Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

Çocuklarda Tortikollis

Tortikollis bebeklerde ve çocuklarda boyun kaslarının kısalmasıyla baş eğikliğine yol açan bir durumdur. Koru Hastanesi olarak eğri boyun belirtilerini sunuyoruz.

Çocuklarda tortikollis, bebek ya da çocuğun başını sürekli bir tarafa eğmesi ve aynı anda çenesini ters yöne çevirmesi şeklinde ortaya çıkan, boyun bölgesindeki kas kısalığı veya başka altta yatan nedenlere bağlı bir tablodur. Halk arasında "yamuk boyun" ya da "eğri boyun" olarak da bilinen bu durum, çoğunlukla doğumdan sonraki ilk haftalarda fark edilir ve aileler genellikle bebeğin tek yöne bakmayı tercih etmesi, aynı tarafta yatmaya direnç göstermemesi veya emzirme sırasında belirli bir göğsü reddetmesi gibi ipuçlarıyla durumdan haberdar olur.

Çocukluk çağında karşılaşılan boyun duruş bozuklukları arasında en yaygın olanı konjenital musküler tortikollis (doğumsal kas kaynaklı eğri boyun) olmakla birlikte tablonun arkasında görme, işitme, omurga veya nörolojik nedenler de bulunabilir. Bu yazıda ailelerin merak ettiği belirtiler, nedenler, tanı süreci, olası komplikasyonlar ve hangi durumlarda hekime başvurmanın daha uygun olduğu konularına değinilecek; gündelik yaşamda bebek ve çocuk bakımı sırasında dikkat edilmesi gereken işaretler sade bir dille aktarılacaktır.

Kimlerde Görülür?

Tortikollis tablosuna en sık yenidoğan döneminde ve süt çocukluğu evresinde rastlanır. Doğumsal kas kaynaklı tip, bebeklerin yaklaşık yüzde bir kadarında karşımıza çıkar ve genellikle hayatın ilk iki ayında, anne ya da bakım veren tarafından bebeğin başını ısrarla aynı tarafa eğmesiyle fark edilir. Bu yaş aralığında bebeğin boyun kasları henüz tam gelişmediği için fark edilmeyen küçük kısalıklar bile baş ve gövde duruşunda belirgin asimetri yaratabilir.

İri bebekler, makat geliş ile doğan bebekler ve uzun süren doğum eylemi sonucu vakumla ya da forsepsle dünyaya gelen bebekler bu açıdan daha dikkatli izlenmesi gereken gruptur. Çoğul gebeliklerde ya da rahim içi alanın darlığında bebeğin boyun bölgesine baskı binmesi de tabloyu kolaylaştıran etkenler arasındadır. Bunun yanı sıra ailede gelişimsel kalça displazisi (kalça çıkığına yatkınlık) öyküsü olan bebeklerde tortikollis riskinin biraz daha yüksek olduğu bildirilmektedir.

Daha büyük çocuklarda ortaya çıkan tortikollis tabloları ise farklı bir çerçevede değerlendirilir. Okul öncesi ve okul çağındaki çocuklarda görme kusurları, iç kulak enfeksiyonları, boğaz bölgesindeki iltihaplar, boyun lenf bezi reaksiyonları veya nadiren omurga ile ilgili sorunlar nedeniyle baş eğikliği gelişebilir. Akut, yani aniden başlayan boyun eğikliği özellikle bu yaş grubunda farklı bir nedenin habercisi olabileceğinden ayrı bir başlık altında ele alınması gerekir.

Belirtileri ve Bulguları Nelerdir?

En belirgin bulgu, bebeğin başını ısrarla tek bir omuza yaklaştırması ve çenesinin karşı omuza dönük durmasıdır. Aile bu durumu çoğunlukla bebek kucakta tutulurken, yatak içinde uyurken ya da emzirme sırasında fark eder. Bebek tek yöne kolayca bakarken karşı yöne dönmekte zorlanır; oyuncak gösterildiğinde başını çevirmek yerine gözleriyle takip etmeye çalışabilir. Bu küçük ayrıntılar genellikle ilk uyarı işaretlerini oluşturur.

Bazı bebeklerde boyun ön-yan bölgesinde, sternokleidomastoid kasının (boynun yanındaki büyük kas) üzerinde sertçe hissedilen küçük bir şişlik ya da düğüm benzeri yapı ele gelir. "Tümör psödö" olarak adlandırılan bu yapı aslında kasın içinde gelişen sıkı bir nedbe dokusudur; zamanla küçülerek kaybolur, ancak kasın kısalığı düzeltilmezse boyun hareketleri sınırlı kalmaya devam eder.

Aileyi düşündüren bir diğer bulgu, başın arka tarafında oluşan düzleşmedir. Bebek hep aynı yöne yattığı için kafatasının ilgili bölgesi basınca maruz kalır ve pozisyonel plagiosefali (pozisyona bağlı kafa şekli bozukluğu) gelişebilir. Yüzde de asimetri görülebilir; bir göz diğerine göre daha küçük kalabilir, yanak hatları farklılaşabilir, kulakların yüksekliği eşit olmayabilir.

Tortikollise eşlik edebilen diğer belirtiler arasında şunlar sayılabilir:

  • Emzirme sırasında belirli bir göğsü tercih etme, diğerinde huzursuzlanma
  • Sırtüstü pozisyonda hep aynı tarafa bakma alışkanlığı
  • Boyun hareket açıklığında belirgin kısıtlılık ve pasif hareketlere direnç
  • Tutma, oturma gibi motor basamaklarda hafif gecikme
  • Karın üstü pozisyonda kafayı kaldırırken yana eğme eğilimi

Daha büyük çocuklarda ise belirtiler genellikle daha gürültülüdür. Aniden başlayan boyun ağrısı, başı düzeltmeye çalışırken yaşanan keskin rahatsızlık, ateş, boğaz ağrısı, kulak akıntısı ya da görme şikayetleri eşlik edebilir. Bu tür akut tablolar, doğumsal tortikollisten farklı bir yaklaşım gerektirdiği için belirtiler bütünlüklü olarak değerlendirilir.

Nedenleri Nelerdir?

Bebeklik döneminde en sık görülen neden, sternokleidomastoid kasındaki kısalık ve içerideki nedbe dokusudur. Bu durumun oluşumunda rahim içi pozisyon, kas içinde gelişen küçük kanama ya da kas dokusunun beslenmesindeki geçici aksaklıklar suçlanmaktadır. Zorlu doğum, makat geliş, anne karnında dar alan ve iri bebek olma durumu bu mekanizmaları kolaylaştırır. Pek çok bebekte tek bir neden değil, birden fazla etkenin bir araya gelmesi tablonun gelişmesine yol açar.

Pozisyonel tortikollis ise bebeğin daima aynı yöne yatırılması, oto koltuğunda ya da ana kucağında uzun süre aynı pozisyonda kalması sonucu gelişir. Bu tipte kasta gerçek bir kısalık olmasa bile alışkanlığa bağlı baş eğikliği yerleşir ve zamanla yapısal soruna dönüşebilir. Bu nedenle yatış yönünün gün içinde değiştirilmesi ve karın üstü oyun sürelerinin düzenli tutulması önerilir.

Doğumsal kas kaynaklı tortikollise bazen başka iskelet sistemi sorunları eşlik edebilir. Gelişimsel kalça displazisi, ayak deformiteleri ya da omurganın boyun bölgesindeki yapısal farklılıklar (örneğin Klippel-Feil sendromunda görüldüğü gibi omurların birleşmesi) bu eşlik eden tablolardandır. Bu nedenle tortikollis tanısı konulan bebeklerde tüm iskelet sistemi gözden geçirilir.

Daha büyük çocuklarda görülen tortikollis tabloları ise farklı nedenlerle ortaya çıkar. Boyun bölgesindeki lenf bezlerinin iltihabı, üst solunum yolu enfeksiyonları, atlantoaksiyal subluksasyon (boyun omurlarının üst seviyesinde geçici kayma), göz kaslarındaki dengesizliğe bağlı kompansatuar baş eğikliği, iç kulak sorunları ve nadiren santral sinir sistemini ilgilendiren durumlar bu yaş grubunun ayırıcı tanı listesinde yer alır. Spazmodik tortikollis gibi nörolojik kökenli tablolar ise çocukluk çağında çok daha seyrek görülür ancak akıldan çıkarılmaması gereken seçenekler arasındadır.

Tanı Nasıl Konulur?

Tanı sürecinde ilk basamak ayrıntılı bir öykü ve fizik muayenedir. Hekim; gebelik süreci, doğum şekli, doğumda yaşanan zorluklar, bebeğin pozisyon tercihleri ve belirtilerin ne zaman başladığı gibi başlıkları sorgulayarak değerlendirmeye başlar. Muayenede başın eğiklik yönü, çenenin döndüğü taraf, boyun kaslarının palpasyonu, pasif boyun hareketlerinin açıklığı, kafatası şekli ve yüz simetrisi dikkatle incelenir. Aynı seansta kalça muayenesi de yapılır.

Görüntüleme yöntemlerine her olguda gerek duyulmaz. Tipik bulguları olan, doğumsal kas kaynaklı tortikollis düşünülen bebeklerde klinik değerlendirme çoğu zaman yeterlidir. Bununla birlikte tabloda alışılmadık özellikler varsa, kasta belirgin bir kitle ele geliyorsa ya da ek iskelet sorunlarından şüpheleniliyorsa boyun ultrasonu, kalça ultrasonu, gerektiğinde direkt grafiler ve seçilmiş olgularda manyetik rezonans görüntüleme istenebilir. Ultrasonografi, kas kalınlığı ve içindeki nedbe dokusu hakkında değerli bilgi verdiği için bebeklik döneminde sık tercih edilir.

Ani başlayan, ateşle birlikte seyreden ya da nörolojik bulguların eşlik ettiği olgularda farklı bir yol haritası izlenir. Bu durumda enfeksiyon belirteçleri, görüntüleme yöntemleri ve gerektiğinde nöroloji veya kulak burun boğaz konsültasyonu gündeme gelir. Daha büyük çocuklarda göz muayenesi, baş eğikliğinin görme kusurlarına ya da göz kaslarındaki dengesizliğe bağlı olup olmadığını anlamak için önemli bir basamaktır.

Tanı sürecinde değerlendirilen başlıca unsurlar arasında şunlar sayılabilir:

  • Doğum öyküsü, gebelik süreci ve aile öyküsü
  • Baş, boyun ve yüz simetrisinin ayrıntılı muayenesi
  • Sternokleidomastoid kasının palpasyonu ve hareket açıklığının ölçülmesi
  • Kalça ve omurga muayenesi ile eşlik eden sorunların taranması
  • Gerekli olgularda ultrasonografi, direkt grafi veya ileri görüntüleme

Komplikasyonlar Nelerdir?

Tortikollis erken dönemde fark edildiğinde ve uygun bir izlem süreci başlatıldığında çoğu bebekte kalıcı bir bulgu bırakmadan gerileyebilir. Ancak tanı geciktiğinde ya da süreç ihmal edildiğinde yapısal sorunlar yerleşmeye başlar. Bu nedenle aile fark ettiği belirtileri hekimle paylaşmakta gecikmemeli ve önerilen kontrol randevularını aksatmamalıdır.

En sık karşılaşılan komplikasyonlardan biri pozisyonel plagiosefalidir. Bebek hep aynı yöne yattığı için kafatasının ilgili bölgesi düzleşir, alın ve kulak hizalarında kayma görülür. Yüzde ise tek taraflı küçülme, gözlerde simetri kaybı ve yanak hatlarında farklılık gelişebilir. Bu değişiklikler erken dönemde pozisyon önerileri ve uygun egzersiz programlarıyla büyük ölçüde toparlanır; geç kalındığında ise düzelmeleri daha güçleşir.

Motor gelişim alanındaki gecikmeler de göz ardı edilmemesi gereken bir başlıktır. Boyun hareketleri kısıtlı kalan bebek, başını kaldırma, yana dönme, oturma ve emekleme gibi basamaklarda yaşıtlarına göre biraz geri kalabilir. Görsel takip ve denge becerilerinin gelişimi de etkilenebilir; bebek bir tarafa bakmayı tercih ettiği için diğer alandaki uyaranları daha az değerlendirir. Skolyoz (omurga eğriliği) ve omuz seviyesinde belirgin asimetri ise tedavi edilmeyen uzun süreli olgularda gündeme gelebilir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Bebeğinizin başını sürekli aynı yöne eğdiğini, oyuncağı gösterdiğinizde belirli bir tarafa dönmekte zorlandığını veya başının arka kısmında düzleşme oluştuğunu fark ediyorsanız çocuk sağlığı hekiminizle bir görüşme planlamanız uygun olur. Belirtileri ne kadar erken paylaşırsanız, izlem süreci de o kadar rahat ilerler. Pek çok olguda bebeğin yatış pozisyonunun düzenlenmesi, karın üstü oyun zamanlarının artırılması ve önerilen yumuşak germe egzersizleri gibi basit önerilerle belirgin iyileşme sağlanabilir.

Boyun bölgesinde elle hissettiğiniz sert bir alan, hızla büyüyen bir şişlik, ciltte renk değişikliği ya da bebeğin ağrı belirtileri varsa değerlendirmeyi ertelememeniz önerilir. Aynı şekilde başın eğikliği belirgin biçimde ilerliyorsa, yüzde asimetri artıyorsa ya da bebeğinizin motor gelişim basamaklarında ilerleyen aksamalar gözlemliyorsanız randevu almakta tereddüt etmemelisiniz. Bu tür bulgular ek incelemeleri gerektirebilir.

Daha büyük çocuklarda aniden başlayan boyun eğikliği farklı bir önem taşır. Ateş, boğaz ağrısı, kulak akıntısı, baş ağrısı, kusma, bulanık görme, çift görme ya da boyun bölgesinde belirgin şişlik gibi şikayetler eşlik ediyorsa aynı gün içinde bir sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekir. Travma sonrası ortaya çıkan boyun eğiklikleri ise her zaman acil değerlendirme gerektirir; bu durumda çocuğunuzu hareket ettirmemeye özen göstererek en yakın acil servise başvurmanız doğru olacaktır.

Son Değerlendirme

Çocuklarda tortikollis, erken fark edildiğinde ve uygun bir izlem süreciyle ele alındığında çoğunlukla yapısal bir iz bırakmadan toparlanabilen bir tablodur. Belirtilerin sade ipuçları, ailelerin günlük gözlemleriyle yakalanabilir; bebeğin başını eğdiği yön, tercih ettiği yatış pozisyonu ve oyuncak takibi gibi küçük ayrıntılar süreç hakkında önemli bilgi verir. Nedenlerin geniş bir yelpazede yer alması, tanı sürecinin titiz bir muayene ve gerektiğinde uygun görüntüleme yöntemleriyle desteklenmesini gerektirir. Olası komplikasyonların büyük bölümü zamanında atılan adımlarla önlenebilir niteliktedir.

Koru Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümünde uzman hekimlerimiz, çocuklarda tortikollis gibi tabloların yönetiminde ileri görüntüleme yöntemlerini, güncel yaklaşımları ve bütüncül bir bakış açısını birlikte kullanır. Belirtileriniz hakkında endişeleriniz varsa deneyimli ekibimizden değerlendirme alarak süreci doğru adımlarla başlatabilirsiniz.

Bilgilendirme: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi yerine geçmez. Tanı ve tedavi süreçleri kişiye özel olarak belirlenir. Şikayetleriniz için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Lernen Sie unsere Fachärzte kennen

Vereinbaren Sie jetzt einen Termin oder rufen Sie uns für Ihre Gesundheit an.

WhatsApp Online-Termin