Çocuk Nörolojisi

Çocuklarda Shuddering (Titreme) Atakları

Titreme Atakları ve Benign Durum ve Ayırıcı — Çocuklarda Shuddering Atakları, belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilen ve uzman değerlendirmesini gerektiren bir tablodur. Klinik özellikleri ve değerlendirme yaklaşımını öğrenin.

Bebeklerde ve küçük çocuklarda zaman zaman kısa süreli, üşümeye benzer titreme atakları görülebilir. Aileler bu durumu fark ettiğinde çoğu zaman ilk olarak nöbet (epilepsi krizi) ihtimalinden endişelenir ve doktora başvurma ihtiyacı duyar. Shuddering atakları olarak adlandırılan bu tablo, aslında çocukluk çağında karşılaşılan iyi seyirli, çoğunlukla zararsız bir hareket bozukluğu olarak değerlendirilir. Atakların kısa sürmesi, bilinç kaybına yol açmaması ve gün içinde tekrar etmesi tipik özellikleri arasında yer alır.

Shuddering ataklarının tanınması, gereksiz tetkik ve uygulamalardan kaçınılması açısından önemlidir. Pek çok ailede bu ataklar üşümeyle, korku tepkisiyle veya elektrik çarpmasına benzer kısa silkinmelerle karıştırılır. Oysa atakların yapısı, ortaya çıkış zamanları ve eşlik eden belirtiler dikkatlice değerlendirildiğinde nörolojik kökenli ciddi tablolardan ayrılması mümkün olur. Çocuk nörolojisi alanında deneyimli hekimler, atağı birebir gözlemleyerek ya da aile tarafından çekilmiş video kayıtlarını inceleyerek doğru yönlendirmeyi yapar ve aileyi sürece dair detaylı biçimde bilgilendirir.

Kimlerde Görülür?

Shuddering atakları en sık 4 ay ile 6 yaş arası çocuklarda gözlenir. İlk ataklar genellikle bebeklik döneminin ortasında, özellikle 4-9 ay arasında ortaya çıkar. Bazı çocuklarda ataklar okul öncesi döneme kadar tekrar edebilir, ancak ilerleyen yaşla birlikte sıklıkları azalır ve büyük çoğunlukla 5-6 yaş civarında kendiliğinden kaybolur. Kız ve erkek çocukları arasında belirgin bir sıklık farkı bildirilmemiştir; her iki cinsiyette de benzer oranda görülebilir.

Aile öyküsünde esansiyel tremor (titreme hastalığı) bulunan çocuklarda shuddering ataklarının daha sık karşımıza çıktığı dikkat çekmektedir. Yapılan gözlemlere göre bu çocukların bir kısmında ileri yaşlarda esansiyel tremor gelişebilmektedir. Bu nedenle anne, baba ya da yakın akrabalarda el titremesi öyküsü bulunan çocuklarda atakların shuddering olma olasılığı daha yüksektir. Yine de bu bağlantı kesin bir hastalık göstergesi sayılmaz; pek çok çocukta ataklar herhangi bir başka soruna yol açmadan geriler.

Gelişimsel açıdan değerlendirildiğinde shuddering atakları olan çocukların büyük bölümünde motor (hareket), zihinsel ve dil gelişimi yaşıtlarıyla uyumlu seyreder. Doğum öyküsünde bir sorun bulunmaması, nörolojik muayenenin normal olması ve çocuğun gündelik aktivitelerinde herhangi bir gerileme yaşamaması bu tablonun iyi seyirli karakterini destekler. Ataklar sırasında çocuğun bilinci açık kalır; çevresiyle iletişimi sürer ve atak biter bitmez oyununa kaldığı yerden devam edebilir. Prematüre doğan ya da düşük doğum ağırlıklı bebeklerde de shuddering ataklarının görülme sıklığı, term bebeklerle benzer düzeyde seyreder.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Shuddering ataklarının en belirgin özelliği, çocuğun başında, omuzlarında ve bazen gövdesinde aniden ortaya çıkan, üşüme benzeri kısa süreli titreme hareketleridir. Atak genellikle birkaç saniye sürer; çoğunlukla 5-15 saniye arasında değişir. Bu süre içinde çocuğun yüzünde hafif bir kasılma ya da gözlerin kısa süreli sabitlenmesi gözlenebilir. Atak biter bitmez çocuk normal hareketine ve etkinliğine geri döner; uyku hali, yorgunluk ya da bilinç bulanıklığı yaşanmaz.

Atakların gün içinde tekrarlama sıklığı çocuktan çocuğa belirgin biçimde farklılık gösterir. Bazı çocuklarda günde bir veya iki kez yaşanan ataklar bazılarında onlarca, hatta yüzden fazla sayıda görülebilir. Özellikle heyecan, sevinç, korku, idrar yapma, beslenme sırasında ya da yeni bir uyaranla karşılaşma anlarında atak sıklığının arttığı bildirilmektedir. Bu nedenle aileler genellikle çocuk neşelendiğinde veya yeni bir yiyecek tattığında atakların belirginleştiğini fark eder.

Bulgular arasında en sık karşılaşılan tablo, omuzların yukarı doğru kısa süreli çekilmesi ve başın hafifçe sallanmasıdır. Bazı çocuklarda kollar gövdeye yakın tutulurken hızlı titreşim hareketleri eşlik eder. Tipik olarak ataklar sırasında düşme, idrar kaçırma, dilini ısırma gibi nöbete (epilepsi krizine) işaret edebilecek belirtiler görülmez. Ataklar uykuda ortaya çıkmaz; bu özellik shuddering ataklarını miyoklonik nöbetler gibi bazı tablolardan ayırt etmede yardımcı olur.

Atakların ardından çocukta huzursuzluk, ağlama, yön kaybı ya da uyuklama gözlenmez. Bu durum, atakların iyi seyirli karakterinin önemli göstergelerinden biri sayılır. Aileler genellikle birkaç ay içinde atakların yapısını tanır hale gelir ve hangi durumlarda ortaya çıktığını fark eder. Yine de yeni başlayan ataklar her durumda çocuk nörolojisi hekimine değerlendirilmek üzere götürülmelidir.

Nedenleri Nelerdir?

Shuddering ataklarının altında yatan kesin sebep henüz tam olarak aydınlatılamamıştır. Bununla birlikte yapılan klinik gözlemler ve aile öyküsü incelemeleri, bu atakların büyük olasılıkla esansiyel tremor (kalıtsal titreme hastalığı) ile aynı genetik zemini paylaştığını düşündürmektedir. Pek çok araştırmacı, shuddering ataklarını çocukluk çağında ortaya çıkan erken bir tremor tablosu olarak değerlendirmektedir. Bu görüş, ailelerde tremor öyküsünün belirgin biçimde sık bulunmasıyla desteklenmektedir.

Atakların ortaya çıkışında duygusal ve duyusal uyaranlar belirleyici bir rol üstlenir. Çocuğun heyecanlanması, korkması, sevinmesi ya da yeni bir tat veya kokuyla karşılaşması atak sıklığını artırabilir. Bu özellik, shuddering ataklarının istemsiz bir refleks niteliğinde olduğunu ve merkezi sinir sisteminin uyarılma düzeyiyle ilişkili bulunduğunu göstermektedir. Ataklar sırasında beyin elektriksel aktivitesinde anormal bir değişiklik gözlenmez; bu durum nöbetlerden ayrımda önemli bir nokta olarak öne çıkar.

Bazı çocuklarda atakların belirginleştiği durumlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Sevinç ya da kahkaha anları
  • Yeni bir yiyecek ya da içeceğin tadılması
  • İdrar yapma sırasında ya da hemen öncesi
  • Ani ses, ışık veya dokunsal uyaranla karşılaşma
  • Heyecan verici bir oyun ya da etkinlik

Çevresel etkenler ile genetik yatkınlığın birlikte rol oynadığı düşünülen bu tabloda, beslenme alışkanlıkları, uyku düzeni ya da geçirilmiş enfeksiyonlar gibi durumların doğrudan bir nedensellik ilişkisi gösterilmemiştir. Ailelerin atakların ortaya çıkışında kendilerini ya da çocuk bakımındaki davranışlarını suçlamamaları önemlidir. Shuddering atakları çoğunlukla nörolojik yapının doğal bir yansıması olarak değerlendirilir ve büyüme süreciyle birlikte kendiliğinden geriler.

Tanı Nasıl Konulur?

Shuddering ataklarının tanısı büyük ölçüde klinik gözleme dayanır. Çocuk nörolojisi hekimi öncelikle aileden ayrıntılı bir öykü alır. Atakların ne zaman başladığı, hangi durumlarda ortaya çıktığı, ne kadar sürdüğü, gün içinde kaç kez tekrarladığı ve atak sırasında çocuğun bilinç durumu dikkatlice sorgulanır. Aile öyküsünde titreme hastalığı, epilepsi ya da başka nörolojik tablolar bulunup bulunmadığı da değerlendirilir. Bu bilgiler, atakların shuddering olup olmadığına dair önemli ipuçları sağlar.

Günümüzde tanı sürecinde aile tarafından çekilen video kayıtları büyük kolaylık sunmaktadır. Atakların kısa sürmesi ve muayene odasında her zaman ortaya çıkmaması nedeniyle hekimin doğrudan gözlem yapması güç olabilir. Ailenin akıllı telefonla çekeceği birkaç video, hekimin atakların yapısını net biçimde değerlendirmesine olanak tanır. Bu sayede gereksiz tetkiklerden kaçınılması mümkün olur ve süreç daha hızlı ilerler.

Gerekli görüldüğünde bazı yardımcı tetkiklerden yararlanılabilir. EEG (beyin elektriksel aktivitesi kaydı) en sık başvurulan inceleme yöntemidir ve nöbet (epilepsi krizi) ayrımında belirleyici tanı sağlar. Shuddering ataklarında EEG bulguları normal olarak izlenir. Bazı durumlarda beyin görüntülemesi (MR), kan tetkikleri ya da metabolik incelemeler de istenebilir. Bu tetkikler özellikle nörolojik muayenesi şüpheli olan ya da gelişimsel gecikmesi bulunan çocuklarda gündeme gelir.

Ayırıcı tanıda göz önünde bulundurulması gereken başlıca tablolar şunlardır:

  • Miyoklonik nöbetler (kısa süreli ani kas sıçramaları)
  • İnfantil spazmlar (West sendromu)
  • Benign miyoklonus (iyi seyirli kas seğirmeleri)
  • Tikler ve stereotipiler
  • Esansiyel tremor (kalıtsal titreme)

Komplikasyonlar Nelerdir?

Shuddering atakları iyi seyirli karakteri nedeniyle ciddi bir komplikasyon (istenmeyen sonuç) tablosuna yol açmaz. Ataklar sırasında çocuğun bilinci açık kaldığı için düşme, çarpma ya da yaralanma riski son derece düşüktür. Atakların kısa sürmesi ve bilinç kaybı içermemesi, çocuğun günlük yaşam aktivitelerini sürdürmesine engel olmaz. Pek çok çocuk ataklar sırasında oynamaya, yemek yemeye ya da çevresiyle iletişim kurmaya devam edebilir.

Bununla birlikte ataklar bazı ailelerde belirgin kaygıya yol açabilmektedir. Özellikle ilk ataklarda nöbet (epilepsi krizi) endişesi anne ve babalarda yoğun stres oluşturabilir. Bu kaygı, ailenin çocuğa yönelik koruyucu davranışlarını artırabilir ve çocuğun sosyal etkileşimlerini sınırlayabilir. Doğru bilgilendirme ile bu süreç belirgin biçimde rahatlatılır; ailenin sürece güvenle yaklaşması sağlanır. Hekimle düzenli iletişim, kaygının kontrol altına alınmasında temel bir basamak olarak değerlendirilir.

Uzun dönemde shuddering ataklarının zihinsel ya da motor gelişim üzerinde olumsuz bir etki bıraktığına dair kanıt bulunmamaktadır. Atakları olan çocukların okul başarısı, sosyal becerileri ve davranışsal gelişimi yaşıtlarıyla uyumlu seyreder. Aile öyküsünde tremor bulunan bazı çocuklarda ileri yaşlarda esansiyel tremor (kalıtsal titreme) gelişebilir; ancak bu durum da uygun yaklaşımla yönetilir ve günlük yaşam üzerinde belirgin bir kısıtlama oluşturmaz.

Komplikasyon riskini düşük tutmak adına dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunmaktadır:

  • Ataklar sırasında çocuğa müdahale etmeden gözlem yapmak
  • Atakların video kaydını tutarak hekime aktarmak
  • Düzenli kontrol muayenelerine devam etmek
  • Yeni belirtiler eklendiğinde gecikmeden başvurmak

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Çocuğunuzda ilk kez titreme benzeri ataklar fark ettiğinizde, atakların yapısı ne kadar kısa ve zararsız görünürse görünsün, bir çocuk nörolojisi hekimine başvurmanız önerilir. İlk değerlendirme, atakların shuddering olup olmadığını ortaya koymak ve nöbet (epilepsi krizi), miyoklonus ya da infantil spazm gibi daha ciddi tablolardan ayırmak açısından temel bir adımdır. Erken değerlendirme sayesinde gereksiz endişeden uzak durabilir, sürecin doğru biçimde yönetilmesini sağlayabilirsiniz.

Ataklar daha önce tanınmış olsa bile bazı durumlarda yeniden hekim değerlendirmesi gerekebilir. Özellikle atakların süresinin uzaması, sıklığının belirgin biçimde artması, bilinç değişikliğinin eşlik etmesi ya da farklı bir hareket biçiminin eklenmesi durumunda vakit kaybetmeden başvurmanız uygun olur. Aynı şekilde çocuğunuzun motor ya da dil gelişiminde gerileme fark ederseniz, atakların uykuda ortaya çıkmaya başladığını gözlemlerseniz ya da atak sonrası uyuklama, yön kaybı, kusma gibi belirtiler eklenirse hekiminize danışmanız gerekir.

Başvuru sırasında elinizde mümkün olduğunca çok video kaydı bulundurmanız değerlendirme sürecini hızlandırır. Atakların hangi durumlarda ortaya çıktığını, ne kadar sürdüğünü ve gün içinde kaç kez tekrarladığını not aldığınız bir günlük tutmanız da yararlı olur. Aile öyküsünde titreme, epilepsi ya da nörolojik hastalık bulunan yakınların bilgisini hekime iletmeniz, ayırıcı tanıda yol gösterici olur. Bu adımlar, sürecin daha kısa sürede netleşmesine katkı sağlar.

Son Değerlendirme

Çocuklarda shuddering (titreme) atakları, bebeklik ve erken çocukluk döneminde karşılaşılan iyi seyirli bir hareket bozukluğudur. Ataklar kısa sürelidir, bilinç kaybına yol açmaz ve büyük çoğunlukla ilerleyen yaşla birlikte kendiliğinden geriler. Tanı sürecinde ayrıntılı öykü, klinik gözlem ve gerektiğinde EEG gibi yardımcı tetkikler önemli rol oynar. Ailenin sürece güvenle yaklaşması ve düzenli takibe devam etmesi, çocuğun gelişimini sağlıklı biçimde sürdürmesine destek olur.

Koru Hastanesi Çocuk Nörolojisi bölümünde uzman hekimlerimiz, çocuklarda shuddering (titreme) atakları gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Çocuk Nörolojisi Our Doctors

We are by your side with our experienced specialist physicians in this field

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment