Göz Hastalıkları

Orak Hücre Retinopatisi

Orak Hücre Retinopatisi, kişinin yaşına ve genel durumuna göre farklı seyir gösterebilen bir hastalıktır. Belirtiler, nedenler ve yaklaşım hakkında bilgi alın.

Orak hücre hastalığı, kırmızı kan hücrelerinin normal yuvarlak biçimini kaybedip orak ya da hilal şeklini almasıyla seyreden kalıtsal bir kan rahatsızlığıdır. Bu hücreler damar içinde rahatça hareket edemez, küçük damarları tıkar ve dokulara giden oksijenin azalmasına yol açar. Vücudun pek çok bölgesi bu durumdan etkilenirken, gözün arkasında bulunan ve görmeden sorumlu olan retina tabakası da bu sürecin en hassas hedeflerinden biri haline gelir. İşte bu noktada karşımıza orak hücre retinopatisi (orak hücre hastalığına bağlı retina hastalığı) çıkar.

Orak hücre retinopatisi, çoğu zaman sessizce ilerleyen ve yıllar içinde görmeyi tehdit edebilen bir tablodur. Bazı hastalar uzun süre hiçbir şikayet hissetmezken, bazılarında ani görme kayıpları ya da gözün içinde uçuşan lekeler gibi belirtiler tabloyu erkenden ele verebilir. Hastalığın seyri kişiden kişiye değişse de retinanın damarsal yapısının yavaş yavaş bozulması, zamanla göz içi kanamalara ve retina yırtıklarına kadar uzanabilen ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle orak hücre hastalığı olan bireylerde göz sağlığının düzenli takibi büyük önem taşır.

Kimlerde Görülür?

Orak hücre retinopatisi, adından da anlaşılacağı üzere orak hücre hastalığı olan bireylerde ortaya çıkan bir göz tablosudur. Hastalık kalıtsaldır ve anne ile babadan çocuğa geçen genetik bir bozukluğa bağlıdır. Bu nedenle ailesinde orak hücre hastalığı olan kişilerin çocuklarında risk belirgin biçimde artar. Akdeniz, Orta Doğu, Afrika kökenli toplumlarda ve Türkiye'nin özellikle Çukurova bölgesinde hastalığın görülme sıklığı daha yüksektir. Aile öyküsü olan kişilerin doğum öncesi ve sonrasında genetik danışmanlık alması, hem hastalığın hem de buna bağlı göz sorunlarının erken fark edilmesi açısından önemlidir.

Hastalığın tipi, retinopatinin ne kadar sık ve ne kadar şiddetli görüleceği konusunda belirleyici unsurdur. Beklenenin aksine orak hücre retinopatisi en çok HbSC (hemoglobin SC hastalığı) ve HbS-talasemi gibi karma tiplerde görülür. Tam orak hücre anemisi olarak bilinen HbSS hastalarında genel sağlık tablosu daha ağır seyretmesine rağmen retina tutulumu beklenenden daha az olabilir. Bu durum, retinanın damar yapısındaki farklı kan akımı dengesiyle ilgilidir ve hekimlerin takip planını yaparken göz önünde bulundurduğu önemli bir ayrıntıdır.

Yaş da hastalığın ortaya çıkışında belirleyici bir etkendir. Orak hücre retinopatisi en sık 20 ile 40 yaş arasındaki bireylerde görülür. Çocukluk çağında genellikle belirgin retina değişiklikleri gelişmez ancak ergenlik dönemiyle birlikte damarsal değişimler hız kazanabilir. Erkeklerde kadınlara göre biraz daha sık görüldüğü bildirilmekle birlikte, her iki cinsiyette de düzenli göz muayenesi gereklidir. Sigara kullanımı, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibi ek durumlar retina damarlarına binen yükü artırarak tablonun daha erken ve daha ağır seyretmesine zemin hazırlayabilir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Orak hücre retinopatisinin en sinsi yönlerinden biri, erken evrelerde çoğu zaman hiçbir belirti vermemesidir. Hastalık genellikle sessiz bir biçimde ilerler ve retinanın çevre bölgelerinde başlayan değişiklikler merkezi görmeyi etkilemediği sürece hasta tarafından fark edilmeyebilir. Bu nedenle pek çok birey, kendisinde retinopati geliştiğinin farkına ancak rutin göz muayenesinde varır. Erken dönemde gözde herhangi bir ağrı ya da kızarıklık olmaması, hastaları rahatlatabilir ancak hastalığın ilerleyişini durdurmaz.

Hastalık ilerlediğinde belirtiler belirgin hale gelmeye başlar. En sık karşılaşılan şikayetlerden biri görme alanında siyah noktacıklar, ipliksi yapılar ya da küçük gölgelerin uçuşmasıdır. Bunlar genellikle göz içine sızan az miktarda kanın gölgesidir. Bazı hastalar görme alanında ani ışık çakmaları, perde inmesi hissi ya da bulanık görme tarif edebilir. Daha ileri evrelerde göz içine yayılan yoğun kanama görmeyi ciddi biçimde azaltabilir ve hasta birden bire bir gözünde belirgin görme kaybı yaşayabilir.

Hastalığın seyrinde retina yırtıkları ve retina dekolmanı (retinanın altındaki tabakadan ayrılması) ortaya çıkabilir. Bu tabloda kişi görme alanının bir bölgesinde sabit, koyu bir gölge ya da kararma hisseder ve bu gölge zamanla büyüyebilir. Renkli görmede solma, gece görüşünde azalma ve kontrast duyarlılığında düşüş de eşlik edebilen bulgular arasındadır. Şikayetler tek gözde başlasa bile diğer gözün de risk altında olduğunu unutmamak gerekir; çünkü hastalık her iki gözü farklı hızlarda etkileyebilir.

Bulguların şiddeti, retinanın hangi bölgesinin etkilendiğiyle yakından ilgilidir. Çevresel retinada gelişen damar tıkanıklıkları uzun süre belirti vermezken, sarı nokta (makula) bölgesine yakın değişiklikler okuma güçlüğü, yüz tanımada zorluk ve merkezi görmede belirgin azalmaya yol açabilir. Bu tür belirtilerin ortaya çıkması, retina hastalığının ilerlemiş bir evrede olduğunu düşündürür ve hızlı bir göz değerlendirmesi gerektirir.

Nedenleri Nelerdir?

Orak hücre retinopatisinin altında yatan temel neden, hemoglobin (kırmızı kan hücrelerinin oksijen taşıyan proteini) yapısındaki genetik bozukluktur. Bu bozukluk nedeniyle kırmızı kan hücreleri orak şeklini alır, esnekliğini kaybeder ve damarlarda topaklanma eğilimi gösterir. Retinanın küçük damarları çok ince ve hassas olduğundan, bu orak hücreler buradaki dolaşımı kolayca aksatır. Tıkanan damar bölgelerinde oksijensiz kalan retina dokusu, zamanla yapısal ve işlevsel değişikliklere uğrar.

Tıkanan damarların gerisinde kalan retina, kendini beslemek için yeni damarlar oluşturmaya çalışır. Ancak bu yeni damarlar sağlıklı değildir; ince yapılı, kolay kanayan ve düzensiz seyirli olurlar. Tıp dilinde neovaskülarizasyon (yeni damar oluşumu) olarak adlandırılan bu süreç, orak hücre retinopatisinin ilerleyici evresinin temel taşıdır. Yeni oluşan damarlar zamanla yırtılarak göz içi kanamaya, çevrelerinde gelişen yara dokusu ise retinanın çekilerek yerinden ayrılmasına neden olabilir.

Hastalığın seyrini hızlandıran ek nedenler de vardır. Sigara kullanımı damar duvarına zarar vererek retina dolaşımını daha da bozar. Kontrolsüz yüksek tansiyon retinanın küçük damarlarındaki basıncı artırır ve damar duvarlarını zayıflatır. Şeker hastalığı, yüksek kolesterol ve hareketsiz yaşam tarzı da retinanın kan akımını olumsuz etkileyen unsurlar arasında yer alır. Susuz kalmak, yüksek irtifaya çıkmak ya da ağır fiziksel yüklenmeler gibi durumlar orak hücre krizlerini tetikleyebilir ve retinadaki damarsal hasarın hızlanmasına zemin hazırlayabilir.

Tanı Nasıl Konulur?

Orak hücre retinopatisinin tanısında ilk basamak ayrıntılı bir göz muayenesidir. Hekim, hastanın genel sağlık öyküsünü, orak hücre hastalığının tipi ve süresi ile ailedeki benzer hastalıkları sorgulayarak değerlendirmeye başlar. Görme keskinliği ölçümü, göz tansiyonu ölçümü ve ön segment muayenesinin ardından göz bebeği özel damlalarla genişletilerek retina detaylı biçimde incelenir. Bu muayene sırasında çevresel retinadaki damar değişiklikleri, kanama izleri ve yeni damar oluşumları değerlendirilir.

Görüntüleme yöntemleri tanıda önemli bir yere sahiptir. Optik koherens tomografi (OKT) adı verilen yöntem retinanın katmanlarını ince kesitler halinde gösterir ve sarı nokta bölgesindeki ödem, incelme ya da yara dokusu gibi değişiklikleri ortaya koyar. Fundus floresein anjiyografi yönteminde ise koldan verilen özel bir boya göz damarlarına ulaşır ve çekilen seri görüntülerle tıkalı bölgeler, sızıntılar ve yeni damar oluşumları net biçimde haritalanır. Geniş açılı retina görüntüleme cihazları, çevresel retinanın tek karede değerlendirilmesini kolaylaştırır.

  • Detaylı göz dibi muayenesi ile çevresel retina değişikliklerinin değerlendirilmesi
  • Optik koherens tomografi ile retina katmanlarının ve makulanın incelenmesi
  • Fundus floresein anjiyografi ile damar tıkanıklıklarının ve yeni damarların gösterilmesi
  • Geniş açılı retina fotoğraflaması ile takip kayıtlarının oluşturulması
  • Gerekli durumlarda göz ultrasonu ile yoğun kanama altındaki retinanın değerlendirilmesi

Tanı sürecinde göz hekimi, hematoloji bölümüyle birlikte çalışmayı tercih edebilir. Kan tablosunun, hemoglobin tipinin ve genel sistemik durumun bilinmesi, retinadaki bulguların doğru yorumlanmasına yardımcı olur. Hastalığın evresinin belirlenmesi takip aralığının ve uygulanacak yaklaşımın planlanmasında belirleyici unsurdur. Bu nedenle orak hücre hastalığı olan bireylerin yıllık göz muayenesini aksatmaması, hastalığın sessiz ilerleyen evrelerini erkenden yakalamak açısından kritik bir adımdır.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Orak hücre retinopatisinin en sık karşılaşılan komplikasyonlarından biri göz içi kanamadır. Yeni oluşan kırılgan damarların yırtılmasıyla göz içindeki saydam jel yapısına (vitreus) kan sızar. Az miktardaki kanama, görme alanında uçuşan koyu lekeler şeklinde hissedilirken yoğun kanama görmeyi belirgin biçimde azaltabilir. Bazı hastalarda kanama kendiliğinden çekilebilir, ancak sık tekrarlayan ya da çekilmeyen kanamalar cerrahi bir yaklaşımla yönetilir.

Retina yırtıkları ve retina dekolmanı, hastalığın görmeyi tehdit eden ciddi komplikasyonları arasında yer alır. Yeni damarların etrafında oluşan yara dokusu zamanla büzüşerek retinayı kendi tabakasından çekmeye başlar. Bu çekilme bir yırtık oluşturabilir ve göz içi sıvının retina altına geçmesiyle retina yerinden ayrılır. Bu tabloda perde inmesi hissi, görme alanında büyüyen koyu gölge ve ileri evrede belirgin görme kaybı görülür. Erken müdahale, retinanın yerine yatırılması ve görmenin korunması açısından oldukça önemlidir.

Sarı nokta tutulumu da göz ardı edilmemesi gereken komplikasyonlardan biridir. Makula bölgesindeki küçük damar tıkanıklıkları okuma, yazı seçme ve yüz tanıma gibi günlük yaşamın temel işlevlerini doğrudan etkiler. Bazı hastalarda damar tıkanıklığı sonrası bölgede incelme gelişirken, bazılarında ödem ve sızıntı ön plana çıkabilir. Nadiren göz içi basıncın yükselmesiyle seyreden glokom (göz tansiyonu hastalığı) tablosu da eklenebilir ve görme siniri üzerinde ek bir baskı oluşturabilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Orak hücre hastalığı tanısı almış bireylerin hiçbir şikayetleri olmasa bile düzenli göz muayenesi yaptırması gerekir. Hastalık uzun süre sessiz ilerleyebildiğinden, görme kaybı yaşanmadan önce damar değişikliklerinin yakalanması büyük önem taşır. Genellikle yetişkinlik döneminden itibaren yılda en az bir kez göz dibi muayenesi önerilir. Hekiminiz, hastalığın tipine ve retinadaki bulgulara göre bu sıklığı sizin için belirleyecektir.

Görme alanınızda ani şekilde uçuşmaya başlayan siyah noktacıklar, ipliksi yapılar ya da çok sayıda küçük leke fark ederseniz vakit kaybetmeden bir göz hekimine başvurmalısınız. Aynı şekilde gözünüzün önünde ışık çakmaları, perde inmesi hissi, görme alanınızın bir kısmında kararma ya da ani bulanık görme yaşıyorsanız bu belirtiler retina yırtığı ya da göz içi kanama gibi acil değerlendirme gerektiren durumların habercisi olabilir.

Renkleri eskisi gibi canlı algılamadığınızı, okuma sırasında harflerin dalgalı ya da kırık göründüğünü, gece görüşünüzün belirgin biçimde azaldığını hissediyorsanız da göz muayenesini ertelememelisiniz. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon gibi ek bir rahatsızlığınız varsa ya da sigara kullanıyorsanız, retina damarlarınızın daha yakından takip edilmesi gerekebilir. Belirtiler tek gözde de olsa, diğer göz için de bir değerlendirme yapılması süreci doğru yönetmek açısından önemlidir.

Son Değerlendirme

Orak hücre retinopatisi, kalıtsal bir kan hastalığının zaman içinde retina damarları üzerinde bıraktığı izlerle ortaya çıkan ciddi bir göz tablosudur. Hastalık erken evrede çoğu zaman sessiz seyretse de düzenli muayenelerle damar değişikliklerinin yakalanması, görmenin korunması açısından belirleyici unsurdur. Hastanın yaşı, hemoglobin tipi, eşlik eden sistemik durumları ve yaşam alışkanlıkları sürecin hızını doğrudan etkiler. Bu nedenle göz sağlığı, orak hücre hastalığının genel yönetiminin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmalıdır.

Koru Hastanesi Göz Hastalıkları bölümünde uzman hekimlerimiz, orak hücre retinopatisi gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment