Kadın Hastalıkları ve Doğum

Plasenta Akreta

Plasenta Akreta, hastaların sıkça merak ettiği bir konudur ve bilgilendirilme önem taşır. Belirtiler, nedenler ve yaklaşım hakkında bilgi alın.

Plasenta akreta, gebelik sürecinde plasentanın (bebeğin eşi) rahim iç duvarına olağandan çok daha derin biçimde tutunduğu özel bir tablodur. Normal koşullarda plasenta, doğumun ardından rahim duvarından kolayca ayrılır ve dışarı atılır. Ancak plasenta akreta varlığında bu ayrılma süreci beklendiği gibi gerçekleşmez; çünkü plasenta dokusu, rahim iç tabakasının ötesine geçerek kas tabakasına ya da daha derindeki katmanlara doğru yapışmıştır. Bu durum hem doğum sırasında hem de doğum sonrasında ciddi kanama riskini beraberinde getirir ve yakın takip gerektirir.

Son yıllarda sezaryen oranlarının artması ve ileri yaşta gebeliklerin yaygınlaşması, plasenta akreta sıklığını da gözle görülür biçimde yükseltmiştir. Geçmişte oldukça nadir görülen bu tablo, günümüzde kadın doğum pratiğinde daha sık karşılaşılan bir durum h├óline gelmiştir. Erken dönemde tanınması, doğumun deneyimli bir ekiple ve uygun bir merkezde planlanması; hem anne hem de bebek açısından sürecin güvenle yönetilmesinde belirleyici unsurdur. Bu nedenle gebelik takipleri sırasında risk faktörlerinin sorgulanması ve gerekli görüntüleme yöntemlerinin zamanında yapılması büyük önem taşır.

Kimlerde Görülür?

Plasenta akreta, her gebelikte aynı sıklıkla görülmez. Belirli risk faktörlerini taşıyan kadınlarda bu tablonun ortaya çıkma olasılığı belirgin biçimde artar. Özellikle daha önce sezaryen ile doğum yapmış olmak, en güçlü risk etkenlerinin başında gelir. Sezaryen sayısı arttıkça rahim duvarındaki nedbe dokusu (iz dokusu) çoğalır ve sonraki gebeliklerde plasentanın bu bölgeye yerleşme ihtimali yükselir. Nedbe dokusu, plasentanın sağlıklı bir tabakaya tutunmasına izin vermediğinden, doku daha derine doğru ilerlemeye eğilim gösterir.

Sezaryen geçmişinin yanı sıra rahim içine yönelik diğer cerrahi işlemler de bu riski artıran etmenler arasındadır. Miyom alınması (rahimdeki iyi huylu kitlelerin çıkarılması), kürtaj öyküsü, rahim içi yapışıklıklara yönelik girişimler ve histeroskopik (rahim içi kameralı) işlemler, rahim duvarında ince izler bırakabilir. Bu izler, sonraki gebeliklerde plasentanın yerleşim yerini ve tutunma derinliğini etkileyebilir. Ayrıca daha önce plasenta previa (plasentanın rahim ağzını kapatması) yaşamış olan kadınlarda da akreta görülme olasılığı yüksektir.

İleri anne yaşı, çok sayıda doğum yapmış olmak ve tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemleriyle elde edilen gebelikler de bu listeye eklenebilir. Otuz beş yaş üzerindeki gebeliklerde rahim dokusunun yıllar içindeki değişimi, plasenta yerleşim sorunlarının önünü açabilir. Birden fazla doğum geçirmiş kadınlarda rahim iç yüzeyindeki yıpranma, plasentanın derinlere doğru ilerlemesine zemin hazırlayabilir. Yardımcı üreme teknolojileri ile gerçekleşen gebeliklerde ise embriyo yerleşim mekanizmalarındaki farklılıklar, bu tablonun gelişimine katkıda bulunabilir.

Bunların yanı sıra mevcut gebelikte plasentanın rahim ön duvarına ve özellikle eski sezaryen izi üzerine yerleşmiş olması, akreta riskinin en yüksek olduğu durumlardan biridir. Bu nedenle rutin gebelik takiplerinde plasenta yerleşim yeri dikkatle değerlendirilir ve risk taşıyan gebelerde ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Risk faktörlerinin önceden bilinmesi, doğum planlamasının daha güvenli yapılmasına olanak tanır.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Plasenta akreta, çoğu zaman gebelik sürecinde belirgin bir şikayete yol açmayan, sinsi seyirli bir tablodur. Bu durum, tanının zaman zaman gecikmesine ya da yalnızca doğum sırasında fark edilmesine neden olabilir. Gebelerin önemli bir kısmında karın ağrısı, kasılma ya da farklı bir rahatsızlık hissi görülmez. Bu nedenle akreta varlığını yalnızca şikayetlere bakarak tahmin etmek mümkün değildir; düzenli kontroller ve görüntüleme tetkikleri belirleyici rol üstlenir.

Bazı gebelerde ise gebeliğin ikinci yarısında, özellikle son aylarda, ağrısız vajinal kanamalar ortaya çıkabilir. Bu kanamalar genellikle plasentanın rahim ağzına yakın yerleşmesi ya da plasenta previa ile birlikteliğinde gözlenir. Kanamanın miktarı, sıklığı ve süresi kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir. Az miktarda bile olsa gebelikte yaşanan herhangi bir kanama, dikkate alınması gereken bir bulgudur ve mutlaka değerlendirilmelidir. Kanamanın yanı sıra zaman zaman alt karın bölgesinde hafif rahatsızlık hissi de eşlik edebilir.

Plasenta akretanın en belirgin bulguları ise genellikle doğum sırasında ya da hemen sonrasında ortaya çıkar. Doğumun ardından plasentanın olağan sürede ayrılmaması, parça parça ayrılması ya da hiç ayrılmaması en dikkat çekici bulgulardır. Bu durum, kontrol altına alınması güç olabilen ciddi kanamalara yol açabilir. Ayrıca doğum sonrası dönemde beklenenden fazla kanama, halsizlik, baş dönmesi ve tansiyon düşüklüğü gibi belirtiler de akretanın habercisi olabilir.

Bazı gebelerde tablonun şiddetine bağlı olarak rahim duvarında ağrı hissi, idrar yaparken rahatsızlık ya da çok ileri vakalarda idrarda kan görülmesi gibi bulgular da gözlenebilir. Bu tür belirtiler, plasenta dokusunun mesane (idrar torbası) gibi komşu organlara doğru ilerlediği durumlarda ortaya çıkar. Ancak bu bulgular nadirdir ve genellikle perkreta (plasentanın komşu organlara ulaşması) düzeyindeki tablolarda görülür. Her gebelikte tüm bu belirtilerin bir arada bulunması beklenmez.

Nedenleri Nelerdir?

Plasenta akretanın temelinde, rahim iç duvarındaki desidua (gebelik döneminde rahim iç tabakasının özelleşmiş h├óli) tabakasının yetersizliği yatar. Normal bir gebelikte plasenta, bu özel tabakaya tutunur ve doğumdan sonra düzgün biçimde ayrılır. Ancak bazı nedenlerle desidua tabakası zayıfladığında ya da yerini iz dokusuna bıraktığında, plasentanın tutunma davranışı değişir. Doku, daha sağlam bir zemin arayışıyla rahim kas tabakasına doğru ilerler ve olağan sınırların ötesine geçer.

Önceki cerrahi işlemler sonrası oluşan iz dokusu, bu sürecin en sık karşılaşılan nedenlerinden biridir. Sezaryen, miyom ameliyatı, kürtaj ya da rahim içi başka girişimler sonrası bölgesel olarak desidua tabakası gelişimi bozulabilir. Yeni bir gebelikte plasenta, tesadüfen bu bölgeye yerleştiğinde tutunma derinliği artar. Sezaryen sayısı arttıkça hem iz dokusunun büyüklüğü hem de plasentanın bu alana yerleşme olasılığı yükseldiğinden, risk de birlikte artar.

Plasenta previa, akretaya zemin hazırlayan bir diğer önemli nedendir. Plasentanın rahim ağzını tamamen ya da kısmen kapattığı bu tabloda, plasenta dokusu rahmin alt bölgesine yerleşir. Bu bölge, üst kısımlara kıyasla daha ince bir yapıya sahip olduğundan, plasentanın derine doğru ilerleme eğilimi artar. Önceden sezaryen geçirmiş ve aynı zamanda plasenta previa tanısı almış gebelerde akreta riski belirgin biçimde yükselir. Bu birliktelik, gebelik takibinde özel bir dikkat gerektirir.

Bunların yanı sıra ileri anne yaşı, çok sayıda doğum öyküsü, rahim içi enfeksiyonlar ve bazı doğumsal rahim anormallikleri de altta yatan nedenler arasında sayılabilir. Yardımcı üreme yöntemleriyle gerçekleşen gebeliklerde embriyo yerleşim sürecindeki farklılıklar da plasentanın derin tutunmasına katkı sağlayabilir. Tüm bu etmenler bir arada düşünüldüğünde, plasenta akretanın tek bir nedene bağlı olmadığı; birden fazla faktörün etkileşimiyle ortaya çıktığı görülür.

  • Geçirilmiş sezaryen sayısının fazla olması
  • Plasenta previa ile birliktelik
  • Daha önce yapılmış rahim içi cerrahi girişimler
  • İleri anne yaşı ve çok sayıda doğum öyküsü
  • Rahim iç tabakasını etkileyen enfeksiyon ya da yapışıklıklar

Tanı Nasıl Konulur?

Plasenta akretanın erken ve doğru tanısı, gebeliğin güvenli yönetilmesinde belirleyici unsurdur. Tanı süreci genellikle gebelik takipleri sırasında, risk faktörlerinin değerlendirilmesi ile başlar. Daha önce sezaryen geçirmiş, plasenta previa tanısı almış ya da çok sayıda doğum yapmış gebelerde bu tablo özellikle araştırılır. Hekim, gebenin geçmiş cerrahi öyküsünü, önceki gebelik bilgilerini ve mevcut gebelikteki plasenta yerleşim yerini bir bütün olarak değerlendirir.

Tanıda ilk başvurulan yöntem ultrasonografidir. Renkli Doppler ultrason ile plasenta dokusunun rahim duvarına nasıl tutunduğu ayrıntılı biçimde incelenebilir. Plasenta içinde belirgin damarsal yapıların görülmesi, rahim duvarı ile plasenta arasındaki sınırın silinmesi ve rahim duvarının olağan dışı incelmiş olması akreta için önemli ipuçları sağlar. Deneyimli bir uzman tarafından yapılan ultrason değerlendirmesi, vakaların büyük bölümünde tanıya ulaşılmasına olanak tanır. Bu nedenle gebelik takibinin deneyimli ekiplerle yapılması önemlidir.

Ultrason ile yeterli bilgi sağlanamayan ya da plasentanın komşu organlarla ilişkisinin daha ayrıntılı değerlendirilmesi gereken durumlarda manyetik rezonans görüntüleme (MR) devreye girer. MR, plasentanın mesane, bağırsak gibi komşu yapılarla olan ilişkisini, yapışmanın derinliğini ve yaygınlığını daha net biçimde ortaya koyar. Özellikle plasenta inkreta ya da perkreta gibi daha ileri tabloların ayrımında MR önemli bilgiler sunar. Görüntüleme yöntemlerinin birlikte yorumlanması, doğum planlaması açısından kesin tanı sağlar.

Bazı vakalarda kesin tanı yalnızca doğum sırasında konulabilir. Plasentanın olağan sürede ayrılmaması, parçalar h├ólinde gelmesi ya da rahim duvarından hiç ayrılmaması, klinik olarak akretayı düşündürür. Ayrıca doğum sonrası gönderilen plasenta dokusunun patolojik (mikroskobik) incelemesi de tanının kesinleştirilmesinde rol oynar. Bu nedenle riskli gebeliklerde doğumun deneyimli bir ekipçe, donanımlı bir merkezde planlanması büyük önem taşır.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Plasenta akreta, hem anne hem de bebek açısından çeşitli komplikasyonlara yol açabilen ciddi bir tablodur. En sık karşılaşılan ve en önemli komplikasyon, doğum sırasında ya da hemen sonrasında ortaya çıkan yoğun kanamadır. Plasentanın rahim duvarından düzgün biçimde ayrılamaması, kanamanın hızla artmasına neden olabilir. Bu kanamalar bazen kan transfüzyonu gerektirecek düzeye ulaşabilir ve dolaşımın bozulmasına yol açabilir. Bu nedenle doğum öncesi planlamada kan ürünleri hazırlığı önemli bir adımdır.

Kanamayı kontrol altına almak amacıyla bazı vakalarda histerektomi (rahmin alınması) gerekebilir. Özellikle yaygın ve derin yapışıklıkların bulunduğu durumlarda rahmin korunması her zaman olası olmayabilir. Bu seçenek, hayatın güvence altına alınması için zorunlu h├óle gelebilir. Histerektomi gerekliliği, anne adayı için duygusal açıdan da güç bir süreçtir. Bu nedenle doğum öncesi danışmanlık sürecinde olası senaryoların hekim tarafından anne ve ailesine ayrıntılı biçimde anlatılması önemlidir.

Plasentanın komşu organlara doğru ilerlediği perkreta tablolarında ise mesane (idrar torbası), bağırsak ya da pelvik damarlar etkilenebilir. Bu durumda doğum sırasında yalnızca kadın doğum uzmanı değil; üroloji, genel cerrahi ve damar cerrahisi ekipleri de sürece katkı sunabilir. Çok disiplinli yaklaşım, komplikasyonların erken fark edilmesine ve uygun biçimde yönetilmesine olanak tanır. Bu nedenle riskli vakalar, donanımlı merkezlerde planlı doğumla ele alınır.

Bebek açısından da bazı riskler gündeme gelebilir. Plasenta akretaya bağlı kanama riski nedeniyle bebeğin zaman zaman beklenenden daha erken doğurtulması gerekebilir. Erken doğum, bebeğin solunum ve beslenme gibi temel işlevlerinin olgunlaşmasını etkileyebilir. Bu yüzden riskli gebelerde doğum zamanlaması, anne ve bebek yararı birlikte gözetilerek hekim tarafından titizlikle belirlenir. Yenidoğan yoğun bakım koşullarının mevcut olduğu merkezler tercih edilir.

  • Doğum sırasında ve sonrasında yoğun kanama
  • Kan transfüzyonu ihtiyacı
  • Histerektomi gerekliliği
  • Komşu organ yaralanmaları (mesane, bağırsak)
  • Erken doğum ve buna bağlı yenidoğan sorunları

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Gebelik döneminde yaşanan her yeni belirti, dikkatle değerlendirilmesi gereken bir işaret olabilir. Özellikle gebeliğin ikinci yarısında ortaya çıkan ağrısız vajinal kanama, plasenta yerleşim sorunlarının önemli bir bulgusu olabilir. Bu nedenle az miktarda bile olsa kanama fark ettiğinizde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanız önerilir. Kanamanın renginin, miktarının ve süresinin hekim tarafından değerlendirilmesi, sürecin doğru yönetilmesi açısından önemlidir.

Daha önce sezaryen geçirdiyseniz, plasenta previa tanısı aldıysanız ya da rahim içine yönelik bir cerrahi işlem öykünüz varsa gebelik takiplerinizi düzenli olarak sürdürmeniz büyük önem taşır. Bu risk faktörlerine sahip gebelerde plasenta akreta açısından özel değerlendirmeler yapılır. Kontrollerinizi aksatmamanız, ileri görüntüleme yöntemlerinin gerektiğinde zamanında uygulanmasına olanak tanır. Erken tanı, doğumun güvenli planlanmasının temel adımıdır.

Karın bölgesinde sürekli devam eden ağrı, kasılma hissi, idrar yaparken rahatsızlık ya da idrarda kan görme gibi belirtilerin ortaya çıkması durumunda da vakit kaybetmeden hekiminize danışmanız önerilir. Bu tür şikayetler her zaman akreta anlamına gelmese de altta yatan nedenlerin değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı gibi genel belirtiler de kan kaybına işaret edebileceğinden, mutlaka hekim kontrolü gerektirir. Erken başvuru, sürecin daha rahat yönetilmesine katkı sağlar.

Son Değerlendirme

Plasenta akreta, günümüzde sıklığı giderek artan ve dikkatli yönetim gerektiren özel bir gebelik tablosudur. Risk faktörlerinin önceden tanınması, gebelik takiplerinin düzenli yapılması ve uygun görüntüleme yöntemlerinin zamanında devreye alınması; bu sürecin güvenle ele alınmasında belirleyici unsurdur. Hem ultrason hem de gerektiğinde manyetik rezonans gibi yöntemlerle yapılan değerlendirmeler, doğum planlamasının doğru adımlarla şekillenmesine olanak tanır. Deneyimli bir ekiple, donanımlı bir merkezde planlanan doğum süreçleri, olası komplikasyonların önüne geçilmesine önemli katkı sağlar.

Koru Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümünde uzman hekimlerimiz, plasenta akreta gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment