Akciğer skuamöz hücreli karsinom, akciğerlerin büyük hava yollarını (bronşları) döşeyen yassı hücrelerden köken alan bir akciğer kanseri türüdür. Küçük hücreli dışı akciğer kanserleri grubunun önemli bir bölümünü oluşturur ve özellikle uzun yıllar sigara içen kişilerde daha sık görülür. Hastalık çoğu zaman akciğerin merkezine yakın alanlarda, ana bronşların yakınında başlar ve bu bölgede yavaş yavaş büyüyerek hava yolunu daraltır. Bu nedenle uzun süren öksürük, balgam çıkarma ve solunum şikayetleri gibi belirtiler oldukça erken aşamada ortaya çıkabilir.
Skuamöz hücreli karsinom adını, mikroskop altında incelendiğinde gözlenen yassı (skuamöz) hücre yapısından alır. Bu tür hücreler aslında ciltte ve bazı mukozalarda da bulunur; ancak akciğerde geliştiğinde solunum yollarının normal yapısını bozarak hem nefes alıp vermeyi hem de çevredeki damar ve sinir yapılarını etkileyebilir. Hastalığın seyri kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı hastalarda yıllarca süren hafif şikayetlerin ardından tanı konurken bazılarında daha hızlı ilerleyen bir tablo görülebilir. Bu nedenle uzun süreli öksürük, kanlı balgam veya sebebi açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtilerin atlanmaması büyük önem taşır.
Kimlerde Görülür?
Akciğer skuamöz hücreli karsinom, her yaş grubunda görülebilse de en sık 55 yaş üstü kişilerde tanı konulan bir kanser türüdür. Erkeklerde uzun yıllar boyunca kadınlara göre daha sık rastlanmıştır; ancak son yıllarda kadınlarda da sigara kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte oranlar yaklaşmaktadır. Hastalığın gelişmesinde en güçlü belirleyici unsur uzun süreli sigara içiciliğidir. Günde yarım paket gibi düşük görünen miktarların bile yıllar içinde toplam maruziyeti ciddi bir düzeye çıkardığı bilinmektedir. Sigarayı bırakmış olmak riski zaman içinde azaltsa da geçmişte uzun yıllar içmiş bireylerde belirli bir düzeyde risk devam eder.
Pasif sigara dumanına maruz kalan kişiler, yani evinde veya iş yerinde uzun süre sigara içilen ortamda bulunan bireyler de risk altındadır. Madencilik, kaynakçılık, asbestle çalışma, dökümhane ve bazı kimyasal üretim işleri gibi mesleklerde çalışanlarda da skuamöz hücreli karsinom sıklığı genel topluma göre daha yüksek gözlenir. Uzun yıllar boyunca toz, duman ve bazı kimyasallara solunum yoluyla maruz kalmak, bronşları döşeyen yassı hücrelerde kalıcı değişikliklere yol açabilir. Bu mesleklerde koruyucu maske ve havalandırma önlemlerinin düzenli uygulanması, maruziyetin azaltılmasında belirleyici rol oynar.
Ailesinde akciğer kanseri öyküsü bulunan kişilerde risk bir miktar artar. Bunun yanında daha önce akciğerde kronik enfeksiyon, tüberküloz veya kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) geçirmiş bireylerde de hastalığa zemin hazırlayan bir akciğer dokusu söz konusu olabilir. Hava kirliliğinin yoğun olduğu büyük şehirlerde yaşamak, kapalı ortamlarda ısınma amaçlı kullanılan bazı yakıtlardan çıkan dumanlara uzun süre maruz kalmak da risk faktörleri arasında değerlendirilir. Bağışıklık sistemini baskılayan kronik hastalıkların varlığı da hücresel onarım mekanizmalarını zayıflatarak zemin hazırlayıcı bir unsur olarak değerlendirilir.
Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?
Skuamöz hücreli karsinomun en sık görülen belirtisi, haftalarca süren ve giderek karakter değiştiren bir öksürüktür. Sigara içen kişilerde zaten süregelen bir öksürük olabilir; ancak bu öksürüğün sesinin, sıklığının veya balgam miktarının değişmesi dikkat çekici bir uyarıdır. Balgamda kan bulunması, bazen tek bir kez bile olsa, mutlaka değerlendirilmesi gereken bir bulgudur. Hastalar zaman zaman pas renginde ya da çizgi şeklinde kan gördüklerini ifade eder.
Tümörün hava yolunu daraltmasıyla birlikte nefes darlığı ortaya çıkabilir. Önceleri yalnızca merdiven çıkma, yokuş yürüme gibi efor sırasında hissedilen nefes darlığı, ilerleyen aşamalarda günlük yaşam içinde de belirgin h├óle gelir. Bazı hastalarda hışıltılı solunum, kısık ses ya da yutma güçlüğü tabloya eklenebilir. Bu bulgular tümörün çevre dokulara baskı yapmasıyla ilgili olabilir. Göğüs ağrısı, sırta ya da omuza vuran rahatsızlık hissi de yine ileri tabloda görülen şikayetler arasındadır. Ağrının nefes alıp verme veya öksürme sırasında belirginleşmesi, akciğer zarının tutulumuna işaret edebilen bir bulgu olarak değerlendirilir.
Genel belirtiler arasında nedeni açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, halsizlik ve sürekli yorgunluk hissi yer alır. Bazı hastalarda uzun süre geçmeyen ateş, sık tekrarlayan bronşit veya zatürre tabloları görülür. Aynı bölgede iki kez aynı yıl içinde tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, altta yatan bir tıkanıklığın habercisi olabilir. Skuamöz hücreli karsinom bazen kanda kalsiyum düzeyinin yükselmesine yol açarak bulantı, kabızlık, konsantrasyon güçlüğü gibi sistemik belirtilere de neden olabilir. Bu sistemik tablo, paraneoplastik sendromlar başlığı altında değerlendirilir ve hastalığın seyrinde önemli bir gösterge olabilir.
- İki üç haftadan uzun süren ya da karakter değiştiren öksürük
- Balgamda kan veya pas renginde değişiklik
- Eforla artan ve giderek belirginleşen nefes darlığı
- Göğüs, sırt veya omuz bölgesinde süregelen ağrı
- Açıklanamayan kilo kaybı ve iştah azalması
Nedenleri Nelerdir?
Akciğer skuamöz hücreli karsinomun başlıca nedeni, uzun süreli sigara dumanı maruziyetine bağlı olarak bronş hücrelerinde gelişen genetik hasardır. Sigara dumanında bulunan binlerce kimyasal madde, solunum yollarını döşeyen hücrelerin DNA yapısını yıllar içinde yıpratır. Bu yıpranma sonucunda normal yassı hücrelerin yerini önce iltihaba eğilimli, ardından kontrolsüz çoğalan kanser hücreleri alır. Sigara içme süresi ve günlük tüketim miktarı arttıkça risk de orantılı biçimde yükselir. Puro, pipo ve nargile gibi diğer tütün ürünlerinin kullanımının da benzer biçimde riski artırdığı bilinmektedir.
Mesleki maruziyetler de hastalığın gelişmesinde belirleyici bir rol üstlenir. Asbest, arsenik, krom, nikel, kömür tozu, radon gazı ve bazı petrol türevleri gibi maddelerle uzun yıllar temas eden bireylerde akciğer dokusunda kalıcı değişiklikler meydana gelebilir. Özellikle asbest ile sigaranın bir araya gelmesi, riski tek başlarına oluşturduklarından çok daha yüksek bir düzeye taşır. Madencilik, gemi söküm, inşaat, tekstil, döküm ve metal işleme sektörlerinde çalışan kişilerin düzenli aralıklarla göğüs hastalıkları muayenesi olmaları önerilir.
Çevresel etkenler arasında hava kirliliği önemli bir yer tutar. Trafik yoğunluğu fazla olan bölgelerde yaşamak, ısınmada düşük kaliteli yakıt kullanan kapalı mek├ónlarda uzun süre bulunmak, mutfakta uzun yıllar yoğun duman maruziyetine kalmak akciğer dokusunu olumsuz etkileyebilir. Genetik yatkınlık, yani ailesinde akciğer kanseri bulunan bireylerde bağışıklık ve onarım mekanizmalarındaki bazı farklılıklar da hastalığa zemin hazırlayan unsurlar arasında değerlendirilir. KOAH ve geçirilmiş tüberküloz gibi kronik akciğer hastalıkları, dokuda oluşturduğu yara izi alanlarıyla zaman içinde kanser gelişimine ortam hazırlayabilir. Beslenme düzeninde sebze ve meyve tüketiminin düşük olması, antioksidan desteğinin yetersiz kalmasına yol açarak dolaylı bir risk faktörü olarak değerlendirilebilir.
Tanı Nasıl Konulur?
Tanı süreci genellikle hastanın şikayetleriyle başlar. Hekim öncelikle ayrıntılı bir öykü alır; sigara kullanımı, meslek geçmişi, ailedeki kanser öyküsü ve şikayetlerin başlangıç zamanı sorgulanır. Fizik muayenede akciğer sesleri dinlenir, lenf bezleri elle değerlendirilir ve genel sistemik durum incelenir. Bu adım, hangi tetkiklerin gerekeceğine karar verilmesinde belirleyici bir unsurdur. Kan tetkikleri, karaciğer ve böbrek fonksiyonları ile genel sağlık durumu hakkında destekleyici bilgi sunar.
İlk basamak görüntüleme yöntemi akciğer grafisidir. Şüpheli bir gölge ya da kitle saptandığında ileri inceleme için bilgisayarlı tomografi (BT) istenir. BT, kitlenin boyutunu, yerleşimini, çevre dokularla ilişkisini ve lenf bezi tutulumunu ayrıntılı biçimde gösterir. Hastalığın yaygınlığını değerlendirmek için PET-BT (pozitron emisyon tomografisi) tetkiki kullanılabilir. Beyin metastazı şüphesinde manyetik rezonans görüntüleme (MR) tercih edilir. Bu görüntüleme yöntemleri tek başına kesin tanı koymaz; ancak şüpheyi güçlendirir ve biyopsi için yol gösterir.
Kesin tanı, akciğer dokusundan alınan örneğin patolojik incelemesi ile konulur. Bunun için en sık başvurulan yöntem bronkoskopidir. Ağız yoluyla solunum yoluna ilerletilen ince bir kamera yardımıyla hekim tümörü doğrudan gözlemleyebilir ve biyopsi alabilir. Akciğerin dış bölgelerindeki kitlelerde BT eşliğinde iğne biyopsisi tercih edilebilir. Bazı durumlarda lenf bezlerinden örnek almak amacıyla mediastinoskopi adı verilen küçük bir cerrahi işlem de gerekebilir. Patoloji raporu kesin tanı sağlar ve tümörün moleküler özelliklerine göre uygun yaklaşım belirlenir. Endobronşiyal ultrason (EBUS) eşliğinde alınan örnekler, lenf bezi evrelemesinde önemli katkı sunar.
- Ayrıntılı öykü ve fizik muayene
- Akciğer grafisi ve bilgisayarlı tomografi
- Yaygınlığı değerlendirmek için PET-BT
- Bronkoskopi veya BT eşliğinde iğne biyopsisi
- Patolojik inceleme ve moleküler testler
Komplikasyonlar Nelerdir?
Akciğer skuamöz hücreli karsinom, hem tümörün kendisi hem de yaygınlık derecesine bağlı olarak çeşitli sorunlara neden olabilir. Tümörün büyük bir bronşu tıkaması durumunda akciğerin bir bölümü havalanamaz h├óle gelebilir. Bu duruma atelektazi denir ve tıkanan bölge tekrarlayan enfeksiyonlara açık h├óle gelir. Hastalarda inatçı bir öksürük, ateşli zatürre atakları ve giderek artan nefes darlığı görülebilir.
Tümör yüzeyinde kanama gelişmesi sık karşılaşılan bir tablodur. Hastalar zaman zaman miktarı az olsa da süreklilik gösteren kanlı balgam çıkarır. Az sayıda hastada ciddi miktarda kanama meydana gelebilir ve acil müdahale gerektirebilir. Tümörün çevredeki damar ve sinir yapılarına ilerlemesi durumunda göğüs ağrısı, kol veya yüzde şişlik, ses kısıklığı, göz kapağında düşüklük gibi farklı bulgular ortaya çıkabilir. Akciğer zarı arasında sıvı birikmesi (plevral efüzyon) da nefes darlığını belirgin biçimde artıran bir komplikasyondur. Üst toplardamarın baskı altında kalması durumunda yüzde, boyunda ve kollarda şişlik ile damar belirginleşmesi gibi bulgular tabloya eşlik edebilir.
Hastalık ilerlediğinde lenf bezlerine, karaciğere, kemiklere, böbreküstü bezlerine ve beyne yayılım gösterebilir. Kemik metastazlarında inatçı sırt veya kalça ağrıları, beyin metastazlarında baş ağrısı, denge sorunları ya da nöbet gibi bulgular görülebilir. Skuamöz hücreli karsinomda kandaki kalsiyum düzeyinin yükselmesine bağlı olarak halsizlik, kabızlık, susama hissi ve bilinç bulanıklığı gibi belirtiler de ortaya çıkabilir. Bu nedenle hastaların yalnızca akciğer şikayetleriyle değil tüm vücut bulgularıyla birlikte düzenli takip edilmesi gerekir. Beslenme durumunun bozulması ve kas kütlesinin azalması da uzun süreli takipte dikkat edilmesi gereken sorunlar arasında yer alır.
Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?
Üç haftadan uzun süren ve geçmek bilmeyen bir öksürüğünüz varsa, özellikle sigara içiyorsanız veya geçmişte uzun yıllar içtiyseniz, bu durumu önemsemeli ve mutlaka bir göğüs hastalıkları ya da göğüs cerrahisi uzmanına başvurmalısınız. Önceden var olan öksürüğünüzün karakterinin değişmesi, sesinin farklılaşması ya da balgam miktarının artması da değerlendirilmesi gereken bir uyarıdır. Balgamınızda kan görmeniz, miktarı ne kadar az olursa olsun ertelenmemesi gereken bir bulgudur.
Daha önce bu kadar çabuk yorulmadığınız mesafelerde nefes darlığı yaşamaya başladıysanız, merdiven çıkarken durup dinlenme ihtiyacı hissediyorsanız ya da göğsünüzde, sırtınızda, omzunuzda süregelen bir ağrı varsa hekim değerlendirmesi almanız gerekir. Açıklayamadığınız bir kilo kaybı, iştahsızlık, sürekli halsizlik hissi ve gece terlemeleri de göz ardı edilmemesi gereken belirtilerdir. Aynı bölgede kısa aralıklarla tekrarlayan zatürre veya bronşit atakları yaşıyorsanız bu durumu uzmana bildirmeniz uygun olur.
Sigara içen ya da uzun yıllar içip bırakmış olan, 50 yaş üstü bireylerin şikayetleri olmasa bile düzenli aralıklarla göğüs hastalıkları muayenesinden geçmesi önerilir. Riskli mesleklerde uzun yıllar çalışmış kişilerin de yıllık akciğer değerlendirmesi yaptırması, olası bir hastalığın erken aşamada fark edilmesine katkı sağlar. Erken dönemde yapılan başvuru, tanı sürecinin daha az girişimle tamamlanmasına ve tedavi planının daha geniş seçeneklerle oluşturulmasına olanak tanır. Düşük doz bilgisayarlı tomografi ile yapılan tarama programlarının riskli bireylerde erken tanıya katkı sağladığı bilinmektedir.
Son Değerlendirme
Akciğer skuamöz hücreli karsinom, çoğunlukla uzun süreli sigara kullanımı ve çevresel maruziyetler zemininde gelişen, bronşların yassı hücrelerinden köken alan bir akciğer kanseridir. Uzun süren öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtilerin dikkatle değerlendirilmesi, hastalığın erken dönemde fark edilmesi açısından önemlidir. Tanı süreci ayrıntılı öykü, görüntüleme yöntemleri ve bronkoskopi gibi işlemlerle yürütülür; patolojik inceleme kesin tanı sağlar. Hastalığın yönetimi, tümörün özelliklerine ve hastanın genel durumuna göre kişiye özel olarak planlanır.
Koru Hastanesi Göğüs Cerrahisi bölümünde uzman hekimlerimiz, akciğer skuamöz hücreli karsinom gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.
Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

