Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

Çocuklarda Siklik Kusma

Çocuklarda Siklik Kusma, erken tanınması durumunda izlem süreci daha rahat yürütülebilen bir hastalıktır. Hastalığın özelliklerini ve izlem önerilerini öğrenin.

Çocuklarda siklik kusma, sağlıklı görünen bir çocukta aniden başlayan ve saatlerce hatta günlerce süren şiddetli kusma ataklarıyla kendini gösteren, ataklar arasında ise çocuğun normale döndüğü kendine özgü bir tablodur. Aileler için en şaşırtıcı tarafı, bir gün önce parkta koşan, iştahla yemek yiyen çocuğun ertesi sabah birden fenalaşıp saatte bir kez kusmaya başlamasıdır. Bu döngüsel seyir, hastalığın ismini de buradan almakta ve tıp dilinde siklik kusma sendromu (döngüsel kusma sendromu) olarak adlandırılmaktadır.

Atakların belirli aralıklarla tekrarlaması, çoğu zaman aileyi paniğe sürüklemekte ve çocuğun okul devamlılığını, beslenmesini, sosyal yaşamını olumsuz etkilemektedir. Tablonun erken fark edilmesi, gereksiz tetkiklerin önüne geçmekte ve çocuğun gelişimine yönelik kaygıları azaltmaktadır. Doğru yaklaşımla atakların sıklığı ve şiddeti belirgin biçimde azaltılabilir, çocuğun günlük yaşamına dönmesi kolaylaştırılabilir. Aşağıdaki bölümlerde tablonun kimlerde görüldüğü, belirtileri, nedenleri ve izlem süreci ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

Kimlerde Görülür?

Siklik kusma sendromu en sık 3 ile 7 yaş arasındaki çocuklarda görülmektedir; ancak süt çocukluğu döneminde de, ergenlik yıllarında da ortaya çıkabilmektedir. Toplumda her bin çocuktan yaklaşık iki ila üçünde tabloya rastlandığı bildirilmekte, dolayısıyla sanıldığı kadar nadir görülmemektedir. Kız ve erkek çocuklar yaklaşık olarak benzer oranda etkilenmekle birlikte, bazı çalışmalarda kız çocuklarda hafif bir üstünlük gösterilmiştir.

Ailesinde migren öyküsü bulunan çocuklarda siklik kusma görülme sıklığı belirgin biçimde artmaktadır. Annede ya da baba tarafında sık baş ağrısı, ışığa ve sese duyarlılık, bulantıyla seyreden ataklar varsa çocukta da benzer bir nöbet eğilimi olabilmektedir. Bu nedenle hekimler aile öyküsünü ayrıntılı sorgulamakta ve migrenin çocukluk çağındaki bir varyantı (alt türü) olarak siklik kusmayı değerlendirmektedir.

Tablonun ortaya çıkışında belirli yatkınlık etmenleri de rol oynamaktadır. Heyecanlı yapılı, yoğun duygusal tepkiler veren, uyku düzeni kolayca bozulan çocuklarda atakların daha sık tekrarladığı görülmektedir. Okul döneminde sınav stresi, kalabalık aile toplantıları, uzun yolculuklar, doğum günü kutlamaları gibi heyecan verici olaylar tetikleyici olabilmektedir. Kronik bir hastalığı bulunan ya da sık enfeksiyon geçiren çocuklarda da atakların ortaya çıkışı kolaylaşmaktadır.

Mevsim geçişleri, özellikle sonbahar ve ilkbahar dönemleri ataklar açısından daha hassas zamanlar olarak öne çıkmaktadır. Bu dönemlerde üst solunum yolu enfeksiyonlarının artması, uyku düzeninin değişmesi ve okul başlangıcı gibi etmenler bir araya gelerek atakların ortaya çıkışını kolaylaştırmaktadır. Çocuğun yaşadığı çevre, beslenme alışkanlıkları ve günlük rutinleri de bu yatkınlığı şekillendiren önemli unsurlar arasında yer almaktadır.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Siklik kusma ataklarının en belirgin özelliği, ani başlangıçlı ve şiddetli olmalarıdır. Çoğu zaman gece yarısı ya da sabahın erken saatlerinde başlamakta; çocuk uykudan bulantı hissiyle uyanmakta ve kısa süre içinde art arda kusmaya başlamaktadır. Saatte dört ile altı kez tekrarlayan bu kusmalar, başlangıçta mide içeriği şeklindeyken ilerleyen saatlerde safralı, hatta zaman zaman hafif kanlı görünüm alabilmektedir.

Atak süresince çocuğun genel görünümü oldukça durgun olarak izlenmektedir. Solgun bir cilt, halsiz bakışlar, isteksizlik ve uyku hali tabloya eşlik etmektedir. Pek çok çocuk karın ağrısından, baş ağrısından ve ışığa karşı rahatsızlıktan yakınmaktadır. Bazı küçük hastalar karanlık ve sessiz bir odaya çekilmek istemekte, en sevdiği oyuncağına ya da çizgi filmine bile ilgi göstermemektedir. Bu durum ailenin endişesini daha da arttırmaktadır.

Ataklara sıklıkla şu yakınmalar eşlik edebilmektedir:

  • Şiddetli bulantı ve sık tekrarlayan kusma
  • Karın ağrısı ve halsizlik
  • Solgun, mat görünümlü bir cilt
  • Baş ağrısı ve ışığa karşı rahatsızlık
  • İştahsızlık ve sıvı almayı reddetme
  • Aşırı tükürük artışı ve ağızda kötü tat

Atak genellikle birkaç saatten birkaç güne kadar sürebilmekte; ortalama süre 24 ile 48 saat arasında değişmektedir. Atak sona erdiğinde çocuk şaşırtıcı bir hızla toparlanmakta; birkaç saat içinde yeniden oyun oynamaya, yemek yemeye başlayabilmektedir. Ataklar arasında geçen haftalar hatta aylar boyunca çocuk genellikle normal bir görünüme sahip olmaktadır. Bu sağlıklı dönemler tablonun karakteristik özelliklerinden biri olup aileyi yanıltabilmekte, ataklar sırasında yaşananların büyütüldüğü hissi oluşabilmektedir.

Nedenleri Nelerdir?

Siklik kusma sendromunun nedeni tam olarak aydınlatılamamış olmakla birlikte, beyindeki bazı uyarı yollarının aşırı duyarlılığı ve mitokondri (hücre içi enerji üretim merkezleri) adı verilen yapıların işlevsel farklılıkları üzerinde durulmaktadır. Migrenle olan yakın ilişki, ortak bir nörolojik altyapıya işaret etmektedir. Beynin kusma merkezinin belirli uyaranlara karşı eşiğinin düşük olması, atakların kolayca başlamasına yol açabilmektedir.

Genetik yatkınlık önemli bir rol oynamaktadır. Anne tarafından geçtiği düşünülen bazı mitokondriyal değişikliklerin, atakların ortaya çıkışında belirleyici unsur olduğu öne sürülmektedir. Bu durum, aynı ailede birden fazla çocuğun ya da kardeş çocuklarının benzer ataklar yaşayabilmesini açıklamaktadır. Aile öyküsünde migren, hareket tutması, taşıt tutması veya benzer şikayetlerin sorgulanması, tanıya katkı sağlamaktadır.

Atakları başlatan tetikleyiciler çocuktan çocuğa değişmekle birlikte, sık karşılaşılan bazı durumlar belirlenmiştir. Bu tetikleyicilerin tanınması, atakların önlenmesinde temel adım olarak kabul edilmektedir:

  • Yoğun heyecan, sevinç ya da kaygı yaratan olaylar
  • Uyku düzeninin bozulması, geç yatma ve uykusuz kalma
  • Üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklar
  • Çikolata, peynir, mono sodyum glutamat (MSG) içeren yiyecekler
  • Uzun süreli açlık ya da öğün atlama
  • Yoğun fiziksel aktivite sonrası yorgunluk

Hormonal etmenler de ergenlik yaşına yaklaşan çocuklarda öne çıkabilmektedir. Adet döngüsünün başlamasıyla birlikte atak sıklığında değişiklikler görülebilmektedir. Bunların yanı sıra bazı kronik hastalıklar, alerjik tablolar ve sindirim sistemi sorunları da tabloyu kolaylaştıran etmenler arasında değerlendirilmektedir. Tüm bu çoklu etmenler bir araya geldiğinde atakların ortaya çıkış mekanizması daha net biçimde anlaşılmaktadır.

Tanı Nasıl Konulur?

Siklik kusma sendromunun tanısı, büyük ölçüde ayrıntılı bir öykü ve dikkatli bir muayene ile konulmaktadır. Hekim öncelikle atakların ne kadar sürdüğünü, hangi sıklıkla tekrarladığını, ataklar arasında çocuğun nasıl bir genel durumda olduğunu sorgulamaktadır. En az üç atak öyküsünün bulunması, atakların benzer özellikler taşıması ve aralarındaki dönemlerde çocuğun normal görünmesi tanı açısından önemli ipuçları arasında yer almaktadır.

Tanıda kullanılan bazı kriterler bulunmaktadır. Atakların ani başlaması, birkaç saatten birkaç güne kadar sürmesi, yılda en az üç kez tekrarlaması ve başka bir hastalıkla açıklanamaması bu kriterler arasında değerlendirilmektedir. Aile öyküsünde migrenin sorgulanması, çocuğun bireysel tetikleyicilerinin belirlenmesi ve eşlik eden belirtilerin not edilmesi tanı sürecinin parçası olarak kabul edilmektedir.

Ayırıcı tanı açısından kusmaya yol açabilen pek çok hastalığın dışlanması gerekmektedir. Bu kapsamda değerlendirmeye alınan tabloların başlıcaları şunlardır:

  • Beyin içi basınç artışına neden olan tablolar
  • Sindirim sistemini etkileyen yapısal sorunlar
  • Böbrek üstü bezi (sürrenal) hastalıkları
  • Metabolik bozukluklar ve enzim eksiklikleri
  • İdrar yolu enfeksiyonları

Bu nedenle başlangıçta bazı kan tetkikleri, idrar tahlili ve gerekli görüldüğünde görüntüleme yöntemleri uygulanabilmektedir. Beyin manyetik rezonans görüntülemesi ve mide bağırsak sistemine yönelik incelemeler seçilmiş olgularda gerekli olabilmektedir. Tanı sürecinde aileden ayrıntılı bir günlük tutması istenebilmektedir. Atakların hangi gün başladığı, hangi saatte ortaya çıktığı, neler yenildiği, uyku düzeninin nasıl seyrettiği ve son günlerde yaşanan olaylar bu günlüğe yazılmaktadır. Bu kayıtlar hem tanıyı netleştirmekte hem de tetikleyicilerin belirlenmesinde yol gösterici olmaktadır.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Uzun süreli ve şiddetli kusmaların en sık karşılaşılan sonucu sıvı ve elektrolit dengesizliğidir. Çocuk gerekli sıvıyı alamadığında ve aldığını da kusarak çıkardığında, vücut hızla sıvı kaybetmeye başlamaktadır. Ağız kuruluğu, az idrar çıkışı, halsizlik, çökük gözler ve hızlı nabız bu durumun erken işaretleri arasında yer almaktadır. Gerekli destek sağlanmadığında dolaşım sorunlarına ve böbrek işlevlerinde geçici bozulmalara yol açabilmektedir.

Tekrarlayan kusmalar nedeniyle yemek borusunun alt ucunda küçük yırtıklar meydana gelebilmekte; buna bağlı olarak kusmukta hafif kan görülebilmektedir. Mide içeriğinin sürekli geri kaçması, yemek borusu mukozasında tahrişe ve uzun vadede yutma güçlüğüne neden olabilmektedir. Diş minesinin aşınması ise sıkça gözden kaçan bir başka sonuç olarak öne çıkmakta; mide asidinin sürekli temasıyla dişlerde duyarlılık ve çürük eğilimi artmaktadır.

Atakların okul devamlılığı ve sosyal yaşam üzerindeki etkisi azımsanmamalıdır. Sık atak yaşayan çocuklar derslerde geri kalabilmekte, arkadaşlarıyla planlanan etkinliklere katılmakta güçlük çekmekte, kendisini farklı hissetmeye başlayabilmektedir. Bu durum zaman içinde özgüven sorunlarına, kaygı düzeyinde artışa ve okula gitme isteksizliğine yol açabilmektedir. Aile içinde de gerginlik oluşabilmekte; kardeşlerin ihmal edildiği duygusu ve ebeveynlerin tükenmişlik yaşaması sık karşılaşılan durumlar arasında değerlendirilmektedir.

Beslenme açısından da bazı sorunlar gelişebilmektedir. Atak sonrası dönemde iştahın bir süre azalması, çocuğun büyüme eğrisinde dalgalanmalara yol açabilmektedir. Vitamin ve mineral eksiklikleri özellikle sık atak yaşayan çocuklarda dikkat edilmesi gereken konular arasında yer almaktadır. Düzenli takip ve doğru beslenme planlamasıyla bu sorunların önüne geçilebilmekte; çocuğun gelişimi yaşıtlarıyla benzer hızda devam edebilmektedir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Çocuğunuzda saatlerce süren, art arda tekrarlayan ve durmak bilmeyen bir kusma varsa zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanız önerilmektedir. Özellikle çocuk ağız yoluyla hiçbir sıvıyı tutamıyor, dudakları kuruyor, idrar çıkışı belirgin biçimde azalıyor ve sürekli uyku haline geçiyorsa durum acildir. Bu tablo, sıvı kaybının ileri düzeye ulaştığını ve damardan sıvı desteğine gereksinim duyulduğunu gösterebilmektedir.

Kusmuğun kanlı ya da koyu kahverengi renkte olması, şiddetli baş ağrısının eşlik etmesi, bilinç değişiklikleri, havale benzeri kasılmalar, ense sertliği ya da görme bozuklukları gibi belirtilerin varlığı acil değerlendirme gerektiren bulgular arasında yer almaktadır. Bunların yanı sıra karın ağrısının tek bir noktada yoğunlaşması, karında şişlik, sertlik ve dışkılamada belirgin bir değişiklik olması durumunda da vakit kaybetmemeniz gerekmektedir.

Ataklar arasında çocuğunuzun eski sağlıklı haline dönmediğini hissediyor, kilo kaybı, sürekli yorgunluk veya gelişim geriliği fark ediyorsanız hekim değerlendirmesi almayı ertelememeniz önerilir. Atakların sıklığında belirgin bir artış, sürelerinin uzaması ya da daha önce uygulanan yaklaşımlardan yarar görülmemesi de yeniden değerlendirme için gerekli işaretler arasında yer almaktadır. Erken başvuru, hem tanının netleşmesi hem de günlük yaşam kalitesinin korunması açısından önem taşımaktadır.

Son Değerlendirme

Çocuklarda siklik kusma, ataklar halinde gelen ve aileyi oldukça zorlayan bir tablo olarak öne çıkmakta; ancak doğru tanı ve düzenli izlemle atakların sıklığı azaltılabilir, şiddeti hafifletilebilir ve çocuğun günlük yaşamına etkisi en aza indirilebilir. Tetikleyicilerin belirlenmesi, uyku düzeninin korunması, dengeli beslenme ve stres yönetimi sürecin temel bileşenleri arasında yer almaktadır. Sabırlı bir yaklaşım ve hekim eşliğinde sürdürülen düzenli izlem, çocuğun gelişimini güvence altına almaktadır.

Koru Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümünde uzman hekimlerimiz, çocuklarda siklik kusma gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Lernen Sie unsere Fachärzte kennen

Vereinbaren Sie jetzt einen Termin oder rufen Sie uns für Ihre Gesundheit an.

WhatsApp Online-Termin