Göğüs Hastalıkları

Diyafragma Evantrasyonu

Diyafragma Evantrasyonu, çeşitli klinik bulgularla seyreden ve uzman değerlendirmesi gerektiren bir tablodur. Detaylı bilgi için sayfa içeriğini inceleyin.

Diyafragma evantrasyonu, göğüs ile karın boşluğunu birbirinden ayıran ve solunumun temel kası olan diyafragma kasının, belirli bir bölümünün ya da tamamının olağan dışı biçimde yukarı doğru yükselmesi anlamına gelir. Bu yükselme, kasın yırtılması veya delinmesi nedeniyle değil; kas dokusunun incelmesi, zayıflaması ya da gelişimsel olarak yeterince güçlenememesi sonucu ortaya çıkar. Diyafragma normalde solunum sırasında düzenli biçimde aşağı iner ve akciğerlerin genişlemesine alan açar. Evantrasyonda ise bu hareket sınırlı kalır ve etkilenen tarafta akciğerin tam olarak şişmesi zorlaşır.

Hastalık bazı kişilerde doğuştan, bazı kişilerde ise sonradan gelişen bir tablo olarak karşımıza çıkabilir. Bebeklerde genellikle gelişim sürecinde kasın yeterince güçlenmemesiyle ilgilidir. Yetişkinlerde ise sinir hasarı, geçirilmiş cerrahi girişimler veya bazı sistemik hastalıklar zemin hazırlayabilir. Hastaların önemli bir kısmı uzun süre belirti vermeyebilir; ancak zamanla nefes darlığı, çabuk yorulma ya da sindirim sistemi şikayetleri eklenebilir. Doğru tanı ve düzenli takip, sürecin kontrol altında tutulması açısından önem taşır.

Kimlerde Görülür?

Diyafragma evantrasyonu her yaş grubunda görülebilen bir tablo olmakla birlikte, dağılımı oldukça geniş bir yelpazeye yayılır. Bebeklerde doğuştan gelen biçimi daha sık karşımıza çıkarken, yetişkinlerde edinsel nedenlerle gelişen biçimi ön plana çıkar. Erkek bebeklerde kız bebeklere kıyasla biraz daha fazla görüldüğü bildirilmektedir. Yetişkinlerde ise belirli bir cinsiyet ağırlığı bulunmaz; ancak yaş ilerledikçe ve göğüs bölgesini ilgilendiren cerrahi girişimler birikince sıklık artma eğilimi gösterir.

Bu tabloyla daha sık karşılaşan grupların başında, doğum sırasında zorlu bir süreç yaşamış bebekler gelir. Doğum travması nedeniyle diyafragmayı uyaran frenik sinirin zedelenmesi, kasın belirli bir bölümünün gevşek kalmasına yol açabilir. Kalp cerrahisi geçirmiş çocuklar da bu açıdan dikkat edilmesi gereken bir gruptur. Yetişkin tarafında ise akciğer, kalp ya da boyun bölgesinde geniş kapsamlı operasyon geçirenler riskli grup içerisinde yer alır.

Bunların yanında nörolojik hastalıkları olan bireylerde, özellikle sinir iletimini etkileyen tablolar bulunan hastalarda diyafragma kasının çalışması bozulabilir ve evantrasyon benzeri görünümler ortaya çıkabilir. Belirli viral enfeksiyonlar sonrasında frenik sinirin geçici ya da kalıcı işlev kaybı gelişebilir. Ayrıca akciğer üst bölgesinde yer alan kitlelerin sinire baskı uyguladığı durumlarda da benzer bir tablo gözlenebilir. Bu nedenle risk değerlendirmesi yaparken hastanın geçmiş hastalıkları, geçirdiği ameliyatlar ve mesleki öyküsü ayrıntılı biçimde sorgulanır.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Diyafragma evantrasyonunun belirtileri, etkilenen kas bölümünün büyüklüğüne, hastanın yaşına ve eşlik eden sağlık sorunlarına göre belirgin farklılık gösterir. Bazı hastalarda hiçbir şikayet olmayabilir ve tablo, başka bir nedenle çekilen akciğer filminde tesadüfen fark edilebilir. Diğer hastalarda ise belirtiler günlük yaşamı doğrudan etkileyecek düzeyde rahatsız edici olabilir. Genel olarak solunum ve sindirim sistemine ait şikayetler ön plana çıkar.

Solunum sistemi açısından en sık karşılaşılan şikayet, eforla artan nefes darlığıdır. Hastalar merdiven çıkarken, hafif tempolu yürürken ya da hatta yatakta uzanırken nefes almakta zorlandıklarını ifade edebilir. Sırtüstü yatınca artan ve dik oturunca azalan nefes darlığı, evantrasyon için tipik bir gözlemdir. Bunun yanında sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, inatçı öksürük ve göğüste baskı hissi de tabloya eşlik edebilir.

Sindirim sistemi belirtileri ise diyafragmanın yukarı doğru yer değiştirmesiyle birlikte mide, dalak ya da kalın bağırsağın bir bölümünün yukarı çekilmesine bağlı olarak ortaya çıkar. Yemek sonrası dolgunluk, geğirme, mide ekşimesi, bulantı ve karın üst bölgesinde rahatsızlık hissi sıkça bildirilen yakınmalar arasındadır. Bazı hastalarda kalp ritmi düzensizlikleri ya da çarpıntı hissi de tabloya eklenebilir.

Diyafragma evantrasyonunda sık bildirilen belirtiler şu şekilde özetlenebilir:

  • Eforla belirginleşen nefes darlığı ve çabuk yorulma
  • Sırtüstü yatınca artan solunum sıkıntısı
  • Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve uzun süren öksürük
  • Yemek sonrası dolgunluk, hazımsızlık ve mide ekşimesi
  • Göğüs ve karın üst bölgesinde baskı, rahatsızlık hissi

Nedenleri Nelerdir?

Diyafragma evantrasyonunun altında yatan nedenler iki ana başlık altında incelenir. Birincisi doğuştan gelen biçim, ikincisi ise yaşam içinde edinilen biçimdir. Doğuştan gelen evantrasyonda diyafragma kasının kas lifleri yeterince gelişmemiştir ve kasın belirli bir bölümü ince bir zar görünümünde kalır. Bu durum, kasın kasılma gücünü düşürür ve solunum sırasında bu bölgenin yukarı doğru ilerlemesine yol açar. Genellikle yaşamın ilk yıllarında belirti verir.

Edinsel biçimde en sık karşılaşılan sebep, diyafragmayı uyaran frenik sinirin zedelenmesidir. Bu sinir boyun bölgesinden başlar ve göğüs boşluğu boyunca aşağıya doğru iner. Yolu boyunca herhangi bir noktada baskıya uğraması ya da kesilmesi, kasın bir bölümünün işlevini kaybetmesine neden olur. Kalp cerrahisi, akciğer ameliyatları, boyun bölgesinde yapılan müdahaleler ve göğüs travmaları bu açıdan başlıca risk başlıklarıdır.

Bunların yanında bazı viral enfeksiyonlar frenik siniri etkileyerek geçici ya da kalıcı bir işlev kaybı yaratabilir. Akciğer üst kısmında yer alan kitleler sinire baskı uygulayarak benzer sonuca yol açabilir. Belirli nörolojik hastalıklarda kas-sinir iletimi bozulduğu için diyafragmanın çalışması yetersizleşebilir. Ayrıca diyabet gibi metabolik hastalıkların sinir tutulumlarına neden olduğu durumlarda da bu tablo gözlemlenebilir. Nedenler birbirine eklendiğinde belirtiler genellikle daha belirgin hale gelir.

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı süreci, hastanın şikayetlerinin dinlenmesi ve ayrıntılı fizik muayene ile başlar. Hekim, solunum seslerini her iki akciğer üzerinden ayrı ayrı dinleyerek ses iletiminin azaldığı bölgeleri belirlemeye çalışır. Diyafragmanın yükseldiği tarafta solunum sesleri azalır, perküsyon adı verilen el ile vurma muayenesinde matlaşma alınabilir. Bu bulgular, görüntüleme yöntemlerine yönlendiren önemli ipuçlarıdır.

Görüntüleme açısından ilk başvurulan yöntem akciğer grafisidir. Düz akciğer filminde diyafragmanın bir tarafının olağan dışı biçimde yukarı yerleştiği görülür. Ancak bu görüntü, diyafragma fıtığı ya da plevral sıvı gibi başka tablolarla karışabilir. Bu nedenle ileri görüntüleme yöntemleri ile ayrım yapmak gerekir. Toraks tomografisi, kasın yapısını ve çevre dokularla ilişkisini ayrıntılı biçimde gösterir. Manyetik rezonans görüntüleme bazı seçilmiş durumlarda tercih edilebilir.

Diyafragmanın hareketini değerlendirmek için skopi adı verilen hareketli görüntüleme tetkiki ya da diyafragma ultrasonografisi yapılabilir. Bu tetkikler sırasında hastadan derin nefes alıp vermesi istenir ve kasın hareketi gerçek zamanlı izlenir. Evantrasyonda kasın hareketi belirgin biçimde azalmıştır ya da paradoks hareket gözlenebilir. Solunum fonksiyon testleri, kasın işlev kaybının solunum kapasitesine yansımasını ölçer ve takip sürecinde de yararlıdır.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Diyafragma evantrasyonu, uzun süre belirti vermese bile zamanla bazı komplikasyonlara zemin hazırlayabilir. Bu komplikasyonların önemli bir bölümü solunum sistemi ile ilgilidir. Etkilenen tarafta akciğerin tam olarak şişmemesi, alt loblarda havalanma azlığına yol açar. Bu durum bakterilerin yerleşmesi için uygun bir ortam oluşturur ve tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarına neden olabilir. Özellikle bebeklerde ve yaşlı bireylerde bu enfeksiyonlar daha ağır seyredebilir.

Solunum kapasitesinin kademeli olarak düşmesi de önemli bir komplikasyondur. Hastalar başlangıçta sadece ağır eforla nefes darlığı yaşarken, zamanla hafif aktivitelerde bile sıkıntı çekmeye başlayabilir. Uyku sırasında solunumun etkilenmesi, gece uyanmaları, sabah yorgunluğu ve gün içi konsantrasyon güçlüğü gibi belirtilerle kendini gösterebilir. İleri evrelerde kandaki oksijen düzeyi düşebilir ve kalp üzerinde ek bir yük oluşabilir.

Sindirim sistemi açısından da bazı sorunlar gelişebilir. Midenin yukarı doğru yer değiştirmesi reflüye eğilim yaratır, yemek sonrası şikayetler artabilir. Nadiren mide ya da bağırsak segmentlerinin yukarı çekilmesi ciddi sindirim sorunlarına yol açabilir. Çocuklarda büyüme geriliği, kilo alamama ve gelişim basamaklarında gecikme tabloya eşlik edebilir. Bu nedenle düzenli takip ve gerektiğinde uygun müdahaleler önem taşır.

Takip sürecinde dikkat edilmesi gereken bazı uyarıcı bulgular şunlardır:

  • Giderek artan nefes darlığı ve eforu sınırlayan yorgunluk
  • Sık tekrarlayan ateşli akciğer enfeksiyonları
  • Gece uykuda sık uyanma ve sabah yorgunluğu
  • Çocuklarda büyüme ve kilo alımında belirgin yavaşlama
  • İnatçı reflü ve hazımsızlık şikayetlerinin eklenmesi

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Diyafragma evantrasyonu sinsi başlangıçlı bir tablo olduğu için belirtilerin önemini hafife almak kolaydır. Ancak bazı durumlarda zaman kaybetmeden bir hekime başvurmanız önerilir. Özellikle giderek artan ve günlük aktivitelerinizi kısıtlayan nefes darlığı hissediyorsanız değerlendirme yaptırmanız gerekir. Sırtüstü yatınca belirginleşen, dik oturunca rahatlayan solunum sıkıntısı dikkate alınması gereken bir bulgudur.

Yılda birkaç kez tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, uzun süren öksürük ve balgam çıkarma gibi şikayetleriniz varsa altta yatan nedenin araştırılması önemlidir. Geçmişte göğüs, boyun ya da kalp bölgesinde ameliyat geçirdiyseniz ve sonrasında solunumla ilgili şikayetler eklendiyse, frenik sinir etkilenmesi olup olmadığının değerlendirilmesi gerekebilir. Bebek ve çocuklarda hızlı solunum, beslenme sırasında morarma, kilo alamama ya da tekrarlayan akciğer hastalıkları aileleri uyarmalıdır.

Reflü ve hazımsızlık şikayetleriniz geleneksel yaklaşımlarla kontrol altına alınamıyorsa, göğüs ve karın bölgesinde kalıcı bir baskı hissi sürüyorsa hekim değerlendirmesi yaptırmanız anlamlıdır. Erken dönemde konulan tanı, hem komplikasyonların önlenmesi hem de uygun takip planının oluşturulması açısından belirleyici olur. Şikayetlerinizi dikkate alarak uzman bir hekime başvurmanız, yaşam kalitenizin korunmasına katkı sağlar.

Son Değerlendirme

Diyafragma evantrasyonu, kasın yapısal zayıflığı ya da sinir etkilenmesi sonucu ortaya çıkan ve hem solunum hem de sindirim sistemini etkileyebilen kapsamlı bir tablodur. Doğuştan gelen ve sonradan gelişen biçimleri birbirinden farklı yönetim yaklaşımları gerektirir. Belirtiler hafif düzeyde başlayıp zamanla yaşam kalitesini düşürecek noktaya ilerleyebileceği için doğru zamanda doğru değerlendirme önem taşır. Ayrıntılı muayene, uygun görüntüleme yöntemleri ve solunum testleri tabloyu net biçimde ortaya koyar; sonrasında hastaya özgü bir takip planı oluşturulur.

Koru Hastanesi Göğüs Hastalıkları bölümünde uzman hekimlerimiz, diyafragma evantrasyonu gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment