Çocuk Endokrinolojisi

Yenidoğanda Hipotiroidi (Konjenital)

Konjenital hipotiroidi; yenidoğan tarama, hormonal panel, görüntüleme ve nörolojik izlem açısından klinik yönleriyle ele alınır. Aileler için bilgilendirme.

Yenidoğan bebeklerin sağlıklı büyümesinde tiroid bezinin ürettiği hormonlar kritik bir rol oynar. Bu hormonlar, bebeğin beyin gelişiminden boy uzamasına, kalp hızından sindirim sistemine kadar pek çok süreci yönlendirir. Konjenital hipotiroidi, bebeğin doğumdan itibaren yeterli miktarda tiroid hormonu üretemediği bir durumu ifade eder ve erken dönemde fark edilmediğinde kalıcı gelişim sorunlarına yol açabilir. Tiroid hormonlarının yetersiz kalması yalnızca büyüme ile sınırlı kalmaz; metabolik hız, ısı düzenlenmesi ve sinir sisteminin olgunlaşma süreci de bu hormonlara bağımlıdır.

Türkiye'de uygulanan yenidoğan topuk kanı taraması sayesinde bu tablo büyük oranda doğumun ilk haftasında yakalanır. Erken başlanan hormon desteğiyle bebeklerin büyük çoğunluğu yaşıtlarıyla aynı zihinsel ve fiziksel basamakları yakalar. Bu nedenle ailelerin konjenital hipotiroidiyi tanıması, taramanın önemini kavraması ve hekim önerilerine düzenli uyması süreç açısından belirleyici unsurdur. Düzenli takip, hormon dozunun bebeğin büyümesine paralel biçimde ayarlanmasını ve gelişim basamaklarının yakından izlenmesini de sağlar.

Kimlerde Görülür?

Konjenital hipotiroidi, dünya genelinde ortalama her 2.000 ila 4.000 canlı doğumdan birinde görülür. Türkiye'de iyot eksikliğinin tarihsel olarak yaygın olduğu bölgeler ve akraba evliliklerinin sürdüğü topluluklarda sıklık biraz daha yüksek olabilmektedir. Kız bebeklerde erkek bebeklere kıyasla yaklaşık iki kat daha sık rastlandığı bilinmektedir. Bu farkın nedenleri tam olarak aydınlatılamamış olsa da genetik ve hormonal etkenlerin rol oynadığı düşünülmektedir.

Down sendromu, Turner sendromu veya bazı kromozomal farklılıkları olan bebeklerde tiroid bezi gelişim bozuklukları daha sık görülür. Ailesinde tiroid hastalığı bulunan, özellikle annede otoimmün tiroid sorunu (Hashimoto tiroiditi) olan bebeklerde de risk artar. Annenin gebelik sırasında kullandığı bazı ilaçlar, radyoaktif iyot teması veya yeterince yönetilemeyen ileri düzey iyot eksikliği de bebeğin tiroid fonksiyonlarını etkileyebilen önemli etkenler arasındadır.

Erken doğan bebekler ve düşük doğum ağırlıklı yenidoğanlar, hipofiz ve tiroid arasındaki olgunlaşma sürecini henüz tamamlamadıkları için geçici hipotiroidiye daha yatkındır. İkiz veya çoğul gebeliklerden doğan bebeklerde tablo bazen tek bebeği etkilerken diğerinde normal seyir gözlenebilir. Tüm bu nedenlerle yenidoğan döneminde her bebeğin aynı şekilde taranması, riskli grupların gözden kaçmaması açısından gereklidir. Risk grubundaki bebeklerin ilk yıl boyunca daha sık aralıklarla değerlendirilmesi de önerilen bir yaklaşımdır.

  • Akraba evliliği bulunan ailelerin bebekleri
  • Down veya Turner sendromu tanılı yenidoğanlar
  • Annesinde otoimmün tiroid hastalığı olan bebekler
  • Erken doğan ve düşük doğum ağırlıklı bebekler
  • İyot eksikliğinin sürdüğü bölgelerde doğan bebekler

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Yenidoğan döneminde konjenital hipotiroidinin belirtileri çoğunlukla siliktir; bu da çıplak gözle fark edilmesini güçleştirir. Bebeklerde ilk haftalarda görülen sarılığın olağandan uzun sürmesi, sürekli uyku hali, beslenme sırasında çabuk yorulma ve emme refleksinin zayıf olması erken işaretler arasında sayılabilir. Bazı bebekler kabızlıkla, şişkin bir karınla veya göbek fıtığıyla gelebilir. Yüz hatlarında belirgin bir şişkinlik, dilin ağız içine sığmayacak kadar büyük görünmesi ve cildin soğuk, kuru, soluk bir görünüm alması da dikkat çeken bulgulardandır.

Haftalar ilerledikçe bebeğin büyüme eğrisinde duraklama, baş çevresinin beklenen hızda artmaması ve kas tonusunun gevşek kalması fark edilebilir. Sağlıklı bebeklerin tipik olarak gösterdiği canlılık, çevresel uyaranlara verilen tepki ve göz teması bu bebeklerde geri planda kalabilir. Ses tellerindeki şişlik nedeniyle bebeğin ağlaması boğuk ve kalın duyulabilir. Fontaneller (bıngıldaklar) normalden geniş olabilir ve geç kapanır. Cilt altında oluşan ödem nedeniyle el ve ayak sırtlarında hafif şişlik de gözlenebilir.

İlk aylarda tanı konulamayan bebeklerde motor gelişim basamakları gecikir; baş tutma, oturma ve emekleme yaşıtlarına göre geç başlar. Zihinsel gelişimdeki olumsuz etkilenme ise hormon eksikliğinin süresine ve şiddetine bağlı olarak değişir. Bu nedenle topuk kanı taramasının sonuçları beklenmeden, herhangi bir şüpheli bulgu varlığında hekim değerlendirmesi istenmesi yerinde bir yaklaşımdır. Belirtiler tek başına tanı koydurmasa da bütünüyle ele alındığında önemli ipuçları sağlar.

  • Uzayan yenidoğan sarılığı ve cilt soluklukları
  • Beslenme güçlüğü ve sürekli uyku hali
  • Kabızlık, karında şişkinlik ve göbek fıtığı
  • Soğuk, kuru cilt ve düşük vücut ısısı
  • Büyük dil, boğuk ağlama ve geniş bıngıldak

Nedenleri Nelerdir?

Konjenital hipotiroidinin altında yatan en sık neden, tiroid bezinin anne karnında gelişim sürecinde yaşadığı kusurlardır. Bezin hiç gelişmemesi (agenezi), normalden çok küçük kalması (hipoplazi) ya da boynun farklı bir bölgesine yerleşmesi (ektopi) gibi durumlar bebeğin yeterli hormon üretememesine yol açar. Bu yapısal sorunlar genellikle sebebi tam olarak bilinmeyen, çoğu zaman tek seferlik olaylardır ve sonraki gebeliklerde tekrarlama olasılığı sınırlı kalır.

İkinci büyük grup, tiroid bezi normal yapıda olmasına karşın hormon üretim basamaklarında yer alan enzimlerin çalışmadığı dishormonogenez (hormon yapım bozukluğu) tablolarıdır. Bu durum genellikle kalıtsaldır ve anne babanın taşıyıcı olduğu otozomal resesif geçişle aktarılır. Akraba evliliklerinin sürdüğü ailelerde bu gruba bağlı vakalar daha sık görülür. Bazı bebeklerde sorun tiroidin kendisinde değil, beyindeki hipofiz veya hipotalamus düzeyinde yer alabilir ve buna santral hipotiroidi adı verilir.

Geçici hipotiroidi nedenleri arasında annenin tiroid hastalığı için kullandığı ilaçlar, gebelik sırasında alınan yüksek dozda iyot içeren antiseptikler veya tetkikler, anneden bebeğe geçen tiroid karşıtı antikorlar ve ileri düzey iyot eksikliği sayılabilir. Bu tablolar genellikle haftalar veya aylar içinde kendiliğinden düzelir, ancak süreç boyunca bebeğin hormon desteğine ihtiyacı sürebilir. Nedenin doğru belirlenmesi, ilerleyen dönemde takip planını ve destek süresini şekillendirir. Genetik danışmanlık, ailedeki tekrar riskini değerlendirmek açısından da önemli bir basamaktır.

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı sürecinin merkezinde yenidoğan topuk kanı taraması yer alır. Bebeğin doğumundan sonraki ilk 48 ila 72 saat içinde topuktan alınan birkaç damla kan, özel kağıtlara emdirilerek laboratuvara gönderilir. Bu örnekte TSH (tiroid uyarıcı hormon) düzeyi ölçülür. Sonucun sınırın üzerinde çıkması, ailenin en kısa sürede çocuk endokrinoloji uzmanına yönlendirilmesine neden olur. Tarama; basit, ekonomik ve sonuçları erken almayı sağlayan bir yöntemdir.

Şüpheli tarama sonucundan sonra bebekten kol veya el sırtından venöz kan alınarak ayrıntılı tiroid fonksiyon testleri yapılır. Bu testlerde TSH'nin yanı sıra serbest T4 ve gerektiğinde serbest T3 değerlerine bakılır. Sonuçların yenidoğan dönemine ait referans aralıklarıyla karşılaştırılması büyük önem taşır; çünkü yetişkin değerleri bebekler için yanıltıcı olabilir. Anne tarafından geçen antikorların etkisini değerlendirmek için anneden de tetkik istenebilir.

Tiroid bezinin yapısını ve yerini belirlemek amacıyla boyun ultrasonografisi yapılır. Bazı merkezlerde, bezin işlevini ve konumunu birlikte göstermek için tiroid sintigrafisi (radyoaktif madde ile görüntüleme) uygulanabilir. Ayrıca diz radyografisi ile kemik yaşının değerlendirilmesi, tablonun ne zamandan beri var olduğunu anlamak için yol gösterici olabilir. Tüm bu testler, tanının kesin olarak konmasını ve nedenin ayırt edilmesini sağlar. Aile bilgilendirildikten sonra hormon desteği gecikmeden başlatılır.

  • Topuk kanı taraması (TSH ölçümü)
  • Venöz kanda serbest T4 ve TSH testleri
  • Anne tiroid antikorlarının değerlendirilmesi
  • Boyun ultrasonografisi ve sintigrafi
  • Kemik yaşı için diz grafisi

Komplikasyonlar Nelerdir?

Konjenital hipotiroidi, erken fark edilip uygun şekilde yönetildiğinde uzun dönemde önemli sorun bırakmayan bir tablodur. Ancak tanı geciktiğinde ya da hormon desteği yetersiz kaldığında bebeğin merkezi sinir sistemi gelişimi en çok etkilenen alan olur. İlk üç yaş, beyin hücrelerinin olgunlaşması açısından kritik bir dönemdir ve bu dönemde yaşanan hormon eksikliği; dikkat, öğrenme ve dil becerilerinde kalıcı sorunlara yol açabilir.

Hormon desteği almayan bebeklerde büyüme geriliği belirgin hale gelir. Boy uzaması yavaşlar, kemik yaşı takvim yaşının gerisinde kalır ve yüz hatlarındaki şişkinlik kalıcılaşabilir. Kas tonusunun düşük olması nedeniyle motor basamaklar gecikir; çocuğun yürüme ve denge becerileri yaşıtlarına göre geriden gelebilir. İşitme bozuklukları ve konuşma gecikmesi de zamanında destek alınmayan tablolarda görülebilen olumsuz sonuçlar arasındadır.

Kardiyovasküler sistemde yavaş kalp hızı, düşük kan basıncı ve kalp atımının zayıflaması; sindirim sisteminde inatçı kabızlık ve karın şişkinliği; metabolizmada ise düşük vücut ısısı görülebilir. Ağır biçimde ihmal edilmiş vakalarda gelişen klinik tablo, geçmişte "kretenizm" olarak adlandırılan ve hem zihinsel hem fiziksel açıdan kalıcı sorunlara neden olan tablodur. Günümüzde yenidoğan taraması sayesinde bu sonuçlar büyük ölçüde önlenebilmektedir. Hormon desteğinin düzenli sürdürülmesi, komplikasyonların önüne geçilmesinde belirleyici unsurdur. Düzenli kan kontrolleri sayesinde doz ayarlaması bebeğin büyüme hızına göre güncellenir.

  • Zihinsel gelişim ve öğrenme becerilerinde gerileme
  • Boy kısalığı ve kemik yaşında belirgin gecikme
  • Motor basamaklarda ve yürümede gecikme
  • İşitme kaybı ve konuşma gelişiminde aksama
  • Yavaş kalp hızı ve düşük vücut ısısı

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Yenidoğan topuk kanı taraması sonucunda sizden iletişim kurulduğunda, sonuç ne kadar belirsiz görünürse görünsün, çağrıyı ciddiye almanız ve önerilen tarihte mutlaka kontrol kanı verdirmeniz gerekir. Tekrar testin gecikmesi, hormon desteğine başlanmasını da geciktirir ve bebeğin gelişim sürecini etkileyebilir. Tarama sonucunun normal çıkması, ileri dönemde tiroid sorunu olmayacağı anlamına gelmez; izleyen kontrollerde de dikkatli olunmalıdır.

Bebeğinizin doğumdan sonraki ilk haftada sarılığının azalmaması, uyku süresinin alışılmadık biçimde uzaması, beslenme isteğinin azalması veya emerken çabucak yorulması durumunda hekiminize başvurmanızda yarar vardır. Karın şişkinliği, sık tekrarlayan kabızlık, soğuk ve kuru cilt, boğuk ağlama veya bıngıldakların geniş kalması gibi bulguları fark ederseniz çocuk hekimi değerlendirmesi istemelisiniz. Bebeğinizin büyüme eğrisinde duraklama olduğunu gözlemlediğinizde de süreci ertelemeyin.

Aile öyküsünde tiroid hastalığı, otoimmün durumlar veya akraba evliliği varsa, bebeğinizin doğumundan itibaren çocuk endokrinoloji uzmanıyla görüşmek planlı bir takip için yararlı olur. Hormon desteği başlanan bebeklerde ilaç dozunun bebek büyüdükçe değişmesi gerektiğinden, kontrol randevularını aksatmamanız önemlidir. İlaç saatlerini, dozunu ya da uygulama biçimini kendi kararınızla değiştirmemeniz, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından gereklidir. Bebeğin beslenme düzeni, kilo alımı ve davranışsal tepkilerindeki değişiklikleri not etmek, kontrol görüşmelerinde hekime önemli ipuçları sunar.

Son Değerlendirme

Yenidoğanda hipotiroidi (konjenital), erken tanındığında bebeğin gelişimini olağan seyrinde sürdürebildiği, ancak gözden kaçtığında kalıcı sonuçlar bırakabilen bir tablodur. Topuk kanı taraması, ayrıntılı hormon testleri, görüntüleme yöntemleri ve düzenli takiple oluşturulan kapsamlı bir izlem planı, sürecin başarısı açısından belirleyicidir. Ailelerin tarama çağrılarına zamanında yanıt vermesi, hekim önerilerine uyması ve bebeğin beslenme, büyüme ve davranış değişikliklerini dikkatle gözlemlemesi sürecin omurgasını oluşturur.

Koru Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi bölümünde uzman hekimlerimiz, yenidoğanda hipotiroidi (konjenital) gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Çocuk Endokrinolojisi Our Doctors

We are by your side with our experienced specialist physicians in this field

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment