Acil Servis

Uzun QT Sendromu

Uzun QT sendromu, kalp ritminde ciddi bozukluklara yol açabilen bir durumdur. Koru Hastanesi olarak erken tanı, ilaç yaklaşımı ve gerektiğinde ICD implantasyonuyla hastalarımızı koruyoruz.

Uzun QT sendromu, kalbin elektriksel sisteminde yaşanan bir aksamaya bağlı olarak kalp atımının normalden daha uzun sürede toparlanmasıyla kendini gösteren bir ritim bozukluğudur. Tıbbi adıyla long QT sendromu, elektrokardiyografi (kalbin elektriksel etkinliğini ölçen test) çekildiğinde QT mesafesinin uzamış olarak görülmesinden adını alır. Bu uzama, kalbin kasılma sonrası yeniden uyarıya hazırlanma sürecinin gecikmesi anlamına gelir ve bazı durumlarda hayatı tehdit edebilen ritim bozukluklarına zemin hazırlar.

Bu tablo, doğuştan gelen genetik bir özellik olabileceği gibi sonradan kullanılan ilaçlara, elektrolit dengesizliklerine veya bazı kalp hastalıklarına bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Bazı kişilerde hiçbir belirti vermeden yıllarca sessiz seyrederken, bazı kişilerde ani bayılma atakları, çarpıntı ve nadiren ani kalp durması gibi ciddi tablolarla karşımıza çıkabilir. Bu yüzden uzun QT sendromu, hem aile öyküsünde benzer durumlar bulunan bireyler hem de açıklanamayan bayılma yaşayan kişiler için dikkatle ele alınması gereken bir konudur.

Kimlerde Görülür?

Uzun QT sendromu her yaş grubunda görülebilen bir tablodur, ancak doğuştan gelen formları çoğunlukla çocukluk çağında ya da genç erişkinlik döneminde kendini belli eder. Ailesinde ani kalp ölümü, açıklanamayan bayılma veya bilinen bir kalp ritim bozukluğu öyküsü bulunan kişiler, bu sendrom açısından daha yüksek risk altındadır. Genetik geçişli formlarda hastalığa neden olan gen değişikliği anne ya da babadan çocuğa aktarılabilir; bu nedenle bir aile bireyinde tanı konulduğunda diğer üyelerin de değerlendirilmesi önerilir.

Kadınlar, özellikle ergenlik sonrası dönemde, erkeklere kıyasla uzun QT sendromuna bağlı olaylar açısından bir miktar daha hassas olabilir. Hormonal değişikliklerin kalbin elektriksel toparlanması üzerindeki etkisi bu farkın nedenleri arasında gösterilir. Gebelik sonrası ilk haftalar da risk açısından özel bir dönem olarak kabul edilir. Erkeklerde ise risk genellikle çocukluk çağında daha belirgindir ve yaş ilerledikçe görece azalabilir.

Doğuştan gelen formların dışında, ileri yaşta görülen sonradan kazanılmış uzun QT sendromu daha yaygındır. Çok sayıda ilaç kullanan, kronik böbrek hastalığı olan, ciddi kusma veya ishal sonrası elektrolit dengesi bozulan kişiler bu grupta yer alır. Kalp yetersizliği, koroner arter hastalığı ya da kalp kası iltihabı gibi yapısal kalp sorunları olan hastalarda da QT uzaması daha sık görülebilir. Tiroid bezi az çalışan bireylerde de bu durumun bir miktar arttığı bilinmektedir.

Profesyonel sporcular, yoğun fiziksel aktivite gerektiren mesleklerde çalışanlar ve sık sık ani efor yapan kişiler de bu sendromun farkına varılması açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Çünkü efor sırasında, yüzme gibi sportif etkinliklerde veya ani korku, gürültü gibi tetikleyici durumlarda yaşanan bayılmalar uzun QT sendromunun ipuçlarından biri olabilir. İşitme kaybıyla birlikte seyreden nadir formlar da bulunduğu için çocukluk çağında işitme sorunu olan bireylerde de bu sendrom akılda tutulmalıdır.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Uzun QT sendromunun en dikkat çekici belirtilerinden biri, bir uyarıcı olmaksızın ya da ani bir korku, ses ve efor sonrası gelişen bayılma ataklarıdır. Tıp dilinde senkop olarak adlandırılan bu bayılmalar, kalbin geçici bir süre yeterince kan pompalayamaması nedeniyle beyne giden kanın azalmasından kaynaklanır. Hastalar genellikle birkaç saniye ile bir dakika arasında bilincini kaybeder, ardından kendiliğinden ayılır. Bu ataklar zaman zaman havale ile karıştırılabilir ve epilepsi tanısıyla yıllarca takip edilen bazı hastalarda asıl sorunun uzun QT sendromu olduğu sonradan anlaşılabilir.

Çarpıntı hissi, göğüste atlama ya da titreme şeklinde tanımlanan duyumlar da sık görülen belirtilerdendir. Hasta zaman zaman kalbinin göğüs kafesinin dışına çıkacakmış gibi attığını ifade edebilir. Bazı hastalarda bu çarpıntılar kısa sürer ve kendiliğinden geçer; bazılarında ise baş dönmesi, halsizlik veya göz kararması ile birlikte ortaya çıkar. Özellikle uyku sırasında ya da sabah uyanırken yaşanan ani çarpıntılar, ritim bozukluklarının habercisi olabilir.

Bazı kişilerde uzun QT sendromu yıllarca hiçbir belirti vermeyebilir ve rutin kontroller sırasında çekilen bir EKG'de tesadüfen fark edilebilir. Bu sessiz seyir, hastalığın altta sinsi bir biçimde ilerlediği anlamına gelmez; ancak risk taşıyan kişilerin tetikleyicilerden uzak durması açısından erken tanı önemlidir. Aile öyküsünde ani kalp ölümü olan bireylerde belirti olmasa bile değerlendirme yapılması önerilir.

En ciddi tablo, kalp ritminin aniden çok hızlı ve düzensiz hale gelmesi sonucu gelişen torsade de pointes adı verilen ritim bozukluğudur. Bu ritim bozukluğu kısa sürerse hasta kendiliğinden ayılabilir; uzarsa ani kalp durmasına ve müdahale edilmediği takdirde ani ölüme yol açabilir. Çocuklarda yüzme sırasında yaşanan boğulma vakalarının bir kısmı, suya girildiğinde tetiklenen ritim bozukluklarına bağlı olabilir. Bu yüzden sık tekrarlayan bayılmalar ya da ailede ani ölüm öyküsü olan bireylerde tablo mutlaka ayrıntılı incelenmelidir.

Nedenleri Nelerdir?

Uzun QT sendromunun nedenleri genel olarak doğuştan gelen ve sonradan kazanılan olmak üzere iki ana grupta incelenir. Doğuştan gelen formlar, kalp kası hücrelerindeki iyon kanallarını düzenleyen genlerdeki değişikliklerden kaynaklanır. Bu kanallar potasyum, sodyum ve kalsiyum gibi elektrolitlerin hücreye girip çıkışını kontrol eder. Genetik bir değişiklik bu sistemi bozduğunda kalp atımının toparlanma süresi uzar ve QT mesafesi artar. Bugüne kadar bu sendromla ilişkili çok sayıda farklı gen değişikliği tanımlanmıştır.

Sonradan kazanılan uzun QT sendromunun en sık nedeni ilaçlardır. Bazı antibiyotikler, mantar ilaçları, antidepresanlar, antipsikotikler, mide bulantısını önleyen ilaçlar ve bazı kalp ritim ilaçları QT mesafesini uzatabilir. Tek başına bir ilaç düşük risk taşırken, birden fazla QT uzatıcı ilacın aynı anda kullanılması riski belirgin biçimde artırır. Bu yüzden kronik hastalığı olan ve çok sayıda ilaç kullanan bireylerde reçete düzenlenirken ilaç etkileşimleri dikkatle değerlendirilmelidir.

Elektrolit bozuklukları da sık karşılaşılan nedenler arasındadır. Kanda potasyum, magnezyum veya kalsiyum düzeyinin düşmesi QT mesafesinin uzamasına yol açabilir. Bu durum şiddetli kusma ve ishal sonrası, idrar söktürücü ilaçların yoğun kullanımıyla, yeme bozukluklarına bağlı yetersiz beslenmede ya da bazı böbrek hastalıklarında görülebilir. Ayrıca tiroid bezi az çalışan hastalarda da kalp ritmindeki bu yavaşlama benzer bir tabloya neden olabilir.

Kalbin yapısal sorunları da bu tabloya zemin hazırlayabilir. Geçirilmiş kalp krizi, kalp kası hastalıkları, kalp yetersizliği ve kalp kası iltihabı gibi durumlarda elektriksel iletim sistemi etkilenir ve QT uzaması ortaya çıkabilir. Bunların dışında merkezi sinir sistemi hastalıkları, beyin kanaması ve ciddi kafa travmaları da geçici olarak QT mesafesini uzatabilir. Aşırı zayıflamış ve uzun süre aç kalmış bireylerde de benzer değişiklikler kayıt altına alınmıştır.

Tanı Nasıl Konulur?

Uzun QT sendromu tanısında ilk basamak ayrıntılı hikaye almaktır. Hekim, bayılma ataklarının ne sıklıkta yaşandığını, hangi koşullarda ortaya çıktığını, çarpıntı ve göğüs ağrısı gibi başka belirtilerin eşlik edip etmediğini sorar. Aile öyküsünde ani kalp ölümü, açıklanamayan bayılma, sara benzeri nöbetler ya da sağırlık olup olmadığı dikkatle incelenir. Kullanılan tüm ilaçların kayıt altına alınması da bu aşamada önemlidir; çünkü ilaçlara bağlı QT uzaması tanı sürecinin önemli bir parçasıdır.

Tanının temel taşı 12 derivasyonlu elektrokardiyografi yani EKG'dir. Bu test kalbin elektriksel etkinliğini k├óğıt üzerine kaydederek QT mesafesinin ölçülmesine olanak tanır. Mesafe kişinin kalp hızına göre düzeltilerek yorumlanır ve belirli sınırların üzerine çıktığında uzun QT sendromu tanısı düşünülür. Tek bir EKG yeterli olmayabilir; çünkü QT mesafesi gün içinde değişiklik gösterebilir. Bu yüzden farklı zamanlarda alınan kayıtlar ve egzersiz testi de değerlendirmeye katılır.

Tanıyı destekleyen önemli testlerden biri Holter monitörüdür. Bu cihaz hastanın günlük yaşamı sırasında 24 saat ya da daha uzun süreyle kalbin ritmini kaydeder ve gözden kaçabilecek ritim bozukluklarının yakalanmasını sağlar. Efor testi sırasında özellikle egzersiz sonrası toparlanma döneminde QT mesafesinin nasıl değiştiği incelenir. Bazı hastalarda yatar pozisyondan ayağa kalkma sırasında alınan EKG kayıtları da tanıya katkı sağlar.

Genetik test, doğuştan gelen formların belirlenmesinde önemli bir araçtır. Özellikle aile öyküsü güçlü olan, genç yaşta belirti veren ya da klinik bulguları belirgin olan hastalarda uygulanır. Genetik tanının kesinleşmesi hem hastanın takibinde hem de aile bireylerinin taranmasında yol göstericidir. Sonradan kazanılan formlarda ise altta yatan nedenin bulunması ön plana çıkar; kan testleriyle elektrolit düzeyleri, tiroid fonksiyonları, böbrek değerleri ve ilaç düzeyleri ayrıntılı biçimde incelenir.

  • 12 derivasyonlu istirahat EKG'si ve düzeltilmiş QT mesafesi ölçümü
  • 24 saatlik Holter monitörü ile günlük ritim takibi
  • Egzersiz testi ve ayağa kalkma sırasında EKG değişiklikleri
  • Elektrolit, tiroid ve böbrek fonksiyonlarını içeren kan testleri
  • Seçilmiş hastalarda genetik inceleme ve aile taraması

Komplikasyonlar Nelerdir?

Uzun QT sendromunun en korkulan komplikasyonu, hayati tehlike oluşturabilen ritim bozukluklarıdır. Bunların başında torsade de pointes adı verilen, kalbin çok hızlı ve düzensiz biçimde kasıldığı özel bir tablo gelir. Bu ritim bozukluğu kısa sürerse hasta yalnızca baş dönmesi ya da bayılma ile atlatabilir; uzun sürerse ventriküler fibrilasyon adı verilen ve ani kalp durmasıyla sonuçlanan duruma dönüşebilir. Müdahale edilmediği takdirde ani ölüm gelişebileceği için tablo ciddi bir biçimde takip edilir.

Tekrarlayan bayılma atakları kendi başına da önemli bir komplikasyondur. Bayılma sırasında düşmeye bağlı kafa travması, kemik kırıkları ve yumuşak doku yaralanmaları ortaya çıkabilir. Trafikte, yüksekte ya da suda iken yaşanan bilinç kayıpları ise kazalara ve boğulmalara neden olabilir. Bu yüzden tekrarlayan bayılma öyküsü olan hastalarda araç kullanımı, yüzme ve yüksekte çalışma gibi konularda hekim önerileri büyük bir önem taşır.

Psikolojik etkiler de göz ardı edilmemelidir. Özellikle genç yaşta tanı alan kişilerde aniden gelişebilecek bir ritim bozukluğu kaygısı, günlük yaşamı, eğitim hayatını ve sosyal ilişkileri etkileyebilir. Spordan uzak durma zorunluluğu, bazı meslek seçimlerinde kısıtlamalar ve sürekli kontrol gerekliliği zaman zaman moral bozukluğuna neden olabilir. Bu nedenle tedavi süreci yalnızca kalp odaklı değil, bütüncül bir yaklaşımla yürütülmelidir.

Sonradan kazanılan formlarda altta yatan hastalığın kontrol altına alınmaması ya da QT uzatan ilaçların kontrolsüz kullanımı, tabloyu zaman içinde derinleştirebilir. Yoğun bakım koşullarında tedavi gerektiren ritim bozuklukları gelişebilir, kalp yetersizliği belirtileri ağırlaşabilir. Aile bireylerinin taranmadığı durumlarda genetik geçişli formlarda ailede başka bireylerde de benzer olayların yaşanması mümkündür. Erken tanı ve düzenli izlem komplikasyon riskinin azaltılmasında belirleyici unsurdur.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Açıklanamayan bir bayılma yaşadıysanız, özellikle bu bayılma efor sırasında, ani bir ses veya korku sonrasında ya da yüzme gibi bir etkinlik sırasında ortaya çıktıysa kısa süre içinde bir sağlık kuruluşuna başvurmanız önerilir. Yaşanan olayın detaylı sorgulanması, EKG çekimi ve gerekli durumda ileri tetkiklerin planlanması bu aşamada büyük önem taşır. Tek bir bayılma atağı bile zaman zaman ciddi bir altta yatan sorunun ilk işareti olabilir.

Çarpıntı atakları, göğüste atlama hissi, baş dönmesi ile birlikte halsizlik yaşıyorsanız veya günlük etkinlikler sırasında nefes darlığı belirginleşiyorsa hekime danışmanız uygun olur. Özellikle aile öyküsünde ani kalp ölümü, genç yaşta bayılma, açıklanamayan ölüm ya da kalp ritim bozukluğu varsa kendinizde belirti olmasa bile değerlendirme alınması anlamlı bir adımdır. Aile bireylerinden birinde uzun QT sendromu tanısı konulduğunda diğer üyelerin de taranması önerilir.

Yeni bir ilaç başlandıktan sonra çarpıntı, baş dönmesi veya bayılma yaşıyorsanız ilacı kendi başınıza bırakmadan önce mutlaka hekiminize danışmanız gerekir. Birden fazla ilaç kullananlar, kronik kalp ya da böbrek hastalığı olanlar, ciddi kusma ve ishal sonrası halsizlik hissedenler ve yeme bozukluğu yaşayanlar elektrolit dengesizliği açısından risk altındadır. Bu kişilerde ortaya çıkan yeni belirtilerin uzman değerlendirmesiyle ele alınması doğru bir yaklaşım olur.

  • Ani gelişen ve nedeni bilinmeyen bayılma atakları
  • Efor, korku veya yüzme sırasında yaşanan bilinç kayıpları
  • Sık tekrarlayan çarpıntı, baş dönmesi ve halsizlik
  • Ailede ani kalp ölümü ya da açıklanamayan ölüm öyküsü
  • Yeni başlanan ilaç sonrası ortaya çıkan ritim şikayetleri

Son Değerlendirme

Uzun QT sendromu, kalp ritminin elektriksel toparlanma sürecindeki gecikmeye bağlı gelişen, doğuştan ya da sonradan kazanılan bir ritim bozukluğudur. Bayılma, çarpıntı ve nadir de olsa ani kalp durması gibi tablolarla karşımıza çıkabildiği için erken tanı, düzenli izlem ve tetikleyicilerden uzak durma süreç içerisinde belirleyici bir rol üstlenir. Aile öyküsünün dikkatle sorgulanması, doğru ilaç seçimi ve elektrolit dengesinin korunması bu sendromun yönetiminde temel başlıklar arasında yer alır.

Koru Hastanesi Acil Servis bölümünde uzman hekimlerimiz, uzun qt sendromu gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment