Acil Servis

Akut Orta Kulak İltihabı

Koru Hastanesi olarak akut otitis media yaklaşımda uygun antibiyotik seçimi, ağrı kontrolü ve komplikasyon takibini uzman kulak burun boğaz ekibimizle uyguluyoruz.

Akut orta kulak iltihabı, kulak zarının arkasında yer alan ve orta kulak adı verilen küçük boşlukta gelişen ani başlangıçlı bir enfeksiyon tablosudur. Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarının ardından ortaya çıkar ve özellikle çocuklarda sık görülen bir sağlık sorunudur. Hastalık kısa sürede gelişir, şiddetli kulak ağrısı, ateş ve işitmede azalma gibi şikayetlerle kendini gösterir. Çocukluk çağında doktora başvuruların önemli bir kısmı bu nedenle yaşanır; yetişkinlerde de görülmekle birlikte sıklığı belirgin biçimde daha düşüktür.

Orta kulak, östaki borusu adı verilen ince bir kanal aracılığıyla geniz bölgesine bağlanır ve bu kanal sayesinde havalanır. Üst solunum yolu enfeksiyonları, alerjik tablolar veya geniz eti büyümesi gibi durumlarda östaki borusunun işlevi bozulur, orta kulak yeterince havalanamaz ve içeride biriken sıvı bakteri ya da virüsler için uygun bir ortam oluşturur. Bu nedenle akut orta kulak iltihabı çoğu zaman izole bir hastalık olarak değil, başka bir enfeksiyonun uzantısı olarak karşımıza çıkar. Erken dönemde fark edilip uygun şekilde yönetildiğinde büyük çoğunluğu sorunsuz biçimde geriler.

Kimlerde Görülür?

Akut orta kulak iltihabı her yaşta görülebilen bir tablo olsa da en sık altı ay ile üç yaş arasındaki çocuklarda karşılaşılır. Bu yaş grubunda östaki borusu yetişkinlere göre daha kısa, daha yatay ve daha dar bir yapıdadır. Bu anatomik özellik, geniz bölgesindeki mikropların orta kulağa daha kolay ulaşmasına zemin hazırlar. Ayrıca çocuklarda bağışıklık sistemi henüz olgunlaşmadığı için üst solunum yolu enfeksiyonları daha sık yaşanır ve her enfeksiyon orta kulağı etkileme potansiyeli taşır. Kreş veya yuva ortamında bulunan çocuklarda görülme sıklığı belirgin biçimde artar.

Yetişkinlerde de akut orta kulak iltihabı görülebilir ancak çocuklara göre çok daha nadirdir. Sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirenler, kronik sinüzit veya alerjik nezle tanısı olanlar, sigara dumanına maruz kalanlar ve bağışıklık sistemini baskılayan hastalıkları bulunan yetişkinler bu açıdan daha yüksek risk taşır. Uçak yolculukları veya dalış gibi basınç değişikliğine yol açan durumların ardından da orta kulak enfeksiyonlarının geliştiği görülebilir. Diyabet gibi kronik hastalıklar enfeksiyonun seyrini ağırlaştırabilir.

Bazı çocukların bu tabloya daha yatkın olduğu bilinmektedir. Geniz eti büyük olanlar, yarık damak gibi yapısal sorunları bulunanlar, Down sendromu gibi bazı genetik durumlarla doğanlar ve ailesinde sık orta kulak iltihabı öyküsü olanlar bu grupta yer alır. Biberonla beslenen, özellikle yatar pozisyonda biberon verilen bemekler de daha sık etkilenir. Anne sütü ile beslenmenin koruyucu bir etkisi olduğu, emzik kullanımının ise riski bir miktar artırabildiği yapılan gözlemler arasındadır. Sigara içilen kapalı ortamlarda büyüyen çocukların solunum yolları daha hassas hale gelir.

  • Altı ay ile üç yaş arasındaki çocuklar
  • Kreş veya yuvaya devam eden çocuklar
  • Geniz eti büyük olan bireyler
  • Sigara dumanına maruz kalanlar
  • Sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirenler
  • Alerjik nezle veya kronik sinüzit hastaları

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Akut orta kulak iltihabının en belirgin şikayeti şiddetli ve ani başlayan kulak ağrısıdır. Ağrı genellikle gece saatlerinde artar, yatar pozisyonda daha belirgin hale gelir ve uykudan uyandıracak şiddete ulaşabilir. Erişkin hastalar ağrıyı zonklayıcı, içeriden bastırıcı veya kulağı doluymuş gibi hissettirici şekilde tarif eder. Henüz konuşamayan bebeklerde ise ağrı doğrudan ifade edilemediği için huzursuzluk, sürekli ağlama, kulağa elini götürme veya kulağını yastığa bastırma gibi davranışlarla kendini gösterir. Beslenme isteğinde belirgin azalma, emme sırasında ağlama ve uyku düzeninin bozulması da uyarıcı bulgulardır.

Ateş, hastalığın sık görülen bulgularındandır. Çocuklarda ateş otuz dokuz dereceye kadar çıkabilir, bazen yüksek ateşe bağlı havale tablosu eşlik edebilir. Yetişkinlerde ateş çoğu zaman daha düşük seyreder veya hiç görülmeyebilir. İşitmede azalma neredeyse her hastada bulunan bir belirtidir; orta kulakta biriken sıvı ses dalgalarının iç kulağa iletilmesini engeller. Çocuklar seslere geç tepki verir, televizyon sesini yüksek açmak ister veya konuşulanları tekrar etmesi istenir. Yetişkinler kulaklarının tıkalı olduğunu, kendi sesini içeriden duyuyormuş gibi hissettiğini ifade eder.

Kulakta dolgunluk hissi, çınlama, baş dönmesi ve denge bozukluğu da görülebilen şikayetlerdendir. Bazı hastalarda kulak zarı, orta kulaktaki basınç artışına dayanamayarak küçük bir noktadan delinebilir ve içerideki iltihaplı sıvı dış kulak yoluna boşalır. Bu duruma kulak akıntısı denir. Akıntı başladığında ağrı genellikle belirgin biçimde azalır; bu durum şikayetin gerilediği şeklinde yorumlanmamalı, mutlaka hekim değerlendirmesi yapılmalıdır. Akıntı sarı, yeşil veya kanlı renkte olabilir ve hoş olmayan bir kokuya sahip olabilir. İştahsızlık, halsizlik, baş ağrısı ve mide bulantısı eşlik edebilir.

  • Şiddetli ve zonklayıcı kulak ağrısı
  • Yüksek ateş, halsizlik ve iştahsızlık
  • İşitmede azalma ve kulakta dolgunluk hissi
  • Bebeklerde huzursuzluk, ağlama ve uyku bozukluğu
  • Kulak zarı delindiğinde dış kulak yolundan akıntı

Nedenleri Nelerdir?

Akut orta kulak iltihabının arkasında neredeyse her zaman östaki borusunun işlev bozukluğu yatar. Bu ince kanal orta kulağın havalanmasını sağlar, ortamdaki basıncı dış ortamla dengeler ve doğal salgıları geniz bölgesine boşaltır. Üst solunum yolu enfeksiyonu, alerjik nezle, sinüzit veya geniz eti büyümesi gibi durumlarda kanal şişer, içi daralır ve görevini yerine getiremez. Orta kulakta hava yerine sıvı birikmeye başlar. Bu sıvı, geniz bölgesinden ulaşan bakteri ve virüsler için ideal bir üreme ortamı oluşturur ve iltihabi süreç başlar.

Hastalığa neden olan etkenler arasında virüsler önemli bir paya sahiptir. Soğuk algınlığına yol açan rinovirüsler, grip virüsü, respiratuvar sinsityal virüs gibi etkenler sıklıkla orta kulağı etkiler. Virüsler doğrudan iltihaba neden olabildiği gibi, ortamı bakteriyel enfeksiyonlar için de elverişli hale getirir. Bakteriyel etkenler arasında en sık pnömokok, hemofilus influenza ve moraksella adı verilen bakteriler yer alır. Bu bakteriler geniz bölgesinde normal şartlarda da bulunabilir; ancak savunma mekanizması zayıfladığında orta kulağa ulaşıp hastalık tablosu oluşturur.

Çevresel ve yaşamsal pek çok faktör hastalığa zemin hazırlar. Sigara dumanına maruz kalmak, hava kirliliği, kalabalık ortamlarda bulunmak, kreş veya yuvaya devam etmek, yetersiz beslenme ve bağışıklığı zayıflatan kronik hastalıklar bu açıdan sayılabilir. Yarık damak, Down sendromu gibi yapısal veya genetik durumlar östaki borusunun işlevini doğrudan etkiler. Bebeklerin yatar pozisyonda biberonla beslenmesi, mama veya sütün geniz bölgesine kaçmasına ve östaki borusu girişini tahriş etmesine yol açabilir. Mevsim geçişlerinde ve kış aylarında üst solunum yolu enfeksiyonlarının artmasıyla birlikte orta kulak iltihabı vakaları da belirgin biçimde çoğalır.

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı sürecinde hekimin en önemli aracı dikkatli bir hikaye almak ve titiz bir muayene yapmaktır. Şikayetlerin ne zaman başladığı, öncesinde üst solunum yolu enfeksiyonu yaşanıp yaşanmadığı, ağrının özellikleri, ateşin seyri, daha önce benzer atak geçirilip geçirilmediği ve kullanılan ilaçlar değerlendirilir. Çocuk hastalarda ebeveynin gözlemleri tanı açısından belirleyici unsurdur. Bebeklerde huzursuzluk, beslenme bozukluğu ve uyku düzenindeki değişiklikler de mutlaka sorgulanır. Eşlik eden kronik hastalıklar, alerji öyküsü ve kreş gibi ortamlara devam durumu da değerlendirme kapsamına girir.

Muayenenin temel basamağı otoskop adı verilen aletle kulak zarının incelenmesidir. Sağlıklı bir kulak zarı saydam, parlak ve hafif konkav yapıdadır. Akut orta kulak iltihabında zar kızarık, donuk, bombe görünümünde ve hareket kabiliyeti azalmış olarak görülür. Bazı durumlarda zarın arkasında biriken sıvı veya hava kabarcıkları doğrudan fark edilebilir. Zar delinmişse delinme bölgesi ve dış kulak yolundaki akıntı değerlendirilir. Pnömatik otoskop adı verilen özel aletle zara hafif basınç verilerek hareketliliği test edilir; hareketin azalması orta kulakta sıvı olduğunu destekler. Burun ve boğaz muayenesi de tablo bütünüyle ele alınır.

Şüpheli ya da tekrarlayan vakalarda ek incelemeler gündeme gelebilir. Timpanometri adı verilen test, kulak zarının ve orta kulağın işlevini objektif olarak ölçer ve özellikle sıvı varlığını gösterir. İşitme testleri çocuklarda konuşma gelişimini etkileyebilecek işitme kayıplarını değerlendirmek için kullanılır. Kan tahlilleri her vakada gerekli değildir; ancak yüksek ateş, genel durumun bozulması veya komplikasyon şüphesi varsa enfeksiyon belirteçleri kontrol edilir. Komplikasyon şüphesi taşıyan ağır tablolarda kemiğin tutulumunu değerlendirmek için bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemleri tercih edilebilir. Tüm bu adımlar tabloyu netleştirir.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Akut orta kulak iltihabı vakalarının büyük çoğunluğu uygun bir yaklaşımla sorunsuz biçimde geriler. Ancak ihmal edilen, tekrarlayan veya bağışıklık sistemi zayıf bireylerde gelişen tablolar bazı komplikasyonlara yol açabilir. En sık karşılaşılan komplikasyon, orta kulakta sıvı birikiminin uzun süre devam etmesidir. Efüzyonlu orta kulak iltihabı adı verilen bu durum, akut atak geçtikten sonra haftalarca hatta aylarca sürebilir. Sıvı birikimi işitmeyi olumsuz etkiler ve özellikle çocuklarda konuşma ve dil gelişimini sekteye uğratabilir. Okul çağı çocuklarında ders başarısı düşebilir.

Kulak zarı delinmesi sık görülen komplikasyonlardandır. Orta kulaktaki basınç arttığında zar küçük bir noktadan delinir ve iltihaplı sıvı boşalır. Bu durum genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden iyileşir; ancak bazen delinme kalıcı hale gelebilir, kronik orta kulak iltihabına dönüşebilir. Tekrarlayan ataklar zarda ve orta kulak kemikçiklerinde kalıcı hasara yol açabilir, işitme kaybı bırakabilir. Kolesteatom adı verilen, orta kulakta cilt benzeri dokunun anormal birikimi de uzun süreli enfeksiyonların ciddi bir sonucudur ve cerrahi gerektirebilir.

Daha nadir görülmekle birlikte daha ağır seyreden komplikasyonlar da bulunur. Mastoidit, kulağın hemen arkasındaki mastoid kemiğinin iltihaplanmasıdır; kulak arkasında kızarıklık, şişlik, ağrı ve kulak kepçesinin öne itilmesi ile kendini gösterir. Yüz sinirinin tutulumu sonucu yüz felci gelişebilir. İç kulağa yayılım dengesizliğe, baş dönmesine ve kalıcı işitme kayıplarına sebep olur. Çok nadiren beyin zarı iltihabı veya beyin apsesi gibi hayati tehlike taşıyan tablolar görülebilir. Bu nedenle özellikle çocuk hastalarda yüksek ateşin sürmesi, genel durumun bozulması, ense sertliği, bilinç değişikliği gibi bulguların ortaya çıkması acil değerlendirme gerektirir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Kulak ağrısı yaşadığınızda, özellikle ağrı şiddetliyse ve birkaç saatten uzun sürüyorsa zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanız önerilir. Çocuğunuzda nedeni açıklanamayan huzursuzluk, sürekli ağlama, kulağına elini götürme, beslenme isteğinde belirgin azalma, uyku düzeninde bozulma veya seslere geç tepki verme gibi davranışlar gözlemlerseniz mutlaka bir hekime danışmalısınız. Henüz konuşamayan bebeklerde belirtiler oldukça siliktir; bu nedenle aileler farklı görünen her tabloyu ciddiye almalıdır. Üst solunum yolu enfeksiyonu sırasında veya hemen sonrasında ortaya çıkan kulak ağrısı özellikle dikkat edilmesi gereken bir durumdur.

Yüksek ateşin iki günden uzun sürmesi, ağrının dinmemesi veya ağrı kesicilere yeterince yanıt vermemesi, kulağınızdan akıntı gelmesi, işitmenizde belirgin azalma olması, baş dönmesi veya dengesizlik yaşamanız acil değerlendirme gerektiren durumlardır. Kulak arkasında kızarıklık, şişlik, hassasiyet ortaya çıkması veya kulak kepçesinin önde durması mastoidit gibi ciddi bir tablonun habercisi olabilir. Yüzünüzün bir tarafında güçsüzlük, gözünüzü kapatmada zorluk, ağız köşesinin düşmesi gibi belirtiler yüz siniri tutulumunu düşündürür ve hızlı müdahale gerektirir.

Şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, bilinç bulanıklığı, sürekli kusma, havale geçirme veya ışığa karşı aşırı hassasiyet gelişmesi durumunda hiç beklemeden acil servise başvurmanız gerekir. Bu belirtiler enfeksiyonun beyin zarına yayıldığının işareti olabilir. Bağışıklığı zayıflatan bir hastalığınız varsa, kortizon, kemoterapi gibi tedaviler alıyorsanız veya diyabet gibi kronik bir hastalığınız bulunuyorsa, hafif görünen şikayetlerde bile erken davranmanız tabloyu kontrol altına almak açısından önemlidir. Sık tekrarlayan ataklar yaşıyorsanız da uzman değerlendirmesi yararlı olacaktır.

Son Değerlendirme

Akut orta kulak iltihabı, çoğu zaman üst solunum yolu enfeksiyonlarının bir uzantısı olarak ortaya çıkan, doğru zamanda fark edildiğinde büyük çoğunluğu sorunsuz biçimde gerileyen bir tablodur. Şiddetli kulak ağrısı, ateş, işitmede azalma ve bebeklerde huzursuzluk gibi belirtiler erken uyarıcı işaretlerdir. Tanı dikkatli bir muayene ve gerektiğinde ek testlerle netleştirilir. Komplikasyonların önlenmesinde belirtilerin geciktirilmeden hekime iletilmesi, önerilere uyulması ve kontrol muayenelerinin aksatılmaması önemli bir yere sahiptir. Aileler özellikle çocuk hastalarda küçük davranış değişikliklerini bile dikkate almalıdır.

Koru Hastanesi Acil Servis bölümünde uzman hekimlerimiz, akut orta kulak i╠çltihabı gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment