünde bulundurularak yapılır. Solitar veya oligometastatik hastalıkta, periferik yerleşimli ve iki santimetrenin altındaki lezyonlarda VATS ilk seçenektir. Bilateral tutulumda tek seansta bilateral VATS ya da ardışık yaklaşım planlanabilir. Kolorektal metastazlarda VATS ile açık torakotomi arasında sağkalım farkının anlamlı olmadığını gösteren geniş serilere karşın sarkom metastazlarında torakotomi ile daha kapsamlı bir eksplorasyon önerilmektedir. Robotik yardımlı torakoskopik cerrahi de son yıllarda özellikle santral ve derin yerleşimli nodüllerde alternatif olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Primer Tümör Kontrol Altında Değilken Metastazektomi Yapılabilir mi?

Metastazektominin temel felsefesi, primer hastalığın küratif olarak kontrol altına alınmış olmasına dayanır. Aktif ve tedavi edilmemiş bir primer tümör varlığında akciğerdeki metastatik odakların çıkarılması, hastalığın doğal seyrini istatistiksel olarak değiştirmez. Bunun nedeni, kontrol altında olmayan primer tümörün sürekli olarak sistemik dolaşıma tümör hücreleri saçması ve halihazırda subklinik düzeyde bulunan mikrometastazların ilerleyerek yeni odaklar oluşturmasıdır. Bu nedenle klasik yaklaşımda primer tümör önce cerrahi ya da diğer küratif modaliteler ile kontrol altına alınır, ardından metastazektomi planlanır.

Bununla birlikte istisnalar mevcuttur. Belirli klinik senaryolarda primer tümörün kontrol altına alınması ile metastazektominin ardışık planlanması mümkün olmayabilir. Örneğin senkron akciğer metastazı bulunan kolorektal karsinom olgularında primer tümör rezeksiyonu ile aynı seans içinde ya da yakın bir zaman aralığında torasik cerrahi uygulanabilir. Bu yaklaşımda tümör konseyi, kolorektal cerrahi ekibi ile göğüs cerrahisi ekibi arasında ortak bir strateji belirler; genellikle daha semptomatik ve komplikasyon riski yüksek olan primer tümör önce ele alınır.

Böbrek hücreli karsinom olgularında da nefrektomi ile eş zamanlı ya da yakın dönemde akciğer metastazlarına yönelik cerrahi tartışılmaktadır. İmmün onkoloji ajanları döneminde nefrektomi öncesi neoadjuvan sistemik tedaviye yanıt değerlendirilerek metastazektomi zamanlaması yeniden şekillendirilmektedir. Testis kanseri ise ayrı bir yerdedir; primer tümör orşiektomi ile hızla çıkarıldıktan sonra kemoterapi verilir ve rezidüel akciğer kitleleri metastazektomi ile ele alınır. Her durumda ilke aynıdır: metastazektomi, sistemik hastalığın kontrol edilebilirliğini gösterir bir onkolojik denge noktasında yapılmalıdır.

Akciğerdeki Metastaz Sayısı ile Ameliyat Kararı Arasındaki İlişki Nedir?

Metastaz sayısı, metastazektomi sonrası sağkalımı belirleyen en önemli prognostik faktörlerden biridir. IRLM verilerine göre soliter metastaz ile 2-3 metastaz arasında sağkalım farkı belirgindir; nodül sayısı arttıkça beş yıllık sağkalım oranı düşmektedir. Ancak metastaz sayısı tek başına metastazektomi endikasyonunu ortadan kaldıran mutlak bir kontrendikasyon değildir. Sarkom, osteosarkom ve germ hücreli tümörlerde onlarca metastazın rezeksiyonu ile uzun süreli hastalıksız sağkalım elde edildiği bildirilmiştir.

Sayı ile karar arasındaki ilişkiyi belirleyen esas parametre, tüm nodüllerin çıkarılabilir olmasıdır. Rezeksiyon parankim koruyucu tekniklerle mümkünse, yüksek sayıda nodül dahi cerrahi kararının önünde engel oluşturmaz. Örneğin bilateral çok sayıda subplevral wedge rezeksiyonu ile onlarca sarkom metastazının çıkarıldığı seriler mevcuttur. Bu tür kapsamlı rezeksiyonlarda operasyon süresi uzar ve postoperatif solunum fonksiyonlarının korunması için pariyetal parankim kaybını minimize eden teknikler tercih edilir. Nd:YAG lazer ile parankim koruyucu rezeksiyon, elektrocerrahi ve zımba hattı ile wedge rezeksiyon en yaygın kullanılan yöntemlerdir.

Kolorektal karsinom akciğer metastazlarında ise sayı ile karar arasındaki ilişki daha katıdır. Üç veya daha fazla nodül varlığında sağkalım avantajı belirgin biçimde azalır ve sistemik tedavinin yerine cerrahinin önemli bir katkı sunmadığı bildirilmiştir. Bu nedenle tümör konseyi, kolorektal olgularda çok sayıda nodül gördüğünde stereotaktik radyocerrahi, ablasyon yöntemleri ve hedefe yönelik sistemik tedaviyi tartışır. Karar; sayı, dağılım paterni, tümör biyolojisi ve önceki tedavi yanıtının bir bileşkesi olarak şekillendirilir.

Bilateral Akciğer Metastazlarında Cerrahi Nasıl Planlanır?

Bilateral akciğer metastazları, cerrahi planlamada özel bir yaklaşım gerektirir. İki farklı stratejiden biri tercih edilir. Birincisi, aynı seansta bilateral yaklaşımdır. Bu yaklaşım ya median sternotomi ile her iki akciğerin aynı insizyondan eksplore edilmesi ya da bilateral VATS ile ardışık iki taraflı cerrahi biçiminde uygulanır. Median sternotomi, tarihsel olarak sarkom metastazlarında bilateral palpasyon avantajı nedeniyle tercih edilmiş; ancak posterior segmentlere erişim zorluğu ve postoperatif ağrı profili nedeniyle günümüzde yerini büyük ölçüde iki taraflı torakotomi veya VATS'a bırakmıştır.

İkinci strateji ardışık iki taraflı cerrahi olup genellikle önce daha fazla ya da daha zorlu nodül yükü olan taraf ele alınır. Yaklaşık 4-6 hafta sonra karşı taraf rezekte edilir. Bu strateji, her bir hemitoraksın postoperatif iyileşmesine olanak vermesi ve solunum fonksiyonlarının stabilizasyonunu sağlaması açısından tercih edilebilir. Bilateral yaklaşımın seçimi, hastanın kardiyopulmoner rezervine, nodül dağılımına, tümör histolojisine ve cerrahi ekibin deneyimine dayanır.

Bilateral rezeksiyonlarda öngörülen postoperatif akciğer fonksiyonunun hesaplanması özellikle önem kazanır. FEV1 ve DLCO değerleri, planlanan segment sayısına göre kantitatif olarak öngörülür. Perfüzyon sintigrafisi, hangi bölgenin ne kadar fonksiyonel katkı sağladığını gösterir ve rezeksiyon stratejisinin ayarlanmasına yardımcı olur. Ameliyat sonrası inspiratuvar kas eğitimi, erken mobilizasyon ve pulmoner rehabilitasyon programları solunum kapasitesinin korunmasında belirleyici rol oynar. Bilateral olgularda postoperatif hava kaçağı ve uzamış plevral sıvı drenajı gibi komplikasyonların yönetimi de titiz bir izlem gerektirir.

Metastazektomi Sonrası Nüks Durumunda Tekrar Ameliyat Mümkün müdür?

Akciğer metastazektomisi sonrası nüks oldukça yaygın bir klinik problemdir; hastaların yaklaşık yarısında birinci rezeksiyondan sonraki üç yıl içinde yeni metastatik nodüller belirir. Bu durum ilk rezeksiyonun başarısız olduğu anlamına gelmez; aksine, metastatik hastalığın biyolojisinin bir yansımasıdır. Nüks eden akciğer metastazlarında tekrar metastazektomi seçilmiş olgularda anlamlı sağkalım avantajı sağlayabilir. IRLM verilerinde birinci metastazektomi sonrası nüks nedeniyle ikinci kez opere edilen hastalarda beş yıllık sağkalım yüzde 44 olarak bildirilmiştir. Üçüncü ve dördüncü rezeksiyonlar dahi seçilmiş hastalarda anlamlı sağkalım katkısı sağlayabilmektedir.

Tekrar cerrahi kararı verirken orijinal endikasyon kriterleri yeniden değerlendirilir. Primer tümörün kontrol altında olması, akciğer dışı metastatik odak bulunmaması, tüm nodüllerin çıkarılabilir olması ve hastanın cerrahiyi tolere edebilecek düzeyde solunum fonksiyonuna sahip olması gerekir. Önceki cerrahiye bağlı adezyonlar, plevral yapışıklıklar ve parankim distorsiyonu ikinci cerrahiyi teknik olarak zorlaştırır. Bu nedenle deneyimli göğüs cerrahisi ekipleri tarafından üstlenilmesi önemlidir.

Tekrar cerrahi kararında hastalıksız aralık yine belirleyicidir. İlk metastazektomi sonrası geçen sürenin uzun olması, tümörün agresif olmayan bir biyolojiye sahip olduğunu gösterir ve yeniden cerrahiden fayda görme olasılığını artırır. Kısa aralıklı, hızla nüks eden metastazlarda ise sistemik hastalığın kontrol edilmesi öncelik kazanır ve cerrahi seçenek geri planda kalır. Nüks eden olguların bir kısmında stereotaktik radyocerrahi, radyofrekans ablasyon ve mikrodalga ablasyon gibi lokal ablatif yöntemler tekrar cerrahiye alternatif olarak değerlendirilir.

Wedge Rezeksiyon, Segmentektomi ve Lobektomi Arasında Nasıl Seçim Yapılır?

Akciğer metastazektomisinde rezeksiyonun boyutu, mümkün olan en az miktarda parankimin çıkarılması ilkesine dayanır. Primer akciğer kanseri cerrahisinde lobektomi altın standart iken metastatik hastalıkta parankim koruyucu yaklaşım tercih edilir. Bu yaklaşımın nedeni, metastatik hastalığın multifokal doğası ve gelecekte yeni nodüllerin çıkması durumunda tekrar cerrahi için parankim rezervinin korunma gerekliliğidir.

Wedge rezeksiyon, subplevral yerleşimli, iki santimetreye kadar nodüller için ilk seçenek olan tekniktir. Tümörün etrafından bir kama şeklinde parankim, temiz cerrahi sınırla birlikte çıkarılır. Zımba hattı ile veya elektrocerrahi ile uygulanabilir; ayrıca Nd:YAG lazer parankim koruyucu wedge rezeksiyonlarda sıklıkla tercih edilir. Wedge rezeksiyon, akciğer fonksiyonuna en düşük etkiyi sağlaması ve ardışık cerrahilere olanak vermesi açısından metastazektominin temel tekniğidir.

Anatomik segmentektomi, wedge rezeksiyonun onkolojik olarak yeterli sınırı sağlayamadığı, daha derin yerleşimli ya da damar-hava yolu ilişkisi nedeniyle basit wedge ile çıkarılamayan nodüllerde tercih edilir. Segmentektomi, bronkovasküler yapıları koruyarak segmental birimin çıkarılmasıdır ve wedge rezeksiyona göre daha kapsamlı ancak lobektomiye göre daha az parankim kaybına yol açar. Lobektomi ise tümörün santral yerleşimli olduğu, birden fazla segmenti tuttuğu ya da hilar yapılarla yakın ilişki gösterdiği olgularda gündeme gelir. Nadir olarak pnömonektomi seçeneği de tartışılır; ancak metastatik hastalıkta pnömonektominin morbidite ve mortalite yükü göz önünde bulundurulduğunda çok seçilmiş olgularda uygulanır. Seçim; nodülün büyüklüğü, yerleşimi, damar ve bronkus ilişkisi, hastanın solunum rezervi ve gelecekteki cerrahi ihtiyaç öngörüsü ile belirlenir.

Hastalıksız Aralık (Disease-Free Interval) Sağkalımı Nasıl Etkiler?

Hastalıksız aralık yani disease-free interval, primer tümörün tedavi edilmesinden akciğer metastazının saptanmasına kadar geçen süredir. Metastazektomi sonrası prognozu belirleyen en güçlü faktörlerden biridir. Uzun hastalıksız aralık, tümörün yavaş biyolojik davranışa sahip olduğunu ve sistemik yayılım kapasitesinin sınırlı olduğunu düşündürür. Bu hastalarda metastazektomiden elde edilen sağkalım avantajı çok daha belirgindir.

IRLM verilerine göre otuz altı aydan uzun hastalıksız aralığa sahip hastalarda beş yıllık sağkalım yüzde 45 iken bu sürenin kısa olduğu olgularda yüzde 33 seviyesine gerilemektedir. On iki aydan kısa hastalıksız aralık, yüksek riskli grupta yer alır ve bu hastalarda cerrahi kararı çok daha dikkatli verilir. Kısa aralıklı olgularda sıklıkla sistemik hastalığın subklinik olarak yaygın olduğu, tümörün agresif kinetiğe sahip olduğu ve cerrahi sonrası erken nüksün beklenebileceği düşünülür.

Hastalıksız aralığın klinik yorumu, tümör histolojisine göre değişir. Kolorektal karsinomda hastalıksız aralığın 24 aydan uzun olması olumlu prognostik faktör iken sarkom metastazlarında 12 ay bile önemli bir eşik olarak kabul edilir. Osteosarkomda ise hastalıksız aralık ile birlikte kemoterapi yanıtı ve nodül sayısı da bütünsel olarak değerlendirilir. Tümör konseyi, hastalıksız aralığı diğer prognostik parametrelerle birlikte ele alarak bireysel risk profili çıkarır ve tedavi stratejisini bu profil üzerinden belirler.

Ameliyat Öncesi PET-CT ve Toraks BT ile Nodül Haritalaması Nasıl Yapılır?

Preoperatif görüntüleme, metastazektominin başarısını belirleyen ilk basamaktır. Yüksek çözünürlüklü toraks bilgisayarlı tomografisi, submilimetrik nodülleri dahi saptama duyarlılığı ile temel görüntüleme yöntemidir. İnce kesit multidedektör tomografi, üç boyutlu rekonstrüksiyon ve maksimum yoğunluklu projeksiyon MIP görüntüleri, cerrahi haritalamayı hassaslaştırır. Nodüllerin lob, segment ve subsegment düzeyinde lokalizasyonu, damar ve bronkus ilişkisi, plevraya yakınlığı ve çevredeki parankimin durumu ayrıntılı biçimde değerlendirilir.

Pozitron emisyon tomografisi ile birleşik bilgisayarlı tomografi yani PET-CT, akciğer dışı metastatik odakların taranması ve tümör metabolik aktivitesinin değerlendirilmesi açısından değerlidir. Ancak PET-CT, sekiz milimetre altındaki nodülleri saptama duyarlılığı sınırlıdır ve düşük metabolik aktiviteli tümörlerde yanlış negatif sonuç verebilir. Bu nedenle toraks bilgisayarlı tomografisi ile PET-CT birbirini tamamlayan modalitelerdir. Bazı olgularda manyetik rezonans görüntüleme, özellikle mediastinal invazyon şüphesinde ek bilgi sağlayabilir.

Preoperatif nodül haritalaması, cerrahi planlamada özel öneme sahiptir. Cerrah, hangi nodülün hangi segment içinde olduğunu, hangi damar ve bronkusla ilişkili olduğunu, wedge rezeksiyon için yeterince periferik mi yoksa segmentektomi gerektiren derinlikte mi olduğunu net biçimde bilmelidir. Küçük ve subsolid nodüller intraoperatif olarak lokalize etmek güç olabileceğinden preoperatif işaretleme teknikleri uygulanabilir. Bunlar arasında metilen mavisi ile lokalizasyon, mikroteller yerleştirilmesi, radyoaktif işaretleyicilerin kullanılması ve son yıllarda gelişen indosiyanin yeşili floresans yöntemi yer alır. Bu tekniklerle cerrah, VATS sırasında görsel ya da floresans yönlendirme ile küçük nodülleri güvenle rezekte edebilir.

Kolorektal Kanser Metastazlarında Akciğer Cerrahisi Karaciğer Metastazından Sonra mı Yapılır?

Kolorektal karsinomun akciğer metastazları, sık görülen ve metastazektominin en iyi çalışıldığı senaryolardan biridir. Kolorektal kanserde metastaz paterninin karakteristik özelliği, sıklıkla önce karaciğere ardından akciğere yayılım göstermesidir. Bu portal-sistemik venöz drenaj paterninin bir yansımasıdır. Karaciğer ve akciğerde eş zamanlı metastaz varlığında ardışık cerrahi genellikle karaciğer metastazının önce çıkarılması ile başlar; ardından akciğer metastazektomisi planlanır. Bu tercih; karaciğer metastazının daha büyük olma eğilimi, komplikasyon riski ve karaciğer fonksiyonunu etkileme potansiyeli ile ilgilidir.

Bununla birlikte tersine yaklaşım da bazı olgularda uygulanabilir. Akciğerdeki nodül sayısı fazla, agresif özellik gösteriyor ya da karaciğer metastazının kontrol altında olduğu düşünülüyorsa akciğer cerrahisi önce planlanabilir. Ardışık cerrahi arasında verilen sistemik kemoterapi süresi, tümör yanıtına ve morbidite yüküne göre ayarlanır. FOLFOX, FOLFIRI ve bevacizumab, setuksimab, panitumumab gibi hedefe yönelik ajanlar preoperatif yanıtı optimize etmek için kullanılır.

PulMiCC çalışması, kolorektal akciğer metastazlarında cerrahinin katkısını sorgulayan ve dikkatlice yorumlanması gereken bir randomize kontrollü çalışmadır. Randomizasyona alınan hasta sayısının sınırlı olması ve metastazektomi kolunda beklenenden düşük sağkalım avantajı elde edilmesi, kolorektal metastazlarda cerrahi seçim kriterlerinin daha katı olması gerektiğini düşündürmüştür. Günümüz pratiğinde soliter veya iki-üç nodüllü, hastalıksız aralığı uzun, karsinoembriyonik antijen değerleri normal veya kontrol altında olan hastalar cerrahi için ideal grupta yer alır. Multidisipliner konsey; nodül sayısı, hastalıksız aralık, tümör markerları, mutasyon profili ve sistemik tedavi yanıtı gibi parametreleri bir arada değerlendirerek karar oluşturur.

Sarkom ve Osteosarkom Metastazlarında Cerrahi Neden Belirleyicidir?

Sarkomlar ve osteosarkomlar, akciğer metastazektomisinin en klasik ve en tartışmasız endikasyon alanıdır. Bunun temel nedeni, bu tümörlerde sistemik kemoterapinin etkinliğinin sınırlı olması, sıklıkla akciğerin tek metastatik odak olarak kalması ve cerrahi rezeksiyonun anlamlı sağkalım avantajı sağlamasıdır. Ekstremite yerleşimli osteosarkomların yaklaşık yüzde 20-30'unda tanı anında akciğer metastazı vardır ve tedavi sürecinde bu oran daha da yükselir. Neoadjuvan ve adjuvan kemoterapi ile akciğer metastazlarına yönelik cerrahi rezeksiyon, beş yıllık sağkalımı yüzde 30-40 seviyesinde tutabilmektedir.

Yumuşak doku sarkomlarında akciğer metastazlarının biyolojisi, kemoterapi yanıtı ve cerrahi kararı histolojik alt tipe göre değişir. Leiomyosarkom, sinovyal sarkom, liposarkom ve pleomorfik sarkom gibi tümörlerde metastazektomi sonrası beş yıllık sağkalım yüzde 25-40 arasında değişebilmektedir. Cerrahinin yararı, tümörün derecesi, primer tümör kontrolü, hastalıksız aralık ve nodül sayısı ile korele biçimde değişir. Bir seride, sarkom akciğer metastazı olan hastalarda üç metastazektominin ardından bile beş yıllık sağkalımın yüzde 20 seviyesinde korunabildiği gösterilmiştir.

Sarkom metastazlarında cerrahi yaklaşımın belirleyici olmasının bir başka nedeni, submilimetrik metastazların preoperatif görüntüleme ile saptanamamasıdır. Bimanuel palpasyon ile bulunabilecek küçük nodüllerin bırakılması, kısa süreli nüks riskini artırır. Bu nedenle sarkom ve osteosarkom olgularında torakotomi yaklaşımı VATS'a karşı savunulmaya devam etmektedir. Pediatrik osteosarkom olgularında agresif çoklu cerrahi girişimlerle uzun süreli hastalıksız sağkalım elde edilen olgular literatürde iyi belgelenmiştir. Multidisipliner sarkom konseyi, kemoterapi protokolü, cerrahi zamanlaması ve rezeksiyon stratejisini bütünsel biçimde planlar.

Ameliyat Sonrası Akciğer Kapasitesi Ne Kadar Azalır ve Solunum Nasıl Etkilenir?

Metastazektomi sonrası akciğer kapasitesindeki azalma, rezeke edilen parankim miktarı ile doğrudan ilişkilidir. Wedge rezeksiyonlar tipik olarak yüzde 3-5 civarında bir FEV1 kaybına yol açar. Anatomik segmentektomi yaklaşık yüzde 5-10, lobektomi yüzde 10-15 ve pnömonektomi yüzde 40-50 oranında akciğer fonksiyonunu düşürür. Bu değerler yalnızca yaklaşık ortalamalardır; her hastanın perfüzyon dağılımı, rezeke edilen bölgenin fonksiyonel katkısı ve kompansatuvar mekanizmaları ile şekillenir.

Öngörülen postoperatif akciğer fonksiyonu hesaplanırken kantitatif perfüzyon sintigrafisi altın standarttır. Bu görüntüleme, hangi bölgenin akciğer fonksiyonuna ne kadar katkı sağladığını ölçer ve rezeksiyon sonrası kalacak fonksiyonel kapasiteyi öngörür. Postoperatif FEV1'in litre olarak 0,8'in altına düşmemesi ve yüzde tahmin edilenin yüzde 40'ın üzerinde kalması genel olarak kabul edilebilir sınırlar olarak kullanılır. DLCO değerinin yüzde 40'ın üzerinde tutulması, pulmoner komplikasyon riskini azaltır.

Bilateral çok sayıda wedge rezeksiyon uygulanan sarkom olgularında toplam parankim kaybı belirgin olabilir. Bu olgularda postoperatif solunum kapasitesinin korunması için preoperatif pulmoner rehabilitasyon programları özellikle yararlıdır. Sigara bırakma, inspiratuvar kas eğitimi, aerobik dayanıklılık antrenmanı ve nutrisyonel destek, cerrahi öncesi hazırlığın temel bileşenleridir. Postoperatif dönemde erken mobilizasyon, ekspansiyon egzersizleri, spirometre uygulaması ve pulmoner rehabilitasyon programlarına devam edilmesi solunum fonksiyonlarının restorasyonunu hızlandırır. Uzun dönemde vücut, akciğer fonksiyonuna kompansatuvar bir uyum geliştirir; kalan sağlam parankim hipertrofik değişikliklerle fonksiyonun bir kısmını üstlenir.

Metastazektomi Sonrası Kemoterapi Devam Ettirilir mi?

Metastazektomi sonrası sistemik tedavinin sürdürülüp sürdürülmeyeceği, tümör histolojisine, preoperatif tedaviye verilen yanıta ve postoperatif risk profiline göre belirlenir. Sarkom ve osteosarkom olgularında adjuvan kemoterapinin metastazektomi sonrası hastalıksız sağkalıma katkısı histolojik alt tipe göre değişir. Yüksek dereceli sarkomlarda ve pediatrik osteosarkomlarda protokole göre kemoterapi devam ettirilirken düşük dereceli sarkomlarda cerrahi sonrası izlem tercih edilebilir.

Kolorektal karsinom akciğer metastazlarında adjuvan sistemik tedavi kararı bireyselleştirilir. Preoperatif kemoterapiye anlamlı yanıt alınmış, mikroskobik sınırların temiz olduğu ve nüks riskinin düşük değerlendirildiği olgularda izlem uygun olabilir. Yüksek riskli olgularda ise FOLFOX veya kapesitabin bazlı protokoller ve hedefe yönelik ajanlar planlanır. Böbrek hücreli karsinomda adjuvan tirozin kinaz inhibitörleri ve immün onkoloji ajanları güncel araştırmaların odağıdır.

Testis kanseri olgularında metastazektomi genellikle rezidüel kitle rezeksiyonu olarak yapılır ve patolojik olarak nekroz ya da olgun teratom saptandığında ek kemoterapi verilmez. Ancak viabl germ hücreli tümör kalıntısı saptandığında salvage kemoterapi gündeme gelir. Meme kanseri, tiroid karsinomu ve nöroendokrin tümörlerde ise hormonoterapi ve hedefe yönelik ajanların cerrahi sonrası sürdürülmesi olağandır. Her olguda tümör konseyi, cerrahi patoloji bulguları, moleküler profil ve hastanın performans durumu ile birlikte değerlendirilerek karar oluşturulur. Cerrahi ile sistemik tedavinin uyumlu bir bütünlük içinde planlanması, metastatik akciğer hastalığında en iyi onkolojik sonuçların anahtarıdır.

Koru Hastanesi Göğüs Cerrahisi bölümü, akciğer metastazektomisi kararını medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji, patoloji ve gerektiğinde interventional pulmonolojinin katılımıyla oluşturulan multidisipliner tümör konseyi çerçevesinde ele alır. Preoperatif değerlendirmede yüksek çözünürlüklü toraks bilgisayarlı tomografisi, PET-CT ve gerektiğinde manyetik rezonans görüntüleme ile hastalığın haritalaması yapılır; kantitatif perfüzyon sintigrafisi ve solunum fonksiyon testleri ile hastanın cerrahi tolerabilitesi öngörülür. Wedge rezeksiyon, anatomik segmentektomi, lobektomi, VATS ve robotik yardımlı yaklaşımlar; kolorektal karsinom, sarkom, osteosarkom, testis kanseri ve renal hücreli karsinom metastazları başta olmak üzere geniş bir endikasyon yelpazesi içinde uygulanır. Bilateral tutulum ve nüks olgularında ardışık cerrahi stratejileri, parankim koruyucu ilkelere uyum içinde planlanır. Postoperatif dönemde pulmoner rehabilitasyon, ağrı yönetimi ve onkolojik izlem, göğüs cerrahisi ile medikal onkoloji ekibinin ortak takibinde sürdürülür.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hekim muayenesi, klinik değerlendirme ve bireysel tedavi planının yerini tutmaz. Akciğer metastazektomisi kararı; tümör histolojisi, hastalıksız aralık, metastaz sayısı ve dağılımı, primer tümör kontrolü, akciğer dışı yayılım durumu, kardiyopulmoner rezerv ve önceki tedavi yanıtı gibi çok sayıda parametrenin birlikte değerlendirilmesini gerektiren, multidisipliner bir onkolojik cerrahi girişimdir. Belirtilerinizi ya da tanılı bir maligniteniz nedeniyle gelişen akciğer nodüllerini değerlendirmek için mutlaka bir göğüs cerrahisi uzmanına başvurunuz; internet üzerinden okunan bilgilere dayanarak tedavi kararı vermeyiniz ya da erteleme yapmayınız. Onkolojik sürecin her aşamasında sağlık ekibinizle iletişim halinde kalmak, hem klinik sonuçların hem de yaşam kalitesinin korunması açısından belirleyicidir.

Göğüs Cerrahisi Our Doctors

We are by your side with our experienced specialist physicians in this field

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment