Acil Servis

Kornea Sıyrığı

Koru Hastanesi olarak kornea abrazyonu yaklaşımda göz muayenesi, antibiyotik damla yaklaşımı ve kornea iyileşme takibini uzman oftalmoloji ekibimizle sağlıyoruz.

Kornea sıyrığı, gözün ön yüzeyini örten saydam tabaka olan korneanın (gözün şeffaf ön tabakası) en üst hücre katmanında oluşan yüzeysel bir çiziktir. Çoğu zaman küçük bir kazadan, parmağın gözü kazara çarpmasından, makyaj fırçasının batmasından, bir ağaç dalının değmesinden ya da göze kaçan toz, kum, talaş veya metal parçacığından kaynaklanır. Yüzeysel bir yaralanma gibi görünse de kornea, vücudun en yoğun sinir yapısına sahip dokularından biri olduğundan kişide şiddetli ağrı, ışığa karşı aşırı duyarlılık ve bol miktarda göz yaşarması gibi rahatsız edici belirtilere yol açar.

Acil servise başvuran göz yaralanmaları arasında oldukça sık karşılaşılan bir tablo olan kornea sıyrığı, doğru ve zamanında değerlendirildiğinde genellikle hızlı bir iyileşme süreciyle sonuçlanır. Ancak ihmal edilen vakalarda enfeksiyon, kornea ülseri ve kalıcı görme bulanıklığı gibi ciddi sorunlar gelişebilir. Bu nedenle gözde ani gelişen yabancı cisim hissi, batma ve ışıktan kaçınma şikayeti olan kişilerin durumu hafife almaması gerekir. Aşağıdaki bölümlerde kornea sıyrığının kimlerde sık görüldüğü, hangi belirtilerle ortaya çıktığı, nedenleri, tanı yöntemleri ve olası komplikasyonları detaylı biçimde ele alınmıştır.

Kimlerde Görülür?

Kornea sıyrığı her yaş grubunda görülebilen bir göz yaralanmasıdır ancak bazı meslek ve yaşam tarzı grupları bu sorunla daha sık karşılaşır. İnşaat işçileri, marangozlar, kaynakçılar, metal tornacıları ve bahçıvanlar gibi tozlu, talaşlı veya kıvılcımlı ortamlarda çalışan kişiler risk altındadır. Koruyucu gözlük kullanmadan çalışılan ortamlarda uçuşan küçük parçacıklar, korneanın yüzeyine kolaylıkla zarar verebilir. Aynı şekilde tarım işçileri başak, saman ve dalların gözle teması sonucu sık sık bu tabloyla karşılaşır.

Çocuklar da kornea sıyrığı açısından önemli bir risk grubunu oluşturur. Oyun sırasında kardeşinin tırnağıyla kazara gözüne dokunulan bir bebek, kalem ya da oyuncakla göz bölgesine darbe alan bir okul öncesi çocuk, sıyrık riskiyle karşı karşıyadır. Kontakt lens kullanan kişiler de bu konuda dikkatli olmalıdır. Lensin yanlış takılıp çıkarılması, uzun süre takılı bırakılması veya temiz olmayan ellerle dokunulması, korneanın yüzeyel hücrelerinde hasara yol açabilir.

Sporcular özellikle temaslı sporlarda kornea yaralanmalarına açıktır. Basketbol, futbol, squash ve tenis gibi dallarda parmak veya raket darbesi sıyrığa neden olabilir. Makyaj yapan kadınlarda fırçanın aniden göze değmesi, maskara çubuğunun batması veya rimel sırasında ani hareketler benzer sonuçlara yol açabilir. Ayrıca göz kuruluğu olan kişiler, uzun süre ekran karşısında kalanlar ve yaşlı bireyler, korneanın koruyucu gözyaşı tabakasının yetersizliği nedeniyle minör temaslarda bile sıyrık geliştirebilir.

Bazı kronik göz hastalıkları, kornea sıyrığı riskini artıran zeminler oluşturur. Tekrarlayan kornea erozyonu öyküsü olanlar, daha önce kornea yaralanması geçirmiş kişiler ve göz kapağı kapanma bozukluğu yaşayan hastalar, küçük travmalarla bile sıyrık geliştirme eğilimindedir. Şeker hastalığı bulunan bireylerde kornea hücrelerinin yapışkanlığı bozulduğundan benzer bir risk söz konusudur.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Kornea sıyrığının en belirgin özelliği, yaralanmanın hemen ardından ortaya çıkan ani ve şiddetli göz ağrısıdır. Kişi sıklıkla gözünde bir şey varmış hissi tarifler ve gözünü açmakta zorlanır. Bu his, sıyrığın boyutu çok küçük olsa bile çok rahatsız edici olabilir çünkü kornea, vücuttaki en hassas sinir yoğunluğuna sahip dokulardan biridir. Ağrı genellikle göz kırpma sırasında belirgin biçimde artar ve kişinin günlük işlerine devam etmesini zorlaştırır.

Belirtilerin ikinci önemli grubu, gözden gelen aşırı yaşarma ve ışığa karşı tahammülsüzlüktür. Fotofobi (ışıktan rahatsız olma) adı verilen bu durumda kişi parlak ortamlarda gözünü açamaz, içeride bile lamba ışığından rahatsız olur ve sürekli gözünü kapatma ihtiyacı hisseder. Refleks olarak artan gözyaşı, dışarıdan bakıldığında sürekli ağlıyormuş izlenimi verir. Bu refleks aslında gözün kendini temizlemek ve nemlendirmek için verdiği bir cevaptır.

Görme bulanıklığı da sık görülen bulgular arasındadır. Sıyrığın bulunduğu bölge görme eksenine yakınsa kişi net göremediğini, sis arkasından bakıyormuş gibi hissettiğini söyleyebilir. Bazen çift görme veya halelenmiş ışıklar tarif edilir. Göz çevresinde belirgin kızarıklık, gözde dolgunluk hissi ve göz kapağında istemsiz kasılma diğer önemli işaretlerdir. Bu istemsiz kapanma, blefarospazm olarak adlandırılır ve muayene sırasında hekimi zorlayabilir.

Bazı hastalarda yaralanmadan saatler sonra belirtiler hafifleyebilir ancak ertesi sabah uyanıldığında ağrı tekrar şiddetlenebilir. Bu durum, gece boyunca göz kapağının kornea üzerine yapışması ve sabah açılırken yüzeysel hücrelerin yeniden zarar görmesinden kaynaklanır. Sıyrık iyileşme sürecindeyken yabancı cisim hissi ve hafif yanma genellikle birkaç gün daha devam eder.

  • Şiddetli ve batıcı göz ağrısı
  • Gözde yabancı cisim varmış hissi
  • Aşırı yaşarma ve ışıktan rahatsız olma
  • Görme bulanıklığı ve gözde kızarıklık
  • İstemsiz göz kapağı kapanması

Nedenleri Nelerdir?

Kornea sıyrığının en yaygın nedeni, doğrudan mekanik temasla oluşan yüzeysel travmalardır. Parmak ucunun, tırnağın, kalemin, makyaj fırçasının veya küçük bir oyuncağın göze değmesi, korneanın en dış katmanı olan epitel tabakasında çiziklere yol açar. Özellikle küçük çocuklarla yakın temas halinde olan ebeveynler, beklenmedik bir el hareketiyle bu tür yaralanmalar yaşayabilir. Benzer şekilde uyanır uyanmaz gözünü uyku yarısı ovuşturan kişilerde de küçük yırtıklar oluşabilir.

İkinci büyük neden grubunu yabancı cisimler oluşturur. Rüzgarlı havada uçuşan toz, kum taneleri, ağaç tomurcukları, polenler ve bitki parçaları göze kaçtığında, göz kırpma refleksi ile bu parçacıklar korneanın üzerinde sürtünür ve sıyrığa neden olur. İş kazalarında ise metal talaşı, ahşap kıymığı, cam kırıkları ve kaynak kıvılcımları çok daha ciddi yaralanmalara yol açabilir. Bu tür yaralanmalarda parçacığın korneaya saplanmış olma ihtimali de göz önünde tutulmalıdır.

Kontakt lens kullanımı, kornea sıyrığı açısından kendine özgü bir risk taşır. Lensi takarken aceleci davranmak, kuru gözle uzun süre takılı bırakmak, geceleri çıkarmadan uyumak veya bayatlamış solüsyon kullanmak korneada hasara zemin hazırlar. Tırnağın lense temas etmesi ya da hijyenik olmayan ellerle lens takıp çıkarmak da hem mekanik hem mikrobiyolojik açıdan sorunludur. Bu kişilerde sıyrığın enfekte olma riski daha yüksektir.

Bazı yaralanmalar ise kimyasal ve termal kökenlidir. Çamaşır suyu, kireç çözücü, fırın temizleyici gibi alkali maddelerin sıçraması veya saç boyası, parfüm, asitli temizlik ürünleri ile kazara temas, korneanın hücre yapısını bozar ve sıyrık benzeri tabloya yol açar. Ultraviyole ışınlarının korumasız maruziyeti, kar körlüğü ya da kaynak çakmasına bakmak gibi durumlar da yüzeyel kornea hasarı yapar. Tüm bu nedenlerde ortak özellik, korneanın koruyucu epitel bütünlüğünün bozulmasıdır.

Tanı Nasıl Konulur?

Kornea sıyrığı tanısı, deneyimli bir hekimin ayrıntılı öyküsü ile başlar. Yaralanmanın nasıl olduğu, hangi cisim veya maddenin göze temas ettiği, belirtilerin ne zaman başladığı ve hızının nasıl olduğu öğrenilir. Bu bilgiler, sıyrığın boyutu ve olası komplikasyonlar hakkında ön fikir verir. Aynı zamanda kişinin kontakt lens kullanıp kullanmadığı, daha önce göz ameliyatı geçirip geçirmediği ve kronik göz hastalığı olup olmadığı sorgulanır. Tetanos aşı durumu da kayda alınması gereken bir bilgidir.

Muayenenin temel aracı, biyomikroskop adı verilen yarık lamba cihazıdır. Bu cihaz, korneanın milimetrenin altındaki ayrıntılarını büyütmüş şekilde görmeyi sağlar. Sıyrığın yeri, derinliği, kenar özellikleri ve etrafındaki ödem hakkında ayrıntılı bilgi verir. Aynı zamanda gözün ön kamarasında iltihap, kanama veya yabancı cisim olup olmadığı bu cihazla net şekilde değerlendirilir. Göz kapağının iç yüzeyi de ters çevrilerek incelenir; çünkü sıyrığa neden olan yabancı cisim h├ól├ó orada saklı kalmış olabilir.

Tanıyı netleştiren en pratik yöntem floresein boya testidir. Hekim, göze sarı-yeşil renkli zararsız bir boya damlatır. Bu boya, kornea epitelinin sağlam olduğu bölgelere tutunmaz, yalnızca sıyrık bulunan alanlarda birikir. Sonrasında mavi ışık tutulduğunda hasarlı alan parlak yeşil renkte görünür. Böylece sıyrığın şekli ve büyüklüğü net biçimde haritalanır. Çoklu paralel çizgiler şeklindeki tutulumlar, göz kapağı altında saklı yabancı cisim varlığını işaret eder.

Görme keskinliği ölçümü, göz içi basıncı kontrolü ve göz dibi muayenesi tanı sürecinin tamamlayıcı parçalarıdır. Yaralanmanın boyutu büyükse veya künt darbe öyküsü varsa, daha derin yapıların hasar görüp görmediğini anlamak için ek görüntüleme tetkikleri yapılabilir. Kimyasal maruziyet şüphesinde gözün pH ölçümü, metalik yaralanmalarda ise radyolojik görüntüleme tercih edilebilir. Tüm bu süreç, doğru tanı koymak ve doğru yönetim planını oluşturmak için belirleyici unsurdur.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Kornea sıyrığı çoğunlukla 24 ila 72 saat içinde iyileşen iyi seyirli bir tablodur. Ancak ihmal edildiğinde veya uygunsuz biçimde yönetildiğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilir. En çok karşılaşılan ve en tedirgin edici olanı bakteriyel enfeksiyondur. Korneanın hasarlı bölgesi, çevreden gelen mikroorganizmalar için açık bir kapıdır. Pseudomonas başta olmak üzere bazı bakteriler, saatler içinde kornea ülseri tablosuna dönüşen agresif iltihaplar oluşturabilir.

İkinci önemli komplikasyon kornea ülseridir. Yüzeysel sıyrık, doğru takip edilmediğinde kornea stromasına (orta tabakasına) ilerleyen derin bir yaraya dönüşebilir. Ülser iyileştiğinde geride kalan opak nedbeli alanlar, görme keskinliğinde kalıcı düşüşe sebep olabilir. Eğer nedbe görme ekseninin tam ortasına denk gelirse kişi, ileride kontakt lens veya cerrahi düzeltme gibi ek yöntemlere ihtiyaç duyabilir. Bu nedenle ülser şüphesinde hızlı hareket etmek son derece önemlidir.

Tekrarlayan kornea erozyonu, bazı hastalarda yaralanmadan haftalar hatta aylar sonra ortaya çıkan bir başka sorundur. Bu tabloda iyileşmiş gibi görünen alanın epiteli zayıf yapıştığından, sabah uyanma sırasında veya hafif bir temasla yeniden kalkar. Kişi tekrar tekrar şiddetli ağrı, yaşarma ve ışık hassasiyeti yaşar. Özellikle tırnak yaralanmaları sonrası bu tablo daha sık gözlenir ve özel uzun dönem yönetim gerektirir.

Daha nadir ancak ciddi bir komplikasyon, derin yaralanmalar sonrası gelişen göz içi iltihabıdır. Endoftalmi adı verilen bu tabloda enfeksiyon, gözün iç boşluklarına ilerler ve görmeyi tehdit eder. Aynı şekilde künt darbeyle birlikte oluşan sıyrıklarda gözün iç yapılarında kanama, retina hasarı veya göz içi basıncı yükselmesi görülebilir. Bu nedenle her kornea sıyrığı vakası, yalnızca yüzeyle sınırlı kalmadığını teyit etmek için bütüncül bir muayene gerektirir.

  • Bakteriyel veya mantar kaynaklı kornea enfeksiyonu
  • Kornea ülseri ve kalıcı görme kaybı riski
  • Tekrarlayan kornea erozyonu sendromu
  • Nedbe dokusu nedeniyle görme bulanıklığı
  • Astigmat artışı ve görsel kalitenin azalması

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Gözünüze bir cisim çarptıktan veya yabancı bir madde kaçtıktan sonra şiddetli ağrı, sürekli yaşarma ve ışıktan rahatsız olma şikayetiniz birkaç saatten uzun sürüyorsa vakit kaybetmeden bir göz hekimine başvurmalısınız. Pek çok kişi sıyrığın kendiliğinden geçeceğini düşünerek bekler ancak bu yaklaşım, küçük bir yaralanmanın saatler içinde kornea ülserine dönüşmesine zemin hazırlayabilir. Özellikle ağrınız zamanla artıyorsa, görme keskinliğiniz azalıyorsa ya da gözünüzde sarı-yeşil bir akıntı varsa durum acil değerlendirme gerektirir.

Kontakt lens kullanıyorsanız ve gözünüzde ani başlayan ağrı, kızarıklık veya bulanık görme varsa lensinizi hemen çıkarın ve bir göz polikliniğine ulaşın. Lens kullanıcılarında enfeksiyon riski belirgin biçimde yüksek olduğundan birkaç saatlik gecikme bile sorunu büyütebilir. Aynı şekilde göze kimyasal madde sıçraması durumunda öncelikle 15-20 dakika bol temiz suyla göz yıkanmalı, ardından mutlaka acil servise başvurulmalıdır. Bu durumda evde beklemek son derece risklidir.

Çocuklarda göz yaralanması olduğunda dikkatli olmanız gerekir. Çocuklar şikayetlerini her zaman net ifade edemediği için, gözünü ovuşturma, ışıktan kaçma, gözünü sürekli kapatma ve yaşarma gibi belirtiler önemli ipuçlarıdır. Metal, kıymık, cam parçası gibi delici cisimlerle yaralanma şüphesi varsa hiçbir şekilde gözü ovuşturmamalı, kapatıp bekletmemeli ve doğrudan acil servise başvurmalısınız. Bu tür yaralanmalar göz küresinin bütünlüğünü tehdit edebilir.

Son Değerlendirme

Kornea sıyrığı, görünüşte küçük bir yaralanma gibi gelse de hem yoğun bir ağrı tablosu yaratan hem de doğru yönetilmediğinde kornea ülseri ve görme kaybına ilerleyebilen önemli bir göz problemidir. Erken dönemde değerlendirilen vakaların büyük bölümü, birkaç gün içinde iyileşir ve geride iz bırakmadan kapanır. Bu nedenle gözünde batma, yabancı cisim hissi, aşırı yaşarma veya ışığa karşı tahammülsüzlük yaşayan kişilerin durumu hafife almaması, hekim değerlendirmesinden geçirmesi büyük önem taşır.

Koru Hastanesi Acil Servis bölümünde uzman hekimlerimiz, kornea sıyrığı gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment