Kadın Hastalıkları ve Doğum

Gebelik ve Aşı

Gebelik döneminde aşı güvenliği ve uygulanabilecek aşılar konusunda merak edilenleri kadın doğum uzmanlarımız açıklıyor, bilgi alın.

Gebelik dönemi, kadın vücudunun immünolojik, endokrin ve hemodinamik açıdan köklü değişikliklere uğradığı özel bir süreçtir. Bu süreçte anne adayının yalnızca kendi sağlığı değil, plasenta aracılığıyla fetüse aktarılan koruyucu antikorlar sayesinde bebeğin doğum sonrası ilk aylarındaki bağışıklık düzeyi de doğrudan etkilenir. Aşılama uygulamaları, gebelik öncesinde, gebelik sırasında ve loğusalık döneminde farklı önceliklerle ele alınan, kanıta dayalı önerilerle şekillenen kapsamlı bir başlıktır. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının yürüttüğü izlemin bir parçası olarak aşılama, hem anneyi bulaşıcı hastalıklardan koruma hem de yenidoğan bebeği hayatın ilk dönemindeki riskli tablolardan uzak tutma amacı taşır. Türkiye'de yürütülen bağışıklama çalışmaları, Sağlık Bakanlığı önerileri ve Dünya Sağlık Örgütü rehberleri doğrultusunda güncellenmekte, gebelere yönelik uygulamalar da bu güncel bilgi çerçevesinde planlanmaktadır.

Gebelik döneminde bağışıklık sistemi, immünolojik açıdan kısmen baskılanmış bir duruma geçer. Bu değişiklik, annenin fetüsü yabancı bir doku olarak algılayıp reddetmesini önlemeye yönelik doğal bir uyumdur. Ancak aynı uyum, bazı enfeksiyon etkenlerinin daha ağır seyretmesine zemin hazırlayabilir. Örneğin grip virüsüne bağlı tablolar gebe olmayan bireylere kıyasla daha sık hastane yatışıyla, daha yüksek komplikasyon oranıyla ilerleyebilir. Aynı biçimde boğmaca ve tetanoz gibi hastalıklar, hem gebe için hem de doğumdan sonraki ilk aylarda henüz kendi aşı takvimini tamamlayamamış olan bebek için ciddi tehditler oluşturabilir. Bu nedenlerle güncel öneriler, belirli aşıların gebelik sürecinde uygulanmasını ön plana çıkarmaktadır.

Aşıların gebelikte kullanımı, içerdikleri antijenin türüne göre değerlendirilir. Genel bir sınıflandırma yapıldığında canlı ve zayıflatılmış mikroorganizma içeren aşılar ile inaktive edilmiş, parçalanmış veya rekombinant teknolojiyle üretilen aşılar farklı güvenlik profillerine sahiptir. Canlı zayıflatılmış aşılar, teorik bir enfeksiyon riski taşıdığından gebelik döneminde genellikle önerilmez. Kızamık, kızamıkçık, kabakulak birlikte içeren aşı ile su çiçeği aşısı bu gruba örnek verilebilir. Buna karşılık inaktive aşılar, ölü veya parçalanmış antijen içerdikleri için gebe kadınlar üzerinde güvenli kabul edilir ve gerektiğinde uygulanır. İnaktive influenza aşısı ve tetanoz-difteri-boğmaca birleşik aşısı bu grubun en bilinen örnekleridir.

Grip aşısı, gebelik sürecinde en sık gündeme gelen aşılar arasında yer alır. Grip mevsimi başlamadan önce yapılan inaktive grip aşısı, annenin ağır grip tablosu geliştirme olasılığını azaltmaya katkı sağlar. Gebeliğin herhangi bir üç aylık döneminde uygulanabilmesi, önerinin uygulanabilirliğini kolaylaştırır. Anne adayına yapılan grip aşısının koruyucu etkisi, plasenta yoluyla aktarılan antikorlar sayesinde bebeğin doğumdan sonraki ilk aylarında da sürer. Kendi grip aşısı takvimi altıncı aydan önce başlamayan bebekler için bu pasif bağışıklık, önemli bir koruma katmanı oluşturur. Yumurta alerjisi öyküsü gibi özel durumlarda hekim değerlendirmesi belirleyici olur; günümüzde kullanılan pek çok formülasyon bu tür alerjik öykülerle uyumlu biçimde geliştirilmiştir.

Boğmaca hastalığı, özellikle küçük bebeklerde ciddi solunum sıkıntısı, apne atakları ve hastane yatışı gerektiren tablolarla seyredebilir. Yenidoğanın kendi bağışıklığını oluşturması için ilk boğmaca aşısını genellikle iki aylık iken alması gerektiğinden, bu ilk aylardaki koruma öncelikle anneden gelen antikorlarla sağlanır. Bu amaçla gebeliğin son üç aylık döneminde, çoğu durumda 27 ile 36. gebelik haftaları arasında tetanoz-difteri-aselüler boğmaca içerikli aşı önerilir. Aşının bu dönemde yapılması, üretilen antikorların yeterli düzeyde plasentaya geçmesini kolaylaştırır. Her gebelik için ayrı ayrı uygulanması, kısa aralıklı gebeliklerde bile bebeğin optimal düzeyde korunmasına katkı sunar. Böylece hem doğum sürecinde hem de sonraki haftalarda temaslardan kaynaklanabilecek boğmaca riskine karşı bir koruma alanı oluşur.

Tetanoz aşısı, ülkenin bağışıklama takvimi çerçevesinde gebelik döneminde uzun yıllardır uygulanan aşılar arasında yer alır. Aşının temel amacı, doğum sırasında veya sonrasında oluşabilecek tetanoz riskine karşı hem anneyi hem de yenidoğanı korumaktır. Tetanoz aşılamasının önceki takvimine ilişkin kayıtlar değerlendirilir; daha önce hiç aşılanmamış veya eksik aşılanmış gebelerde belirli aralıklarla doz tamamlaması yapılır. Aşı takvimi eksiksiz olan ve rapel dozları güncel olan gebelerde ise ek dozlara genellikle gerek kalmaz. Günümüzde pek çok merkezde tetanoz koruması, boğmaca ile birlikte tek bir kombine aşı üzerinden sağlanmakta, böylece gereksiz enjeksiyon sayısı azaltılmaktadır.

Hepatit B aşısı, gebelik döneminde bulaş riski taşıyan kadınlar için değerlendirilen bir başka aşıdır. Hepatit B enfeksiyonunun bebeğe doğum sürecinde geçebilme olasılığı bulunduğundan, riskli temas öyküsü olan, sağlık çalışanı olan veya taşıyıcılık öyküsü bilinmeyen gebelerde hepatit B taraması ve gerekli görüldüğünde aşılama gündeme gelir. Rekombinant teknolojiyle üretilen bu aşı, canlı virüs içermediğinden gebelik döneminde uygulanabilir. Anneden bebeğe geçiş şüphesi bulunan durumlarda yenidoğana doğumdan sonraki ilk saatlerde ayrıca hepatit B immünglobulini ve ilk doz hepatit B aşısı yapılması standart bir yaklaşımdır.

Kızamıkçık, gebelik döneminde geçirildiğinde bebekte konjenital kızamıkçık sendromu adı verilen ağır sonuçlara yol açabildiği için önemli bir başlıktır. Ancak kızamıkçık aşısı canlı zayıflatılmış virüs içerdiği için gebelikte uygulanmaz. Bu nedenle gebeliğe hazırlık aşamasında bağışıklık durumunun değerlendirilmesi, gerekirse kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısının gebelik öncesinde tamamlanması önerilir. Aşı yapıldıktan sonra yaklaşık bir aylık bir korunma dönemi tercih edilir. Gebeliği sırasında bağışıklığının yetersiz olduğu belirlenen kadınlarda ise doğumdan sonra, loğusalık döneminde bu aşının yapılması standart bir uygulamadır. Loğusalıkta yapılan bu aşılamanın emzirmeyi engellemediği ve emzirilen bebek için güvenli olduğu bilinmektedir.

Su çiçeği hastalığı da benzer biçimde canlı zayıflatılmış aşı ile önlenir ve bu nedenle gebelikte uygulanmaz. Su çiçeği geçirmemiş veya aşılanmamış gebelerde temas sonrası varisella-zoster immünglobulini gibi pasif bağışıklama seçenekleri değerlendirilir. Aktif aşılama, gebelik öncesinde veya doğumdan sonraki dönemde önerilir. Bağışıklık durumu belirsiz kadınlarda gebelik planlaması aşamasında serolojik değerlendirme yapılması, doğru zamanlama için yol gösterici olur. Bu sayede gebelik döneminde su çiçeği maruziyeti oluştuğunda daha bilinçli bir yönetim planı oluşturulabilir.

Solunum yolu enfeksiyonlarına yönelik bir başka gündem, COVID-19 aşılamasıdır. Pandemi sürecinde elde edilen veriler, gebelerde COVID-19 hastalığının daha ağır seyrettiğini, erken doğum, preeklampsi ve yoğun bakım gereksinimi gibi risklerin arttığını göstermiştir. Bu nedenle güncel öneriler, mRNA veya rekombinant protein temelli COVID-19 aşılarının gebelerde uygulanmasını desteklemektedir. Aşının plasenta üzerinden geçen antikorlar aracılığıyla yenidoğanda da belirli bir düzeyde koruma sağladığı gözlenmektedir. Uygulama zamanlaması, gebelik haftası ve önceki aşı öyküsü dikkate alınarak planlanır. Toplum genelindeki salgın dinamiklerine ve yeni varyantlara göre öneriler zaman içinde güncellenebildiğinden, her gebe için mevcut rehberler ışığında bireysel değerlendirme yapılır.

Solunum sinsityal virüs, yenidoğanlarda ve süt çocuklarında ciddi bronşiyolit ve zatürre tablolarına neden olabilen bir etkendir. Son yıllarda geliştirilen anneye yönelik aşı, gebeliğin belirli haftalarında uygulandığında yenidoğanın doğum sonrası ilk aylarındaki bağışıklık düzeyini artırmaktadır. Aşının uygulama zamanlaması, klinik çalışmalar doğrultusunda belirlenmiş dar bir gebelik haftası aralığını kapsar. Türkiye'deki mevcut ruhsatlandırma ve tedarik durumuna göre bu aşının kullanımı hastane pratiğine yansımakta, uygun aday gebelerde yenidoğan koruması amacıyla değerlendirilmektedir. Sağlık otoritelerinin güncel açıklamaları takip edilerek uygulama planı şekillendirilir.

Aşılamada yalnızca içerik değil, uygulama zamanlaması, önceki aşı öyküsü, kronik hastalıklar ve mesleki risk gibi etkenler birlikte değerlendirilir. Kronik akciğer hastalığı, diyabet, kalp yetmezliği veya bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanımı gibi durumlar bazı aşıların önceliğini artırırken bazı canlı aşıların ertelenmesini gerektirebilir. Sağlık çalışanları, kreş öğretmenleri, seyahat sıklığı yüksek meslek grupları gibi maruziyeti fazla olan gebelerde risk-yarar dengesi daha ayrıntılı ele alınır. Seyahat aşıları söz konusu olduğunda, seyahatin ertelenmesi mümkünse tercih edilen yaklaşım genellikle budur. Ertelenemeyen zorunlu seyahatlerde ise sarı humma gibi bazı canlı aşılar için özel değerlendirmeler yapılır.

Gebelikte aşılama sonrası izlenen yan etkiler, aşı uygulanan diğer erişkin gruplarındakine benzer nitelik taşır. Enjeksiyon yerinde ağrı, kızarıklık, hafif şişlik, düşük dereceli ateş, kas ağrısı, halsizlik gibi bulgular ilk 24 ile 48 saat içinde ortaya çıkabilir ve genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geriler. Bu tür bulguların gebeliğin seyrini olumsuz etkilediğine ilişkin güçlü bir veri bulunmamaktadır. Yüksek ve ısrarlı ateş, alışılmadık ağrı, döküntü veya solunum sıkıntısı gibi ciddi bulgular ise değerlendirme için sağlık kuruluşuna başvurulmasını gerektiren durumlardır. Anne adayının kendi genel durumundaki değişiklikleri izlemesi ve gerektiğinde hekimini bilgilendirmesi, aşılama sürecinin güvenli yürütülmesinde önemli bir bileşendir.

Aşı öncesinde ve sonrasında bazı yanlış inanışlar, gebelerde aşı kararsızlığına neden olabilmektedir. Aşıların bebekte otizme yol açtığı, gelişimi bozduğu veya bağışıklık sistemini zayıflattığı yönündeki iddialar bilimsel verilerle desteklenmemektedir. Aksine, çok sayıda geniş ölçekli çalışma önerilen gebelik aşılarının anne ve bebek için önemli bir koruma sağladığını, olası riskleri ise ihmal edilebilir düzeyde tuttuğunu ortaya koymuştur. Anne adaylarının aşı konusunda güvenilir kaynaklardan bilgi alması, hekimleri ile açık iletişim kurması ve internet üzerindeki denetimsiz içeriklere karşı temkinli davranması, doğru karar verme sürecine katkı sağlar. Gebe bilgilendirme sınıfları ve doğum öncesi kontroller, bu iletişimin en verimli yürütüldüğü ortamlar arasındadır.

Doğum sonrası dönem, gebelik öncesinde tamamlanamamış aşıların gözden geçirilmesi için uygun bir fırsattır. Kızamık, kızamıkçık, kabakulak ile su çiçeği gibi canlı aşılar loğusalık döneminde uygulanabilir. Emziren annelerde bu aşıların bebeğe zarar verdiğine ilişkin bir veri bulunmamaktadır. Boğmaca aşısı ise yakın çevredeki tüm yetişkinler için önerilen bir koruyucu strateji kapsamındadır. Yenidoğanın etrafındaki büyükanne, büyükbaba, kardeş ve bakım verenlerin aşılarının güncel olması, bebeğin doğum sonrası ilk aylardaki maruziyet riskini azaltmaya yönelik "kokon" adı verilen bir bağışıklama yaklaşımının parçasıdır. Bu anlayışla oluşturulan koruma halkası, bebeği doğrudan aşılamadan önceki kırılgan dönemde çevresel enfeksiyon baskısına karşı daha güvenli bir alan sağlar.

Gebelikte aşı planlaması, kadın hastalıkları ve doğum polikliniğinde yürütülen rutin izlemin doğal bir parçasıdır. İlk muayenede aşı öyküsü, geçirilmiş enfeksiyonlar, kronik hastalıklar ve alerji durumu ayrıntılı biçimde sorgulanır. Gerekli görüldüğünde serolojik testler istenerek bağışıklık düzeyi değerlendirilir. Her gebe için uygun aşıların zamanlaması, gebelik haftası, mevsim ve toplumdaki salgın dinamikleri dikkate alınarak planlanır. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, d├óhiliye, enfeksiyon hastalıkları uzmanı ve çocuk sağlığı ekibi arasındaki iletişim, hem gebelik döneminde hem de yenidoğanın ilk kontrollerinde tutarlı bir yaklaşımın sürdürülmesine katkı sağlar. Böylece anne ve bebek, kanıta dayalı önerilere uygun, güncel bilgilerle şekillenen kapsamlı bir bağışıklama yaklaşımıyla desteklenmiş olur.

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment