Kadın Hastalıkları ve Doğum

Sistosel (Mesane Sarkması)

Sistosel, doğru zamanlamada başvuru ile daha rahat yönetilebilen bir tablodur. Konunun ayrıntılarına göz atın.

Sistosel, halk arasında mesane sarkması olarak bilinen ve özellikle doğum yapmış kadınlarda görülen yaygın bir pelvik taban sorunudur. Mesaneyi yerinde tutan kas, bağ ve fasya dokuları zamanla zayıfladığında mesane, vajina ön duvarına doğru yer değiştirir. Bu durum bazı kadınlarda hiçbir belirti vermeden uzun yıllar sürebilirken bazılarında günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen şikayetlere yol açabilir. Sarkmanın derecesi kişiden kişiye değişir ve buna bağlı olarak kişinin yaşam kalitesi farklı düzeylerde etkilenir.

Sistosel tek başına ortaya çıkabileceği gibi rahim sarkması veya bağırsak sarkması gibi diğer pelvik organ prolapsuslarıyla birlikte de görülebilir. Toplumda sıkça karşılaşılan bir tablo olmasına rağmen mahremiyet kaygısı nedeniyle çoğu kadın belirtilerini paylaşmaktan çekinir ve doktora başvurmayı erteler. Oysa erken dönemde fark edilen bir sistosel, çok daha geniş bir yelpazedeki yaklaşımla yönetilebilir. Bu yazıda hastalığın kimlerde görüldüğü, belirtileri, nedenleri, tanı yöntemleri ve olası komplikasyonları hakkında ayrıntılı bilgi bulacaksınız.

Kimlerde Görülür?

Sistosel en sık olarak doğum yapmış orta ve ileri yaştaki kadınlarda ortaya çıkar. Özellikle birden fazla normal doğum yapmış, iri bebek dünyaya getirmiş veya uzun ve zorlu doğum süreci yaşamış kadınlarda pelvik taban kaslarının zedelenme olasılığı daha yüksektir. Doğum sırasında bu kaslarda oluşan mikro yırtıklar ve fasya zayıflıkları yıllar içinde birikerek sarkmanın temelini hazırlar. Bu nedenle hastalık çoğu zaman doğumdan hemen sonra değil, kırklı ve ellili yaşlarda belirginleşir.

Menopoz dönemine giren kadınlar da önemli bir risk grubunu oluşturur. Bu dönemde östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte vajina çevresindeki dokular ve bağ dokusu elastikiyetini önemli ölçüde kaybeder. Hormonal değişiklik, halihazırda zayıflamış pelvik tabanın daha da gevşemesine ve sarkmanın hızlanmasına neden olabilir. Menopoz sonrasında sistosel şikayetiyle başvuran kadın sayısının belirgin biçimde artması bu hormonal sürecin etkisini açıkça ortaya koyar.

Bunların dışında bazı kadınlar yapısal nedenlerle daha riskli grupta yer alır. Ailesinde pelvik organ sarkması öyküsü bulunanlar, doğuştan zayıf bağ dokusuna sahip olanlar ve kollajen yapısı genetik olarak farklılaşmış kişilerde hastalık daha erken yaşlarda ortaya çıkabilir. Ayrıca aşırı kilolu kadınlar, kronik kabızlık yaşayanlar, sürekli ağır kaldıran ya da uzun süre öksüren kişiler de sistosel açısından dikkatli olmalıdır. Hiç doğum yapmamış kadınlarda ise hastalık nadir görülmekle birlikte tamamen dışlanamaz.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Sistosel belirtileri sarkmanın derecesine göre büyük farklılık gösterir. Hafif sistoseli olan bazı kadınlarda hiçbir şikayet bulunmazken orta ve ileri evrelerde belirtiler günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyebilir. En sık karşılaşılan yakınma vajinada dolgunluk, basınç ve ağırlık hissidir. Bu his özellikle uzun süre ayakta kalındığında, gün sonunda ya da ağır bir iş yapıldıktan sonra artar. Bazı kadınlar vajinada bir şişlik fark ettiklerini veya sanki bir top oturuyormuş gibi hissettiklerini ifade eder.

İdrar yolu yakınmaları sistoselin tipik bulguları arasında yer alır. Sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrarı tutmakta zorlanma ya da tam tersine mesaneyi tam boşaltamama hissi sıklıkla görülür. Öksürme, hapşırma, gülme veya ağır kaldırma sırasında istemsiz idrar kaçırma yani stres tipi inkontinans pek çok hastada eşlik eden bir tablodur. Bazı ileri evre vakalarda ise mesanenin tam boşalamaması nedeniyle tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları gelişebilir ve bu durum yaşam kalitesini olumsuz etkiler.

Sarkmanın ilerlediği vakalarda vajina girişinde belirgin bir kabarıklık ya da dışarı doğru sarkma gözlenebilir. Hasta bunu otururken, tuvalete giderken veya temizlik sırasında fark edebilir. Bu durumda yürürken rahatsızlık, alt karın bölgesinde çekilme hissi ve bel bölgesinde künt bir ağrı ortaya çıkabilir. Cinsel yaşam üzerinde de etkileri olabilir; bazı kadınlar ilişki sırasında rahatsızlık, basınç hissi ya da öz güven kaybı yaşadığını belirtir. Belirtiler kişiden kişiye değişse de ortak nokta yaşam kalitesinin sessizce gerilemesidir.

Sistoseli olan kadınların bir kısmı belirtilerini yaşlanmanın doğal bir parçası sanarak doktora başvurmayı erteler. Oysa bu yakınmalar pek çok pelvik taban hastalığında ortak özellik gösterir ve doğru değerlendirilmediğinde altta yatan sorunu maskeleyebilir. Belirtilerin şiddeti ve günlük yaşama yansıması, hekimin uygulayacağı yaklaşımı doğrudan belirleyen unsurlardan biridir.

Nedenleri Nelerdir?

Sistoselin temelinde mesane ile vajina arasındaki destek dokularının zayıflaması yer alır. Bu dokular kas lifleri, bağ dokusu ve fasyadan oluşur ve mesaneyi anatomik konumunda sabit tutar. Çeşitli nedenlerle bu destek sistemi zayıfladığında mesane ön vajina duvarına doğru basınç uygulamaya ve yer değiştirmeye başlar. Süreç çoğunlukla yıllar içinde sessizce ilerler ve belirgin bir dönüm noktası olmadan ortaya çıkar.

En önemli neden vajinal doğumdur. Doğum sırasında bebeğin doğum kanalından geçişiyle pelvik taban kasları ve bağları büyük bir gerilmeye maruz kalır. Bebeğin iri olması, doğumun uzun sürmesi, çoklu doğumlar ve müdahaleli doğumlar bu yüklenmeyi artırır. Pelvik tabanda oluşan hasar bazen doğumdan hemen sonra fark edilir, çoğu zaman ise yıllar sonra ortaya çıkar. Bu nedenle doğum sayısı arttıkça sistosel riski belirgin biçimde yükselir.

Sistosele zemin hazırlayan başlıca risk faktörleri şunlardır:

  • Çok sayıda vajinal doğum yapmış olmak
  • Menopoz dönemine girmek ve östrojen düzeyinin azalması
  • Aşırı kilo ya da obezite
  • Kronik kabızlık ve sürekli ıkınma alışkanlığı
  • Uzun süreli ağır kaldırma içeren işlerde çalışmak
  • Kronik öksürüğe yol açan akciğer hastalıkları
  • Genetik olarak zayıf bağ dokusu yapısı

Bunların yanında daha önce geçirilmiş pelvik cerrahiler, özellikle histerektomi yani rahim alınması ameliyatı sonrası pelvik taban dengesinde değişiklikler oluşabilir ve bu durum sistosel gelişimine katkı sağlayabilir. Sigara kullanımı da kronik öksürüğü tetikleyerek dolaylı bir risk faktörü oluşturur. Tüm bu nedenlerin tek başına ya da birlikte etkisi, kadının pelvik taban sağlığını yıllar içinde belirler. Hastalığın ortaya çıkışında genellikle birden fazla faktörün birikimli etkisi söz konusudur.

Tanı Nasıl Konulur?

Sistosel tanısı büyük ölçüde detaylı bir öykü ve fiziksel muayene ile konulur. Hekim öncelikle hastanın yakınmalarını, doğum sayısını, menopoz durumunu, kronik hastalıklarını ve geçirdiği ameliyatları sorgular. Yaşam tarzına yönelik sorular da önemlidir; kabızlık varlığı, ağır kaldırma alışkanlığı, sigara kullanımı ve egzersiz alışkanlıkları değerlendirilir. Hastanın belirtilerinin günlük yaşamını ne ölçüde etkilediği, hangi yaklaşımın seçileceği konusunda belirleyici unsurdur.

Jinekolojik muayene tanının en önemli aşamasıdır. Hastanın hem yatar pozisyonda hem de ıkınma sırasında muayene edilmesi sarkmanın derecesini doğru biçimde ortaya koyar. Çünkü sarkma bazen yatar pozisyonda görünmezken ıkınma ile belirginleşir. Vajinal spekulum muayenesi ile ön vajina duvarındaki kabarıklık, sarkmanın çıkış noktası ve eşlik eden başka pelvik organ prolapsusları değerlendirilir. Sistoselin derecesi uluslararası kabul görmüş sınıflandırma sistemleriyle ölçülür ve böylece hastalar arası karşılaştırma kolaylaşır.

Bazı durumlarda ek tetkikler gerekebilir. İdrar kaçırma şikayeti olan hastalarda mesanenin işlevini ayrıntılı incelemek için ürodinami testi uygulanabilir. Bu test mesane basıncını, idrar akış hızını ve sfinkter işlevini değerlendirerek tabloyu netleştirir. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu öyküsü olan hastalarda idrar tahlili ve idrar kültürü ile mesanenin ultrasonografik incelemesi yapılabilir. Pelvik organ ilişkilerini ayrıntılı incelemek gerekirse pelvik manyetik rezonans görüntülemeden yararlanılabilir.

Tanı sürecinde hastanın eşlik eden hastalıkları da dikkatle ele alınır. Diyabet, kalp hastalıkları, kronik obstrüktif akciğer hastalığı gibi tablolar hem sarkmanın seyrini hem de seçilecek yaklaşımı etkileyebilir. Bu bütüncül değerlendirme, hastalığın kişiye özel olarak ele alınmasını sağlar ve gereksiz girişimlerin önüne geçer.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Sistosel yaşamı tehdit eden bir hastalık olmasa da zamanla bazı sorunlara yol açabilir. En sık karşılaşılan komplikasyonlardan biri tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarıdır. Sarkan mesanenin tam boşalamaması, kalan idrarda bakteri çoğalmasına ve enfeksiyonun sıklaşmasına zemin hazırlar. Sık tekrarlayan enfeksiyonlar zamanla böbrekleri de etkileyebileceğinden bu tablonun dikkatle yönetilmesi gerekir. Hasta sürekli yanma, sık idrara çıkma ve idrarda koku yakınmasıyla başvurabilir.

İdrar kaçırma sistoselin sık görülen ve hayat kalitesini en çok düşüren komplikasyonlarındandır. Stres tipi idrar kaçırma yanında bazen ani sıkışma hissi ve buna bağlı kaçırmalar da görülebilir. Bu durum kadınların sosyal yaşamlarını kısıtlamasına, dışarı çıkmaktan, seyahat etmekten ya da egzersiz yapmaktan kaçınmasına neden olabilir. Uzun vadede ruhsal yönden de yıpratıcı olabilen bu tablo, depresyon ve özgüven kaybı gibi sorunlara da kapı aralayabilir.

Olası komplikasyonlar arasında şunlar yer alır:

  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları
  • Stres tipi ya da karışık tip idrar kaçırma
  • Mesanenin tam boşalamamasına bağlı artık idrar birikimi
  • Cinsel işlev bozuklukları ve cinsel yaşamdan kaçınma
  • İleri derece sarkmada vajinal mukozada tahriş ve yara
  • Bel ve kasık bölgesinde kronik basınç hissi

İleri evrelerde sarkan mesane vajinadan dışarıya doğru çıkabilir ve sürtünmeye bağlı olarak mukoza üzerinde tahriş, kuruluk ve yüzeysel yaralar gelişebilir. Bu durum hem hijyen sorunlarına hem de enfeksiyon riskine zemin hazırlar. Çok nadir vakalarda mesanenin idrarı boşaltma işlevi belirgin ölçüde bozulabilir ve böbrek işlevlerini etkileyecek tablolar ortaya çıkabilir. Bu nedenle özellikle orta ve ileri evre sistoseli olan kadınların düzenli takibi büyük önem taşır.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Sistosel pek çok kadında uzun süre sessiz ilerleyen bir tablo olduğundan belirtilerin fark edildiği an, doktora başvurmak için doğru zaman sayılabilir. Vajinada dolgunluk hissi, ağırlık, basınç ya da gözle görülür bir kabarıklık fark ettiğinizde mutlaka bir kadın doğum uzmanına başvurmanız önerilir. Hafif belirtiler bile zaman içinde ilerleyebileceği için erken değerlendirme süreci kolaylaştırır ve daha az girişimsel yaklaşımlarla yönetilebilen bir aşamada müdahale şansı sunar.

Sık idrara çıkma, gece tekrarlayan idrar molaları, idrarı tutmakta zorlanma ya da öksürme ve gülme sırasında istemsiz idrar kaçırma yaşıyorsanız bu yakınmaları yok saymamanız gerekir. Bu tür belirtiler hem sistoselin hem de eşlik eden mesane sorunlarının habercisi olabilir. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, mesanenin tam boşalamadığı hissi ve idrar sonrası rahatlama yaşayamamak da hekime başvurmanız gereken önemli işaretlerdir.

Aşağıdaki durumlardan biriyle karşılaştığınızda mutlaka değerlendirme yaptırmanız önerilir. Cinsel ilişki sırasında ağrı veya basınç hissetmek, alt karın bölgesinde sürekli bir çekilme ya da bel bölgesinde gün boyu süren künt ağrı bunlardan bazılarıdır. Vajinada ele gelen bir kitle ya da dışarı doğru sarkmış gibi görünen bir kabarıklık fark ettiğinizde de zaman kaybetmeden uzman görüşü almanız gerekir. Belirtileriniz hafif olsa bile yıllar içinde nasıl bir seyir izleyeceğinin öngörülmesi açısından düzenli kadın doğum kontrolleri kıymetlidir.

Son Değerlendirme

Sistosel, kadınların yaşam kalitesini sessizce etkileyebilen yaygın bir pelvik taban sorunudur. Doğum, menopoz, kronik zorlanmalar ve genetik yatkınlık gibi pek çok faktör hastalığın gelişiminde rol oynar. Belirtilerin zamanında fark edilmesi, doğru tanı süreci ve kişiye özel planlanmış yaklaşımlar ile bu tablo belirgin biçimde yönetilebilir. Erken dönemde başvurulan vakalarda yaşam tarzı değişiklikleri ve pelvik taban egzersizleri gibi daha az girişimsel yöntemlerle bile önemli kazanımlar elde edilebilir. Hastalığın ilerlemiş evrelerinde ise bütüncül bir değerlendirme ile uygun yöntem belirlenir ve hasta uzun vadeli takiple desteklenir.

Koru Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümünde uzman hekimlerimiz, sistosel (mesane sarkması) gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

تعرّف على أطبائنا المتخصصين

احجز موعدًا الآن أو اتصل بنا من أجل صحتك.

WhatsApp موعد إلكتروني