Çocuk Hematoloji ve Onkoloji

Hematolojik Hastalığı Olan Çocukta Rehabilitasyon

Çocuklarda Hematolojik Hastalıklarda Rehabilitasyon, belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilen ve uzman değerlendirmesini gerektiren bir tablodur. Hastalığın özelliklerini ve izlem önerilerini öğrenin.

Hematolojik hastalıklar, kan hücrelerinin yapımı, olgunlaşması ve işlevlerini etkileyen geniş bir hastalık grubunu kapsamaktadır. Çocukluk çağında karşılaşılan lösemiler, lenfomalar, kronik anemiler, hemofili, talasemi ve orak hücre hastalığı gibi tablolar, yalnızca kan tablosunu değil; gelişim, beslenme, kas-iskelet sistemi, bilişsel beceriler ve sosyal uyum başta olmak üzere çocuğun bütün yaşam alanlarını etkileyebilmektedir. Bu nedenle hematolojik hastalığı olan çocuklarda rehabilitasyon süreci, sadece bir destek tedavisi değil; medikal yaklaşımın ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmaktadır. Çocuk hematoloji ve onkoloji yaklaşımları gelişip sağkalım oranları arttıkça, rehabilitasyonun önemi de belirgin biçimde artmıştır.

Çocukluk çağı kan hastalıklarının seyri sırasında uzun süreli yatak istirahati, sık hastane yatışları, yoğun ilaç uygulamaları, kemoterapi protokolleri, kan ve kan ürünü transfüzyonları, kemik iliği nakli gibi yoğun girişimler söz konusu olabilmektedir. Bu süreç boyunca çocukta kas kütlesinde azalma, eklem hareket açıklığında daralma, denge ve koordinasyon güçlükleri, dayanıklılıkta düşüş, kemik mineral yoğunluğunda gerileme ve büyüme-gelişme geriliği görülebilmektedir. Hematolojik hastalığı olan çocukta rehabilitasyon, tüm bu fonksiyonel kayıpların önlenmesine, mevcut kayıpların azaltılmasına ve çocuğun yaşına uygun aktivite düzeyine yeniden ulaşmasına katkı sağlamaktadır.

Hastalığın türü ve evresi, rehabilitasyon programının çerçevesini belirleyen en önemli etkenlerdendir. Akut lösemi tedavisi gören bir çocukta indüksiyon evresindeki yoğun nötropeni ve trombositopeni döneminde kontrendikasyonlar farklı iken, idame evresinde aktivite toleransı oldukça farklı değerlendirilmektedir. Talasemi izlenen bir çocukta düzenli transfüzyon protokolüne bağlı demir birikimi ve kardiyak yük, egzersiz programının yoğunluğunu doğrudan etkilemektedir. Orak hücre hastalığında ise ağrılı krizler, hipoksiye duyarlılık ve eklem tutulumları göz önünde bulundurularak özelleştirilmiş yaklaşımlar planlanmaktadır. Hemofili tanılı çocuklarda hedef eklem koruması, intraartiküler kanama riskinin azaltılması ve kas çevresinin güçlendirilmesi öncelikli hedefler arasında yer almaktadır.

Rehabilitasyon süreci, çok disiplinli bir ekip çalışmasını gerektirmektedir. Çocuk hematoloji uzmanı, fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimi, fizyoterapist, ergoterapist, çocuk psikiyatristi ve psikoloğu, diyetisyen, sosyal hizmet uzmanı, hemşire ve gerektiğinde çocuk göğüs hastalıkları, çocuk kardiyolojisi, çocuk nörolojisi ve ortopedi uzmanlarının ortak değerlendirmesiyle program oluşturulmaktadır. Bu yapılanma, çocuğun klinik durumundaki değişikliklere göre programın esnek biçimde güncellenmesine olanak tanımaktadır. Aile de bu ekibin temel halkalarından biri olarak kabul edilmekte; günlük yaşam içinde uygulanacak egzersiz, beslenme ve psikososyal desteğin sürekliliği aile katılımıyla sağlanmaktadır.

İlk değerlendirme aşamasında çocuğun yaşı, gelişimsel düzeyi, hastalığın tanısı, almakta olduğu medikal protokoller, hemogram parametreleri, eşlik eden komorbiditeler, beslenme durumu ve aktivite öyküsü ayrıntılı biçimde gözden geçirilmektedir. Kas gücü, eklem hareket açıklığı, denge, yürüyüş paterni, kardiyopulmoner dayanıklılık, ince ve kaba motor beceriler, postür analizi ile ağrı düzeyi yapılandırılmış ölçeklerle objektif şekilde belgelenmektedir. Trombosit sayısı, hemoglobin değeri, nötrofil sayımı ve pıhtılaşma testleri gibi laboratuvar parametreleri, yapılacak egzersizin türü, şiddeti ve süresinin belirlenmesinde belirleyici rol oynamaktadır.

Yatak başı dönemde dahi rehabilitasyon yaklaşımlarının erken başlatılması önerilmektedir. Yoğun kemoterapi alan veya kemik iliği nakli sonrası izole odada izlenen çocuklarda, eklem sertliğini önlemek üzere pasif ve aktif yardımlı eklem hareket açıklığı egzersizleri, derin solunum egzersizleri, postür düzeltici uygulamalar ve basınç yarası riskine yönelik pozisyonlama düzenlemeleri yapılmaktadır. Bu uygulamalar, uzamış yatak istirahatine bağlı sarkopeni, derin ven trombozu, pulmoner komplikasyonlar ve basınç ülseri gibi sorunların azalmasına katkı sağlamaktadır. Hematolojik parametrelerin uygun olduğu dönemlerde program, oturma toleransı, ayağa kalkma, kısa mesafede yürüme ve dengeyi içeren ileri aktivitelerle kademeli biçimde genişletilmektedir.

Egzersiz reçeteleme, çocuğun klinik durumuna göre özelleştirilmektedir. Kontrollü aerobik egzersizler, düşük dirençli kuvvetlendirme uygulamaları, esneklik çalışmaları, propriyoseptif egzersizler ve oyun temelli aktiviteler birlikte değerlendirilmektedir. Trombositopeni varlığında kontakt sporlardan, yüksek düşme riski taşıyan etkinliklerden ve eklem üzerine ani yük bindiren hareketlerden kaçınılmaktadır. Anemik tablo belirginken egzersiz yoğunluğu düşürülmekte; çocuğun çabuk yorulması, baş dönmesi, çarpıntı veya nefes darlığı hissetmesi durumunda program ara verilerek yeniden düzenlenmektedir. Düzenli ve doğru planlanmış fiziksel aktivitenin kanser ilişkili yorgunluğun azalmasına, uyku kalitesinin artmasına ve genel iyilik halinin desteklenmesine katkı sağladığı bildirilmektedir.

Hemofili izlenen çocuklarda rehabilitasyon, eklem sağlığının korunması açısından özel bir öneme sahiptir. Tekrarlayan kanamalara bağlı gelişen hemofilik artropatinin önlenmesi amacıyla profilaktik faktör replasmanı ile birlikte yapılandırılmış egzersiz programları planlanmaktadır. Diz, dirsek ve ayak bileği başta olmak üzere hedef eklemlerin çevresindeki kasların güçlendirilmesi, eklem stabilitesinin artırılması ve doğru hareket örüntülerinin kazandırılması hedeflenmektedir. Akut kanama döneminde istirahat, soğuk uygulama, kompresyon ve elevasyon prensipleri çerçevesinde yaklaşım benimsenmekte; ağrı ve şişlik geriledikçe pasif eklem hareketleriyle başlayan kademeli bir progresyon uygulanmaktadır. Yüzme gibi düşük etkili aktiviteler, eklem yükünü artırmadan kas güçlendirme sağladığı için sıklıkla tercih edilen aktiviteler arasındadır.

Orak hücre hastalığı olan çocuklarda hipoksi ve dehidratasyonun krizleri tetikleyebileceği göz önünde bulundurularak egzersiz programları düzenlenmektedir. Sıvı alımının yeterli düzeyde tutulması, aşırı sıcak ve soğuk ortamlardan kaçınılması, yüksek irtifada zorlu aktivitelerden uzak durulması önerilmektedir. Program, çocuğun yorgunluk eşiğini aşmayacak şekilde, dinlenme aralıklarıyla bölünerek yapılandırılmaktadır. Krizler arası dönemde uygulanan düzenli aerobik aktivitelerin, kardiyopulmoner dayanıklılığın korunmasına ve genel fonksiyonel kapasitenin artmasına katkı sağladığı belirtilmektedir. Talasemi izlenen çocuklarda ise kardiyak fonksiyonların düzenli izlemi yapılarak egzersiz toleransı çerçevesinde program oluşturulmakta; kemik mineral yoğunluğunu desteklemeye yönelik yük taşıyıcı egzersizler kontrollü biçimde önerilmektedir.

Kemik iliği nakli süreci, hematolojik hastalıklarda rehabilitasyonun en yoğun planlandığı dönemlerden birini oluşturmaktadır. Hazırlık rejimi öncesinde fonksiyonel kapasitenin objektif olarak belirlenmesi, izolasyon odasında uygulanabilecek egzersiz programının önceden öğretilmesi, çocuğa ve aileye kondisyonun korunmasının önemi konusunda bilgilendirme yapılması süreçte ön plana çıkmaktadır. Nakil sonrası dönemde graft-versus-host hastalığı, mukozit, kas atrofisi, kemik kaybı ve nöromüsküler sorunlar gelişebilmektedir. Bu komplikasyonların yönetiminde rehabilitasyon ekibi, semptomları azaltmaya ve fonksiyonel kapasiteyi yeniden kazandırmaya yönelik uygulamaları yürütmektedir. Pulmoner rehabilitasyon teknikleri, solunum kas gücünün korunması ve atelektazi gibi komplikasyonların önlenmesi açısından önemli bir yer tutmaktadır.

Nütrisyonel destek, rehabilitasyon programının başarısını doğrudan etkileyen unsurlardandır. Hematolojik hastalığı olan çocuklarda iştahsızlık, bulantı, mukozit, tat değişiklikleri ve emilim bozuklukları sık görülmektedir. Diyetisyen değerlendirmesiyle çocuğun yaşına, kilosuna, biyokimyasal parametrelerine ve metabolik gereksinimlerine uygun beslenme planı oluşturulmaktadır. Protein, demir, folik asit, B12 vitamini, D vitamini, kalsiyum ve enerji dengesinin yeterli düzeyde karşılanması, kas yapımı, kemik sağlığı ve immün fonksiyonların desteklenmesi açısından önem taşımaktadır. Egzersiz programıyla uyumlu bir beslenme planının, rehabilitasyonun fonksiyonel sonuçları üzerinde olumlu etki gösterdiği bildirilmektedir.

Bilişsel ve nöropsikolojik değerlendirmeler de bütüncül rehabilitasyon yaklaşımının önemli bileşenlerindendir. Özellikle santral sinir sistemi profilaksisi alan, intratekal kemoterapi uygulanan, kranial radyoterapi öyküsü bulunan veya uzun süreli hastane yatışları olan çocuklarda dikkat, bellek, yürütücü işlevler ve okul başarısında değişiklikler gözlenebilmektedir. Bu çocuklarda ergoterapi ve nöropsikolojik destek programları, bilişsel becerilerin korunmasına ve okul yaşamına uyumun kolaylaşmasına katkı sağlamaktadır. Yaşa uygun oyun temelli aktiviteler, ince motor becerilerin geliştirilmesi ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığın artırılması temel hedefler arasındadır.

Psikososyal destek, çocuğun ve ailenin uzun süreli hastalık sürecine uyumunu kolaylaştıran bir bileşen olarak öne çıkmaktadır. Tanı anından itibaren çocukta korku, kaygı, öfke, içe kapanma gibi duygusal tepkiler görülebilmektedir. Ailede ise tükenmişlik, suçluluk, yas ve ekonomik yük kaynaklı stres sıklıkla ifade edilmektedir. Çocuk psikiyatristi ve psikologların yürüttüğü görüşmeler, sanat ve oyun terapileri, akran grupları ve aile danışmanlığı uygulamaları sürece dahil edilmektedir. Okula geri dönüş programları, hastane okulu uygulamaları ve eğitim kurumlarıyla iş birliği, çocuğun akademik yaşamının kesintiye uğramamasına olanak tanımaktadır. Sosyal hizmet uzmanları ise ailelere haklar, sosyal güvence süreçleri ve toplumsal destek mekanizmaları konusunda rehberlik etmektedir.

Ağrı yönetimi, hematolojik hastalıklarda rehabilitasyonun göz ardı edilmemesi gereken alanlarındandır. Kemik ağrıları, nöropatik ağrılar, mukozit kaynaklı ağrılar, ilaç yan etkilerine bağlı kas-iskelet şikayetleri ve hemofili ya da orak hücre krizleri sırasında ortaya çıkan akut ağrılar farklı yaklaşımlar gerektirmektedir. Farmakolojik yöntemlerle birlikte uygulanan pozisyonlama, sıcak-soğuk uygulamalar, transkutanöz elektriksel sinir stimülasyonu, masaj, nefes egzersizleri, dikkati başka yöne çekme teknikleri ve gevşeme uygulamaları, ağrı düzeyinin azaltılmasına katkı sağlayabilmektedir. Bu yaklaşımlar, çocuğun ilaç gereksiniminin daha düşük dozlarda karşılanmasına ve günlük aktivitelere katılımının artmasına imkan tanımaktadır.

Uzun dönem izlem sürecinde geç dönem yan etkilerin değerlendirilmesi ve rehabilitasyon programının buna göre güncellenmesi önem taşımaktadır. Büyüme-gelişme geriliği, endokrin bozukluklar, kardiyovasküler ve pulmoner geç etkiler, ikincil kanser riski, kemik sağlığı sorunları, fertilite ile ilgili kaygılar ve psikososyal güçlükler ergenlik ve genç erişkinlik döneminde gündeme gelebilmektedir. Sağkalan çocuklara yönelik yapılandırılmış izlem klinikleri, multidisipliner ekip değerlendirmesiyle bu sorunların erken dönemde tespit edilmesine olanak sağlamaktadır. Rehabilitasyon programları da bu izlemler doğrultusunda yeniden planlanarak çocuğun yaşam kalitesinin sürdürülmesi hedeflenmektedir.

Hematolojik hastalığı olan çocukta rehabilitasyon, başlangıçtan itibaren bütüncül, bireyselleştirilmiş ve çok disiplinli bir anlayışla yürütüldüğünde fonksiyonel kayıpların azaltılmasına, gelişim sürecinin desteklenmesine ve çocuğun yaşına uygun aktivitelere katılımının artırılmasına katkı sağlamaktadır. Erken dönemde başlatılan ve hastalığın seyrine göre güncellenen programlar, kas-iskelet sağlığının korunması, kardiyopulmoner kapasitenin sürdürülmesi, bilişsel ve psikososyal işlevlerin desteklenmesi ile aile yaşamının yeniden dengelenmesi açısından önemli rol oynamaktadır. Bu sürecin başarısı, çocuğun klinik durumuna duyarlı, esnek ve sürekli güncellenen bir ekip yaklaşımının benimsenmesiyle yakından ilişkili olarak değerlendirilmektedir.

Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Our Doctors

We are by your side with our experienced specialist physicians in this field

Meet Our Specialist Physicians

Book an appointment now or call us for your health.

WhatsApp Online Appointment