Çocuk Hematoloji ve Onkoloji

Diamond-Blackfan Anemisi (DBA)

Diamond-Blackfan Anemisi Üzerine hakkında bilinmesi gereken belirtiler ve nedenler özetlenmektedir. Konunun ayrıntılarına göz atın.

Diamond-Blackfan anemisi (DBA), kemik iliğinin kırmızı kan hücrelerini yeterli düzeyde üretememesi sonucu ortaya çıkan, doğuştan gelen nadir bir kan hastalığıdır. Genellikle bebeklik döneminin ilk aylarında belirti vermeye başlar ve çocuğun beslenmesinden büyümesine kadar pek çok alanı etkileyebilir. Hastalık, kemik iliğinde özellikle kırmızı seri öncül hücrelerin (eritroid öncüller) yeterince çoğalamamasıyla karakterizedir; bu nedenle çocuklarda ciddi bir kansızlık tablosu ön plana çıkar.

Aileler çoğu zaman bebeklerinin solgunluğu, sık halsizlik göstermesi ya da emerken çabuk yorulması nedeniyle hekime başvurur. Erken tanı, hem büyüme geriliğinin önüne geçilmesi hem de ileride gelişebilecek komplikasyonların azaltılması açısından önemlidir. Diamond-blackfan anemisi (dba), uzun soluklu izlem gerektiren bir hastalık olsa da çocuk hematoloji ekibinin yakın takibiyle çocukların büyük bölümü okul, oyun ve sosyal yaşamlarını sürdürebilir.

Kimlerde Görülür?

Diamond-blackfan anemisi son derece nadir görülen bir hastalıktır ve dünya genelinde yaklaşık her bir milyon canlı doğumda 5-7 bebekte ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. Kız ve erkek çocuklar arasında belirgin bir sıklık farkı bulunmaz; her iki cinsiyette de benzer oranlarda görülebilir. Olguların büyük çoğunluğunda belirtiler hayatın ilk yılı içinde, özellikle de ilk altı ay içinde dikkat çekmeye başlar. Bazı hafif seyirli vakalarda ise hastalık ancak okul çağında ya da ergenlikte fark edilebilmektedir.

Genetik geçişli bir tablo olduğu için ailede benzer bir kan hastalığı öyküsü bulunan çocuklarda dikkatli olmak gerekir. Olguların yaklaşık yarısında otozomal dominant geçiş söz konusudur; yani anne ya da babadan birinde taşınan bir gen değişikliği çocuğa aktarılabilir. Geri kalan vakaların önemli bir kısmı ise kendiliğinden ortaya çıkan (de novo) gen mutasyonlarına bağlıdır ve ailede başka etkilenmiş birey bulunmayabilir.

Hastalık doğuştan gelen bazı yapısal farklılıklarla birlikte de görülebilir. Başparmak anomalileri, kısa boy, kalp hastalıkları, böbrek farklılıkları ya da yarık damak gibi bulgular eşlik edebilir. Bu nedenle ailenin gebelik öyküsünde herhangi bir özellik olmasa bile bebekte solgunluk ve gelişme geriliği ile birlikte ek bir doğumsal bulgu varsa, çocuk hematoloji açısından değerlendirme planlanması yararlı olur.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

Diamond-blackfan anemisinin en belirgin bulgusu, bebeklerde erken dönemde başlayan ileri derecede solgunluktur. Anne sütü ya da formül mama alan bebeklerde emerken çabuk yorulma, emme sırasında nefes darlığı, terleme ve huzursuzluk ailenin dikkatini çekebilir. Kansızlık derinleştikçe bebeklerde halsizlik, az hareketlilik ve uzun uyku saatleri gözlenir. Bazı bebeklerde kalp hızının artması ve nefes alıp verme sayısının yükselmesi, vücudun yetersiz oksijene karşı verdiği yanıt olarak ortaya çıkar.

Büyüme ve gelişme geriliği, hastalığın takip edilmesi gereken önemli bulgularındandır. Yeterli kırmızı kan hücresi olmadığında dokulara ulaşan oksijen azalır; bu durum kilo alımını ve boy uzamasını olumsuz etkiler. Okul çağındaki çocuklarda ise yorgunluk, dikkat dağınıklığı, dersleri sırasında halsizlik ve oyun sırasında çabuk pes etme gibi şikayetler görülebilir. Bazı çocuklarda baş ağrısı, baş dönmesi ve nadiren bayılma da tabloya eşlik edebilir.

Doğuştan gelen yapısal farklılıklar olguların yaklaşık yarısında gözlenir. Sık karşılaşılan bulgular şunlardır:

  • Başparmakta üç eklemli görünüm ya da gelişim kusurları
  • Kısa boy ve büyüme geriliği
  • Geniş ve düz burun kökü, küçük çene, geniş aralıklı gözler gibi yüz özellikleri
  • Doğumsal kalp hastalıkları ve böbrek anomalileri
  • Yarık damak ya da boyun yapısında farklılıklar

Tüm bu bulguların birlikte ya da ayrı ayrı görülmesi mümkündür. Bazı çocuklarda sadece solgunluk ön planda iken, bazılarında doğumsal bulgular daha belirgindir. Bu çeşitlilik tanıyı zaman zaman güçleştirebilir; bu nedenle aile hekimi ya da çocuk doktoru tarafından şüphelenilen olguların çocuk hematoloji uzmanına yönlendirilmesi büyük önem taşır.

Nedenleri Nelerdir?

Diamond-blackfan anemisinin temelinde, kırmızı kan hücrelerini üreten kemik iliği hücrelerinin doğru biçimde çoğalamaması ve olgunlaşamaması yatar. Yapılan araştırmalar, hastalığın büyük bölümünde ribozom adı verilen protein üretim birimlerinin yapımında görevli genlerde değişiklikler olduğunu göstermiştir. Bu genlerdeki bozukluklar, eritroid öncül hücrelerin programlanmış hücre ölümüne (apoptoz) daha yatkın hale gelmesine yol açar ve sonuçta kırmızı kan hücresi üretimi belirgin biçimde azalır.

Bugüne kadar 20'den fazla farklı gende mutasyon tanımlanmıştır. En sık RPS19 geninde değişiklik görülür ve hastaların yaklaşık dörtte birinde bu gen sorumlu tutulur. Bunun yanında RPL5, RPL11, RPS26, RPL35A gibi ribozomal protein genlerindeki değişiklikler de hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilir. Bazı vakalarda GATA1 ve TSR2 gibi farklı genler de tabloya katkı sağlar. Genetik testlerin gelişmesiyle birlikte daha önce nedeni saptanamayan birçok olguda artık moleküler düzeyde tanı koymak mümkün olmaktadır.

Genetik geçiş paterni olarak otozomal dominant kalıtım ön plandadır. Bu durumda anne ya da babadan birinde taşınan tek bir mutant gen yeterli olabilir; ancak aynı genetik değişikliği taşıyan aile üyelerinde belirtilerin şiddeti çok farklı olabilir. Aynı ailede bir bireyde sadece hafif kansızlık görülürken, başka bir bireyde ağır transfüzyon ihtiyacı doğabilir. Olguların yaklaşık yüzde 40-45'inde ise ailede başka etkilenmiş birey bulunmaz; bu durum, çocukta kendiliğinden ortaya çıkan yeni bir gen değişikliğine işaret eder.

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı süreci, ayrıntılı bir öykü ve fizik muayene ile başlar. Çocuk hematoloji uzmanı, ailedeki kan hastalığı öyküsünü, bebeğin doğum sürecini, büyüme ölçümlerini ve eşlik eden yapısal bulguları dikkatle değerlendirir. Solgunluk derecesi, kalp atış hızı, dalak büyüklüğü ve doğuştan gelen anomalilerin varlığı muayenede özellikle gözden geçirilir. Bu adım, ileride yapılacak testlerin yönlendirilmesi açısından belirleyici unsurdur.

Laboratuvar incelemelerinin başında tam kan sayımı gelir. Tipik olarak hemoglobin düzeyi düşük, kırmızı kan hücresi sayısı azalmıştır; ancak beyaz küre ve trombosit sayıları genellikle normal aralıkta bulunur. Kırmızı kan hücreleri olağandan büyük (makrositik) olabilir. Retikülosit sayısının düşük olması, kemik iliğinin yeterli yanıt veremediğini gösterir. Eritrosit adenozin deaminaz (eADA) düzeyinin yüksek bulunması, diamond-blackfan anemisi (dba) açısından önemli bir ipucu sayılır.

Kesin tanıya ulaşmak için kemik iliği incelemesi sıklıkla gereklidir. Kemik iliği aspirasyon ve biyopsisinde, kırmızı seri öncül hücrelerin belirgin biçimde azaldığı, buna karşılık beyaz küre ve trombosit üretiminin korunduğu görülür. Tanıyı destekleyici diğer yöntemler arasında genetik testler önemli yer tutar. Hedeflenmiş gen panelleri ya da tüm ekzom dizileme ile ribozomal protein genlerindeki mutasyonlar saptanabilir. Aile içi genetik danışmanlık da bu aşamada planlanır.

Tanı sırasında ayırıcı tanı yapmak için bazı testler de istenir. Geçici eritroblastopeni, parvovirüs B19 enfeksiyonuna bağlı kemik iliği baskılanması, Fanconi anemisi ve diğer kemik iliği yetmezliği sendromları benzer bulgularla karşımıza çıkabilir. Bu nedenle hekim, viral testler, kromozom kırılganlık çalışmaları ve gerektiğinde ek hematolojik incelemeler planlayarak doğru tanıya ulaşmayı hedefler.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Diamond-blackfan anemisi uzun süreli izlem gerektiren bir hastalık olduğu için zaman içinde bazı komplikasyonların ortaya çıkması mümkündür. Bu komplikasyonların bir kısmı hastalığın kendisinden, bir kısmı ise uygulanan yaklaşımların etkilerinden kaynaklanır. Düzenli takip, olası sorunların erken tespit edilmesini ve uygun adımların zamanında atılmasını sağlar.

Kronik kansızlığın doğrudan etkileri büyüme geriliği, yorgunluk ve kalp üzerindeki ek yük olarak özetlenebilir. Yeterli oksijen taşınamadığında kalbin daha hızlı çalışması gerekir; bu durum uzun yıllar boyunca devam ederse kalp kası üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Çocukluk çağında okul başarısının düşmesi, sosyal aktivitelerden uzak kalma ve psikolojik etkilenmeler de önemli sorunlar arasındadır.

Düzenli kan transfüzyonu alan çocuklarda demir birikimi başlıca komplikasyonlardan biridir. Her transfüzyon belirli miktarda demir yüklenmesine yol açar ve bu demir zamanla kalp, karaciğer ve iç salgı bezlerinde birikebilir. Demir birikiminin yol açabileceği durumlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Karaciğer fonksiyonlarında bozulma ve siroz
  • Kalp kasında zayıflama ve ritim bozuklukları
  • Şeker hastalığı ve diğer hormonal sorunlar
  • Büyüme geriliği ve gecikmiş ergenlik
  • Tiroid bezi işlev bozuklukları

Bunların yanında diamond-blackfan anemili çocuklarda bazı kanser türlerine yatkınlık da bildirilmiştir. Özellikle miyelodisplastik sendrom, akut lösemi ve bazı katı organ tümörleri açısından artmış risk söz konusudur. Bu nedenle hastalar erişkin yaşa kadar düzenli aralıklarla kan tahlilleri ve gerektiğinde kemik iliği incelemeleri ile takip edilir. Erken fark edilen değişiklikler, çocuk hematoloji ve onkoloji ekibinin daha etkili bir yönetim planı oluşturmasını sağlar.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Bebeğinizde sürekli devam eden bir solgunluk, emerken kolay yorulma, terleme ve huzursuzluk fark ediyorsanız zaman kaybetmeden çocuk doktorunuza başvurmanız önemlidir. Özellikle dudak, dil ve tırnak yataklarındaki renksizlik, normal beslenmeye rağmen yeterli kilo alamama ve büyüme eğrilerinde duraklama, kansızlığa işaret edebilecek bulgulardır. Bu tür durumlarda yapılacak basit bir tam kan sayımı bile pek çok bilgi verebilir.

Daha büyük çocuklarda ders sırasında sık halsizlik, oyunlarda akranlarına göre çabuk yorulma, baş dönmesi, çarpıntı hissi ve nadiren bayılma gibi şikayetler varsa hekim değerlendirmesini ihmal etmemelisiniz. Ailenizde diamond-blackfan anemisi (dba) tanısı almış bir birey bulunuyorsa, doğacak bebeklerin doğumdan kısa süre sonra çocuk hematoloji açısından değerlendirilmesi yararlı olur. Aynı şekilde başparmak anomalisi, kalp hastalığı ya da yüz farklılıkları gibi doğumsal bulguları olan bebeklerde hekime danışmanız erken tanı şansını artırır.

Tanı almış bir çocukta ateş, kanama eğilimi, ciltte morarmalar, ileri halsizlik, idrar renginde koyulaşma ya da karında şişlik gibi yeni belirtiler ortaya çıktığında acil değerlendirme gerekebilir. Düzenli takip randevularını aksatmamak, ilaç ve transfüzyon programına uymak hastalığın seyrini olumlu yönde etkiler. Aile olarak çocuğunuzla ilgili gözlemlerinizi hekimle paylaşmanız, sürecin doğru yönetilmesine önemli katkı sağlar.

Son Değerlendirme

Diamond-blackfan anemisi, nadir görülen ama erken tanı ile seyri belirgin biçimde değiştirilebilen doğuştan bir kan hastalığıdır. Hastalığın kemik iliğinde kırmızı seri üretimini etkilediği, doğumsal bulgularla birlikte gidebildiği ve uzun soluklu izlem gerektirdiği unutulmamalıdır. Genetik testlerdeki ilerlemeler, hem tanı koymayı kolaylaştırmakta hem de aile için danışmanlık olanaklarını genişletmektedir. Düzenli takip, dengeli bir yaşam tarzı ve hekim önerilerine uyum, çocukların okul, oyun ve sosyal yaşamlarını sürdürebilmeleri açısından temel rol oynar.

Koru Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji bölümünde uzman hekimlerimiz, diamond-blackfan anemisi (dba) gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Our Doctors

We are by your side with our experienced specialist physicians in this field

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment