Çocuk Endokrinolojisi

Çocuklarda Marfan Sendromu

Çocuklarda Marfan Sendromu, sık karşılaşılan bir tablodur ve farklı yaş gruplarında değişik şekillerde ortaya çıkabilir. Konunun ayrıntılarına göz atın.

Çocuklarda marfan sendromu, bağ dokusunu etkileyen genetik bir durumdur ve vücudun pek çok sistemini farklı düzeylerde ilgilendirebilir. Bağ dokusu; kemikleri, kasları, damarları, gözleri ve iç organları bir arada tutan, esneklik ve dayanıklılık sağlayan temel yapıdır. Bu yapıdaki bir bozulma çocuğun büyüme paterninden kalp kapaklarının çalışmasına, göz merceğinin konumundan iskelet gelişimine kadar geniş bir yelpazede etkiler ortaya çıkarabilir. Aileler genellikle çocuğun yaşıtlarına göre belirgin biçimde uzun olması, ince yapılı görünmesi ya da rutin bir muayenede duyulan kalp üfürümü nedeniyle hekime başvurur.

Sendromun seyri çocuktan çocuğa değişir. Bazı çocuklarda belirtiler hafiftir ve uzun süre fark edilmeyebilirken bazılarında erken yaşlarda ciddi kardiyovasküler ve iskelet bulguları görülebilir. Bu nedenle erken dönemde yapılan değerlendirme, düzenli takip ve doğru yönlendirme oldukça önemlidir. Aşağıda çocuklarda marfan sendromuna ilişkin görülme sıklığı, belirtiler, altta yatan nedenler, tanı yöntemleri, olası komplikasyonlar ve doktora başvuru zamanı gibi başlıklar ele alınmıştır.

Kimlerde Görülür?

Marfan sendromu, dünya genelinde yaklaşık 5.000 kişide bir görülen otozomal dominant kalıtımlı bir hastalıktır. Bu kalıtım modeli, anne ya da babadan birinde bulunan gen değişikliğinin çocuğa geçme olasılığının yüzde elli civarında olduğu anlamına gelir. Bu durum cinsiyet ayrımı gözetmeden hem kız hem erkek çocukları benzer oranda etkiler. Aile öyküsünde uzun boy, kalp kapak hastalığı, ani aort sorunları veya göz merceği çıkığı bulunan ailelerde sıklık daha belirgin biçimde dikkati çeker.

Olguların yaklaşık dörtte birinde ise aile öyküsü bulunmaz. Bu çocuklarda hastalık, anne ya da babadan kalıtım yoluyla değil, embriyonel dönemde kendiliğinden ortaya çıkan yeni bir gen değişikliği nedeniyle gelişir. Bu nedenle ailesinde marfan sendromu öyküsü olmayan ailelerde de tablo görülebilir ve hekimler değerlendirme sırasında aile dışı faktörleri de göz önünde bulundurur.

Çocukluk çağında bulgular her yaşta ortaya çıkabilir. Bazı çocuklarda yenidoğan döneminde ciddi kalp kapak sorunları ve belirgin iskelet bozuklukları fark edilirken, hafif tutulumu olan çocuklarda tablo okul çağında ya da ergenlik döneminde gelişen hızlı büyüme atağıyla birlikte belirginleşir. Bu farklılık, aynı ailedeki kardeşlerde bile değişkenlik gösterebilir ve her çocuğun ayrı ayrı izlenmesini gerekli kılar.

Yapılan çalışmalar belirli risk gruplarına dikkat çeker. Boyu yaşa göre üçüncü standart sapmanın üzerinde olan, kol açıklığı boyundan belirgin biçimde uzun ölçülen, parmakları ince ve uzun yapıda görünen, omurga eğriliği saptanan ya da çocuk kardiyolojisi muayenesinde aort kökünde genişleme tespit edilen çocuklar bu açıdan daha dikkatli değerlendirilmelidir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Çocuklarda marfan sendromunun belirtileri birden fazla sistemde kendini gösterir. En sık dikkat çeken bulgular iskelet sistemiyle ilişkilidir. Yaşıtlarına göre belirgin biçimde uzun boy, ince ve narin yapılı gövde, uzun ve ince parmaklar, kol açıklığının boydan fazla olması bu sistemin tipik özellikleri arasında yer alır. Buna ek olarak göğüs kafesinde kuş göğsü ya da kunduracı göğsü olarak adlandırılan şekil bozuklukları, omurga eğrilikleri ve düz tabanlık görülebilir.

Göz bulguları da hekimleri yönlendiren önemli ipuçlarıdır. Çocukların önemli bir bölümünde göz merceğinde yerinden kayma, yani lens dislokasyonu saptanır. Bu durum genellikle yukarı ve dışa doğru bir kayma şeklindedir ve görme bulanıklığına neden olur. Buna ek olarak miyopi, retina dekolmanı riski, erken yaşta katarakt ve glokom gibi tablolar da çocuklarda görülebilir. Okul başarısında düşme, tahtayı görememe ya da sık göz kısma gibi şikayetler ailelerin dikkatini çeker.

Kardiyovasküler sistem bulguları hastalığın seyri açısından en kritik alandır. Aort damarının başlangıç bölümünde genişleme, mitral kapakta sarkma ve yetmezlik en sık karşılaşılan bulgulardır. Çocuk kolay yorulma, çarpıntı, göğüs ağrısı ya da nefes darlığı tanımlayabilir. Ancak pek çok çocukta bu bulgular sessiz seyreder ve yalnızca ekokardiyografi gibi ileri görüntüleme yöntemleriyle saptanır.

Bu üç temel sistem dışında deride çatlaklar, fıtık eğilimi, akciğer dokusunda kistik değişiklikler ve uyku sırasında soluk kesilmeleri de görülebilir. Belirtilerin çeşitliliği nedeniyle aileler bazen farklı şikayetlerle farklı bölümlere başvurabilir ve bütüncül değerlendirme gecikebilir.

  • Yaşıtlarına göre belirgin biçimde uzun boy ve ince yapı
  • Uzun, ince parmaklar ve uzun kol açıklığı
  • Göğüs kafesi şekil bozuklukları ve omurga eğrilikleri
  • Göz merceğinde kayma, ileri derecede miyopi
  • Çarpıntı, göğüs ağrısı, kolay yorulma
  • Eklemlerde aşırı esneklik ve sık burkulmalar

Nedenleri Nelerdir?

Çocuklarda marfan sendromunun temel nedeni, 15. kromozom üzerinde yer alan FBN1 geninde meydana gelen değişikliklerdir. Bu gen, fibrillin-1 adı verilen bir proteinin üretiminden sorumludur. Fibrillin-1, bağ dokusunun esnek ve dayanıklı kalmasını sağlayan mikrofibril adlı yapıların temel bileşenidir. Gendeki değişiklikler bu proteinin yapısını ya da miktarını bozarak bağ dokusunun zayıflamasına neden olur.

Bağ dokusundaki bu zayıflama hastalığın neden bu kadar farklı sistemleri etkilediğini açıklar. Aortun duvarı, kalp kapakları, göz merceğini tutan asıcı lifler, akciğer dokusu ve kemiklerin büyüme plakları fibrillin-1 içeriği yüksek yapılardır. Bu nedenle FBN1 genindeki bozukluk aynı anda kalp, göz, iskelet ve akciğer gibi farklı organlarda belirtilere yol açar. Ayrıca bağ dokusundaki bu değişiklik TGF-beta adı verilen büyüme faktörünün de düzensiz çalışmasına neden olur.

Olguların yaklaşık yüzde yetmiş beşinde gen değişikliği anne ya da babadan kalıtım yoluyla geçer. Kalan dörtte birlik bölümde ise ailede hastalık öyküsü olmamasına karşın çocukta yeni ortaya çıkan bir gen değişikliği söz konusudur. Bu kendiliğinden gelişen değişikliklerin ileri baba yaşıyla ilişkili olabileceğine dair veriler bulunmaktadır. Ancak çoğu zaman tetikleyici bir neden gösterilemez.

Genetik geçişin yanı sıra benzer bulgu veren bazı durumlar da göz önünde bulundurulmalıdır. Loeys-Dietz sendromu, Ehlers-Danlos sendromu ve homosistinüri gibi tablolar marfan sendromuyla karışabilir. Bu nedenle tanı sürecinde yalnızca genetik test değil aile öyküsü, fizik muayene bulguları ve sistemik değerlendirme birlikte ele alınır.

Tanı Nasıl Konulur?

Çocuklarda marfan sendromu tanısı tek bir testle değil, birden çok değerlendirme aşamasının birleştirilmesiyle konulur. Süreç genellikle ayrıntılı bir aile öyküsü ile başlar. Ailede genç yaşta ani kardiyak ölüm, aort diseksiyonu, göz merceği kayması ya da uzun boylu bireylerin varlığı önemli ipuçları sağlar. Ardından çocuğun büyüme paterni, vücut oranları, parmak ve el bilek belirtileri gibi fiziksel ölçümler yapılır.

Fizik muayenede el bileği belirtisi ve başparmak belirtisi gibi basit ama yönlendirici testler uygulanır. Bunlara ek olarak göğüs şekli, omurga eğriliği, ayak yapısı, damak yapısı ve cilt bulguları değerlendirilir. Bu ölçümler uluslararası kabul gören Ghent kriterleri çerçevesinde puanlanır. Ghent sisteminde aort tutulumu, göz merceği çıkığı, sistemik puan ve genetik test sonuçları belirleyici unsurlardır.

Tanıyı destekleyen ileri görüntüleme yöntemleri arasında en önemlisi ekokardiyografidir. Bu inceleme aort kökünün genişliğini, mitral kapak yapısını ve kalp odacıklarının işlevini ayrıntılı biçimde gösterir. Gerektiğinde manyetik rezonans görüntüleme ya da bilgisayarlı tomografi ile aortun tüm uzunluğu değerlendirilir. Göz hekimi tarafından yapılan ayrıntılı muayenede lens konumu, göz içi basıncı ve retina yapısı incelenir.

Tanıda altın değerde olan inceleme ise FBN1 geninde yapılan genetik testtir. Genetik analiz, klinik bulgularla birlikte değerlendirildiğinde kesin tanı sağlar. Aile bireylerinin de taranması, hastalığın diğer kardeşlerde ya da yakın akrabalarda bulunup bulunmadığını belirlemek açısından önemlidir. Bu adım aileye genetik danışmanlık verilmesini ve gelecek gebelikler için bilgilendirme yapılmasını sağlar.

  • Ayrıntılı aile öyküsü ve fizik muayene
  • Ghent kriterlerine göre sistemik puanlama
  • Ekokardiyografi ile aort ve kapak değerlendirmesi
  • Göz muayenesinde lens ve retina incelemesi
  • FBN1 gen analizi ile genetik doğrulama

Komplikasyonlar Nelerdir?

Çocuklarda marfan sendromunda en ciddi komplikasyonlar kardiyovasküler sistemde ortaya çıkar. Aort kökünde zamanla artan genişleme, ileri dönemde aort anevrizması ya da aort diseksiyonu olarak adlandırılan damar duvarının yırtılmasına yol açabilir. Bu tablo yaşamı tehdit eden acil bir durumdur. Düzenli ekokardiyografi takibi ile aort çapı yakından izlenir ve gerektiğinde kan basıncını düşüren ilaçlar veya cerrahi onarım gündeme gelir.

Mitral kapak sarkması ve buna bağlı kapak yetmezliği de sık karşılaşılan bir komplikasyondur. Çocukta çarpıntı, egzersiz toleransında azalma ve nefes darlığı gibi şikayetlere yol açabilir. İlerleyen durumlarda kalp ritm bozuklukları gelişebilir. Bu nedenle çocukların yalnızca büyüme dönemlerinde değil, ergenlik ve sonrasında da kardiyoloji takibine devam etmesi büyük önem taşır.

Göz tarafında en sık görülen komplikasyon retina dekolmanıdır. Lens kayması nedeniyle gelişen yüksek miyopi ve gözün uzamış yapısı retinanın yerinden ayrılma riskini artırır. Erken yaşta başlayan katarakt ve glokom da bu çocuklarda daha sık görülür. Düzenli göz muayeneleri görme kayıplarının önlenmesinde belirleyici unsurdur. İskelet sisteminde ise ilerleyici omurga eğriliği solunum kapasitesini etkileyebilir, göğüs kafesi deformiteleri ise akciğer gelişimini olumsuz yönde değiştirebilir.

Daha az bilinen ancak önemli bir komplikasyon ise akciğerlerde gelişen spontan pnömotorakstır. Akciğer dokusundaki kistik değişiklikler nedeniyle özellikle uzun boylu ve ince yapılı çocuklarda akciğer zarı arasında ani hava birikimi olabilir. Ani başlayan göğüs ağrısı ve nefes darlığı bu açıdan dikkatle değerlendirilmelidir. Ayrıca bel ve sırt ağrısına yol açabilen dural ektazi adı verilen omurilik zarı genişlemesi de uzun süreli yakınmalara neden olabilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Çocuğunuzun yaşıtlarına göre belirgin biçimde uzun olduğunu, kol açıklığının boyundan fazla göründüğünü, parmaklarının uzun ve ince yapılı olduğunu fark ettiyseniz çocuk hekimine başvurmanız önerilir. Ayrıca göğüs kafesinde içe çökme ya da öne doğru çıkma, sırtta eğrilik gibi iskelet bulguları gözlemliyorsanız bu konuda değerlendirme almak büyük önem taşır. Ailede marfan sendromu öyküsü varsa çocuğunuzun bulgu vermese bile düzenli aralıklarla taranması yararlı olur.

Çocuğunuzda çarpıntı, kolay yorulma, oyun sırasında akranlarına göre belirgin biçimde çabuk nefes daralması ya da göğüs ağrısı tarif eden şikayetler varsa zaman kaybetmeden çocuk kardiyolojisi değerlendirmesi gerekir. Özellikle aort çapındaki değişiklikler sessiz seyredebileceği için bu tür belirtiler asla göz ardı edilmemelidir. Bilinç kaybı, ani başlayan göğüs ya da sırt ağrısı acil başvuru gerektiren durumlardır.

Göz şikayetleri de hekim değerlendirmesini gerekli kılar. Çocuğunuzun tahtayı göremediğini söylemesi, sık baş ağrısından yakınması, gözünü kısarak bakması ya da ani görme kaybı tarif etmesi durumunda bir göz hekimine başvurmalısınız. Düzenli okul taramalarında miyopinin hızla ilerlediği fark edilen çocuklarda da marfan sendromu açısından genel değerlendirme yararlı olabilir. Erken dönemde başlatılan takip süreci, çocuğunuzun yaşam kalitesini koruma açısından belirleyici olur.

Son Değerlendirme

Çocuklarda marfan sendromu, bağ dokusunu geniş bir yelpazede etkileyen ve kalp, göz, iskelet gibi farklı sistemlerde bulgu veren genetik bir durumdur. Erken dönemde tanınması, ilerleyici aort genişlemesi, retina dekolmanı ve omurga eğriliği gibi komplikasyonların önlenmesi açısından önemlidir. Düzenli kardiyoloji, göz ve ortopedi takibi, gerektiğinde ilaç ya da cerrahi yaklaşımların doğru zamanda devreye alınmasıyla çocukların büyüme ve gelişim süreci güvenle yönetilir. Aile öyküsünün dikkatle değerlendirilmesi ve genetik danışmanlık alınması da sürecin temel basamaklarındandır.

Koru Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi bölümünde uzman hekimlerimiz, çocuklarda marfan sendromu gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Çocuk Endokrinolojisi Our Doctors

We are by your side with our experienced specialist physicians in this field

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment