Göz Hastalıkları

Oküler Toksokariyazis

Oküler Toksokariyazis hakkında bilinmesi gereken belirtiler ve nedenler özetlenmektedir. Konunun ayrıntılarına göz atın.

Oküler toksokariyazis, genellikle kedi ve köpeklerin bağırsaklarında yaşayan Toxocara adlı yuvarlak kurtların larvalarının insan gözüne ulaşması sonucu ortaya çıkan bir enfeksiyondur. Parazitin yumurtaları toprağa, kum havuzlarına ya da hayvanların tüylerine bulaşabilir ve farkında olmadan ağız yoluyla alındığında bağırsaktan kana karışarak vücudun farklı bölgelerine, bazen de göze yerleşir. Larva gözün arka kısmındaki retina (ağ tabaka) veya vitreus (göz içi jel benzeri sıvı) bölgesine ulaştığında ciddi bir iltihabi tepkiye yol açar ve görme keskinliğinde belirgin bir kayba neden olabilir.

Bu tablo, halk arasında çok bilinen bir hastalık olmasa da özellikle çocuklarda görme kaybına yol açan önemli nedenlerden biri olarak öne çıkar. Çoğu zaman tek gözü etkiler ve sinsi bir biçimde ilerlediği için fark edilmesi gecikebilir. Ailenin çocuğun bir gözünü kapatması sonucu ortaya çıkan bulanık görme ya da okuldaki rutin göz taramalarında tespit edilen anormallikler, hastalığın saptanmasında ilk adım olabilir. Erken dönemde uygun yaklaşımla yönetildiğinde göz içindeki iltihap kontrol altına alınabilir; bu nedenle belirtilerin iyi tanınması ve göz hekimine zamanında başvurulması büyük önem taşır.

Kimlerde Görülür?

Oküler toksokariyazis çoğunlukla 5 ile 15 yaş arasındaki çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür. Bu yaş grubunun riskli olmasının başlıca nedeni, çocukların oyun sırasında toprakla, kumla ve evcil hayvanlarla yakın temas kurması, ardından ellerini ağzına götürme alışkanlığının sık olmasıdır. Parazitin yumurtaları nemli toprakta haftalarca, hatta aylarca canlı kalabildiği için park, bahçe ve kum havuzları gibi alanlar potansiyel bulaş kaynağı haline gelir. Köpek ve kedi besleyen ailelerde, hayvanların düzenli olarak parazit ilaçlarının verilmediği durumlarda risk daha da artar.

Kırsal bölgelerde yaşayan, sokak hayvanlarıyla sık temas eden ya da hijyen koşullarının yetersiz kaldığı çevrelerde büyüyen çocuklarda hastalığın görülme sıklığı belirgin biçimde yükselir. Toprakla doğrudan çalışan tarım işçileri, bahçıvanlar ve çiğ ya da az pişmiş sakatat tüketen kişiler de erişkin yaş grubunda risk altındadır. Bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde larvaların yayılma olasılığı arttığı için bu kişilerde gözün tutulumu daha geniş bir tabloya eşlik edebilir.

Çocuklarda erkek cinsiyetin biraz daha sık etkilendiği bildirilmiştir; bunun bahçe oyunları ve toprakla temasın daha fazla olmasına bağlı olduğu düşünülmektedir. Ülkemizdeki ılıman iklim kuşağında parazit yumurtalarının çevresel olarak yaşaması kolaylaşır. Bu nedenle Türkiye’nin pek çok ilinde sporadik olarak hastalıkla karşılaşılır. Ailede daha önce bir bireyde oküler toksokariyazis görülmüş olması, doğrudan bir kalıtsal yatkınlık anlamına gelmese de benzer çevresel risk faktörlerini paylaşma açısından dikkate alınmalıdır.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Oküler toksokariyazisin en belirgin belirtisi, genellikle tek gözde ortaya çıkan görme bulanıklığı veya görme keskinliğinde belirgin azalmadır. Çocuk, bir nesneyi okurken ya da uzaktaki yazıları seçmeye çalışırken zorlandığını ifade edebilir; bazen ise hiçbir şikayet dile getirmediği halde tesadüfen yapılan göz muayenesinde tutulum saptanır. Bunun nedeni, çocukların tek gözle iyi gören tarafa adapte olarak diğer gözdeki kaybı uzun süre fark etmemesidir.

Hastalığın seyrine göre kırmızı göz, ışığa karşı hassasiyet (fotofobi), göz içinde uçuşan noktalar ya da gölge benzeri görüntüler gibi yakınmalar tabloya eşlik edebilir. Bazı vakalarda gözün dışarıdan bakıldığında dahi kaymış gibi durması, yani şaşılık gelişmesi ailelerin doktora başvurmasına neden olan bulgudur. Pupillanın (göz bebeği) beyaz bir refle vermesi, yani fotoğraflarda beyaz parlama olarak dikkat çeken lökokori, ciddi göz içi tutulumun habercisi olabilir ve mutlaka değerlendirilmesi gereklidir.

Muayene sırasında göz hekimi, hastalığın üç temel klinik formuyla karşılaşabilir. Bu formlar; arka kutup granülomu (göz dibinde sınırlı bir iltihaplı kitle), periferik granülom (retinanın çevresel kısımlarında oluşan iltihaplı odak) ve kronik endoftalmi (göz içinin yaygın iltihabı) şeklinde sıralanır. Vitreus içinde yoğun iltihap, retina kıvrımları, traksiyon bantları ve retina dekolmanı (ağ tabaka ayrılması) gibi bulgular muayenede dikkat çeken işaretler arasında yer alır.

Sıklıkla görülen belirti ve bulgular şunlardır:

  • Tek gözde ilerleyici görme bulanıklığı
  • Pupillada beyaz refle ve göz bebeğinde renk değişikliği
  • Yeni başlayan şaşılık ya da göz hizasında kayma
  • Işığa hassasiyet, hafif kızarıklık ve gözde rahatsızlık hissi
  • Görme alanında uçuşan noktalar veya gölge benzeri lekeler

Nedenleri Nelerdir?

Hastalığın temel nedeni, Toxocara canis (köpek yuvarlak kurdu) ve daha az sıklıkla Toxocara cati (kedi yuvarlak kurdu) adlı parazitlerin larvalarıdır. Erişkin parazitler kedi ve köpeklerin bağırsaklarında yaşar, yumurtalarını dışkı yoluyla çevreye bırakır. Bu yumurtalar toprakta birkaç hafta içinde olgunlaşarak enfektif hale gelir ve insanlar tarafından farkında olmadan ağız yoluyla alındığında bağırsakta açılarak larvalara dönüşür. Larvalar bağırsak duvarını geçip kan dolaşımına karışır ve karaciğer, akciğer, kas, beyin ya da göz gibi farklı dokulara ulaşabilir.

Larvanın göze ulaşması durumunda bağışıklık sistemi yoğun bir tepki gösterir. Larvanın çevresinde oluşan iltihap, retinada ve vitreusta granülom olarak adlandırılan iltihaplı odakların gelişmesine yol açar. Vücudun bu savunma yanıtı zaman zaman parazitin kendisinden daha fazla hasar oluşturur; çünkü iltihabın iyileşme sürecinde ortaya çıkan skar dokusu ve traksiyon bantları, retinada kalıcı şekil bozukluklarına yol açabilir.

Bulaş açısından en önemli risk faktörleri arasında parazit ilacı verilmemiş köpek yavrularıyla yakın temas, çocukların toprak yeme alışkanlığı (pika), kum havuzlarında oyun ve el yıkamada yetersizlik yer alır. Çiğ veya az pişmiş ciğer ile sakatat tüketimi erişkinlerde bulaş yollarından biri olabilir. Hastalığın insandan insana doğrudan bulaşı söz konusu değildir; bu nedenle hasta bireyin çevresindekiler için bulaş riski yoktur, ancak aynı çevresel kaynağa maruz kalan diğer kişilerde de benzer enfeksiyon görülebilir.

Tanı Nasıl Konulur?

Oküler toksokariyazis tanısı, ayrıntılı bir göz muayenesi ile başlayan kapsamlı bir değerlendirme süreci sonunda konulur. Göz hekimi öncelikle hastanın yaşını, yaşam koşullarını, evcil hayvanlarla teması ve toprakla temas öyküsünü sorgular. Ardından görme keskinliği ölçümü, biyomikroskopik muayene ve göz dibi incelemesi yapılır. Pupil genişletildikten sonra yapılan ayrıntılı retina muayenesinde granülom, vitreus iltihabı, retina kıvrımları ya da traksiyon bulguları tanı açısından yol göstericidir.

Görüntüleme yöntemleri tanıda önemli bir yer tutar. Optik koherens tomografi (OCT), retina katmanlarının ayrıntılı kesitsel görüntülenmesine olanak tanır ve granülomun yerleşimi ile çevre dokulardaki değişiklikleri ortaya koyar. Göz ultrasonografisi, vitreus içindeki yoğun iltihap nedeniyle göz dibi net görülemediğinde retinanın durumunu değerlendirmek için tercih edilir. Floresein anjiyografi ise retina damarlarındaki kaçaklar ve neovaskülarizasyon gibi bulguların gösterilmesinde kullanılabilir.

Laboratuvar tetkikleri tanıyı destekleyici nitelik taşır. Kan örneğinde Toxocara’ya özgü antikorların ELISA yöntemiyle araştırılması, klinik bulgularla birleştirildiğinde tanıyı kuvvetlendirir. Ancak parazitle daha önce karşılaşmış sağlıklı bireylerde de antikor pozitifliği görülebileceği için sonuçların yalnızca klinik bulgularla birlikte yorumlanması gerekir. Seçilmiş vakalarda ön kamara veya vitreus sıvısından alınan örneklerde antikor düzeyinin kandakinden yüksek bulunması (Goldmann–Witmer katsayısı) kesin tanıyı sağlar.

Ayırıcı tanıda öne çıkan tablolar şunlardır:

  • Retinoblastom (çocukluk çağının kötü huylu göz tümörü)
  • Coats hastalığı (retina damar gelişim bozukluğu)
  • Prematüre retinopatisi ve gelişimsel retina anomalileri
  • Diğer parazit ya da viral enfeksiyonlara bağlı üveitler

Komplikasyonlar Nelerdir?

Geç dönemde fark edilen oküler toksokariyazis, kalıcı görme kayıplarına yol açabilen ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Vitreustaki yoğun iltihap zamanla yapışıklıklara ve traksiyon bantlarına dönüşür; bu bantlar retinayı çekerek dekolmana (ağ tabakanın yerinden ayrılmasına) yol açabilir. Retina dekolmanı erken müdahale edilmediğinde gözde kalıcı işlev kaybıyla sonuçlanabilir ve ileri cerrahi girişim gerektirir.

Hastalığın diğer önemli komplikasyonları arasında kronik üveit (göz içinin uzun süreli iltihabı), katarakt (göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi), glokom (göz içi basıncının yükselmesi) ve maküla ödemi (sarı nokta bölgesinde sıvı birikimi) sayılır. Bu tabloların her biri, görme keskinliğinde kalıcı azalmaya ve günlük yaşam kalitesinde belirgin düşüşe neden olabilir. Özellikle granülom maküla bölgesine yerleştiğinde, görme keskinliğindeki kayıp en çarpıcı biçimde ortaya çıkar.

Çocuk hastalarda erken dönemde fark edilemeyen ve tek gözde gelişen görme kaybı, ambliyopiye (göz tembelliği) zemin hazırlar. Görsel sistemin gelişim döneminde beyin, az gören gözden gelen sinyalleri bastırır ve bu durum ileri yaşlarda dahi düzeltilmesi güç bir görme kaybına yol açar. Buna ek olarak şaşılık gelişimi, çocuğun derinlik algısını ve sosyal etkileşimini olumsuz etkileyebilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Çocuğunuzda ya da kendinizde tek gözde başlayan bulanık görme, gözde kızarıklık, ışığa hassasiyet veya yeni başlayan şaşılık fark ettiğinizde bir göz hekimine başvurmanız yararlı olabilir. Özellikle fotoğraflarda göz bebeğinde beyaz parlama görmeniz, çocuğun nesnelere yakından bakma, başını eğerek bakma ya da bir gözünü kısma alışkanlığı kazanması dikkate alınması gereken işaretlerdir. Okul döneminde başlayan baş ağrısı, kitap okurken zorlanma ya da tahtayı görememe gibi yakınmalar da göz muayenesini gerektirir.

Evcil hayvan besleyen ailelerde çocuğun toprakla yoğun teması, parmak emme alışkanlığı ya da kum havuzlarında uzun süre oynaması varsa düzenli göz kontrollerinin ihmal edilmemesi gerekir. Bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde, kemoterapi ya da uzun süreli kortikosteroid kullananlarda görmeyle ilgili her türlü yeni belirti hızla değerlendirilmelidir. Erken dönemde başlayan iltihabın kontrol altına alınması, kalıcı görme kaybı riskini belirgin biçimde azaltır.

Doktor başvurusunu geciktirmemeniz gereken durumlar şunlardır:

  • Bir gözde aniden gelişen görme bulanıklığı ya da görme kaybı
  • Göz bebeğinde beyaz refle veya renk değişikliği
  • Yeni başlayan şaşılık ya da gözde belirgin hizasızlık
  • Görme alanında uçuşan noktalar, gölgeler ve ışık çakmaları
  • Kırmızı göz, ışığa hassasiyet ve uzun süren göz rahatsızlığı

Son Değerlendirme

Oküler toksokariyazis, çocukluk çağında tek taraflı görme kaybının önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkan, parazit kaynaklı bir göz hastalığıdır. Çevresel hijyenin korunması, evcil hayvanların düzenli parazit tedavilerinin aksatılmaması ve çocukların oyun sonrası ellerini iyice yıkaması, hastalığın önlenmesinde belirleyici unsurdur. Erken tanı ve düzenli izlem ile göz içindeki iltihap kontrol altına alınabilir, ortaya çıkabilecek komplikasyonların önüne büyük ölçüde geçilebilir.

Koru Hastanesi Göz Hastalıkları bölümünde uzman hekimlerimiz, oküler toksokariyazis gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Lernen Sie unsere Fachärzte kennen

Vereinbaren Sie jetzt einen Termin oder rufen Sie uns für Ihre Gesundheit an.

WhatsApp Online-Termin