Beyin ve Sinir Cerrahisi

Tratamiento con inyección en articulación vertebral (infiltración de articulación facetaria)

El tratamiento con inyección en articulación vertebral consiste en administrar medicación bajo guía por imagen en la articulación facetaria que causa el dolor de espalda. Descubra a nuestros especialistas de Neurocirugía de Koru Ankara.

Bel ve boyun ağrısı, modern yaşamda en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmakta ve nüfusun büyük bir bölümünü yaşamının bir döneminde etkilemektedir. Bu ağrıların önemli bir kaynağı olan faset eklem patolojileri, uzun süre gözden kaçırılabilmekte ya da yanlış tanılarla farklı tedavilere yönlendirilebilmektedir. Faset eklem enjeksiyonu; hem tanısal amaçlı hem de tedavi edici olarak kullanılan, minimal invaziv, floroskopi rehberliğinde uygulanan modern bir girişimsel ağrı tedavisi yöntemidir. Koru Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi kliniğinde, deneyimli ekibimiz tarafından bu prosedür, uluslararası kılavuzlara uygun standartlarda titizlikle uygulanmakta ve hasta konforu ön planda tutulmaktadır.

Bel ve Boyun Ağrısına Cerrahisiz Yaklaşım Olarak Faset Eklem Enjeksiyonu Nedir?

Faset eklem enjeksiyonu, omurga arka kolonunda yer alan zigapofisyal eklemlere ya da bu eklemleri innerve eden medial dala (medial branch) yönelik olarak floroskopi veya bilgisayarlı tomografi rehberliği altında yapılan, hedefe yönelik bir girişimsel prosedürdür. Prosedürde amaç; ağrının kaynağı olduğu düşünülen faset ekleme steroid ve lokal anestezik karışımı vermek suretiyle hem eklem içindeki inflamasyonu baskılamak hem de mekanik ağrı iletimini geçici olarak durdurmaktır. Yöntem, cerrahi bir tedavi olmadığı, kesi gerektirmediği ve genel anestezi ihtiyacı bulunmadığı için hastalar tarafından oldukça iyi tolere edilmektedir.

Prosedür yalnızca terapötik değil aynı zamanda tanısal bir araç olarak da değer taşımaktadır. Aksiyel bel ya da boyun ağrısı yakınmasıyla başvuran bir hastada, manyetik rezonans görüntülemede saptanan dejeneratif değişikliklerin ağrının gerçek kaynağı olup olmadığını belirlemek her zaman kolay değildir. Bu noktada, medial branch bloğu (MBB) adı verilen tanısal enjeksiyonlar sayesinde hastanın ağrısının en az yüzde yetmiş beş oranında azalıp azalmadığı test edilmekte ve fasetogenik ağrı tanısı klinik olarak doğrulanmaktadır. Böylece hasta, gereksiz cerrahi girişimlerden korunmakta ve tedavi süreci daha rasyonel bir zemine oturtulmaktadır.

Yöntemin en önemli avantajlarından biri de tekrarlanabilir olmasıdır. Faset eklem enjeksiyonu, uygun endikasyon ve doğru teknik ile uygulandığında hastaya haftalar ile aylar arasında değişen sürelerde belirgin bir rahatlama sunar. Etkinin azalması durumunda belirli aralıklarla tekrarlanabilir; kalıcı çözüm arayışında ise medial dal radyofrekans ablasyonu gibi ileri seçeneklere zemin hazırlar. Bu yönüyle faset eklem enjeksiyonu, konservatif yaklaşımın yetersiz kaldığı ancak cerrahinin de henüz gündemde olmadığı hastalar için oldukça değerli bir ara basamak oluşturur.

Prosedürün kullanım alanı yalnızca kronik ağrıyla sınırlı değildir. Akut bel kilitlenmesi olarak da bilinen tabloların altında sıklıkla faset ekleminin ani sıkışması ya da mekanik zorlanması yatmaktadır. Bu tür durumlarda hızla uygulanan bir intraartiküler enjeksiyon, hem hastanın günlük yaşama dönüşünü hızlandırır hem de uzun süreli hareketsizliğe bağlı kas atrofisi ve psikolojik olumsuzluklardan hastayı korur. Ayrıca laminektomi, füzyon veya diskektomi gibi geçirilmiş omurga cerrahilerinin ardından ortaya çıkan komşu segment sendromlarında da faset eklem enjeksiyonu iyi bir tedavi seçeneği olarak öne çıkmaktadır. Bel bölgesinde geçirilmiş operasyonlar sonrası oluşan biyomekanik değişiklikler, alt ve üst komşu seviyelerde faset ekleminde erken dejenerasyona ve fasetogenik ağrıya yol açabilmekte; bu hastalarda hedefe yönelik enjeksiyonlar yüksek yarar sağlayabilmektedir.

Faset Eklem Nasıl Tanımlanır ve Faset Eklem Sendromunun Kaynakları Nelerdir?

Faset eklemler, anatomik literatürde zigapofisyal eklem ya da kısaca Z-joint olarak da adlandırılan gerçek sinovyal eklemlerdir. Her bir omurun arka kısmında, üstteki omurun alt eklem yüzü ile alttaki omurun üst eklem yüzünün karşılıklı gelmesiyle oluşurlar. Yani her omur seviyesinde biri sağda biri solda olmak üzere bir çift faset eklem bulunur. Eklem yüzeyleri hiyalin kıkırdakla kaplıdır, ince bir sinovyal membran ve fibröz bir kapsül ile çevrilidir. Bu kapsül; mekanik reseptörler, nosiseptörler ve serbest sinir uçları bakımından oldukça zengindir ve bu nedenle ağrı üretme potansiyeli yüksek bir yapıdır.

Servikal, torasik ve lomber bölgelerde faset eklemlerin oryantasyonu farklılık gösterir. Servikal bölgede daha yatay bir düzlemde bulunurlar ve boynun geniş rotasyonuna izin verirler. Torasik bölgede koronal düzleme yakın konumlanmış olup göğüs kafesinin rijit yapısı ile birlikte hareket kısıtlaması sağlarlar. Lomber bölgede ise daha sagital düzlemdedirler; bu yerleşim, öne eğilme ve arkaya yaslanma hareketlerine olanak tanırken aynı zamanda mekanik yüklenmenin en yoğun olduğu bölgelerden biridir. Her seviyedeki fasetin innervasyonu, o seviyeye ve bir üst seviyeye ait dorsal ramusların medial dalı tarafından sağlanır; bu çift innervasyon, medial branch bloğunda hedeflenen anahtar anatomik noktadır.

Faset eklem sendromunun kaynakları oldukça çeşitlidir. Yaşa bağlı dejeneratif osteoartrit en sık nedendir; kıkırdak yıpranması, subkondral skleroz, osteofit gelişimi ve kapsüler kalınlaşma tabloya eşlik eder. Buna ek olarak; disk yüksekliğinin azalması sonucu artan aksiyel yüklenme, spondiloartroz, geçirilmiş omurga travmaları, konjenital faset tropizmi olarak adlandırılan sağ-sol asimetri, ağır yük taşıma ve tekrarlayan rotasyon-ekstansiyon hareketleri de fasetogenik ağrının başlıca sebepleri arasındadır. Obezite, sedanter yaşam ve zayıf paravertebral kas yapısı bu sürecin hızlanmasına katkı sağlar.

Ağrı üretim mekanizması moleküler düzeyde de aydınlatılmıştır. Faset eklem kapsülünün gerilmesi, sinovyal membranın inflame olması ve subkondral kemikte oluşan mikroçatlaklar; bradikinin, prostaglandinler, sitokinler ve substans P gibi ağrı ileticilerinin serbestleşmesine yol açar. Bu inflamatuvar süreç, hem periferik nosiseptörlerin duyarlaşmasına hem de kronikleşen olgularda santral sensitizasyona neden olur. Böylece başlangıçta yalnızca mekanik yüklenme ile ortaya çıkan ağrı, zamanla istirahat sırasında ve gece de hissedilen sürekli bir yakınmaya dönüşebilir. Enjeksiyon tedavisi, bu inflamatuvar döngüyü kırarak nöroplastik değişikliklerin ilerlemesini önleme potansiyeli taşır.

Faset Eklem Sendromuna Yol Açan Etkenler Nelerdir?

Faset eklem sendromuna yol açan etkenler değerlendirildiğinde karşımıza mekanik, dejeneratif, inflamatuvar ve yaşam biçimine bağlı çok sayıda faktör çıkar. Klinik tabloda aksiyel karakterde bel ya da boyun ağrısı ön plandadır; dermatomal bir yayılım göstermez, ancak lomber bölgede uyluk arkasına, kalçaya, kasık bölgesine yansıyabilen künt karakterli bir ağrı hissedilebilir. Bu yansıyan ağrı, siyatik ağrısı ile karıştırılabilir; ancak sinir kökü basısına özgü diz altına inen keskin, elektriklenme tarzında bir ağrı ya da defisit tablosu genellikle bulunmaz. Sabah tutukluğu, uzun süre ayakta durma sonrası artan ağrı ve pozisyon değiştirmekle rahatlama tipik özellikler arasındadır.

Fizik muayenede ekstansiyon ve rotasyon manevraları ağrıyı belirgin biçimde artırır. Spinöz ve transvers proseslerin lateralindeki paravertebral bölgede palpasyon hassasiyeti dikkat çeker. Ayağa kalkarken, oturma pozisyonundan doğrulurken ya da otururken pozisyon değiştirirken ortaya çıkan aksiyel ağrı klinik olarak yüksek şüphe uyandırır. Yansıyan ağrı paternleri servikal bölgede oksipital ve interskapular alana; torasik bölgede kostal yayılımlara; lomber bölgede ise gluteal ve trokanterik bölgeye doğru gerçekleşir. Bu paternlerin bilinmesi, klinik değerlendirmede önemli bir referans noktası oluşturur.

Tanı sürecinde klinik değerlendirme, direkt grafi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme birlikte kullanılır. Bilgisayarlı tomografi eklem osteofitlerini, subkondral kist ve sklerozu net şekilde göstermede üstünken manyetik rezonans, kapsüler efüzyon, sinovit ve kemik iliği ödemi gibi aktif inflamatuvar bulguları ortaya koyar. Ancak görüntüleme bulgularının şiddeti ile klinik ağrı arasında her zaman uyum bulunmayabilir. Bu nedenle fasetogenik ağrının kesin tanısı için altın standart, tanısal medial branch bloğudur. Lokal anestezik ile yapılan bu blok sonrası hastanın ağrısında en az yüzde yetmiş beş oranında bir düşüş sağlanması, tanının doğrulanması için gereklidir; kontrol bloğu ile plasebo yanıtı dışlanır.

Ayırıcı tanı da bu aşamada büyük önem taşır. Radikülopatiye bağlı bacak ağrısı, sakroiliak eklem disfonksiyonu, miyofasyal ağrı sendromu, diskojenik ağrı, spinal stenoza bağlı nörojenik kladikasyo, kalça eklem patolojileri ve visseral referans ağrıları fasetogenik ağrıyla karışabilir. Ayrıntılı öykü, sistemik değerlendirme, provokatif testler ve gerekli durumlarda laboratuvar incelemeleri ile tanı süreci desteklenir. Enfeksiyöz spondilodiskit, sakroiliit gibi inflamatuvar romatolojik hastalıklar, primer ya da metastatik kemik tümörleri gibi kırmızı bayrak olarak nitelendirilen durumlar dışlanmadan girişimsel işleme geçilmez. Fasetogenik tanının doğru konulması; hastanın kaynak-hedef tedavisine kavuşması, gereksiz cerrahi girişimlerin önlenmesi ve sağlık kaynaklarının verimli kullanılması bakımından belirleyici bir aşamadır.

Faset Eklem Enjeksiyonu Aşama Aşama Nasıl Uygulanır?

Faset eklem enjeksiyonu, girişim öncesinde titiz bir hazırlık sürecini gerektirir. Hasta ayrıntılı biçimde değerlendirilir; kullandığı ilaçlar özellikle antikoagülan ve antiagregan grubu ilaçlar açısından sorgulanır ve gerekli görüldüğünde uluslararası kılavuzlara uygun sürelerde kesilir ya da düzenlenir. Koagülasyon parametreleri, tam kan sayımı ve gerekirse enfeksiyon belirteçleri kontrol edilir. Hastaya prosedürün amacı, olası riskleri, beklenen faydası ve alternatif seçenekleri anlatılır; bilgilendirilmiş onam alınır. Manyetik rezonans veya bilgisayarlı tomografi görüntüleri prosedür öncesinde tekrar değerlendirilerek anatomik varyasyonlar ve hedef seviyeler belirlenir.

İşlem odasında hasta lomber uygulamalar için pron pozisyonda, gerekirse pelvis altına yastık konularak lomber lordozun düzeltilmesi sağlanacak biçimde yatırılır. Servikal ve torasik uygulamalarda da pron pozisyon tercih edilir; boyun için baş özel bir başlıkla desteklenir. Cilt antiseptik solüsyonla temizlenir, steril örtü ile bölge kapatılır. Floroskopi C-kolu, hedef faset ekleme uygun oblik açıda konumlandırılır; lomber intraartiküler enjeksiyon için genellikle yirmi beş ile kırk beş derece arasında oblik açı ile faset eklem düzlemi ışın demetiyle paralel h├óle getirilir ve eklem aralığı bir “kızarmaÔÇØ görünümü verecek şekilde net biçimde izlenir h├óle gelir.

Cilt lokal anestezi ile uyuşturulduktan sonra yirmi iki ile yirmi beş gauge kalınlığında spinal iğne, tunnel-view tekniği kullanılarak eklem kapsülüne doğru ilerletilir. İğne ucu eklem içine ulaştığında yaklaşık yarım mililitre kadar iyodlu kontrast madde verilir; intraartiküler yerleşimin doğrulanması için karakteristik eklem kapsül dolum paterni gözlenir. Yerleşim doğrulandıktan sonra yaklaşık yirmi ile kırk miligram metilprednizolon veya on ile yirmi miligram triamsinolon ile birlikte yüzde 0.25 konsantrasyonda bupivakain karışımı toplam bir mililitreyi geçmeyecek şekilde yavaşça enjekte edilir. Medial branch bloğunda ise hedef pedikül ile transvers prosesin birleşim yeridir; buraya benzer teknikle küçük hacimde lokal anestezik uygulanır. İğne geri çekildikten sonra steril bandaj uygulanır ve hasta kısa süreli gözlem sonrası günübirlik olarak taburcu edilir. İşlem toplam olarak on beş ila otuz dakika arasında tamamlanır.

Enjeksiyon Sonrası Kaç Günde Rahatlama Sağlanır?

Faset eklem enjeksiyonu sonrası ağrıda yaşanan rahatlama iki farklı mekanizmaya dayanır. İlk faz, lokal anesteziğe bağlı hızlı yanıttır; enjeksiyondan sonraki ilk saatler içinde ağrının belirgin biçimde gerilediği görülür ve bu yanıt, işlem tarihindeki gün boyunca sürebilir. Ancak lokal anesteziğin etkisi kısa süreli olduğu için ilk yirmi dört ila kırk sekiz saat içinde ağrı geri dönebilir; hatta iğne giriş yerine bağlı hafif bir ağrı artışı bile yaşanabilir. Bu geçici alevlenme, hastalar önceden bilgilendirildiğinde endişe yaratmadan atlatılabilecek fizyolojik bir süreçtir.

İkinci faz, kortikosteroidin anti-inflamatuvar etkisinin ortaya çıktığı dönemdir. Bu etki genellikle üçüncü günden itibaren belirmeye başlar, birinci haftanın sonuna doğru belirginleşir ve iki ile dört haftalık süreçte en yüksek düzeyine ulaşır. İntraartiküler faset eklem enjeksiyonu ile hastaların yaklaşık yüzde kırk ile yüzde altmışında bir ile altı ay arasında değişen sürelerde anlamlı bir ağrı azalması sağlanır. Medial branch bloğu tanısal amaçla uygulandığında ise ağrı yanıtı özellikle ilk saatler için değerlendirilir ve daha sonraki tedavi kararlarına yön verir.

Radyofrekans ablasyon aşamasına geçilen hastalarda ise sinir denervasyonuna bağlı olarak ağrıda daha kalıcı bir gerileme beklenir. Bu grup hastalarda ilk iki hafta içinde belirgin rahatlama başlar; altıncı haftaya doğru maksimum yarar elde edilir. Elde edilen bu klinik yanıt altı ay ile on iki ay arasında sürebilir ve etkinlik yüzde altmış ile seksen aralığında bildirilir. Ağrı kontrolünün sağlandığı bu dönem, hastanın omurga stabilizasyon egzersizlerine katılımı ve yaşam tarzı değişiklikleri için değerli bir pencere sunar.

Faset Eklem Enjeksiyonu Sonrası Günlük Yaşamda Nelere Dikkat Edilmelidir?

İşlem sonrası ilk yirmi dört ila kırk sekiz saat, iyileşme sürecinin en kritik dönemidir. Bu süre içinde ağır kaldırma, uzun süreli ayakta kalma, yoğun bel-boyun bükme ya da rotasyon içeren aktivitelerden kaçınılmalıdır. Enjeksiyon bölgesinde hafif hassasiyet, kızarıklık ve ekimoz oluşabilir; bu durum çoğu hastada birkaç gün içinde kendiliğinden geriler. Uygulama alanına ilk yirmi dört saat boyunca lokal soğuk uygulama yapılabilir; ancak sıcak uygulama, banyo ve havuz gibi enfeksiyon riski taşıyabilecek durumlardan bu ilk dönemde uzak durulması önerilir.

Hafif tempolu yürüyüşler, ilk günden itibaren teşvik edilebilir. Bel ve boyun bölgesinin uzun süre statik pozisyonda kalması önerilmez; masa başı çalışan hastaların her otuz-kırk beş dakikada bir kısa süreli mola verip pozisyon değiştirmeleri, hem işlem etkisinin devamlılığı hem de faset ekleme binen yükün azaltılması bakımından değerlidir. Uyku sırasında lomber uygulamalarda yan yatış pozisyonunda dizler arasına ince bir yastık konulması; servikal uygulamalarda ise ortalama yüksekliğe sahip anatomik yastık kullanılması eklem stresini azaltır.

Enjeksiyondan sonra iki ile üç hafta içinde fizik tedavi ve egzersiz programına başlanması hem elde edilen rahatlamanın kalıcılığını arttırır hem de fasetogenik ağrı döngüsünü kırmada belirleyici rol oynar. Paravertebral kasların güçlendirilmesi, karın kaslarının çalıştırılması, kalça esnekliğinin arttırılması ve postürel farkındalık kazandırılması bu programın temel bileşenleridir. Sigara kullanımının bırakılması, kilo kontrolü ve düzenli düşük etkili aerobik aktivite (yürüyüş, yüzme, sabit bisiklet) hem faset eklem sağlığını hem de tüm omurga biyomekaniğini olumlu yönde etkiler. Kızarıklık, ısı artışı, yüksek ateş, alt ekstremitede güç kaybı ya da kontrol kaybı gibi bulguların varlığında ise vakit kaybetmeden kliniğe başvurulmalıdır.

Faset Eklem Kireçlenmesinde Evde Hangi 5 Hareket Uygulanabilir?

Faset eklem kireçlenmesi olan bireylerde ev egzersizleri, klinik tedavinin ayrılmaz bir tamamlayıcısıdır. İlk hareket olarak pelvik tilt egzersizi önerilir. Sırt üstü yatar pozisyonda dizler bükülü, ayak tabanları yere basar durumdayken karın kasları hafifçe kasılıp bel bölgesinin yere doğru bastırılması ve bu pozisyonun beş saniye korunması gerekir. Egzersiz on tekrar, günde iki ile üç set olarak uygulanır. Bu hareket lomber lordozun kontrolüne yardım ederek faset eklem üzerindeki yükü azaltır.

İkinci hareket, diz-göğüs çekme egzersizidir. Sırt üstü yatarken bir diz yavaşça göğse doğru çekilir, elle desteklenerek yaklaşık yirmi saniye tutulur ve serbest bırakılır. Aynı hareket diğer bacakla ve ardından iki bacakla birlikte tekrarlanır. Egzersiz faset eklemlerin geriliminin azaltılmasına, paravertebral kasların ve lumbar bölgenin esnetilmesine katkı sunar. Üçüncü olarak kedi-deve egzersizi uygulanabilir; dört ayak pozisyonunda önce belin tavana doğru kubbeleştirilmesi (kedi), ardından yavaşça çukurlaştırılması (deve) omurga hareketliliğinin korunmasına yardımcı olur. On tekrar, iki set önerilir.

Dördüncü hareket, köprü egzersizidir. Sırt üstü, dizler bükülü pozisyonda kalça ve karın kasları kasılarak leğen kemiğinin yavaşça yukarı kaldırılması, beş saniye tutulması ve kontrollü biçimde indirilmesi hedeflenir. Bu egzersiz, gluteal kasları ve derin gövde kaslarını çalıştırarak omurga stabilizasyonunu güçlendirir. Beşinci ve son olarak ise servikal bölge için izometrik boyun egzersizleri önerilir. Alına, iki yan tarafa ve ense bölgesine ele hafif basınç uygulanırken boynun bu basınca karşı direnç göstermesi, ancak baş hareketinin oluşmaması sağlanır; her yön için beş saniye tutulur. Egzersizler ağrısız sınırda uygulanmalı, ağrının artması durumunda mutlaka hekime danışılmalıdır. Egzersiz programının bireysel özelliklere göre bir fizyoterapist rehberliğinde yapılandırılması en doğru yaklaşımdır.

Faset Eklem Enjeksiyonu Yılda Kaç Kez Tekrarlanabilir ve Etkisi Ne Kadar Sürer?

Faset eklem enjeksiyonunun tekrar sıklığı; enjeksiyonun türüne, hastanın klinik yanıtına, komorbiditelerine ve kortikosteroid maruziyetine göre bireysel olarak planlanır. Genel kabul, intraartiküler steroidli enjeksiyonların üç ile altı aydan daha kısa aralıklarla tekrarlanmamasıdır. Yılda iki ile üç enjeksiyon üst sınır olarak kabul edilir; bunun ötesinde kortikosteroid yan etkileri, adrenal supresyon riski ve eklem içi kıkırdak yıpranması potansiyeli göz önünde bulundurulmalıdır. Diyabet, hipertansiyon, osteoporoz gibi durumlarda daha muhafazak├ór protokoller tercih edilir.

Medial branch bloğu ile fasetogenik tanısı doğrulanan ve enjeksiyonlarla kalıcı rahatlama sağlanamayan hastalarda radyofrekans ablasyon önerilir. Konvansiyonel termal RFA ile hedef medial dal yaklaşık seksen ila doksan santigrat derece ısıda doksan saniye süreyle koagüle edilir; motor stimülasyon (2 mA'da kas kontraksiyonu olmaması) ve sensory stimülasyon (0.4-0.6 volt aralığında tipik ağrının ortaya çıkması) ile hedefin doğruluğu teyit edilir. Pulsed RF, cooled RF ve kryonoroliz gibi seçenekler de günümüzde farklı endikasyon ve dokularda kullanılmaktadır. RFA sonrası elde edilen ağrı kontrolü genellikle altı ay ile on iki ay arasındadır; sinirin rejenerasyonu ile ağrı yeniden başlayabilir ve prosedür güvenle tekrarlanabilir.

Uluslararası kılavuzlarda (NASS, ASIPP, SIS ve ISASS önerileri) faset eklem enjeksiyonu, uygun tanısal blok pozitifliği ve konservatif tedaviye rağmen süregelen ağrı varlığında güçlü şekilde önerilmektedir. Fowles ve arkadaşlarının meta-analizinde radyofrekans ablasyonun uzun dönemde intraartiküler enjeksiyonlara kıyasla üstün ağrı kontrolü sağladığı gösterilmiştir. Faset eklem enjeksiyonu; epidural steroid enjeksiyonundan farklı olarak radikülopati değil aksiyel mekanik ağrı için endike bir yöntemdir; bu ayrım tedavi başarısında belirleyicidir. Komplikasyon oranı çok düşük olmakla birlikte geçici ağrı artışı, hafif ekimoz sık; enfeksiyon (yüzde 0.1'in altında), alerji, vazovagal senkop, geçici motor blok, epidural hematom, torasik bölgede pnömotoraks nadir görülen komplikasyonlar arasındadır. Uygun endikasyon, deneyimli hekim ve steril teknik ile riskler minimum düzeyde kalır. Koru Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi kliniğinde faset eklem enjeksiyonu; tanısal doğruluk, güvenli uygulama ve uzun dönem hasta memnuniyeti hedefiyle uluslararası standartlarda gerçekleştirilmektedir. Koru Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi ekibi olarak, aksiyel bel ve boyun ağrısı çeken hastalarımıza çağdaş, kanıta dayalı ve bireyselleştirilmiş bir tedavi yaklaşımı sunmayı ilkesel bir sorumluluk olarak benimsemekteyiz.

Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hekim muayenesinin, kişiye özel tıbbi değerlendirmenin ve tedavi planlamasının yerine geçmez. Yakınmalarınız için mutlaka beyin ve sinir cerrahisi uzmanına başvurmanız ve tanı-tedavi kararlarınızı hekiminizle birlikte almanız önerilir.

Conozca a Nuestros Médicos Especialistas

Reserve una cita ahora o llámenos por su salud.

WhatsApp Cita en Línea